Ana sayfa Diğer Fantazya DC Comics Batman: Arkham Asylum Oyun İncelemesi

Batman: Arkham Asylum Oyun İncelemesi

PAYLAŞ

Bildiğiniz üzere Batman karakteri dünyanın en çok bilinen süper kahramanları arasında yer alıyor. 1939 yılında Detective Comics tarafından yaratılan karakter görüldüğü üzere tahmin edebileceğinizden daha yaşlı. Belki de bu kadar fazla popüler olmasının sebebi uzun yıllardır varolmasından kaynaklanıyordur. Son zamanlarda Dark Knight üçlemesi ile ve yakın tarihte vizyona girerek bizlerle buluşan Batman v Superman: Dawn of Justice filmi ile oldukça gündemde. Oyun sektöründe de Arkham serisi ile damgasını vuran Batman’in bu oyun serisindeki ilk oyunu olan Batman: Arkham Asylum’u sizlere sunacağız. 2

Oyunu kısaca anlatmak gerekirse; Batman’in baş düşmanı olan Joker yine iş başındadır. Başlangıçta kendimizi Joker’i yakalamış bir şekilde Arkham Aslyum’da buluyoruz. Joker buradaki asayişi bozaraktan herkesi ayaklandırıyor. Bu ayaklandırmanın başlangıçta bize çok zararı dokunmuyor gibi gözükse de, Arkham Aslyum’da Joker dışında da birçok düşmanımız bulunmaktadır. Belli bir süre araştırmadan sonra Joker’in burada bir ordu yaratmaya çalıştığını öğreniyoruz. Joker’in planlarını durdurmak için harcayacağımız zor bir gece bizi bekliyor. Karşımıza mahkumlar, Scarecrow, Zsasz, Poison Ivy, Bane, Killer Croc ve Harley Quinn gibi zorlu düşmanlar da çıkıyor. Bunlarla aksiyonlu, gerilimli ve bolca dayaklı bir vakit geçiriyoruz. Günün sonunda düşmanları hücrelerine geri sokuyor ve suçu kontrol altına alıyoruz. Arkham’da sıradan bir gece yani. 3

 

4

Oynanış:

Oynanış kısmına gelirsek, öncelikle oyunda ki birçok işimizi Batman’in çizgi romanlardan da bilinen klasik küçük aletleri ile gerçekleştiriyoruz. Bu küçük aletler, Batrang, Batclaw, Patlayıcı Jel gibi eşyalardan oluşmaktadır. Her birinin apayrı ve oldukça gerekli etkileşimleri bulunmaktadır. Örneğin ulaşamayacağınız noktalarda bulunan düğmelere ulaşmak için uzaktan Batarang’inizi fırlatıp, yavaş hareket modunda yönünü kontrol ederek o noktaya bu sayede ulaşabiliyorsunuz. Ya da basitçe kapıyı Gelişmiş Tarayıcı ile daha önce hiçbir oyunda göremediğimiz değişik ve basit bir hack işlemi ile hackleyebiliyorsunuz. Anlayacağınız bu küçük aletler oyun boyunca işinize yarayacak ve her an kullanacaksınız.5 Bir diğer Dikkat çekici nokta ise dövüş mekanikleri. İsterseniz Predator isimli birazcık Assassin’s Creed’de karşılaştığımız Eagle Vision’ı anımsatan, görüş moduna geçip düşmanlarınızı gizlice etkisiz hale getirip, bölgeyi geçebilirsiniz. Eğer gizlilikten hoşlanmıyorsanız, hepsinin arasına atlayıp pata küte girebilmeniz de oldukça mümkün. Çünkü dövüş mekanikleri bunu fazlasıyla kolay kılıyor. Mouse’unuza sürekli bir şekilde tıklayarak birbirinden farklı, ilk başlarda çok hoşunuza gidecek hareketler ile saldırabiliyorsunuz. Tabii ilerleyen bölümlerde gelecek farklı özellikte düşmanlara karşı daha farklı combolar sergilemeniz gerekiyor. Ayrıca Batarang, Batclaw gibi küçük aletlerinizi de dövüş esnasında combolarınıza katıp kullanabiliyorsunuz. Oldukça faydasını görürsünüz bizden söylemesi! 6

 

7

Eleştiri:

Eee o kadar iyi kısmından bahsettik şimdi de biraz eleştiri kısmından konuşalım.  Öncelikle ortak beğenmediğimiz nokta olan Açık Dünya konusu. Oyun ne kadar Açık Dünya katagorisinde bulunsada gezebildiğimiz kısımlar oldukça sınırlı. Arkham Asylum, mağaralar gibi kısıtlı bölgelerin içinde kısıtlı mekanlarda gezinebiliyoruz.
Diğer beğenmediğimiz bir husus ise kostüm. Açıkcası kostümü gördüğümüz ilk anda bizim aklımıza gelen Elflerdi açıkcası. Anladığımız kadarıyla karakateri tasarlayan kişinin büyük bir elf hayranlığı olsa ki, Elf ve Batman karşımı bir fantezi çıkartsın ortaya.

Bunun dışındaki eleştirilerin haterlığa kaçacağı düşüncesine varıyoruz.

8

Karakterler:

Karakterlerden de kısaca bahsetmek istiyoruz. Öncelikle Batman’in oyun boyunca mücadele ettiği kişilerden bahsedeceğiz.
Mahkumlar, Burası Arkham Asylum… Gotham Şehri’ndeki bütün kaçık suçluların kilitli kaldığı Arkham adasındaki akıl hastanesi. Tahmin edeceğiniz üzere burada oldukça psikopat mevcut. Joker’in hastaneye adım atmasıyla da hepsi serbest kaldı. Gece boyunca Batman’in adada adım attığı her yerde karşısına çıkan engellerin başında geliyorlar. Başlarda bir kaç yumruk ve tekme ile rahatça etkisiz hale getireceğimiz bu mahkumlara, ilerleyen bölümlerde birazcık daha uğraştıracak yöntemler ile yenebileceğimiz türleri katılıyor. Farklı tiplemeleri dövmek ise oyunu daha hoş kılıyor tabii. Okumadan önce uyarmakta fayda var, bu bölüm biraz spoiler içeriyor diyebiliriz.

Joker9
Önümüzdeki yaz sinemada bizler ile buluşacak olan Suicide Squad’da görmeyi heyecan ile beklediğimiz, Jared Leto’nun canlandıracağı Joker, bu oyunda baş düşmanımız durumunda. Batman bizzat yanında hücresine kadar eşlik ederken ellerinden kurtulup tüm adayı birbirine katıp “Joker” farkını ortaya koyuyor. Gece boyunca ezeli düşmanına ulaşmaya çalışan Batman epey zorlanıyor. Bu kovalamaca sırasında ise Joker’in hastane içerisindeki televizyonlardan yaptığı alaylar, Batman’i yalnız bırakmıyor. Oyunun sonlarına doğru anlayacağımız üzere Joker sadece bir delinin gösterebileceği bir kusursuzlukta planı ile bizleri şaşırtıyor. Oyunla ilgili Joker hakkında en çok beğeneceğinizi düşündüğümüz durum ise, karakterin seslendirmesini Star Wars’tan Luke Skywalker rolü ile tanıdığımız ünlü oyuncu ve seslendirmen Mark Hamill’ın yapıyor olması. Kendisi daha önceden 90’lı yıllarda yapılmış olan Batman: The Animated Series’de de Joker’ı seslendirmişti ve animasyon dizisinde ona Batman’i seslendirerek eşlik eden ve efsaneleşen Kevin Conroy bu oyunda da Batman’i seslendirerek efsaneyi sürdürüyor.

Harley Quinn10
Joker’ın planlarında sağ kolu olan Harley, “Batsy” üzerinde gıcıklıklarına devam ediyor. Oyunda eskiden burada psikiyatri doktoru olarak çalıştığına gönderme olarak doktor tarzı bir kostüm giyiyor. Kaçan mahkumlara, sanki kolay bir işmiş gibi, Batman’i öldürmeleri tarzında emirler yağdırıyor ve bunları yaparken sinir bozuculuğunu hiç bozmuyor.

Scarecrow11
Psikoloji doktoru olan Jonathan Crane, oyunun oldukça önde gelen isimlerinden. Yarattığı ilaçlar ile sebep olduğu korkunç rüyalar ile bilinen karakter, Batman’i oyun boyunca bu ilaçların etkisine almayı bir kaç defa başarıyor. Bu sıralarda ise Bruce’un kabuslarına kısmen tanık oluyoruz. Scarecrow’un kabus dünyasına girdiğimizde oyun 2 boyutluya benzetebileceğimiz bir hal alıyor ve kurtulabilmek için ortada parlayan gözleri ile bizi arayan dev Scarecrow’dan saklanarak Batman simgesi taşıyan klasik spot ışığına ulaşmaya çalışıyoruz. Daha sonradan fark ediliyor ki Scarecrow, Joker ile iş birliği içinde.

 

Bane,  12
Oyunun başlarında kurtardığımız bir doktor, aslında düşündüğümüz kadar masum çıkmıyor. Daha sonradan anlaşılıyor ki hastalar üzerinde deneyler yapıyormuş. Bu hastalardan birisi de Batman’in bir diğer azılı düşmanlarından birisi olan Bane’dir. Bane’i kelepçelenmiş ve sırtında bedenine borular ile bağlı koca tüpler ile görüyoruz. Bu tüpler ise doktorun deneyinin bir parçası, meşhur Titan kimyasalını içeriyor. Bilinci yerindeyken Batman’den yardım isteyen Bane, Titan enjekte edildiğinde kasları kat ve kat daha da artıyor ve tek bir hedefi oluyor. Batman’i yok etmek.

 

Killer Croc13
Oyunumuzun ilk sahnelerinde Joker’ın Arkham Asylum’a tıkılmasına eşlik ederken yol üzerinde denk geldiğimiz, yanında elektrikli mızraklar ile yürüyen gardiyanlarla, vücudundaki tasmalar, kalın kelepçelerle ve 3 metrelik boyuyla bizi oldukça ürkütüyor. Tabii en ürkütücü kısım bu değil. Joker’in başlattığı isyan sırasında maalesef Killer Croc’ta kaçmayı başarıyor ve kendisine adanın kanalizasyonlarında bir in yapıyor. Ne yazık ki yolumuz kanalizasyona düştüğünde, gerçek ismi Waylon Jones olan Killer Croc bize oldukça gerilimli ve korku dolu dakikalar yaşatıyor.

 

Poison Ivy,  14
Bitkiler ile olan etkileşimi ile tanıdığımız karakter, oyunumuzda adadaki bütün bitkilere annelik etmeyi bırakmıyor. İlk olarak kendisine özel hücresinde karşılaştığımız Poison Ivy serbest kaldığında bütün Arkham adasını hikaye ile etkileşimli olarak dev sarmaşıklar ve ölümcül bitkiler kontrol altına alıyor. Bu sırada adada hafif bir deprem gerçekleşiyor. Daha sonrasında Batman panzehir bulmak adına Poison Ivy’nin söylemesi doğruysa kendisine oluşturduğu taht odasına gidiyor. Poison Ivy doğal olarak Batman ile iş birliği yapmıyor ve bir boss fight ile karşı karşıya kalıyoruz.

Yorumlar