Ana sayfa Dizi / Film Captain America Civil War İnceleme(Spoiler!)

Captain America Civil War İnceleme(Spoiler!)

PAYLAŞ

Merhabalar merhabalar. Şimdiden uyarıyorum bu yazı spoiler kaynıyor arkadaşlar. İzlemediyseniz okumayın.  Evet başlıyoruz. Son uyarı.

-Filmimiz 1991 yılında Sibirya’da başlıyor. Uyandırılan ve bir göreve gönderilen Bucky’i görüyoruz. Bucky hedefine tek attıktan sonra da film tam başlıyor. New Avengers takımı Nijerya’da görevdedir ve ekibi harekat üzerinde görüyoruz. Crossbones’un liderliğini yaptığı bir terörist grubu durdurmaya çalışıyorlar. Burada emin olamadığım tek bir şey var. Binadaki gaz herkesi etkilerken Cap etkilenmedi. Evet, metabolizması daha güçlü falan da insan hiç mi yavaşlamaz abi. Crossbones’u sıkıştırmayı başardıklarında da “Madem gidiyom beraberimde birileri de gitsin” mantığıyla kendini patlatmaya çalışır Rumlow. Burada Wanda devreye girer. Wanda’nın güçlerini epey geliştirdiğini görüyoruz. Crossbones’u yukarı fırlatınca bir bina patlar ve resmen olayların da kıvılcımı çakılmış olur. Tony Stark’ı da bir sunumda görürüz. Sonrasında çizgi romanda Stark’ın görüşlerine resmen pusula olan kısıma geliriz. Oğlunu Sokovia’da kaybeden bir bayan öfkesini Stark’a kusar. Çizgi romanda da oğlu patlamada ölen bir bayan Stark’a patlamış ve devamında da onun yanında olur. Vision’a da ayrı yer açmak lazım şimdiki kısımlarda. Adam memur gibi dolaşıyor üste. New Avengers Facility’de kazak ve pantolonla dolaşan Android dostumuz ekibe Dışişleri Bakanı Ross’un geldiğini söyler. Ross ta ekibe Sokovia Anlaşması’nı sunar. Çizgi romandaki  Süperinsan Kayıt Yasası gibi o da kahramanları devlete bağlayan bir yazıdır.

CfoSfo0UAAAC3eS

(O sessiz çünkü kararını çoktan verdi. Bir de baş ağrısı var.)

 

Ve sonunda Zemo’yu da görürüz. Emekli bir Rus albayın evine dalar ve zamanında Winter Soldier’ı kullanmak için söylenen kelimeleri içeren red booku alır. Zemo karakteri bana çok normal bir tip gözüktü nedense. Yani Baron Zemo böyle traşlı bir beyden çok maskeli ve kibirli bir asildir. Ama zeka aynı zeka.  Kahramanlarımızsa kendi aralarında tartışmaya girerler. Kimine göre sınırlandırılmak gereken bir şeyken, Cap ve Falcon bunun doğru olmadığını savunurlar. Bu esnada Cap’e mesaj gelir-evet adam akıllı telefon kullanıyor-ve Peggy Carter’ın öldüğünü haber alır. Londra’da da cenazesi yapılır. Sharon Carter’ı da görürüz burada. Anlaşmaya uyan 117 devletin temsilcileri ve anlaşmayı imzalayan kahramanlar Viyana’da toplanırlar. Wanda da üste Vision’ın yanında nazik bir esaret yaşamaktadır. Vision’ın yemek yapması gibi güzel ayrıntılar görürüz ve adam resmen aşık. Viyana’da da T’Challa ve babası T’Chaka’yı görürüz. T’Chaka konuşmacı olarak yerini alır ve konuşurken birden bomba patlar. Daha doğrusu T’Challa durumun farkına varır ama babasını kurtaramaz. Adam resmen Jedi gibiydi. Koca caddede hemen de şüpheli aracı gördü. Patlamanın sorumlusu olarak Bucky(?)kameralara yakalanır. Cap ve Falcon, Sharon’ın da yardımıyla Bucky’yi evinde bulurlar. Cap elbette hemen ikna çabalarına girer. Alman polisi eve saldırır ama ikili karşı koyar. Özellikle de Bucky’nin koçbaşıyla adam dövmesi beni benden aldı. Bucky tam kurtuldu derken sonunda onu görürüz:

Black Panther.

56e93d46e4b01412b8140527_img_56e95bb2e4b0ca4828048431

Bir anda Bucky’nin üstüne atlayan Panther resmen haşatını çıkarır iki dakikada ama Cap olaya müdahele eder ve Bucky yine atlatır o an. Buradaki kovalamaca gerçekten çok iyiydi. Ancak iki şeye kafam bozuldu. T’Challa gibi biri nasıl öyle kanasusamış bir intikama yenik düşer ve Cap te GTA oynuyormuş gibi adamın birini aracından çekip çıkarır. En azından bir özür dile adamı atarken yürüyen bayrak. Kovalamaca sonunda War Machine ile polisler onları esir alırlar. War Machine’in böyle önem kazanması iyi bir şey. Team Stark’ta askeri kimliği olan tek kişi ne de olsa. Esir alınan Cap ve Falcon bir odaya kapatılırken, Bucky sorgulanır. Farklı kimlikle içeri giren Zemo tarafından.

daniel-bruhl-captain-america

(Görev raporu 16 Şubat 1991)

Zemo red booktaki kelimeleri okur ve Bucky yine Winter Soldier olur. Üste terör estiren Bucky resmen önüne geleni pataklar. Panther ile ikinci karşılaşmaları da epey keyifliydi. Cap kankasını takip eder ve sonunda Captain America’nın fiziksel gücünü tam anlamıyla görürüz. Bayılan Buck’ı yanlarına alan ikili, bir depoya girerler ve sonunda Bucky’nin tam anlamıyla düzeldiğini görürüz. Bir Tospağa ile kaçan üçlü yine Sharon’ın yardımıyla ekipmanlarını geri alırlar ve veeee Cap’le Sharon öpüşür. Bucky ve Sam’in de arkadan sırıtan kankalar kısmı da filmin olduğu kadar olan ciddiyetine renk katar. Tekrar Facility’e döneriz ve yine görmeyi beklediğimiz isimleriden Hawkeye üsse gelir. İki şok okuyla dahice hazırladığı tuzağa rağmen Vision’ın üstesinden gelemez. Ama Wanda gelir. Yeni bir acemiyi de yanlarına alarak Berlin’e gelirler. Cap, aslında o patlamanın ve tüm bu Bucky koşturmacasının arkasında olan kişinin Zemo olduğunu öğrenir. Zemo Bucky dışında da beş tane Winter Soldier olduğunu keşfeder ama ilk izlenimimize göre bunların peşindedir. O yüzden sırf Bucky’i sorgulamak için tüm bunlara sebep olmuştur. Ama benim burada olumsuz bulduğum bir kısım var. Bu adam çizgi romanlardan alışık olduğumuz istediği ne varsa anında sahip olan Zemo değil yani bu kadar fırsatı ve kaynağı nasıl buluyor anlayamadım doğrusu. Berlin’de Team Cap toplanır.

NE68gJnCBvMm9c_1_b

Bu arada Iron Man de ekibini toplamaktadır ve o da yeni bir müttefik bulur kendine Queens’te. Sonunda Peter Parker’ı görürüz. Eve gelince afet hala May’in yanında Tony Stark’ı görür.

500x1000px-LL-bcaeeafa_image

(Nereden nereye be)

Burs yalanıyla afet hala kandırılır ve burada Peter’ın “Bu burs para mı yani?” demesi alışık olduğumuz fakir ve ezik halini güzel yansıtır. Gerçi evin maşallahı vardı ama May kadar yoktu tabi. Peter’ın kendi yaptığı kostümle bir güzel dalga geçen Stark onu yanına çeker. Tom Holland o beş dakikalık sahnede bile doğru bir seçim olduğunu kanıtladı bence. Berlin Havalimanı’nda sonunda Stark’la yüzleşir Cap.

 

 

Marvel's Captain America: Civil War Spider-Man/Peter Parker (Tom Holland) Photo Credit: Film Frame © Marvel 2016

Savaş sahnelerinin tek tek yazmak istemiyorum. Yazılmaz izlenir bir durumdu.

captain-america-civil-war-pics-022

War Machine’in bu kısımlarda liderliğe soyunması da mantıklı bir noktaydı. Wanda’nın resmen Roman Reigns kesildiği kavgalarda  yumruk yumruğa savaşta kazanamayacağını anlayan Team Cap zorunlu yem bırakır. Cap ve Bucky, Black Widow’un da yardımıyla Quinnjet’e binerek Sibirya’ya doğru yola çıkarlar. Giant-Man sahnelerinde Scott’ın bir müddet bu formda kalabileceğini söylemesi de yine doğru kısımlardandı. Pym Partikülleri ile en fazla 20 metreye çıkabilirsiniz mesela ve bu formda fazla kalamazsınız. Spidey’nin herkese tek atan metal kolu tek elle durdurması da saçma değildi bu arada. Spiderman fiziksel olarak çoğu orta-siklet kahramandan güçlüdür. Cap-Spidey dövüşü, Panther vs Bucky Round 3 gibi güzel dövüş sahneleri de aksiyona renk kattı. Giant-Man’i yıkarlarken Peter’ın Hoth Savaşı’ndaki At-At araçlarına göndermek yapması da çok beğendiğim bir replikti. Sonuçta ekibin geri kalanı esir alınır. Wanda’ya deli gömleği giydirilmesi de gözümüzden kaçmadı hani. Stark ses sistemlerini kısa süreliğine bozarak Sam’den Cap’in nereye gittiğini öğrenir. Ben film boyunca Ross’un bu kadar pasif kalmasına çok şaşırdım açıkçası. Bu adam elde bıçakla Hulk’ın üstüne koşan biridir. Sibirya’ya geçiyoruz sonunda. Geçmişi anan Cap ve Bucky üsse girerler ve girdikleri gibi de Iron Man de üsse gelir. Film boyunca atışan ve birbirlerine gerekçelerini kabul ettirmeye çalışan ikili sonunda uzlaşır ve ana merkeze girerler. Burada filmin resmen fakeine yatmış verdim. Bir saat oturup bunlar beş tane Winter Soldier’ı nasıl yenecek diye düşünürken hepsinin kafaya birer kurşun yemiş olduğunu görmek şaşırttı. Zemo salak mı tek başına üçüne ne yapabilir ki derken, bir video görürüz. Meğerse filmin başında suikastini gördüğümüz Bucky’nin orada hedefi Howard Stark ve eşiymiş. Bunu gören Iron Man de “beyni yıkandı usta” laflarına aldırmayarak ikiliye saldırır. Black Panther da Stark’ı üsse kadar takip etmiştir bu arada. Sonunda 2v1 boss fight görürüz. Cap Bucky’e kaçmasını söylerek Stark’ı durdurmaya çalışır ama intikamla dolan Stark ikinisini de paralar. Bucky’nin metal kolunu parçalayarak onu safdışı bırakır ve olay 1v1 şekline döner. Cap’in hareketlerini sisteme bildiğin iki saniyede kopyalayan Stark, Captain America’yı haşat eder ve artık kavganın final kısmına geliriz. Black Panther da bütün film boş yere Bucky’nin peşinde koştuğu gerçeğinden sonra intihar etmeye çalışan Zemo’yu etkisiz hale getirir. Baron Zemo beni yine şaşırtır ve ailesini kaybedip kötü yola düşmüş mazlum çıkar. Cap final dövüşünü “I can do this all day” gazıyla kazanır ve kankasını yanına alarak gider. Kalkanınıysa geride bırakır. War Machine’in felç kalmasına sebep olan Vision da ya aşktan dikkatını kaybetti ya da sahip olduğu Sonsuzluk Taşı üzerinden kontrolü azaldı. Film Cap’ten gelen mektubu okuyan Tony Satar’ın son bir kez daha Cap’e kıyağı ve Cap’in de Raft’a sızarak dostlarını kurtarmasıyla sona erer.

Şimdi film bence açık ara senenin en iyi filmi olacak. Kurguda başlarda biraz hızlı gitmesi dışında bir eksiklik yoktu. Sadece ara ara yaşanan abartılar oldu. Şimdi de sanırım bazı şeyleri  açıklamak gerekecek.

Raft Hapishanesi süper kötülerin konulduğu ve sık sık ta firarların yaşandığı güzide bir hapishanedir.

Filmde gidip uzun süreli bir ayrılığa yol açmayacakları belliydi. Yani Zemo’nun olayların arkasında olması gereken bir hamleydi.

Cap filmin sonunda diğerlerini kurtararak Secret Avengers’ı kurmuş oldu. Bu ekip Civil War’da Cap tarafından kurulmuş ve onun ölümünden sonra da yoldaşları tarafından devam ettirilmiş underground bir takımdır.

Gibi gibi. Bolca espirinin, güzel göndermelerin, ateşli bir May halanın, çizgi romandaki kadar olmasa da bolca kahramanın yer aldığı ve sonunda Secret Avengers’ın ortaya çıktığı filmimiz çok iyiydi. Yazım burada sona eriyor, umarım izlemeyenler oturup okumamıştır.  X-Men: Apocalypse incelememizde görüşmek üzere.

 

Yorumlar