Ana sayfa Oyunlar Diğer Oyunlar Dark Souls Evreni – Ringed City (Bölüm 1) #7

Dark Souls Evreni – Ringed City (Bölüm 1) #7

PAYLAŞ

Dünyanın son zamanlarında son savaş başlar. Tanrıların çağından beri hayatta kalan ölümsüz köle şovalye ve döngünün içinden doğmuş bir unkindled arasındaki savaşta sayısız yıkılmış medeniyetlerin üzerine dökülen karanlık kan yeni bir dünyanın yaratılışına sebep olabilirdi. Belkide bu yol en iyisiydi. Çünkü ancak dünyanın sonunda nasıl başladığını öğrenebildik.

İlham Hikayesi

Başlangıçta hiçlikte bulunan dört ruh vardı. Dört Lord ruhu. Tabiki bunlar sonra gerektiği kişilere paylaştırıldı. Gwyn’nin bağlılığı, Cadı’nın kızları, Nito’nun ölüleri vardı. Birde Pygmy, karanlık ruhu bulup insanlığın temelini attı. Herzaman sadece bir tane pygmy olduğunu varsaydık. Doğru sadece bir tane gizli Pygmy vardı ve atalarımız olarak sadece bir pygmy den bahsedildi. En uygun kişi Oolacile’de aklını kaçırmış manus olabilir. Ama gizli Pygmy’nin kimliği çok önemli değildi. İsim,bela ve en önemlisi ışığın arayışı içinde değillerdi. Çünkü ışık yoksa, gölgede yoktu. Diğer lordlar gibi Pygmy de karanlık ruhunu paylaştı. Ringed City de Pygmy soylu ailesini başlattı.

Ringed City

Ringed Night

Burada yaşayan ilk Pygmy oğullarını görebiliriz. Hiçliğin ateşiyle üretilmiş kuşanmalarıyla birlikte. Bazı şovalyelerin elinde tuttuğu Ejderha kafası şeklindeki kalkan, ilk savata ön safhalarda savaştıklarının kanıtıdır.  Buna rağmen katılımları asla övgü almadı. Çünkü Gwyn için Ateş çağı adına savaşmak özel bir duyguydu. Daha özel olan ise ateş çağını kaybetme korkusuydu. Bu korku onun en kötü yanlarını oluşturdu. İnsanlık onun ejderhalara karşı olan savaşında yardım etmişti ama bu durum karanlık çağın belirtisiydi. Buna karşılık olarak insanlık kendi sırasını bekledi ve Gwyn kendi kaderini mühürledi. Ateşten yüzüğü ilk insanların zırhına işleterek içlerindeki karanlığı tamamen yok etti. Bu yüzük insanların derisinde çıkıp içlerindeki insanlığı ateşle çevrelemeye başladı. İnsanların ruhunu yok edene kadar yakan bir işaret. Yüz yıllar sonra bütün dünya bu lanet ile işaretlendi. Bu sembol ateş çağının bitmemesini sağlayacak bir çözümdü(!). İnsanın doğasını inanılmaz derecede değiştiren bu olay, ilk günah olarak bilindi (Evet, First Sin). Bazı insanlar içindeki karanlığı red etti ve ateş çağına bağlı kalmayı tercih etti. Bazıları yeni ölümsüzlük fikriyle gurur duyup işaretli olmanın ne anlama geldiğini anlamaya çalıştı. Sonunda yeni bir yaratık bile doğdu. The Unkindled. Uzun aman önce kendisini ateş çağı için feda edenlerin küllerinden doğdu. Bu sayede hiçliğin laneti en sonunda tanrılar için bir sorun haline gelmişti.

The Cursed Gift

Lord Gwyn ruhunu yaplaştığı kişiler arasında Pygmy de vardı. Tabiki ona Lord soul vermedi. Ona Ringed City’yi hediye etti. Dünyanın sonundaki ıssız şehir. Oyuncu olarak(The ubkindled) ziyaret ettiğimizde şehirden çok hapishane olduğunu anlamak zor olmadı. Ringed City’nin kalbilne Gwyn’nin en genç kızı uyukluyordu. Prenses Filianore. Bir şekilde uykusu ve tuttuğu yumurta Pigmy kraliyetini koruyordu. Belki karanlık ruhlarının dışarı çıkmasını engelliyordu ve hatta belki dünyanın yok oluşunu önlüyordu. Nasıl? Oda ikinci yazıya kalsın.

Princess Filianore

The Unkindled olarak yumurtaya temas edip kırdığımızda zamanıda kırıyoruz. Ringed City’nin amacı bu prensesi korumak olsa gerek ki oyundaki en cok koruma burada var. Burada gördüğünüz bütün şovalyeler buraya bir kralın emirleri üzerine geldiler. Ağır kayıpları sonucu ise şehir savunmasına katılmaya zorlandılar.

Yorumlar