Ana sayfa Middle Earth Kitaplar Cüceler

Cüceler

PAYLAŞ

“Melkor’un güçlü olduğu zamanlarda geleceklerinden dolayı Aule, cüceleri dayanmaları için güçlü bir yapıyla yarattı. Bu yüzden sert mizaçlıdırlar, arkadaşlıkta ve düşmanlıkta çabuk karar verirler ve açlık ile yorgunluğa, konuşabilen diğer halklardan çok daha fazla dayanabilirler; ayni zamanda yasam sureleri uzundur, insanlarınkinden çok çok uzun, ancak sonsuza kadar değil.” – Silmarillion, “Aule ve Yavanna hakkında”

Cüceler, onurlu ve inatçı bir ırktır, ayrıca zamanın tehlikelerine uygun ve zorluklara direnecek şekilde yaratılmışlardır. Elflerden, insanlardan ve hobbitlerden fiziksel olarak çok daha güçlüdürler, sağlam bir bünyeleri vardır. Özellikle sıcağa ve soğuğa karşı dirençlidirler, ayrıca ağır yükleri de kolayca taşıyabilirler. Cücelerin ömrü yaklaşık 250 yıldır. Yeni şeyleri kolayca öğrenebilme becerisine sahiptirler. Adlarından da anlaşılacağı gibi elfler ve insanlardan daha kısadırlar, boyları yaklaşık 1,3 metre civarındadır.
Normal bir cüce çoğunlukla inatçı ve sırcıdır; ancak cüceler birisiyle dostluk kurduklarında her zaman onun yanında olurlar. Dostlarına sadıktırlar. Cüceler kendilerine kötü sözler edilmesine pek aldırmazlar; lakin bir kez öfkelerini üzerinize çektiniz mi, yıllar boyu sürecek bir kin ve intikam duygusuyla peşinizi bırakmamaya eğilimlidirler.
Bilindiği üzere, çoğu cüce açgözlüdür. Ancak bu durum çoğu insanda olduğu gibi onları baştan çıkartıp kötü yola itmemiştir.10559896_592675277499785_7597767741547734906_n

Oldukça ünlü silahları, zırhları ve sanat eserlerini cüceler dövüp işlemiştir. Bunlardan en önemlileri Elendil’in kılıcı Narsil, Dor-lómin’in Ejder Miğferi ve Nauglamír’dir. Cücelerin oyduğu salonlar da oldukça ünlüdür: Belegost, Nogrod, Khazad-dûm ve Menegroth bunların en bilinenlerindendir. Yüzük Savaşından sonra Minas Tirith’in kapılarını ve Miğfer Dibi surlarını da onarmışlardır. Ayrıca her yerde ve her koşulda bir kav kutusuyla ateş yakabilme becerisine de sahiptirler.Dragon Helm od Dor-Lomin

 

Cüceler aynı zamanda çok iyi birer savaşçıdırlar. Düşmanlarına besledikleri bitmeyen öfke sayesinde, patlamaya her an hazır bir barut fıçısına benzerler. En meşhur silahları baltalar ve çekiçlerdir, sağlam ve görkemli zırhlar giyip
savaş maskeleri takarlar. Uzun yıllar boyunca sayısız savaşta orklara karşı baltalarını kullanmışlardır.
Cüceler tarım ya da hayvancılık yapmazlar; çünkü genellikle yer altındaki mağaralarda yaşarlar. Eserlerini, insanlarla ve elflerle yiyecek için takas ederek yaşamlarını sürdürmüşlerdir. Cüceler dişilerini oldukça sıkı korurlar çünkü dişi cüceler tüm cücelerin sadece üçte birini oluşturur ve cüce hanımlar cüce soyunun devamı için gereklidir. Adı bilinen tek cüce hanım, Thorin Meşekalkan’ın kız kardeşi Dis’tir. Dis, Fili ve Kili’nin annesidir. Bir rivayete göre de cüce hanımlar da erkek cüceler gibi sakallı ve kaslıdır, bu nedenler cüce olmayan birinin bir cüce hanımı tanıması neredeyse imkansızdır.
Cüceler veya kendi dillerinde olduğu
gibi Khazad, kısa boylu canlilardi ve genellikle Hobbitlerle dost olmalarina ragmen Elflere şüpheyle yaklaşmışlardı. Meslek olarak genellikle demirci ve taş ustalarıydı, bu konudaki bazı sanatlarına Elfler bile rakip olamazdı.

Cücelerin bir çok hanesi olmasına rağmen bunlardan en göze çarpanı Uzunsakallar’dı.

Cüceler, Elfler ve İnsanların aksine Iluvatar’in çocukları arasında sayılmaz. Onların yaratıcısı Demirci Aule’dir. Cüceler ona Mahal der.. Aule Yedi Baba’yı Orta Dünya’nın bilinmeyen bir dağının altında yarattı ve bütün cüce soyları onlardan geldi. Lakin Aule bir canlıya bağımsız bir yasam verecek kutsal güçten yoksundu ve bu yüzden cüceler onun iradesine bağlıydı. Iluvatar geldi ve daha fazla yaşıyan canlı yaratmak istediğini itiraf eden Aule’yi azarladı ve Aule pişmanlıkla, cüceleri yok etmek için çekicini kaldırdı. Darbe tam inecekken cüceler korktu ve merhamet dilendi ve Iluvatar onlara acıyıp, çocuğunun yaratıklarına gerçek yaşamı bağışladı ve onları Arda için yaptığı planına dahil etti. Fakat Iluvatar onların ilk-doğan olacak olan Elflerden önce uyanmalarını istemedi. Iluvatar cücelere yasam bahsetti ve bu yüzden de onlar Iluvatar’in Kabul Edilmiş çocukları olarak bilindi ama Aule’ye onları dağın altındaki odalarında uyutması için emir verdi ve Elfler’den sonra uyanan olacaklardı. Yedi Baba eşleriyle birlikte yerlerinde uyandılar ancak Durin I yalnız bir şekilde uyandı. Cuce halkının yedi farklı grubu da Yedi Baba’nnn ilk uyandığı yerden gelmektedir.aule

Bu yedi cüce kabilesi şunlardı ;

Gundabad’dan gelen Uzunsakallar ve Durin’in halki. Nogrod ve Belegost’tan gelen Ateşsakallar ve Genişkirişler. Uzak doğudan gelen Demiryumruk ve Sertsakallar.
Orocarni’den gelen Karaperçem ve Taşayaklar.

Durin daha sonraları en görkemli Cüce diyarı, Khazad-dum olacak Kheled-Zaram’ın üstündeki mağralara yerleşti. Bu yüzden Uzunsakalların salonları başka bir Cüce krallığının salonlarının yakınında değildi. Bunların dışında ayni zamanda bir sekizinci cüce grubu olan bodur cüceler de vardi. Bunlar diğer cüce ırklarından ayrı değildi lakin sürgüne mahkum olmuşlardı. Bodur cüceler ilk cağdaki elfler tarafından soylarının tükenme noktasına kadar bir hayvan misali avlanmıştır.

Cüceler genellikle denizden çok uzakta yaşamış ve gemilere binmekten kaçınmışlardır çünkü okyanustan korkar ve sesinden hoşlanmazlardı.

Birinci Çağ

Cüceler; Ateşsakallar ve Genişkirişler Beleriand’li Elflerle 1250. Ağaç Yılında ilk tanışmalarından önce başka bir halk bilmezlerdi. Bu zamandan sonra ise Sindar ve cüceler arasında bir dostluk kuruldu. Demircilikte Orta Dünya’da Nogrod cücelerine rakip olabilecek kimse yoktu. Menegroth’un mağaralarını oydular ve Daeron yazım şeklini benimsediler. Sindar’ı, orkların onların dağın diğer tarafındaki elf soydaşlarına saldırdığı hakkında bilgi veren ve Kral Thingol’u ordusunu cücelerin onlar için yaptığı silahlarla silahlandırmaya iten yine cücelerdi.

Daha sonralardan Birinci Beleriand Savaşı’nda büyük bir ork ordusu elflere saldırdı ancak mağlup olup kaçtılar. Güneye kacçanlar Dolmed dağından gelen bir cüce ordusuyla karşılaştı ve yok edildiler.

Noldor’un dönüşünden sonra Finrod, Narog Mağaraları’na yerleşmek istedi ve Ered Luin’li cüceler ona yardım ettiler ve ayni zamanda ona cüce ismi olan Felak-gundu (Felagund) ismini bahşettiler. Onun için aynı zamanda ileride Silmarillerden birini taşıyacak olan ve gerçek sahibi konusunda kıskançlık ve çatışma çıkaran Nauglamir‘i yaptılar. Bu çatışmalar İkinci Çağ’ın başlangıcında kayboldu ancak Sauron’un ektiği güvensizlik tohumlarıyla yeniden alevlendi. Sonunda Elfler ve Cüceler arasında başlayan güvensizlik ve hasımlık ortamı, 3. Cağda Gimli’nin Galadriel Hanım’a beslediği büyük hayranlık ve Legolas’la kurduğu sağlam dostluk ile sona erdi. Olaylar, Morgoth’un güçlerinin Elf, İnsan ve Cücelerleda karşılaşmasıyla doruk noktasına ulaştı. Cüceler Maedhros Birliği için savaştı. Şüphesiz ki o gün orada Belegost Lordu Azaghal ve askerleri olmasaydı Noldor Orta-Dünya’dan tamamen silinecekti ve savaş kaybedilecekti.9bf46f853683ac452b71f8f96b330c03

İkinci Çağın başlarında , Beleriand’ın batırılmasıyla, Ateşsakallar ve Genişkirişler Mavi Dağlar’daki harap olan şehirlerinden Khazad-dum ‘a göç ettiler.

İkinci Çağ

Cüceler, diğer ırkları ilgiendiren önemli olaylarda çok az rol oynadılar.Ancak Elfler ile belki de hiç olmadıkları kadar yakınlaştılar; Moria’lı cüceler Eregion’un Gwaith-i-Mirdain grubuyla yakın iletişim kurdular; İki halkın arasında iletişim sağlamak için Durin’in Moria Kapılar’ı inşa edildi ve yapımında iki ırk da görev aldı.

Eregion, Sauron’un güçleri tarafından yağmalanırken cüceler onlara arkalarından saldırdı ancak bu Sauron’u bütün Eriador diyarını fethetmesinden alıkoymadı. “Annatar” Güç Yüzükleri’ni dağıtırken, onları kontrol etmeyi amaçlayarak yedi tanesini de cüce lordlarına verdi. Ancak yüzükler İnsanların aksine cücelere etki etmedi. Cüceler birer tayfa dönüşmediler, hatta Sauron’un hükmüne karşı koydular.Yüzükler yalnızca onların açlıklarını ve eserlerini ortaya koyma kabiliyetlerini çoğalttı.tumblr_inline_mvvzxnSaK81rnrk68

Çağın sonunda, Moria Cüceleri’nden bazıları Elfler ve İnsanların Son İttifak Ordusu’na katıldı ve büyük savaşa gittiler.

Üçüncü Çağın 1980. yılında, cüceler yüzyıllardan beri süregelen mithril ve diğer madenler için yaptıkları açgözlü kazılar sonucunda Birinci Çağ’dan beri Sisli Dağlar’ın dibinde uyuyan bir Balrog’u uyandırdılar. Cüceler Khazad-dum’dan firar ettiler ve orası daha sonradan “Kara Çukur” anlamına gelen Moria olarak anılmaya başlandı.

Durin’in Halkı’nın büyük bir kısmı kuzeydeki Gri Dağları terk ederken, bazıları da Üçüncü Çağın 1999. yılında kısa bir süreliğine Erebor’a giden yeni kral I.Thrain’i izledi. 300 yıldan uzun bir süre boyunca Gri Dağlar’ın cüceleri zenginleşti ta ki kuzeyin uzak köşelerindeki ejderha Smaug güçlenene kadar.Cücelerden bazıları Demir Tepeler’e kaçarken, büyük bir çoğunluğu ise yeni kral Thror’u Erebor Dağı’nın altıda yeni bir krallık kurması için izlediler.Orada, ejderha Smaug’un Üçüncü Çağın 2770. yılında gelişine kadar 200 yıldan fazla bir süre boyunca bereket içinde yaşadılar. Kral ve yardımcıları güneye sürgüne gitti, geride kalan kurtulanların bir çoğu ise Demir Tepeler’e yolculuk ettiler. Durin’in halkı Dunland’e yerleşti.10527898_876643729031919_5840738948642244463_n

Erebor’un yağmalanışından yaklaşık yirmi yıl sonra, Thrór umudunu yitirmişti. Yediler’in sonuncusunu oğlu Thrain’e verip eski dostu Nár ile birlikte bir yolculuğa çıktı. Yüzük hakkında ise Thrain’e şöyle dedi:

“Bu sana yeni bir şans verebilir; fakat altın üretmek için altına ihtiyacı var.”

“Erebor’a dönmeyi düşünmüyorsun değil mi?” dedi Thrain.

“Artık değil,” dedi Thrór. “Smaug’dan olan intikamımızı sana ve torunlarıma bırakıyorum. Lakin ben insanların alaylarından ve fakirlikten sıkıldım, şansımı denemeye gidiyorum.” Fakat nereye olduğunu söylemedi.

Thrór, atalarının oyduğu salonları görmek üzere Khazad-dûm’a doğru yönelmişti. Nár ile birlikte Kızılboynuz Geçidi’ni geçip Azanulbizar’a vardılar.

Moria’ya geldiğinde kapılar ardına kadar açıktı. Nar ona dikkatli olmasını öğütledi; fakat o krallığına dönmüş bir veliaht edasında kapılardan kibirle geçti. Lakin geri gelemedi.

Nar birkaç gün saklanarak bekledi. Bir gün yüksek bir ses ve boru sesi duydu ve kapılardan dışarı bir vücudun atıldığını gördü. Bunun Thrór olmasından kuşkulanarak kapılara doğru yaklaştı. Ardından içeriden bir ses duyuldu:

“Gel sakallı! Seni görebiliyoruz. Fakat bugün korkmana gerek yok çünkü sana haberci olarak ihtiyacımız var.”

Ve Nar geldi, vücudun Thrór’unki olduğunu anladı fakat kafası kesilmiş ve yanına atılmıştı. Orada saygıyla eğildiğinde bir ork kahkahası duydu ve ses dedi ki:

“Eğer dilenciler kapıda beklemez içeri bir hırsız gibi girmeye çalışırsa, işte! Onlara böyle yaparız. Eğer senin insanlarından biri daha sakalını kapılarımızdan içeri uzatırsa aynı şey başına gelir. Git onlara böyle de! Ve eğer ailesi burada Kral’ın kim olduğunu öğrenmek istiyorsa kafasında yazılı. Ben yaptım! Onu ben öldürdüm! Ben EFENDİYİM!”
Sonra Nar kafasını çevirdi ve cüce rünleriyle Azog yazısını gördü. Bu isim o günden sonra onun ve her cücenin kalbine dağlandı. Nar kesilmiş başı almak için eğildiğinde Azog ona bağırdı:

“Bırak onu! Defol! Al, işte paran sakallı dilenci.” Küçük bir torba ona doğru fırlatıldı. İçinde birkaç madeni para vardı.

Ağlayarak, Celebrant üzerinden geri dönmeye başladı; fakat kapılara son bir kez baktığında orkların kapılardan çıkmış olduklarını ve cesede saygısızlık yapıp onu parçaladıklarını gördü.

İşte bu Nar’ın Thrain’e ilettiği hikâyenin tamamıydı. Bunları söyleyip ağladı ve sakalını çekti. Sonra sustu ve 7 gün sadece oturup, konuşmadı. En sonunda Thrain kalktı ve: “Bu taşınamaz bir hakarettir.” Dedi.

 

 

Böylece yıllar süren Cüce-Ork Savaşları başladı bu savaşta Cüceler bütün goblin kalelerini yerle bir etti ve savaş bütün cüce klanlarının birleştiği Azanulbizar Savaş’ı ile sona erdi.Moria’dan gelen goblin orduları güçlü ve acımasızdı ancak Demir Tepeler’den gelen taze birlikler ve Dain Demirayak’ın cüceler için çocuk sayılabilecek bir yaşta ( 32 ) Azog’u öldürmesi sayesinde alt edilebildiler.1291293_10204011498236879_111774708_n

Cüceler, her ne kadar savaşın galibi olsalar da, sonuç onlara pahalıya patlamışlardı.Cüce halkı öbür taraftan, Moria’ya yerleşmek istemediler. Thrain bunun üzerine Mavi Dağlar’a geldi ve krallığını oraya kurdu. Büyücü Gandalf, Thrain oğlu Thorin’e Erebor Krallığı’nı geri almasına aracı oldu. Thorin etrafında, çoğunlukla kendi soyundan olan, 12 cüce toplamış ve bu kafileye Gandalf ve Bilbo Baggins de katılmıştı. Erebor Macerası ejderha Smaug’un ölümüyle son buldu.Ele geçirilen hazine hakkında Elfler ve İnsanlarla giriştikleri tartışmadan sonra cüceler, Demir Tepeler’den gelenlerin de yardımıyla, Elfler ve İnsanlarla bir araya gelip saldırıya geçen goblin ve warglarla savaştılar.Bu savaşa 5 ordunun savaşı ismi verildi ve Thorin burada öldürüldü. Fili ve Kili’de onun bedenini korurken can verdi. Böylece Dağ Altı Kralı ve Demir Tepelerin Lordu oldu, Dain II Demirayak. Cücelerin yeni yüce kralı.2n88pyx

Gloin oğlu Gimli cücelerin bir temsilcisi olarak Yüzük kardeşliğine katıldı ve elf Legolas’la Yüzük Savaşı sırasında arkadaşlık kurdu.

Dördüncü Çağ

Dördüncü Çağdaki cüceler hakkında pek fazla bir şey bilinmez. Yüzük Savaşı’ndan sonra Gimli, Durin’in halkının bir kısmını da alarak Miğfer Dibi’nin ötesindeki Parıldayan Mağaralar’a gidip orada bir yerleşke kurdu. Daha sonralardan Gimli arkadaşı Legolas ile beraber bir çok maceraya çıktı ve tarih onların izlerini kaybetti. Onların arkadaşlığının etkisiyle, son elfler Orta Dünya’dan ayrılmadan hemen önce, iki ırkın arasında yüzyıllardır süre gelen düşmanlık sona erdi. Denir ki; Gimli ve Legolas en sonunda bir gemiyle yelken açıp Anduin nehrinden geçerek Valinor’a ulaşmıştır. Gimli de böylece Ölümsüz Diyarlar’a yolculuk eden yegane cüce olmuştur.

Cücelerin, Durin Soyu’nun bilinen Son kralı VII. Durin’dir. Ölümsüz Durin’in yeniden doğan son hali olduğu kabul edilir, çünkü cücelere göre Ölümsüz Durin yedi defa doğacaktı. Dördüncü Çağ’da yaşadığı ve Khazad-dûm’u orkların elinden kurtardığı bilinmektedir. Lakin Khazad-dûm’un, cücelerin kadim yurdunun bir daha asla eski görkemine kavuşamadığı söylenir.
İşte böyledir cücelerin öyküsü, daha İlkdoğanlar’ın gelmesinden önce başlar ve Dördüncü Çağ’da son bulur. Ilûvatar’ın üvey evlatları, cüceler, elflerin deyişiyle Naugrim ya da kendi deyişleriyle Khazâd; taş işleyenler, madenciler, yorulmayan eller… Onların öyküsü işte burada bitiyor; lakin hiçbir zaman unutulmayacaklar.

İnanışları

Cüceler, Vala Aule’yi sever ve saygı duyarlardı. Legendarium’un eski hallerinin birinde cücelerin Iluvatar’ın varlığından haberi olmadığı ya da varlığını reddettiği yazardı, ama sonraki yazımlar bu ifadenin karşısında olmuştur.

Elfler, cücelerin Arda’nın geleceğinde bir rol oynamayacağını düşünürlerdi ama cüceler, Iluvatar’ın onları kutsayacağına ve onları çocuğu olarak benimseyeceğine inanırlardı. Aule(Mahal)’nin aynı zamanda onları öldüklerinden sonra koruyacağına ve her ne kadar salonları ayrı olsa da onları Iluvatar’ın diğer çocukları ile birlikte Mandos’un Salonları’nda toplayacağına inanırlardı.Söylenir ki; cüceler Son Savaş’tan sonra Aule’yle beraber Arda’nın yeniden yaratılışında beraber çalışacaklardı.

Lisanları

Cüce lisanı Aule tarafından yaratılmış ve adına Khuzdul denilmişti. Elfler, İnsanlar ve dillerini öğrenen cüce harici canlılar için oldukça garip bir lisandı, çünkü cüceler hem sır ile saklamış hem de komşularının dilinde iletişim kurmayı tercih etmişlerdi.Bunun tek istisnası, İlk Çağ’da cücelerle elflerden daha iyi anlaşan Kara Elf Eöl olabilir. Çünkü Eöl, Belegost’a ve Nogrod’a gidip gelirdi. Onlarla anlaşabilmek için cüce lisanını öğrenmiş olması mümkündür. Ama yabancıların oldukça iyi bildiği bir cümle vardır, birinci çağa kadar uzanan kadim savaş naraları :
“Baruk Khazâd! Khazâd ai-mênu!”, bu “Cücelerin baltaları! Cüceler üzerinizde!” anlamına gelirdi. Cüceler, Khuzdul lisanını çocuklarına oldukça dikkatli bir şekilde öğretmiştir ve bunu bir “beşik dili” olarak değil, bir eğitim dili olarak benimsediklerinden dolayı diğer ırkların aksine cüce lisanı çağlar boyunca çok az değişime uğramıştır.

Cüceler aynı zamanda, sessizce iletişim kurmak için iglishmek adını verdikleri bir beden dili de geliştirdiler.10534621_559723164139797_5571613786408244622_n

İsimleri

Cüceler kendilerine Aule’nin onları çağırdığı şekilde Khazad dediler; bu Sindarin’de Hadhodrim ve Quenya’da Casari olarak bilinirdi.Noldor arasında cüceler için genellikle Casari kullanılırdı ama Sindar onlara genellikle bodur halk anlamına gelen Naugrim veya Nogothrim olarak seslenirdi.

Quenya’da cüceler için Auleonnar sıfatı da bulunurdu bu, “Aule’nin çocukları” anlamına gelirdi.

Öbür ırklarla ilişkilerinde cüceler kendi isimlerini açığa çıkarmak yerine, kendilerine diğer lisanlarda bulunan yeni isimler seçmişlerdir(bodur cüceler hariç).Üçüncü Çağ’da Uzunsakallar, halk arasında kuzey insanlarının isimlerini kullanırdı.

Yorumlar