Ana sayfa Game Of Thrones Blackfyre İsyanı

Blackfyre İsyanı

PAYLAŞ

Kara Ejderha, Kırmızı Ejderha’nın Karşısına Çıktığına Tüm Diyar Titremişti

house blackfyre1

Aegon Targaryen, Fatih Aegon, Ejderha Kayası’ndan Westeros’a gelip Yedi Krallık’ın altısını fethettiğinde, neredeyse 300 yıl sürecek Targaryen hakimiyetini başlatmıştı. Targaryen Hanesi Baratheonlar tarafından, evrenin güncel kitaplarında ve HBO dizisinde de gördüğümüz bir karakter olan Robert Baratheon’ın eliyle yıkıldı. Bu Westeros’un Targaryen yönetimi sırasında gördüğü ilk iç savaş değildi, yine aynı kandan gelen iki hanedanı, hatta iki kardeşi karşı karşıya getiren bir başka isyan da Birinci Blackfyre İsyanı ya da yaygın ismiyle Blackfyre İsyanı’ydı.

İsyanın Arka Planı:

Robert Baratheon’dan bahsetmiştik, onun saltanatından neredeyse 100 yıl önce, ona çok benzeyen başka bir kral, Dördüncü Aegon hüküm sürüyordu. Değersiz Aegon olarak anılan bu kral; kadınlara, yemeğe ve içkiye oldukça düşkündü. (Gençliğinde oldukça yakışıklı olmasına rağmen, bu “hobilerinin” de etkisiyle, sonradan çok şişman bir adama dönüşmüştü.)

aegon iv

Değersiz Aegon, büyük ihtimalle hayatı boyunca epey eğlenmiş olsa da, bu eğlencenin bir sonucu olmuştu, piç çocukları. Aegon’ın aşk hayatını düşünürsek, sayıları epey fazlaydı, ama içlerinden 4 tanesi Westeros tarihini değiştirecekti.

Aegon’ın varisi, meşru oğlu, kraliçesi Naerys’ten olma Daeron’dı. Naerys ve Aegon arasında aşk yoktu, kraliçenin Aegon’ın kardeşi meşhur Ejderha Şövalyesi ile ilişkisi olduğu, Daeron’ın babasının da Ejderha Şövalyesi Aemon Targaryen olduğu söylenirdi. Bu dedikodu daha sonra isyanın en büyük dayanaklarından biri olacaktı.

Kralın piç çocuklarından en meşhuru, annesi Daena Targaryen olan Daemon Blackfyre’dı. Daemon üvey kardeşinin aksine, döneminin en büyük savaşçılarından biriydi, 12 yaşında iken babasının önünde bir turnuva kazanmıştı. O zamana kadar kim olduğu gizli tutulan Daemon, babasına tanıtılmıştı. Kral Aegon, dolaylı olarak binlerce insanın ölümüne sebep olacak hareketi o zaman yaptı, Fatih Aegon’ın kullandığı, her kralın varisine bıraktığı kılıç Blackfyre’ı, varisi yerine piç oğlu Daemon’a verdi. Birçok insan, bunu kralın Daemon’ı varis olarak seçtiği şeklinde yorumladı.

aegon and daemon

Aegon, sanki yeterince şey yapmamış gibi, bir de düşmanlığı çok eskiye dayanan iki hane olan Blackwood ve Bracken hanelerinden iki metresi ile 2 piç çocuk dünyaya getirdi. Bunlardan biri, annesi Melissa Blackwood olan Bryden Rivers, diğeri de annesi Barba Bracken olan Aegor Rivers’tı. Bu iki kardeş, ailelerinin kan davası yetmezmiş gibi, bir de aynı kadına aşık olmuşlardı. Kralın piç kızı, Shiera Seastar’a.

shiera seastar

Fetihten 184 yıl önce kral Aegon öldü. Ölmeden hemen önce, son icraati piç çocuklarının hepsini meşrulaştırmak oldu. Böylece onlar da taht üzerinde hak sahibi olacaklardı.

Babasının ölümü üzerine, Daeron, II. Daeron olarak tahta geçti. Daeron, eğitimli ve bilge biriydi, saltanatı sırasında, etrafını üstatlar ve eğitimli insanlarla doldurmuştu. Bu da şövalyelerin, yani savaşçıların öfkesine sebep oldu. Zamanının en büyük kılıçları, Daemon Targaryen’ın etrafında toplandı, fakat isyanın fitilini ateşleyen bir evlilik oldu.

Dorne, Fatih Aegon tarafından fethedilemeyen tek bölgeydi. Kralın adaşı I. Daeron fethetse de, elinde tutamamıştı. Savaşla krallığa katılmayan Dorne, evlilik yoluyla katıldı. Kral Daeron, Dorne Prensi’nin kızı Mariah Martell ile, kralın kız kardeşi Daenerys ise Dorne Prensi Maron Martell ile evlendi. Ancak, Daemon’ın Daenerys’e aşık olduğu biliniyordu, fakat Daemon yine de isyan etmek için birkaç yıl bekledi. Üstüne hem kendisi hem de Daenerys çocuk sahibi oldu. En sonunda, Daemon isyan ettiği zaman, onun savaş ilanına sebep olacak büyük bir yanlış yaşanmamıştı.

İsyan’ın başları:

Daeron, piç kardeşini tutuklaması için Kral Muhafızlarını gönderdi, fakat Daemon, Kızıl Kale’nin silah ustası Quentyn Ball’un da yardımıyla kaçmayı başardı. Piç kardeşi Aegor ve yıllarca Dorne’a karşı savaşmış, Dornelulardan nefret eden birçok lord ona katıldı. Brynden Rivers ise Kral Daeron’a sadık kalmayı seçti.

TARAFLAR:

Kraliyet: Arryn Hanesi-Baratheon Hanesi-Lannister Hanesi-Hayford Hanesi-Caswell Hanesi-Martell Hanesi-Lefford Hanesi-Penrose Hanesi-Tully Hanesi-Tyrell Hanesi-Templeton Hanesi

İsyancılar: Bracken Hanesi-Osgrey Hanesi-Peake Hanesi-Reyne Hanesi-Costayne Hanesi-Shawney Hanesi-Strickland Hanesi-Yronwood Hanesi

KIZILÇAYIR MEYDAN MUHAREBESİ

redgrass
Önde Daemon, arkasında da Aegor’u görebiliyoruz

Savaşın ilk çatışmaları, Nehir Topraklarında oldu. Ve bir Westeros geleneği olarak, o bölge büyük zarar gördü. Ardından, Daemon’ın generali Quentyn Ball, Batı Topraklarına saldırdı ve Damon Lannister’ı mağlup etti.

İsyan’ın sonucunu belirleyen savaş ise, akan kanlardan dolayı Kızılçayır olarak anılan bir meyanda, Menzil’de yapıldı. Savaştan önce, Brynden Rivers okçuları ile meydana hakim bir tepeyi ele geçirmişti.

İki ordu karşılaştı. Lord Costayne, Daemon’ın ordusunun sol kanadındaydı, Aegor Rivers ise sağ. Kraliyet tarafında olan Leo Tyrell ise zamanına yetişememişti.

Daemon o gün, «Savaşçı’nın ta kendisi» olarak anılacak kadar iyi savaştı. Wyl Waynwood ve Dokuzyılız Şövalyesi’ni öldürdü. Ve Kral Muhafızlarından Gwayne Corbray ile efsanevi bir mücadeleye girişti, onu yaraladı, durdu, atından indi ve Corbray’i tedavi edilmesi için üstada gönderdi.

Tam o sırada, tepeyi tutmuş olan Brynden Rivers ve Kuzgun’un Dişleri, Daemon’ın bulunduğu bölgeye ok yağdırdı. Brynden; kardeşini ve iki oğlunu öldürdü. Liderlerinin ölümü üzerine isyancı ordusu kaçmaya başladı, ta ki Aegor Rivers sağdan bir saldırı yapana kadar. Ordu toparlandı, Aegor ve Brynden dövüştüler ve Aegor kardeşinin gözünü çıkardı. Ancak Prens Baelor Targaryen, isyancıların saflarını kırdı ve dağıldılar. Bu sırada, Prens Maekar’da ordunun diğer kısmı ile onları diğer taraftan sıkıştırdı.

deamon-blackfyre-marvel

SONRASI:

Daemon ve varisleri öldü, böylece Blackfyre İsyanı sona ermiş oldu. Aegor, kalan Blackfyre destekçileri ile karşı kıta Essos’a kaçtı ve Blackfyrelar, Maelys Blackfyre’ın ölümüne kadar tahtta hak iddia etmeye devam ettiler. Fakat hiçbir zaman, Kızılçayır’da olduğu kadar zafere yaklaşamadılar.

Yorumlar