Ana sayfa Game Of Thrones Beş Kralın Savaşı Muharebeleri – Bölüm 2

Beş Kralın Savaşı Muharebeleri – Bölüm 2

PAYLAŞ
wallup.net

Beş Kralın Savaşı muharebeleri iyice kızışarak devam etmekte ve tüm diyar kana bulanmaktadır.

Karasu Muharebesi/Kral Toprakları Kuşatması

Kral Stannis Baratheon en başından beri kendisine ait olan Fırtına Burnu’nu sonunda ele geçirdikten sonra hakkı olan Demir Taht’ı almak için bir an önce harekete geçmeyi planlar. Bu sırada babasının yerine geçicici Kral Eli olarak atanan Tyrion Fırtına Burnu’nun düştüğü haberini alır, Stannis’in eninde sonunda Kral Toprakları’na yürüyeceğini bilen Tyrion şehri savunmak için birçok hazırlık yapar.

İlk önce Simyacılar Loncası ile görüşen Tyrion bol bol çılgınateş yapılmasını emreder, çılgınateşi düzgünce fırlatmaları için ateş topçuları eğitmeye başlar. Dorne’dan gelecek herhangi bir tehdidi önlemek adına Prenses Myrcella’yı Marteller’in himayesine verir ve Renly’nin ölüm haberinden sonra Tyreller’i krallığa tekrar katmak için Petyr Baelish’i Acı Köprü’ye gönderir. Dağ Kabileleri’ni Stannis’in herhangi bir hareketine karşın Kral Ormanı’na gönderir, Bronn’a bulabildiği kadar asker tutmasını söyler. Su Kıyısı ile Şehir duvarları arasındaki tüm evleri yaktırır, Çamur Kapısı’na 3 devasa mancınık yaptırır. Stannis’in şehri alması ihtimaline karşı veliaht prens Tommen’ı Rosbyler’in kalesine gönderir. Tommen’ın tanınmaması için saçlarını boyatır. Karasu Koyu’nun iki yanına kuleler inşa ettirir ve ortalarına koca bir zincir döşeyip denize batırır.

Bu sırada Kral Stannis öncü kuvvetlerini Kral Toprakları’na yerleştirir, yaklaşık 5.000 asker Guyard Morrigen önderliğinde erkenden şehrin yakınlarına varır ve kamp kurar. Sayıları Yirmi binden fazla olan diğer birliğiyle ise Karasu Koyu’na doğru yelken açmaya başlar, savaşın başlaması artık an meselesidir.

BattleOfBlackwaterStannis

Sonunda Stannis’in filosu Karasu’ya ulaşır, Stannis bir kral gibi yedek kuvvette bekliyor iken filonun en önemli hatlarını Sör Imry ve Sör Davos yönetmektedir. Gemiler Kral Toprakları’na yeterince yaklaşınca savunmacılar gemilere zift dolu kavanozlar fırlatmaya başlar, kavanozların çoğu isabet etmese de aralarında isabet edenler de olmuştur, bazı gemilerin güverteleri, bazılarının ise yelkenleri parçalanmış ve yanmaya başlamıştır. Buna rağmen gemiler Karasu Koyu’na inmeye kararlıdır. Sonunda İbadet adlı gemi kıyıya varır ve Stannis’in askerleri kıyıya inmeye başlar, karaya çıkan askerlere oklar ve taşlar fırlatılsa da neredeyse hiçbiri isabet etmemektedir. Fakat bu sırada Sandor Clegane ve atlı birlikleri surlardan aşağıya inip Stannis’in askerleriyle savaşmaya başlar, savaş artık tam anlamı ile başlamıştır. Joffrey’in birkaç gemisinden bazıları Stannis’in gemileriyle mücadeleye tutuşmak ister ancak Stannis’in gemileri Joffrey’nin gemilerini ikiye ayırır ve batırır. Tyrion’ın Çamur Kapısı’na yerleştirdiği 3 mancınık sonunda savaşa müdahil olur, dev mancınıklar insan başı büyüklüğündeki taşları gemilere fırlatmaya başlar, Sör Imry’nin gemilerinin neredeyse hepsi karaya ulaşmayı başarır, mücadelenin asıl önemli kısmı böylece denizden karaya taşınmış olur.

Denizin üzerinde bir anda yeşil bir patlama olur, patlayan şey çılgın ateştir, çılgınateş birkaç gemiyi yaksa da filoya fazla zarar vermez, Davos ve adamları sonunda tam anlamıyla savaşa dahil olmaya başlar. Dakikalarca gemilerde ve karada savaşlar olur, Stannis’in ordusu Joffrey’e karşı büyük bir üstünlük sağlamıştır ancak savaş devam etmektedir. Davos’un filosu zincirleri tamamen geçtiğinde zincirler bir anda ayağı kalkar ve gemilerin kaçış yolunu kapatır, sonunda ikinci bir çılgın ateş patlaması gerçekleşir, ilkinden kat kat büyük olan bu patlama Stannis’in filosunun önemli hatlarından biri olan Davos komutasındaki filoyu Karasu’ya batırır, Karasu artık cehenneme dönmüştür.

Tyrions-Chain_by_Morano_PL

Tyrion’ın kurduğu planlar tam istediği gibi gitmektedir, ta ki çılgınateşle yanan gemiler de karaya ulaşana dek. Yanan gemiler akıntının etkisiyle karaya düşer ve denizden karaya köprüymüşcesine dizilirler, Kral Stannis’in adamları gözü kara bir şekilde karaya çıkmaya devam etmektedir. Karasu Koyu’nun batı kıyısına yüzlerce asker çıkmıştır, gelen askerlere altın pelerinliler önderliğindeki bir grup karşılık vermek için gider. Bu sırada Tyrion’a bir haber gider, Stannis’in adamları gizlice Kral Kapısı’na ulaşmıştır ve yüzlerce adam koçbaşı ile kapıyı kırma uğraşındadır. Sör Mandon ve Tyrion atlarına binip peşlerinde bir orduyla direkt Kral Kapısı’na gider, ancak orayı savunan askerler Sandor Clegane önderliğinde 3 kez kapıya saldıran hattı yarmaya çalışmış, üçünde de bozguna uğratılmıştır. Ağır şekilde yaralanmış olan Sandor Clegane bir daha savaşmayacağını söyler, bunun üzerine Tyrion komutayı alır ancak Sandor’un adamlarından yalnızca 20 tanesi Tyrion’ın arkasına geçer. Bunun üzerine Tyrion güzel bir konuşma yapar ve askerlere cesaret verir, konuşmanın sonunda yaklaşık 50 kişi daha Tyrion’a katılır.

ca434cecb0d893797a28a1dc90e4ad78

Elindekiler ile idare etmek zorunda olan Tyrion düşmana karşı hücuma geçer.  Kapının önünde duran yanmış 4 gemiden inen Stannis’in askerleri kapıya akın akın gelmektedir, Tyrion saldırıya geçer ve kapının önünde büyük bir çarpışma olur. Tyrion ve adamları sonunda Kral Kapısı’ndaki adamları dağıtmayı başarır, elindeki birlikler ile Çamur Kapısı’na yürür. Enkaza dönmüş gemilerden çıkan adamları gören Tyrion küçük ordusunu enkaz olmuş gemiye yönlendirir, geminin üstüne çıkan askerler Stannis’in karaya çıkmak isteyen askerlerini öldürmeye başlar fakat sayıları giderek azalır ve ordudan geriye yalnızca 3-5 adam, Tyrion, Podrick Payne ve Sör Mandon kalır. Sonunda Tyrion kaçma kararı alır.bir enkaz gemiden diğerine geçerken Sör Mandon Moore Tyrion’ı yakalar ve suratına kılıcı indirir, olanları gören Podrick Sör Mandon’a bir mızrak saplar ve öldürür. Tyrion ağır bir şekilde yaralanmıştır.

Tyrion-art

Savaş Stannis’in üstünlüğü ile sonuçlanmaya başlar, hakkı olan Taht’ı almaya çok çok yakındır. Fakat bu sırada Stannis’in ordusuna arkadan yaklaşık 70.000 kişilik bir ordu hücum eder. Öncü kuvvetini Garlan Tyrell’in yönettiği ordu Stannis’in ordusuna bodozlama bir saldırı gerçekleştirir ve kim var kim yoksa kılıçtan geçirir. Garlan Tyrell savaş sırasında Renly’nin zırhını giyerek eskiden Renly’ye bağlı olan birçok askeri savaş sırasında kendi safına çekmiştir. Ordusu yok olan Stannis 2.000 civarı asker ve 40 gemisiyle geri çekilmez zorunda kalır. 70.000 kişilik ordunun komutanları arasında Tywin Lannister da bulunmaktadır.

tywin_triumphant_by_pojypojy-d2zti6l

Darry Kalesi’nin Geri Alınması

Sör Helman Tallhart önderliğinde kaleyi kuşatan kuzeyli birlikler, teslim olan Lannisterlar’dan kaleyi geri alır. Kale alındıktan sonra kuzeyliler tarafından harabeye çevrilir ve terk edilir.

Kışyarı’nın Yakılması

Theon Greyjoy’un Kışyarı’nı ele geçirdiğini öğrenen Sör Rodrik Cassel kaleyi geri almak için kuzeyin neredeyse tüm gücünü toplar. Yaklaşık 2.000 adamla kaleyi kuşatan Sör Rodrik’e karşı Theon’un yalnızca 20 adamı bulunmaktadır. Sör Rodrik, Theon’a kaleyi geri verirse Gece Nöbeti’ne katılmasına izin vereceğini söyler fakat Theon bunu reddeder çünkü Theon’un elinde Sör Rodrik’in kızı Beth Cassel vardır. Theon Rodrik’e eğer kaleye saldırırsa Beth’i asacağını söyler, çaresiz kalan Rodrik yine de kaleye saldırmayı düşünür. Bu sırada Theon’un yardım toplaması için gönderdiği Leş adındaki arkadaşı yaklaşık 500 adamı ile Kışyarı’na gelir. Leş Rodrik Cassel’e size yardım etmeye geldik diyerek elini uzatır fakat Rodrik elini uzatınca kılıcıyla Rodrik’in kolunu keser, ardından Rodrik Cassel’i canice öldürür. Rodrik’i öldürdükten sonra 500 kişilik birliğiyle son derece disiplinli savaşan Leş kısa sürede 2.000 kişilik ordunun hepsini öldürür. Leş’in geldiğini gören Theon kale kapılarını açar, Theon Leş’e bu adamları nerden bulduğunu sorar. Leş gerçek kimliğini ortaya çıkarır, Leş aslında Dehşet Kalesi’nden Roose Bolton’ın piçi Ramsay Snow’dur. Ramsay Snow 500 adamı ile Üstat Luwin de dahil tüm kale halkını öldürür ve Kışyarı’nı ateşe verir. Theon Greyjoy, Küçük Walder, Büyük Walder ve Beth Cassel’i ise esir alır ve Dehşet Kalesi’ne götürür.

Torrhen Kalesi’nin Alınması

Rodrik Cassel ve Leobald Tallhart’ın kaleden ayrıldığını öğrenen Dagmer Yarıkçene kaleyi ele geçirir.

Gölgeli Vadi Muharebesi

Tywin Lannister’ın Geçitler’de yenildiğini öğrenen Robb Stark batının fethini bırakır ve Nehirova’ya geri döner. Robb’un Nehirova’ya döndüğü haberini aldıktan sonra Roose Bolton yaklaşık 2.500 kişilik bir orduyu başlarında Robett Glover, Harrion Karstark ve Sör Helman Tallhart ile Gölgeli Vadi’ye gönderir. Roose Bolton Gölgeli Vadi’yi alarak Tyreller ile ittifak kuran Lannisterlar’ın herhangi bir noktadan geçişini engellemeye çalışır.

Ancak Robett Glover Gölgeli Vadi’ye ulaştığında Randyll Tarly komutasında yaklaşık 10.000 kişilik bir ordu zaten o noktada beklemektedir. Randyll Tarly 10.000 kişilik kuvvetiyle 2.500 kişilik kuzeyli birliklere saldırır, sayılarının çok çok üstün olduğunu gören kuzeyli askerler kaçmaya başlar ancak kurtulabilen askerler de Gregor Clegane’e yakalanır. Tüm askerleri kılıçtan geçiren Gregor Clegane Robett Glover ve Harrion Karstark’ı esir alır. Helman ise savaşırken ölür.

Not: Kitabın bazı kısımlarına bakarak bu savaşın Roose Bolton’ın ihanetinin bir parçası olduğu görünmektedir fakat işin aslı kitapta net bir şekilde belirtilmemiştir.

219459_1184418503_large

Yakut Geçidi Muharebesi

Roose Bolton Edmure Tully’nin düğünü için Harrenhal’dan ayrılma kararı alır ve kuzeye doğru ilerlemeye başlar. Ordusunu hantalca hareket ettiren Roose Bolton, Gregor Clegane’e yakalanır, Roose Bolton ordusunun büyük kısmını Üç Dişli Mızrak’tan geçirse de henüz karşıya geçememiş olan 2.000 civarı kuzeyli askerlerin hepsi öldürülür. 10.000 kişilik ordusundan yaklaşık 2.000 kişilik kısmını kaybeden Roose Bolton 7.000 kişilik ordusuyla kaçmayı başarır, kaçarken bine yakın adamını Yakut Geçidi’ni savunmak üzere geride bırakır.

Not: Bu muharebenin ihanetin bir parçası olduğu daha açıktır ancak bu kısım da kitap net bir şekilde ”İhanet” olarak belirtilmemiştir.

219459_1160005164_large

Harrenhal’un Geri Alınması

Roose Bolton’un kaleyi terketmesinin ardından Gregor Clegane, kaleye doğru harekete geçer ve Roose’un Vargo Hoat’a teslim ettiği kaleyi geri alır.

Kızıl Düğün

Aslında kızıl düğün kimilerine göre bir muharebe, kimilerine göre ise bir katliamdır.

Robb Stark Sarpkaya’da Jeyne Westerling ile evlenince Freyler’e verdiği sözü bozmuş olur, bu yüzden Freyler tüm ordusunu geri çeker. Tyrell-Lannister ittifakına karşı çaresiz kalan Robb kuzeye geri dönmek ister fakat kuzeyin geçişi olan Moat Cailin Greyjoylar’ın elindedir. Moat Cailin’i güneyden almanın neredeyse imkansız olduğunu bilen Robb, olabildiğince güç toplamak ister ama güç alabileceği yalnızca Freyler vardır. Bu yüzden Freyler ile tekrar anlaşır. Freyler’in isteği üzerine Robb Stark dayısı Edmure Tully’yi Roslin Frey ile evlendirmeyi kabul eder, Edmure bu evliliği istemese de kabul etmek durumunda kalır. Robb Stark düğüne gitmek üzere Nehirova’dan ayrılırken, Nehirova’yı Brynden ‘Karabalık’ Tully’ye emanet eder. Düğün başlar, eğlenceli bir şekilde devam eder ve Edmure ile Roslin evliliklerini tamamlamak için yataklarına gönderilir. Düğün bittikten sonra kör kütük sarhoş olan kuzeyliler Freyler, Karstarklar ve Boltonlar tarafından katlediilir. Kılıçsız, savunmasız olan kuzeylilerin elinden hiçbir şey gelmemiştir.

Robb Stark’ın düğüne getirdiği 3.500 kişilik ordu ise Roose Bolton’ın getirdiği çoğu Karstark ve Bolton askerlerinden oluşan 4.000 kişilik ordu ve 4.000 kişilik Frey ordusu tarafından katledilir.

Robb Stark, kalbine saplanan bir bıçakla Roose Bolton tarafından öldürülür, böylece kuzey savaştan çekilmiş olur. Kızıl Düğün sonunda kuzeyliler, Joffrey’in himayesine girmek zorunda kalmıştır, Freyler Robb Stark’ın bozduğu yeminin intikamını Kuzey Kralı’nı yok ederek almıştır.

red_wedding_still_life_by_flammableperson-d8k7hzu

Kızıl Düğün’ün baş mimarı Tywin Lannister’dır. Düğünün ardından Tywin Lannister Roose Bolton’a kuzey azamlığı verir, Freyler’e Nehirova’yı verir, Tyreller ile Lannisterlar’ın ittifakında en büyük paya sahip olan Petyr Baelish ise Harrenhal kalesi ve nehir azamlığının sahibi olur.

Denizgözcüsü Kuşatması

Çoğu Nehir lordu krallığa tekrar bağlansa da Robb Stark öldükten sonra bile ona bağlı kalan Jason Mallister bağlılık bildirmez. Bunun üzerine kraliyet Freyler’e Denizgözcüsü’nün alınması emrini verir. Kara Walder önderliğindeki Frey ordusu Denizgözücüsü’nü kuşatır ancak Jason Mallister kaleyi vermeyi reddeder.

Bunıun üzerine Kara Walder Kızıl Düğün’de esir düşen Jason Mallister’ın oğlu ve varisi Patrek Mallister’ı Denizgözcüsüne getirir. Kara Walder Jason Mallister’a, kaleyi teslim etmezse oğlunu öldüreceğini söyler, çaresiz kalan Jason Mallister kaleyi Kara Walder’a teslim eder.

Kalkan Adaları’nın Ele Geçirilmesi

Euron Kalkan Adaları’na varmadan önce Tornvold ve Kızılkürekçi adlı gemilerle birlikte bir düzine dargemiyi Mander’in yukarı kıyısına gönderir. Gelen gemileri gören Kalkan Adalı lordlar neredeyse tüm güçleriyle birlikte adaları terk eder ve gemileri kovalamaya başlar. Euron’un planı işe yaramıştır, askerlerini alıp giden lordların gidişini fırsat bilen Euron demirdoğumlularla 4 adaya birden çıkarma yapar. Gri Kalkan, Yeşil Kalkan ve Güney Kalkanı çok kısa bir süre içinde düşer, Meşe Kalkanı ise kuşatmaya yarım gün dayanır ve o ada da Euron’un eline geçer.

Bu sırada Tornvold ve Kızıl Kürekçiyi kovalayan Kalkan Adaları lordları sonunda kovalamayı bırakır ve geri döner fakat Mander ağzında bekleyen Demir Donanma ile karşılaşırlar ve esir düşerler. Çoğu askere göre Euron kuşatma sırasında başına gelebilecek herhangi bir fırtınaya karşı yanında bulundurduğu 3 büyücüsünü kullanmıştır.

Moat Cailin’in Alınması

Moat Cailin güneyden Roose Bolton komutasındaki Bolton ve Frey askerleri, kuzeyden Ramsay Snow tarafından kuşatılır. Ramsay Snow Theon Greyjoy’u/Leş’i demirdoğumluları ikna etmesi için kaleye gönderir. Leş kaleye vardığında ilk önce kale kumandanı Ralf Kenning ile görüşür fakat adamın ölmek üzere olduğunu görür, bunun üzerine Ralf’i yerden aldığı bir kılıçla öldürür. Sonunda Leş kaledeki 63 demirdoğumluya Ramsay’in onlara karşı merhametli olacağını söyler, ikna olan demirdoğumlular kaleyi Ramsay’e teslim eder fakat Ramsay Bolton 63 demirdoğumluyu birden canlı canlı yüzer ve yol boyunca çaktığı kazıklara asar. Kale sonunda Roose Bolton’ın eline geçmiştir.

Fırtına Burnu Kuşatması

Robert İsyanı’nında kaleyi 1 yıl boyunca Stannis ve 500 adamından alamayan Mace Tyrell bu sefer yeni kralının emriyle tekrar kaleyi kuşatır. Kalede Stannis olmasa da kaleyi savunan 500 adam bulunmaktadır. Mace Tyrell kuşatma sırasında Kraliçe Margeary’nin İnanç tarafından esir alındığını öğrenir, kralın buna engel olmadığını öğrenen Mace kuşatmayı kaldırır ve tüm lordlarını evlerine gönderir, kendisi ise apar topar Kral Toprakları’na döner.

Ejderhakayası Kuşatması 

Diyarı tekrar bir araya toplayan Demir Taht’taki kral, gerçek kralın kalesi Ejderha Kayası’nı almak için Lord Paxter Redwyne’i ve büyük donanmasını kaleyi almakla görevlendirir. Lord Paxter Ejderhakayası’nın küçük kıyı savunmasını yarıp geçer ve surlara kadar dayanır.

Bu sırada Kral Toprakları’na Kalkan Adaları’nın düştüğü haber gelir. Haberi alan Loras Paxter Redwyne ve donanmasının Menzil’e yardıma gitmesi gerektiğini Cersei’ye iletir fakat Cersei Ejderha Kayası’nın daha kıymetli olduğunu söyleyerek bunu reddeder. Bunun üzerine Loras Tyrell Cersei’ye kalenin komutasını kendisine verirse kaleyi 15 gün içinde alacağına söz verir, Loras’ın ölme ihtimalinin olması Cersei’nin hoşuna gider ve bunu kabul eder.

Sör Loras hızlı bir şekilde Ejderhakyası’na ulaşır. Ulaşır ulaşmaz kaleye saldıran Sör Loras kaleyi gerçekten de çabucak ele geçirir fakat kuşatma sırasında neredeyse hepsi kıdemli şövalyelerden oluşan 1.000 asker ölür, Sör Loras ise kuşatma sırasında üzerine dökülen kızgın yağ yüzünden çok ağır bir şekilde yaralanır, üstatlar çok geçmeden öleceğini düşünmektedir. Kuşatmanın sonunda kale Demir Taht’taki krala geçer ve Lord Paxter Redwyne ile donanması demirdoğumluları karşılamak üzere Menzil’e yelken açar.

Nehirova’nın Alınması

Robb Stark Kızıl Düğün’de öldürülmeden önce Nehirova Kalesi’ni koruması için Brynden Tully’yi görevlendirir. Ancak Kızıl Düğün’den sonra kalenin gerçek sahibi Edmure Tully esir alınır ve kale kraliyet emri ile Freyler’e verilir. Brynden Tully benim kralım Kuzeydeki Kral der ve doğal olarak kaleyi Freyler’e bırakmaz. Freyler Nehirova’yı kuşatır ancak Nehirova gibi bir kaleyi almaya Freyler’in gücü yetmemektedir. Uzun süre boyunca kaleyi kuşatan Freyler boş bir kuşatma olduğunun farkına varır ve kraliyetten yardım ister, yardıma Tywin’in ölümünün ardından yeni Batı Muhafızı ilan edilen Daven Lannister önderliğindeki Lannister ordusu gelir ancak Lannister askerlerinin sayısı kuşatma yapan Freyler’in sayısından daha azdır. Kuşatmacılar güçlense de kaleyi almaları hala imkansızdır, çok uzun bir süre kuşatmada bulunan askerler açlıktan ölme noktasına gelir çünkü Brynden Tully Kızıl Düğün haberini alır almaz Nehirova civarındaki ne kadar yiyecek varsa kaleye taşımıştır.

Riverrun

Freyler son çare olarak Nehirova’ya Edmure Tully’yi Nehirova’ya götürür, Brynden’a kaleyi teslim etmezse onu asacaklarını söyler ancak Brynden Tully Edmure’u asmalarına ihtimal vermez ve kaleyi teslim etmez. Son çare olarak kaleyi geri almak üzere kraliyet emriyle Jaime Lannister gelir, Jaime’nin tek amacı kaleyi almak değil aynı zamanda Robb Stark’ın kraliçesi Jeyne Westerling’i de geri teslim almaktır. Jaime kaleye ulaştıktan bir müddet sonra Brynden Tully ile görüşmek ister, Brynden kabul eder ve Nehirova Kalesi’nin önünde görüşürler. Jaime Brynden’a kaleyi teslim ederse hiçbir adama zarar gelmeyeceğini, Jeyne Westerling’in de ailesine teslim edileceğini söyler. Brynden Jeyne’in ve kalenin kralının emaneti olduğunu söyler ve ikisini de vermeyeceğini iletir. Jaime Edmure ile Jeyne’in takasını önerir ama Brynden bunu da kabul etmez. Jaime o zaman kaleye saldırmak zorunda kalacağını ve yüzlerce adamın öleceğini söyler, Brynden ise benden yüzlerce senden binlerce der. Jaime kalenin kuşatmasının asla kalkmayacağını, gerekirse kaledekiler açlıktan ölene kadar burada duracaklarını söyler. Kuşatmacıların yiyecek sıkıntısı çektiğini bilen Brynden iki yıl yetecek kadar erzakları olduğunu söyler. İki taraf da böyle böyle anlaşamadan konuşmaya devam eder ve sonunda anlaşamadan iki taraf da ayrılır.

Jaime-Lannister-and-Brynden-Tully-in-S06E07-game-of-thrones-39653479-500-220

Kaleye saldırmanın veya kuşatmayı bekletmenin aptallık olduğunu bilen Jaime Lannister son çareyi Edmure Tully ile konuşmakta bulur. Edmure’u güzelce hazırlatan, tıraş ettiren, banyo yaptıran Jaime onu serbest bırakacağını ve onun da kaleyi Jaime’ye teslim edeceğini söyler:

“Kaleyi teslim et ve kimse ölmesin. İnsanların barış içinde anılabilir ya da Sör Emmon ’a hizmet etmek için kalabilir. Sör Brynden’ın siyahları giymesine izin verilecek, Sur seni cezbediyorsa sen de aynı şeyi yapabilirsin. Yahut benim tutsağım olarak Casterly Kayası’na gider ve senin rütbende bir rehineye uygun olan her türlü konforun ve nezaketin tadını çıkarırsın. İstersen karını da senin yanına gönderirim . Eğer çocuğunuz erkek olursa, yaver çömezi ve yaver olarak Lannister Hanedanı’na hizmet eder, şövalye olduğunda ona araziler bağışlarız. Eğer Roslin bir kız doğurursa, kız evlenecek yaşa geldiğinde iyi bir çeyize sahip olmasını sağlarım. Savaş bittiğinde serbest bırakılman bile söz konusu olabilir. Yapman gereken tek şey kaleyi teslim etmek”

Edmure teslim etmezse ne olacağını sorar:

“Ne kadar kalabalık olduğumuzu gördün Edmure. Merdivenleri, kuleleri, mancınıkları, koçbaşlarını gördün. Eğer emir verirsem kuzenim hendeği geçecek ve kalenin kapılarını kıracak. Yüzlerce adam ölecek, çoğu senin adamın olacak. İlk dalga senin eski sancak beylerinden oluşacak; yani güne, İkizler’de senin için can vermiş adamların babalarını ve kardeşlerini öldürerek başlayacaksın. Freyler ikinci dalga olacak, Frey sıkıntısı çekmiyorum . Okçuların oksuz kaldığında ve şövalyelerin kılıçlarını kaldıramayacak kadar yorulduğunda, benim batılı adamlarım gelecek. Kale düştüğünde, kalenin içindeki herkes kılıçtan geçirilecek. Sürülerin telef edilecek, tanrı korun kesilip devrilecek, iç kalelerin ve kulelerin yakılacak. Duvarlarını yıkacağım ve Tökeztaş’ın yönünü harabelere doğru çevireceğim İşimi bitirdiğimde, orada bir zamanlar bir kale olduğu bile anlaşılmayacak. Karın bunlar olmadan önce doğurabilir. Çocuğunu istersin diye tahmin ediyorum. Doğduğunda onu sana göndereceğim . Bir mancınıkla.”

Çaresiz kalan Edmure teklifi kabul eder ve Nehirova’ya gönderilir. Brynden Tully Edmure’un kaleye girmesine izin verir, Edmure kalenin kapılarının açılmasını ister, kalenin kapıları açılır ve Jaime kaleyi ele geçirir. Ancak Brynden ‘Karabalık’ Tully’yi hiçbir yerde bulamaz.

“Sör Brynden’ın kaçmasına izin vermeni istediğimi hatırlamıyorum.”

“Benden kaleyi teslim etmemi istedin, amcamı değil. Amcam senin kuşatma hattını geçip gittiyse ve senin adamların buna izin verdiyse, suçlu ben miyim ?”

Jaime eğlenmiyordu. Öfkesini belli ederek, “ O nerede? diye sordu. Adamları Nehirova’yı üç kez aramış ama Brynden Tully’yi bulamamıştı. “Nereye gideceğini bana hiç söylemedi.”

“Sen de hiç sormadın. Dışarı nasıl çıktı?”

“ Balıklar yüzer. Kara olanlar bile.” Edmure gülümsedi.

blackfish-tully-1024

Yabanılların Püskürtülmesi

Karasu Savaşı’ndan sonra hakkı olan tahtı alamayan Kral Stannis ordusunun da 20.000den fazlasını kaybetmiştir, bazı fırtına lordları tekrar krallığa bağlanınca yalnızca 2.000 civarı askeri ve 40 civarı gemisi kalmıştır. Çıktığı yoldan asla dönmeyen Stannis umutlarını tazelemek için Kuzey’e yönelmeye karar verir. İlk olarak Sur’un Ötesi’ndeki kral Mance Rayder’ı püskürtmek için 1.100 kişilik kuvveti ve gemileriyle Sur’un Ötesi’ne kadar gitmiştir. Sur’un Ötesi’ndeki kral Mance Rayder Sur’a 2.kez saldırı hazırlığı yapmaktadır.Bu sırada Jon Snow Sur’un Ötesi’ne gidip Mance Rayder’la görüşmektedir, Jon Snow Jonas Slynt tarafından Mance’a suikast düzenlemekle görevlendirilmiştir. Jon Snow, Mance ile görüşürken Stannis’in ordusu Mance’in tepesine biner, savaş Jon’un gözünden şu şekilde anlatılmaktadır:

Sıralardan biri arazinin karşısında Köpekbaşlı Harma’yı ezdi. Diğeri, Tormund’ın mızrakçılarını kanattan dağıttı, Tormund ve oğulları umutsuz bir halde mızrakçıları geri döndürmeye çalışıyordu. Buna karşılık devler, mamutlarına tırmanıyordu ve zırhlı atlarının sırtındaki şövalyeler bundan hiç hoşlanmamıştı; Jon, savaş ve süvari atlarının, yürüyen dağların görüntüsü karşısında nasıl bağırıp dağıldığını görebiliyordu. Ama yabanıl tarafında da korku vardı, yüzlerce kadın ve çocuk mücadeleden uzağa kaçıyordu, bazıları atların toynaklarının altında eziliyordu. Jon, yaşlı bir kadının iki tekerli at arabasının, üç köpek arabasının yoluna çıktığını ve arabaların birbirine çarptığını gördü. Mance’i gözünden kaçırmıştı ama tekrar buldu; adam, atlı adamlardan oluşan düğümün içinden geçiyordu. Mamutlar merkez hattı dağıtmıştı ama diğer iki hat kerpeten gibi kapanıyordu. Kampın doğu kenarında, çadırlara ateş okları fırlatan okçular vardı. Jon, bir mamutun bir şövalyeyi eyerinden aldığını ve gövdesinin bir fiskesiyle on beş metre uzağa fırlattığını gördü. Yabanıllar bir dere gibi akarak çadırın önünden geçiyordu, kadınlar ve çocuklar mücadeleden uzağa kaçıyordu. Bazıları Jon’a karanlık bakışlar atıyordu ama onun elinde Uzunpençe vardı, kimse onu rahatsız etmiyordu. Varamyr bile kaçmıştı, ellerinin ve ayaklarının üstünde emekleyerek uzaklaşmıştı. Ağaçların arasından daha fazla adam dökülüyordu, sadece şövalyeler değil, şimdi hürsüvariler, atlı yaycılar ve zırhlı yelekler ile kazan şekilli miğferler giyen silahlı askerler. Adamların üzerinde bir sancak sürüsü uçuyordu. Rüzgârla kamçılanan sancakların üstündeki armaları görmek zordu ama Jon’un gözüne bir denizatı, bir kuş tarlası ve bir çiçek halkası ilişti, bunlar kimlerin armalarıydı? Jon doğuda, kuzeyde ve kuzeydoğuda, ayakta kalmak ve savaşmak için çaba gösteren yabanıl grupları gördü fakat saldırganlar onları ezip geçti. Özgür insanlar hâlâ sayıca üstündü ama saldırganların çelik zırhları ve ağır atları vardı. Jon mücadelenin en yoğun olduğu yerde, üzengilerinin üstünde ayağa kalkmış olan Mance’i gördü. Adamın kırmızı siyah pelerini ve kuzgun kanatlı miğferi onu kalabalığın içinde ayırt etmeyi kolaylaştırıyordu. Mance’in etrafında toplanmak için ona doğru koşan yabanıllar, kama düzeni oluşturmuş şövalyeler tarafından ezildi. Mance’in kısrağı şahlandı, havayı tekmeledi ve göğsüne bir mızrak aldı. Sonra çelikten bir dalga Mance’e çarptı. Bitti, diye düşündü Jon, bozgun. Yabanıllar kaçıyordu, silahlarını bırakıyorlardı. Boynuzayaklar, mağara adamları ve bronz zırhlarıyla Thennler, hepsi kaçıyordu. Mance gitmişti, biri Harma’nın kafasını bir direğin ucunda sallıyordu, Tormund’ın hattı dağılmıştı. Sadece mamutların sırtındaki devler dayanıyordu; kırmızı, çelik bir denizdeki tüylü adalar. Alevler çadırdan çadıra sıçrıyordu, bazı uzun çamlar da tutuşmuştu. Ve dumanların içinden, zırhlı atların sırtında başka zırhlı şövalyeler çıktı. Başlarının üzerinde şimdiye kadarki en büyük sancaklar yüzüyordu, çarşaflar kadar büyük kraliyet sancakları; sarı sancağın üstünde alevli bir kalp vardı, alevler uzun ve sivri uçluydu, diğer sancak altından dövülmüş bir çarşafa benziyordu, sancağın üstündeki siyah erkek geyik rüzgârla zıplayıp dalgalanıyordu.  Robert, diye düşündü Jon bir çılgın an boyunca, Owen’ı hatırladı, ama borazanlar tekrar çaldığında ve şövalyeler ileri atıldığında, adamların bağırdığı isim Stannis’ti.

“Stannis! STANNIS!”

Savaştan sonra 1.100 kişilik Ejderhakayası ordusu neredeyse hiç kayıp vermezken 30.000 kişilik yabanıl ordusu 5.000den fazla kayıp vermiştir, bir o kadar da esir düşmüştür. Geri kalan yabanıllar ise ardına bakmadan kaçmıştır. Tek gerçek kral Stannis böylece kendi hakkı olan diyarı gelebilecek en büyük 2.tehlikeden korumuştur, 1.tehlike ise akgezenlerdir ve Stannis’in tahta oturmak istemesindeki asıl amaçlarından birisi de akgezenlere karşı diyarı hazır tutmaktır. Stannis güneyden gelip Sur’un Ötesi’ne kadar giden ilk güneyli kral olmuştur.

”Diyarı koruyamayan kral kral değildir.”

Cutscene_World_Army_in_Snow

Derinorman Kalesi’nin Alınması

Kral Stannis Sur’un Ötesi’ndeki kralı temizledikten sonra askerlerini ve yabanılları Sur’daki kalelere yerleştirmiştir, bir süre Sur’da bekledikten sonra harekete geçme kararı almıştır. O sırada lord kumandan ilan edilen Jon Snow’dan Derinorman Kalesi’ni alması önerisini almıştır, (Derinorman kuzeyin soylu hanelerinden Glover hanesinin makamıdır ve şu an Asha Greyjoy’un elindedir) Jon böylece kuzeydeki insanların hala bir kralları olduğunun farkına varıp ve Kral Stannis’e biat edeceklerini düşünmüştür. Öneri Stannis’e de mantıklı gelince yönünü Boltonlar’ın şu an boşta olan asıl mekanları Dehşet Kalesi yerine Derinorman Kalesi’ne yöneltmiştir.

Derinorman’a ulaşan Stannis Koçbaşı ile Derinorman Kalesi’nin kuzey kapısına çıkarma yapar.  Stannis’in yanında Kuzey’li Dağ Klanları da vardır. Kuzey kapısındaki haberi duyan Asha Greyjoy güney kapısını açtırarak oradan kaçma kararı alır, kapı açılır açılmaz önemli adamlarından birisi olan Hagen dağ klanı okçuları tarafından vurulur, yani güneyde de Stannis’in adamları vardır ama kapıdaki adamlar kısa sürede imha edilir ve güneyin yolu açılır. Asha piyade ve atlılarıyla ağır ağır ilerleyerek ormana kaçar ancak ormanda Asha’yı bir sürpriz beklemektedir, dağ klanı adamları Asha’yı sıkıştırır ve saldırır. Asha’nın adamları uzun süre mücadele etmeye çalışsa da az sayıdaki adamlarının hepsi günün sonunda ölür, sona kalan Asha çok büyük mücadele verir ancak dağ klanı kumandanlarından birisi tarafından miğferine inen balta darbesiyle bayıltılır. Asha bayıldıktan sonra rüyasında alevli kırmızı kalpler görür. Altın bir ormanın içinde, boynuzlarından alevler akan siyah bir erkek geyik de vardır.

Asha uyandığında kendisini Stannis’in esiri olarak bulmuştur. Kral Stannis Derinorman Kalesi’ni ele geçirmiş ve kaleyi Glover hanesine teslim etmiştir. Kale Glover hanesinin eline geçtikten sonra Gloverlar, Mormontlar ve dağ klanı adamları Stannis’e biat etmiştir ve Stannis’in asker sayısı 1.000den 5.500e kadar ulaşmıştır. Ayrıca kalenin geri alınmasından sonra Beyaz Liman’da esir tutulan Stannis’in kral eli Sör Davos da serbest bırakılmıştır.

tumblr_nhwq7fjeLc1qiaxzfo1_500

Geçitler Muharebesi Neden Kilit Savaş?

Robb Stark’ın batıyı fethetmekteki asıl amacı Tywin Lannister’ı kendi topraklarında gafil avlamaktı, bu yüzden batıyı fethetti ve Lannis Limanı’na 3 gün mesafede kalacak her yeri aldı. Robb, böylece Tywin’in hane kalesi olan Casterly Kayası’nı korumak için batıya döneceğini biliyordu. İşler tam da Robb’un istediği gibi oldu ve Tywin batıya harekete geçti ancak gideceği yol Nehirova’nın önünden geçiyordu, Edmure Robb’dan kalesinden çıkmama emri almıştı ama bunu dinlemedi. Edmure kendisini kanıtlamak için Tywin ile savaşıp onu püskürttü ve Tywin’in gelişini önlemiş oldu, böylece Robb’un Tywin’i yok etme planları suya düşmüş oldu.

Geçitler Muharebesi’nde yenilip ortada kalan Tywin’i Petyr Baelish buldu, Tyrion’ın Tyreller ile anlaşması için gönderdiği Baelish görevini başarıyla yerine getirdi. Harap olmuş ordusuyla ortada kalan Tywin Menzil kuvvetiyle birleşince Diyar’ın en büyük ordusuna sahip oldu.  Stannis’in Kral Toprakları’na saldırdığı haberini alan Tywin 75.000 kişilik ordusuyla Karasu’ya yürüdü ve Stannis’in neredeyse şehri alacak olan ordusunu püskürttü.

Eğer Edmure o gün Tywin’in geçişine izin verseydi Tywin batıya gidecek ve Robb’un tuzağına düşecekti, aynı zamanda Nehirova’yı arkasında bırakan Tywin kaçmaya çalışsa da arkasından vuracak 8.000 kişilik nehir ordusuyla karşı karşıya kalacak ve kapana kısılacaktı, böylece Tywin ölecek veya esir alınacak ve ordusu yok edilecekti. Yani Lannisterlar’ın ve kraliyetin en büyük gücü yok olacaktı. Tywin geçitlerden geçseydi aynı zamanda Stannis de Kral Toprakları’nı alacak ve ensestten doğma piç kral Joffrey’i tahttan indirecekti, böylece Stannis de hakkı olan Demir Taht’a oturmuş olacaktı.

Ama bunun yerine Edmure Geçitler’de Tywin’i bozguna uğrattı ve kaçan Tywin Diyar’ın en büyük ordusu ile ittifak kurdu. Böylece ne 15.000 kişilik ordusuyla Robb’un şansı kaldı ne de 2.000 kişilik ordusuyla Stannis’in…

 Bölüm 1 için: https://fantazya.org/bes-kralin-savasi-muharebeleri-bolum-1/

Yorumlar