Ana sayfa Edebiyat Barış Müstecaplıoğlu Röportajı

Barış Müstecaplıoğlu Röportajı

PAYLAŞ

Türkçe dilinde yazılmış ilk fantastik edebiyat kitabı ve serisinin yazarı Barış Müstecaplıoğlu ile kısa bir söyleşi yaptık. Zevkle okumanız dileğiyle.

Yazarlığa nasıl başladınız? Evet klasik bir soru ama sizin farklı bir hikayeniz var mı? Sonuçta ülkemizde fantastik türün yazılma ve okunma potansiyeli gözler önünde.

”İyi bir fantastik roman okuduğumda kendimi çok mutlu hissediyordum, o hayali diyarlarda gezinmekten, yeni dünyalar keşfetmekten keyif alıyordum, benzer duyguları ben de başkalarına hissettirmek istedim. İlk yazma denemelerim çevremden ve arkadaşlarımdan çok olumlu tepkiler alınca cesaretim arttı. Hayal gücüm her zaman genişti, ama bir romanı sadece hayal gücüyle yazamazsınız, kurgu, karakter yaratma, inandırıcı diyaloglar yazma, etkileyici tasvirler yapma gibi türü ne olursa olsun bir romanın iyi ya da kötü olmasını belirleyen unsurlarda ustalık kazanmanız gerekir. Bu yüzden senelerce yazma yeteneğimi geliştirmeye çalıştım, yazdığım kısa öyküler dergilerde yayınlanmaya, ödüller kazanmaya başlayınca bir roman yazmak için hazır olduğumu hissettim. Sevdiğim tür neyse o türde yazdım, fantastik romanların ülkemizde çok satmayacağını, bana büyük paralar kazandırmayacağını biliyordum, ama hayalimi gerçekleştirmiş oldum ve bu her şeyden değerliydi.”

Fantastik türde çok beğenerek okuduğunuz, sizde iz bırakan kitaplar var mı? Hatta belki ilham aldıklarınız, okuduktan sonra ”ben de yazmalıyım” dediğiniz?

”Ursula K. Le Guin’in Yerdeniz Serisi’nin benim için özel bir yeri vardır, fantazya ile edebiyatın tadını en iyi buluşturan seridir bence. Ama Tolkien ve Robert Jordan gibi yazarların yeni diyarlar yaratma becerisi, Terry Pratchett’in Diskdünya kitaplarıyla fantazyaya kattığı eğlence ve neşe, R.A.Salvatore’un Unutulmuş Diyarlar kitaplarındaki sürükleyicilik, hepsi bana farklı farklı ilhamlar vermiştir. Çok iyi bir fantazya ve bilimkurgu okuru olduğumu söyleyebilirim. Fakat sadece bu türleri okumam, Rus klasiklerinden Yaşar Kemal külliyatına, İspanya’nın büyülü gerçekçilik akımından ülkemizin genç edebiyatçılarına, her türden iyi romanı zevkle okurum, hepsi bana yeni fikirler verir.”

Osmanlı Cadısı, Şakird gibi çok güzel romanlarınız da var. Siz daha çok bu tür kitaplarınızla mı yoksa Perg Efsaneleri seriniz ile mi akla gelmeyi, bahsedilmeyi seviyorsunuz ya da hangisini tercih edersiniz?

”Perg Efsaneleri ve Şamanlar Diyarı fantastik roman türünde, Osmanlı Cadısı ise bilimkurgu türünde çok severek yazdığım romanlar. Arada bir deneme amaçlı olarak farklı türlerde kitaplar yazdığım da oldu, ama ben kendimi fantazya ve bilimkurgu yazarı olarak tanımlıyorum.”

Ekleyeceğiniz, genç okurlara, yazarlara söylemek istediğiniz bir şey varsa duymak isteriz.

 

”Fantazya ve bilimkurgu romanlarının en çok yazıldığı ülkelere bakarsanız, bilimsel buluşların, teknolojik gelişmelerin en çok yaşandığı ülkeler olduğunu görürsünüz, facebook, Google gibi yeni iş fikirleri de aynı ülkelerden çıkar. Çünkü bir toplumun hayal gücü yalnızca tek bir alanda gelişmez, biz gençlerimize hayal kurma ve bunları gerçekleştirme cesareti kazandırırsak, ileride edebiyatla ilgilenenler fantastik romanlar yazar, iş hayatına girenler daha önce olmayan iş fikirleri hayal eder, bilim insanı olanlar yeni buluşlar yapar. Bütün toplum gelişir. Bu yüzden hem kendimizin hem de içinde yaşadığımız toplumun hayal gücünün önemini anlaması için elimizden geleni yapmalıyız.”

Kendisine verdiği cevaplardan ötürü teşekkür ediyor, yeni kitaplarını heyecanla bekliyor ve hayatında başarılar diliyoruz.

Yorumlar
PAYLAŞ
Önceki makaleHEP SONRADAN | KİTAP YORUMU
Sonraki makaleYavanna Kementári
Kendi çapında okur, kendi çapında yazar, kendi çapında dinler. Genellikle dinler.