Ana sayfa Middle Earth Filmler Gondor’un Oğlu Boromir

Gondor’un Oğlu Boromir

PAYLAŞ

Boromir, Ak Kule’nin kaptanı

Irk: İnsan

Doğumu: Üçüncü Çağ 2978

Ölümü: Üçüncü Çağ 26 Şubat 3019

Babası Gondor vekilharcı Denethor; annesi de Finduilas’tır.

Eline kılıcını ve kalkanını aldığı günden beri savaşmış, askerlerine önderlik ederek düşmana karşı muhteşem bir savunma yapmıştır. Mordor tehdidine karşı Osgiliath’ı bir kalkan gibi kullanmıştır.

Kendisinden 5 yaş küçük olan kardeşi Faramir ile birlikte Gondor’u eski görkemli yıllarına döndürebilmek için çabalamış, her koşulda halkı için en iyisini yapabilmeyi amaçlamıştır. Gondor’un eski başkenti olan Osgiliath şehrini birçok kez kaybetmiş ve yine birçok kez de geri kazanmıştır. Faramir Osgiliath’ı Cadı Kral’a (Witch-King) karşı savunurken yardıma gelip, Cadı Kralı mağlup ederek onu Mordor’a kadar sürmüştür.

Boromir_Osgilath

Osgiliath zaferinden sonra Boromir birçok rüya görür. Rüyalarının hepsinde, Isildir’un varisi ve Tek Yüzük ile ilgili anlam veremediği şeyler görür. Bunun ardından babası Denethor’un öğüdü üzerine her şeyi ardında bırakıp; aklındaki sorulara cevap bulmak ümidiyle Ayrıkvadi’ye doğru yola düşmüştür.

Boromir’in rüyalarındaki cümleler:

Kırılmış olan Kılıç’ı ara:
Onu Imladris’te bulacaksın;
Orada Morgul büyülerinden güçlü
Öğütler alacaksın.
Göreceksin beliren alameti
Kıyameti haber verecek sana
Uyanacak Isildur’ın Felaketi;
Ve Buçukluk atılacak öne.

Ayrıkvadi’ye vardığında, Tek Yüzük’ün taşıyıcısı Frodo da oradadır ve Yüzük’ün; dolayısıyla da Orta Dünya’nın kaderini belirlemek için bir Divan toplanacaktır. Elrond’un daveti üzerine Boromir de divana katılır. Divanda Yüzük konusunun geçmesi üzerine Boromir söze girerek:
‘’Güney’de böyle bir öykü duyulduysa bile, çoktan unutulmuş gitmiş. Memleketimde adı ağıza alınmayan o şahsın Âli Yüzük’ünü duymuştum; fakat ilk krallığının çökmesinden sonra dünyadan yok olduğuna inanıyorduk, Isildur almış!’’ Sözlerinin üstüne hışımla ayağa kalkan Elrond olan olayların üstünden bir kez daha geçerek; Isildurun kendisine ve Cirdan’a nasıl kulak asmadan Yüzük’ü bağrına bastığından bahsetmiştir.

Boromir herkesin aksine Yüzük’ün Gondor ve Orta Dünya için tek kurtuluş şansı olduğuna inanıyordu. Divanın aldığı karar ise, Orodruin’e (Hüküm Dağı) götürüp; yapıldığı yere, ateş kuyusuna atmaktı. Boromir de divanın aldığı bu karara rıza göstererek kendisiyle birlikte dokuz kişi olan Yüzük kardeşliğine katılmıştır.

Boromir, Gondor’a kadar onlara eşlik edecekti, orada Kardeşlikten ayrılıp ülkesine dönecekti ve hatta Aragorn da Gondor’a gidip önce oradaki savaşı kazanıp sonra Mordor’a gidebileceğin düşünüyordu. Boromir güzergâh için Rohan’ın kuzey yollarından geçerek Gondor’a gitmeyi teklif etmiş olsa da kararı en başta Gandalf tarafından itiraz görmüş; o yolun Saruman’ın kontrolü altında olduğunu söylemiştir.

Bunun üstüne Caradhras Dağındaki Kızılboynuz geçidinden geçmeye çalışmışlardır. Bu geçitte güçlü olmaları sebebiyle hobbitleri koruyup gözetme işi Boromir ve Aragorn’a kalmıştır. Fakat Caradhras’ta da Saruma’nın gazabına uğrayıp yollarını mecburen Cücelerin kadim yeraltı şehri Moria’ya çevirmek zorunda kalmışlardır.

Moria Madenlerindeyken, Mazarbul odasında kalabalık bir Goblin birliğiyle karşılaşmışlardı, savaşarak geri çekiliyorlardı. Gandalf bir kapının arkasına geçip kapıyı kapattıktan sonra bir kilitleme büyüsü yapmıştır ve sonra kapıyı açmak için zorlayan eşit güçte bir karşı büyüyü sezmiştir. Hemen oradan ayrılıp Kardeşliğin diğer üyelerinin yanına dönmüştür ve artık içine korku düşmüştür. Sonra bu güçlü varlığın Balrog olduğu anlaşılır. Bu kısım Yüzük Kardeşliğinde şöyle anlatılır:

…‘’Balrog bir sıçrayışta köprüye çıkıverdi. Kırbacı fırıldayarak tıslamaktaydı.
“Tek başına dayanamaz!” diye bağırdı Aragorn aniden ve köprünün ortasına doğru atıldı. “Elendil!” diye haykırıyordu. “Yanındayım Gandalf!”
“Gondor!” diye bağırdı Boromir ve o da onun arkasından fırladı. Tam o anda Gandalf asasını kaldırdı, bir haykırışla köprünün kendi önüne denk gelen kısmına vurdu. Asa paramparça olup elinden düştü. Gözleri kör eden beyaz alevden bir perde yükseldi. Köprü çatırdadı. Tam balrogun ayağının dibinden kırıldı, diğer kısımları boşluğa uzanmış taştan bir dil gibi titreyerek dururken balrogun üzerinde durduğu yer gürültüyle uçuruma yuvarlandı.’’…

6940159-gandalf-balrog

Gandalf ile Balrog köprüden düşerler ve Kardeşlikte ilk ayrılma gerçekleşmiş olur. Kafilenin bir sonraki durağı Işığın Hanımı Galadriel ve eşi Celeborn’un krallığı Lothlorien olmuştur. Burada onları bir süre konuk eden Elfler, Galadriel’in verdiği hediyeler ve kayıklarla nehirden tekrar yola çıkmışlardır. Leydi Galadriel, Boromir’e altın bir kemer hediye etmiştir.

Kafile Amon Hen’de konaklamak için durur. Bu esnada Frodo’yu ormanda yalnız başına gören Boromir onunla konuşmak için gider. Düşüncelerini Frodo’ya anlatmaya başlar; Yüzük’ün Minas Trith’e gitmesi gerektiğini, böylelikle onun gücünü kullanarak Sauron’u nasıl alt edebileceklerinden bahseder. Karşılığında sürekli red cevabı alarak sinirlenen Boromir, Frodo’nun kendilerini düşmana sattığını ve herkesin onun yüzünden öleceğini söylemeye başlar. Yüzük’ün etkisi altına girmiştir artık ve Yüzük’ü Frodo’dan almak için ona saldırır. Frodo Yüzük’ü takarak ortadan kaybolur. Bir süre sonra yaptığından pişmanlık ve utanç duyan Boromir özür dileyerek Frodo’dan af dilemek ister ama artık çok geçtir.

Fakat Boromir’in bu kötü hareketi belki de Yüzük’ün ateşe atılıp Frodo’nun görevini başarıyla sağlamasına sebep olan en büyük sebeplerden biri olabilir. Çünkü Frodo o ana kadar sürekli bir şeyi düşünüyordu. ‘Yola yalnız mı devam etmeliydi? Yoksa kardeşlikle birlikte mi gitmeliydi?’ Bu soru sürekli Frodo’nun aklını meşgul ediyordu ve hepimizin de bildiği gibi bu görev güçten daha çok gizlilik gerektiren bir görevdir. Boromir’in bu davranışı Frodo’yu yolculuğa tek başına çıkması için ikna etmeye yetmiştir ve o da hemen orada göreve devam etmiştir. Sam ise efendisi Frodo’nun aklındaki bu düşünceyi uzun zamandır tahmin ediyordu ve onun nehrin kenarına giderek kayıkla ayrılacağını anlamıştı. Doğrudan nehrin kenarına gitti ve Frodo istese de Sam’i de yanına almak zorunda kaldı.

Bu esnada, bir anda Saruman’ın yüzük taşıyıcısını ve kafileyi bulması için gönderdiği Uruk-hai’ler Kardeşlik’e saldırır. Bu sırada Boromir de yakınlardaki Merry ve Pippin’e yardıma gider. Onlarca Uruk-hai ile tek başına bir süre cesurca savaşır. Bir yandan da sürekli borusunu çalarak Aragorn ve diğerlerinden yardım ister. Borunun sesini her ne kadar Kafile duyuyor olsa da aynı şekilde sesi duyan bütün Uruk-hai’ler Boromir’e yönelmiştir. Bu sırada Legolas ve Gimli uzakta savaşırlarken Aragorn da Sam ve Frodo’nun peşine düşmüş durumdadır.

Bir süre sonra Boromir’i dövüşerek öldüremeyeceklerini anlayan Uruk-hai’ler büyük kara oklarla Boromir’i vurmaya başlar. Parçalanmış kalkanı, kabzasından kırılmış kılıcı, kesilmiş borusu ve birçok ok darbesiyle yere serilmiştir. Aragorn onu büyük bir ağacın dibinde yatarken bulur. Koşarak yanına gider ve diz çöker. Ağzından ağır ağır birkaç kelime dökülen Boromir; ‘’Frodo’dan yüzüğü almaya çalıştım, çok üzgünüm, cezamı çektim.’’ dedi.

Bakışları devrilen düşmanlarına kaydı, en az yirmisi orada yatıyordu ‘’Gittiler, Buçukluklar; orklar onları aldı. Galiba ölmediler. Orklar onları bağladı.’’ Durdu ve gözleri kapandı. Bir süre sonra tekrar konuştu.
“Elveda Aragorn! Minas Tirith’e git ve halkımı kurtar! Ben yenik düştüm.” Sonra; ‘’Hayır!’’ dedi Aragorn; elini tutup alnından öperken. “Sen kazandın! Pek az insan böyle bir zafer kazanmıştır. Huzur içinde ol! Minas tirith düşmeyecek!”
Boromir son kez gülümsedi ve gözlerini bir daha açmamak üzere kapadı. Aragorn ve Legolas orada Boromir için bir ağıt yaktı.

boromir

Önce Aragorn söyledi:
‘’ Bataklıktan, uzun otlar biten kırlardan, Rohan boyunca gelir,
Yürür gelir Batı Yeli, gelir surlara erişir.
Ey gezgin yel, Batı’dan ne haberler getirdin bu gece bana?
Selvi boylu Boromir’i gördün mü yıldız ya da ay ışığında?”
Yedi dereden, geniş boz bulanık sulardan geçerken gördüm onu;
Gördüm boş topraklardan geçtiğini, derken kaybolduğunu
Kuzey’in gölgelerine doğru. Sonra hiç görmedim onu bir daha
Belki Kuzey Yeli duymuştur Denethor oğlunun borusunu ama.”
Ey Boromir! Yüksek surlardan bakıyorum batıya, uzaklara,
Ama kimsenin yaşamadığı boş topraklardan çıkıp gelmiyorsun bu yana. “

Sonra Legolas söyledi:
‘’Eser gelir Güney Yeli Deniz’in ağzından, kum tepelerini, taşları aşar;
Martı çığlıkları getirir yanında, kapımızda figan eder durur.
“Ey dertli yel. Güney’den ne haberler getirdin bu akşam bana?
Nerede Dürüst Boromir? Geciktikçe keder basıyor insana.”
Sorma bana nerede diye o kadar çok kemik var ki
Ak sahillerde ve kara sahillerde, fırtınalı göğün altındaki:
O kadar çok kişi geçti ki Anduin’den, akan Deniz’i bulmaya.
Kuzey Yeli’ne sor; onların haberini Kuzey Yeli getirir hep bana.”
Ey Boromir! Kapıdan güneye uzanıyor yol, ta deniz kıyısına,
Ama boz suların ağzından, ağlaşan martılarla çıkıp gelmiyorsun bu yana.”

Sonra tekrar Aragorn söyledi:
‘’Kralların Kapısı’ndan eser gelir Kuzey Yeli, aşar gürleyen şelaleleri;
Kulenin etrafında çınlar berrak, soğuk borusunun sesi.
“Ey kudretli yel, Kuzey’den ne haberler getirdin bu gün bana?
Cesur Boromir’den haber var mı ? Çok vakit geçti gittiğinden bu yana.”
“Amon Hen’in dibinde duydum narasını. Nice düşmanla doğuştu orada .
Yarılmış kalkanıyla kırık kılıcını yoldaşları taşıdı suya.
Dik başı ve güzel yüzüyle dinlenmeye uzattılar vücudunu;
Ve Rauros, altın Rauros şelalesi bağrına bastı onu.”
“Ey Boromir! Muhafız Kulesi kuzeye bakacak bundan böyle
Günler sone erene kadar, Rauros’a, altın Rauros şelalesine.’’

Merry ve Pippin’i kurtarmak için hemen yola çıkan Aragorn, Legolas ve Gimli Elf kayıklarından birine Boromir’le birlikte; kılıcı, kalkanı, borusu, altın kemeri ve öldürdüğü tüm orkların miğferleri ve kılıçlarıyla birlikte Anduin nehrine bıraktılar.
Faramir 3 gün sonra nehir boyunca güneye sürüklenmiş olan cenaze kayığını görür. Abisinin borusunu, babasına bu kara haberi iletmek için alır fakat kayığı bırakır.
Derler ki Ak Kulenin Komutanının cenaze kayığı Anduin nehrinden Büyük Denize kavuşmuştur..

boromir7_lrg

Yorumlar