Ana sayfa Edebiyat Başka Dillerin Şarkısı | Kitap Yorumu

Başka Dillerin Şarkısı | Kitap Yorumu

PAYLAŞ

Yazar Adı:Karin Karakaşlı

Yayınevi : Can Öykü Yayınları

Sayfa Sayısı : 126

Basım Tarihi : Can Yayınları’nda gözden geçirilmiş 1.basım Ağustos 2017

Yazar Hakkında :

1972’de İstanbul’da doğdu. Boğaziçi Üniversitesi Mütercim Tercümanlık Bölümünü ‘nün ardından Yeditepe Üniversitesi Karşılaştırma Edebiyat Bölümü’nde yüksek lisans eğitimini tamamladı.1998’de öykü dalında Varlık dergisinin Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödülünü kazandı .Agos gazetesi genel yayın yönetmen yardımcısı olan ve kapanana kadar Radikal İki’de düzenli olarak yazdı.

Tanıtım Bülteni :

Mektubunu okumak, kent ışıklarının peşimiz sıra sularda döne döne ışıldadığı dönüş vapuruna kısmet oldu. Yine korkularımı boşa; inancımı, umudumu haklı çıkararak geldin. İçim ısındı, ayazım dindi, çiçek kokularımı saçtım beni içine çeken burna. Ferah bir koku vardı senin üzerinde de. Sanki çimenler vardı, usul usul bir dere. Akşam ay vardı sanki, cırcırböcekleri, ahşap kokusu, kulübe, döşek, sen, ben. Denizkızı olsam saçlarımın ağına seni takar, derinlikler boyu peşim sıra sürüklerdim. Hiçbir ada seni bırakabileceğim bir yer gibi görünmezdi gözüme. Sen de taşını toprağını, yuvanı ben bellerdin. Denizkızı değildim. Vapurdan yine yalnız indim.

Karin Karakaşlı, 1998’de Yaşar Nabi Nayır Ödülü’nü kazanan ilk kitabı Başka Dillerin Şarkısı’yla bir dilde yazılan ama bütün dilleri kucaklayan sımsıcak öyküler anlatıyor bize. İstanbul ’a, yaşamaya ve İstanbul’u yaşamaya dair

Kitap Yorumu :

Herkese Merhaba

Şu soğuk sonbahar günlerinde size sıcacık gelecek bir kitap ile karşınızdayım.Bu kitap; Başka Dillerin Şarkısı…

Elinize aldığınızda bırakmak istemeyeceğiniz; içinde bir miktarda olsa kendinizden, yaşantınızdan ya da çevreden ve İstanbul’dan bir parça bulacaksınız. Belki sizi gülümsetecek belki de içinizi bir parça burkacak. Hemen baştan bir uyarı yapmak isterim; ilk baştaki hikayeler, sizi bir miktar sıkabilir. Yazar bu kısımlarda biraz kapalı bir anlatım,kullanmış. Aman ha! Sakın bir kenara atıp, kitaba yazık etmeyin. Başlarda her ne kadar kalemini kapalı tutsa da; ilerleyen bölümlerde pek bir açıyor kendini sevgili; Karin Karakaşlı. Bir yabancı gibi karşılayıp, bir dost gibi uğurluyor; Başka Dillerin Şarkısı’ndan.

Hem samimi hem de gerçekçi bir dili olan kitabımız da; bir kaç öykü birbiri ile bağdaştırılmış ve bu da bizi hikayeye daha bir bağlanmamızı sağlamış.

İçinde, yirmi dört hikaye olan kitabımızda; Son bir bahar,Çarpı iki ve Çöpkadın öykülerini, kitabı almasanız bile mutlaka kitapçıda bir göz atın, okuyun derim. Kitabı post-it’lerle süslediğimi söylemek isterim. İçinde o kadar güzel cümleler,paragraflar ve alıntılar vardı ki…

1998 Yaşar Nabi Nayır Ödül’lü Başka Dillerin Şarkısı, Karin Karakaşlı ‘nın ödül alan ilk kitabı.

Sözü fazla uzatmak istemem, zaten kitabın arka kapağı durumu kısaca özetlemiş; tek dille yazılan ama bütün dilleri kucaklayan bir kitap; Başka Dillerin Şarkısı.

Alıntılar :

  • Fotoğraflar bile gerçek değildir.Poz verir insan,doğal durmak bile pozdur.O anı yapay bir biçimde durdurursun.
  • Beraber soluk aldıktan sonra insan hangi dille konuşabilir? Beraber solunan her an, yazılmamış bir şiir dizesidir.
  • Sana bir türlü okuyamadığım şiirler olur nefesim. Bildiğim bütün diller olur ve unutulur nefes nefese.
  • Sen bana çocukluğumun yeşil çini sobası , büyük duvar saati kadar tanıdık ve onlar kadar uzaksın.
  • Sevdiğimin bu kadar yakınında olmak zarar verdiği için uzaklara gittiğimi nasıl anlatacaktım? “Ne gerek var canım o kadar yol tepmeye, ayrılırsın biter,”diyenlere ondan hiç ayrılmadığımı; ayrılabilmek için iki ayrı varlık olmak gerektiğini, oysa bizim ilmek ilmek birbirimize dokunup iç içe geçtiğimizi nasıl anlatacaktım ?
  • Saate baktım; yola koyulmaya yeltenemeyeceğim kadar erken,vazgeçemeyeceğim kadar geçti.
  • …devam ediyor musun Kumru? Bir şeye başlamak için başlamış olmak gerekir.
  • Sanat soluyordu insan, parçası olmak kalıyordu geriye bir tek.
  • Birbirlerine yabancı olamayacak kadar tanıdık, artık tanıdık sayılamayacak kadar da yabancıydılar.
  • Kendisini korumak için sığınabileceği tek şey, her zaman olduğu gibi kitaplardı.
  • Kalabalık öksüzü kalıyorum,seni yanımda istiyorum. Zaten bende olanı istemek ne kadar saçma aslında. Görünürde yanında olmayışım bizzat kendi tercihlerimin sonucu, onu da biliyorum.

 

 

 

 

 

Yorumlar