Ana sayfa yedekler Buz ve Ateşin Savaşı – Akgezenlerin Amacı Ne?

Buz ve Ateşin Savaşı – Akgezenlerin Amacı Ne?

PAYLAŞ

Buz ve Ateşin Şarkısı'nın kitabı da, uyarlaması olan Game of Thrones dizisi de aynı açılışa sahip. İkisi de Akgezenler (kitapta daha çok bahsedilen adlarıyla Ötekiler)'le başlıyor. Yani en başından beri belli bir ağ örülüyor ve Akgezenlerle olacak büyük bir savaşın başlangıcına hazırlık yapılıyor. Serinin adı dahi buna gönderme: Buz ve Ateşin Şarkısı yani.

Öncelikle Martin ne demiş, ufakça bir göz atalım.

''Zavallı Beric Dondarrion, (başına gelenler) bütün bu olayları önceden göstermek için yapılmıştı, her seferinde (geri dönüşlerde) daha az Beric'ti. Hatıraları yitiyor, sürekli yaralar kazanıyor, gittikçe çirkinleşiyor, çünkü o artık yaşayan bir insan değil. Kalbi atmıyor, damarlarında kan dolaşmıyor, o bir wight. Ancak buz yerine ateş ile geri dönen bir wight. İşte şimdi bütün ateş ve buz olayına geri dönüyoruz.''

-George RR Martin (Röportaj linki için tıklayın)

wallup.net

Buz ve Ateşin Şarkısı'nı ilk nerde duyduk?

Buz ve Ateşin Şarkısı serinin adı olsa da ilk adam gibi bahsedilişi Daenerys Targaryen'ın gördüğü görülerde karşımıza çıktı. Beş Kralın Savaşı'nın başladığı Kralların Çarpışması kitabında, biraz geri planda kaldığını hissettiğim bu görüler büyük önem taşıyor. Dany, ağabeyi Rhaegar olduğunu düşündüğümüz birini görüyor ve bu adam tahminen Elia Martell olan bir kadına, yeni doğmuş bebeklerinin, yani Aegon'un, buz ve ateşin şarkısına sahip olduğunu söylüyor. Rhaegar Targaryen açıkça kendi oğlu Aegon'un vadedilen prens olduğunu düşünüyor. Üstat Aemon Dany olduğundan emin, Melisandre'nin son görüleri de bunun Jon Snow olduğunu düşünmemize yol açıyor.

Bana kalırsa burada çok güzel bir oyun dönüyor. Vadedilen Prens/Azor Ahai kehanetindeki pek çok detay, özellikle bu üç karakterin doğumları ya da yaşamlarının önemli kısımlarında karşımıza çıkıyor. (Tuz ile duman arasında doğmak gibi detaylar) Özellikle Jon'un ölümü sırasındaki bazı detaylar (bunun yanında Lyanna'nın oğluysa tam da annesinin gözyaşları altında doğdu), Dany'nin bir fırtınanın ortasında, Targaryen filosu paramparça olurken ve annesi ölürken doğması ve Aegon Targaryen'ın rahme düştüğü gece bir kuyrukyıldızın görülmesi gibi pek çok detay, özellikle bu üç karakterin Vadedilen Prens olma ihtimallerini güçlü tutuyor. Bunların dışında da güçlü teoriler var tabii ki ama en sağlam olarak bu üçünü görüyorum.

Ancak Buz ve Ateşin Şarkısı, Lyanna & Rhaegar ya da Jon & Dany tarzı bir şey değil ve bu ikililerle yakından ilgisi olacak olsa da asıl olay kanı soğuk akanlar ve sıcak akanlarla alakalı olacak.

Lafı dolandırmayayım artık, tamamen kendi fikirlerimden oluşan TEORİMİ olduğu gibi yazacağım. Ötekiler'in kökeninden amaçlarına kadar her şeyi.

Köken Teorisi

Bu paragraftan sonrası tamamen teoridir.

Temelde iki ırk var dünya üzerinde. Soğuk-kanlılar (Ötekiler) ve Sıcak-kanlılar (İnsanlar, Devler, Ormanın Çocukları) Sekiz bin yıl önce ilk defa karşılaştıklarında Soğuk-kanlılar da normal bir medeniyet iken Sıcak-kanlılar, Soğuk-kanlılardan korkarak bir savaş başlattılar ve çok sayıda Soğuk-kanlı'yı öldürdüler, aralarında sağ çıkanlar sadece bizim tam olarak Ötekiler ve Akgezenler olarak bildiğimiz az sayıdaki "kötü" oldu. Bunlar ise nasıl Sıcak-kanlılar arasında Ateşin Rahipleri varsa Buzun Rahipleri idiler ve Ateşin Rahipleri'nin yapabildiği gibi diriltme yeteneğine ve buzla alakalı büyüler yapabilme gücüne sahiptiler. Ateşin Rahiplerinin güçlerinden bahsetmeme gerek yoktur sanırım. Beric'in dirilmesi, Catelyn'in dirilmesi, Melisandre'nin görüleri, Thoros'un yetenekleri… Bunun aynısı Soğuk-kanlılar için de geçerliydi ve Sıcak-kanlıların bu savaş açması ve çok sayıda kandaşlarını öldürmelerinin ardından intikam yemini ettiler ve bizim Uzun Gece olarak bildiğimiz dönemi başlattılar. O zamanın insanları da doğal olarak onlardan ve öfkelerinden korktular.

Uzun Gece'yi ise Son Kahraman ya da Azor Ahai olarak bilinen kahraman bitirdi. Batıda Son Kahraman olarak biliniyor, hatta Yaşlı Dadı bunu Bran'e anlatıyordu. Doğuda da Azor Ahai olarak biliniyor. Meşhur Lightbringer'ı dövüyor ve Akgezenleri yeniyor. Ya da cidden yeniyor mu?

Daha önce okuduğum başka bir teoriyle kendi teorimi burada birleştireceğim, o teoriye göre Azor Ahai bir kahraman değil ve bir elçiydi ve Akgezenlerle anlaşma yaparak Sur'un inşa edilmesinde rol oynadı. Şafak Savaşı böyle bir anlaşmayla bitti ve binlerce yıl sonra insanlar (Yabanıllar) bu anlaşmayı bozana kadar da böyle kaldı.

Anlaşmanın bozulması ise Gece Kralı olarak bilinen (hayır, dizideki değil) Lord Kumandan'la alakalı olabilir diye düşünüyorum.Gece Kralı, Gece Nöbeti'nin Lord Kumandanı idi ve Akgezenlerin tarifine benzeyen bir kadını kraliçesi yapıp uzun seneler Sur'da kendini kral ilan ederek yaşamıştı. En sonunda Sur'un Ötesindeki Kral Joramun ve Kış Kralı Brandon'ın işbirliğiyle yenildi ve Gece Nöbeti kurtuldu. Bu olay Yabanılların kuzeye geçmesinden dolayı Akgezenlerin ilk defa insanlarla alakalı intikam planlarını uyandırmış olabilir, Ya da Gece Kralı'nın zulmü pek çok insanı Sur'un Ötesi'ne geçmeye zorlamış olabilir. Bu da yine anlaşmanın ihlallerinden olarak görülebilir.

Şimdi de Sur'u yıkmak ve daha güneyde inşa edilmesini sağlamak için geliyor olabilirler Akgezenler. Hatta dizide Gece Kralı olarak tanıdığımız liderleri, Lord Kumandan olan Gece Kralı'yla Akgezen tasvirlerine uyan eşinin çocuklarından biri dahi olabilir.

Asıl değinmek istediğim nokta şu: Ötekiler'in sadece insanların yıkımı için gelen akılsız varlıklar olduklarını düşünmüyorum. Dizideki Ormanın Çocukları tarafından yaratılıp kontrolden çıkmaları fikri de hoşuma gitmiyor. Eğer insanları cidden yok etmeye geliyorlar ise de haklılığı tartışılabilecek ciddi bir sebepleri olmalı diye düşünüyorum.

Şimdi gelelim Vadedilen Prens / Azor Ahai / Son Kahraman, bizim dönemimizde ne işe yarayacak, görevi ne olacak?

Tabii ki de sekiz bin (sekiz bin sene olduğu kesin değil, beş bin sene de deniyor ama üçün beşin lafını yapmayalım) sene önce Azor Ahai'nin yaptığını tekrar yaparak anlaşmayı sağlamak.

Teorimin son kısmı da burada devreye giriyor: Azor Ahai Reborn/Vadedilen Prens'in asıl becerisi kılıç kullanma yeteneği, ejderhaları, inanılmaz krallığı, muhteşem komuta becerileri ya da başka bir şey değil, Akgezenlerin dilini anlayabilmek olacak. Onlarla gerçek ve sağlıklı bir iletişim kurabilmek olacak ya da onlarla telapati bile yapabiliyor olabilir ama asıl işlevi onlarla tekrar bir barış yapılmasını sağlamak olacak.

Eğer ki dediklerim tutarsa, Dany'nin dediği gibi cidden tekerlek kırılacak ve Diyar çok ama çok değişecek, çok daha güneyde bir Sur olacak ve belki de ortada bir Demir Taht kalmayacak. 

Şimdi teori kısmı bittiğine göre biraz da kanıt sunmak gerek, değil mi? Aslında kanıtları biraz konu içinde yedirdim ancak ta en başta Martin'in röportajından alıntı yapılan kısım bile çok şeyi açıklıyor. Ateşle dirilmiş olan Beric'in aslında buzla dirilmiş olanlardan çok bir farkı yok. Ateşin rahipleri var olabiliyorsa buzun rahipleri de var olabilir ki Akgezenler zaten wight yaratabiliyorlar. Onların ırklarının diğerlerinin yok olup olmadığını bilmiyoruz ancak yok olduklarını varsayarsak onları zamanında insanların yok etmiş olması o kadar da saçma olmayabilir.

Tabii ki insanların Akgezenleri katletmiş olması, sadece bir fikir, sadece Akgezenlerin insanlarla savaşmak için ihtiyaç duydukları sebep ne olabilir sorusuna bulabildiğim en iyi cevaplardan biri. Bunların gerçek olup olmadığını da bizlere kitapta tabii ki Bran Stark gösterecek ve ne kadar yanılmışız ya da ne kadar tutturmuşuz Kış Rüzgarları yayınlandığında göreceğiz.

 

 

Yorumlar