Ana sayfa Oyunlar Diğer Oyunlar Dark Souls Prepare To Die Edition

Dark Souls Prepare To Die Edition

PAYLAŞ

Dark Souls Prepare to Die Edition’ı inceleyelim dedik.

Günümüzde oyunların kolaylaşması gayet bilinen bir gerçek, artık oyun pazarı globalleştiğinden NES dönemlerinde olduğu gibi saç baş yolduracak düzeyde zor oyunlar çıkmıyor. İşte DS1’in günümüz dünyasında devrimsel bir oyun olmasının sebebi de bu zorluk kavramının oyun dünyasına tekrar girmesini sağlayan bir başyapıt olması. Her ne kadar NES dönemleri kadar zor olmasa da o tür oyunlardan çok daha adil olduğu için adil zorluğun ne olduğu konusunda gösterilecek başlıca kaynaklardan.

Hikaye açısından baktığımızda oyun kendi senaryosu hakkında pek de detay vermiyor. Yüksek ihtimalle oyunu bitirene kadar senaryodan hiçbir şey anlamayacaksınız ama zaten bu oyunda senaryo biraz, “İstersen var ama olmasa da olur.” kıvamında. Oyunu oynarken hiçbir yerde senaryo zaten umurunuzda olmayacak ancak eğer cidden senaryoyu anlamak isterseniz eşya açıklamaları, NPC’lerin diyalogları, bosslar, yaratıklar ve diğer pek çok etmenden yararlanmak zorunda kalıyorsunuz ve bunların hepsini toplasanız bile senaryoda pek çok gedik kalıyor çünkü bu oyun senaryosu biraz da kişiye bırakılmış. Oyun bu gedikleri sizin doldurmanızı istiyor ancak oyunun bu tarzı bazılarına itici gelebilir elbette.

Grafikler açısından oyunun grafikleri pek de başarılı değil ama oyunun tarzı gerçekten çok iyi. Oyundaki her bölgenin belli bir renk paleti ve tarzı var. Örnek vermek gerekirse, Blighttown’a girdiğinizde bir anda oyunun kararması ya da Anor Londo’daki parlaklık ve ihtişam. Oyun kötü grafiklerle bile epiklik hissini çok iyi vermiş. Ayrıca tüm bölümler birbirine bağlı olduğu için tema değişimlerini gözünüzle seçebiliyorsunuz ve o bölümde karşılacaklarınızı tahmin edebiliyorsunuz. Görsellikle oynanışı gerçekten iyi bağlamışlar.

Oynanış açısından oyunun mekanikleri çok basit olmasına karşın çeşitlilik çok fazla olduğundan asla sıkmıyor. Kontroller mükkemmel işlediğinden, eğer ölürseniz oyunun değil sizin hatanız. Böyle bir oyunda kontroller gerçekten önemli, bunu iyi başarmaları oldukça iyi olmuş. Oyundaki silah ve zırh çeşitliliği oldukça fazla ancak zırhlar oyuna ağırlık dışında çok da etki etmediği için gözünüze güzel geleni alın derim. Silahlar konusundaysa her biri birbirinden farklı ve en iyi silah kavramı yok. Oynamayı sevdiğinizi almanızda bir sakınca olmayacaktır. Düşmanlar konusuna gelirsek; genelde canları fazla olmuyor ve 2-3 vuruşta kesebiliyorsunuz ama hem cidden sizi öldurmeye çalıştıklarından ve sayı avantajları olduğundan hem de sizin de 2-3 vuruşta ölmenizden dolayı “bodoslama” dalamıyorsunuz oyun gerçekten zor ve bu zorluk sadece düşmanlara değilde çevreye de yayılmış düşmandan kaçayım derken kendinizi boşluğa atabiliyorsunuz ya da Sens Fortress’taki gibi tuzaklar düşmanınız olabiliyor oyunda coğrafyaya dikkat etmeyip onu ezberlemezseniz düşmanlardan bile daha çok zorlayabilir.

Oynadığım sürüm Prepere To Die Edition olduğundan oyunun icinde DLC de vardı. Bu DLC oyuna 1-2 yeni bölge ve 4 boss savaşı ekliyor oldukça başarılı bir DLC idi. Bosslar oldukça epik, çevre yine detaylı ve senaryoya bağlıydı, ayrıca DLC’nin son bossu DS1’in en iyi ve en zor bossuydu. Bu yüzden de zorluk anlamında orijinal oyunu aratmadığını söyleyebilirim, mutlaka denenmesi gerektiği görüşündeyim.

Yan detaylara baktığımızda oyunun genelinde müzik bulunmasa da bosslarda çalan müzikler oyunun epiklik hissini oldukça iyi veriyor. “İlahi benzeri” tarz bu oyuna oldukça yakışmış, oyunun pc portu oldukça kötü maalesef. Oyunun menüsünde neredeyse hiç grafik ayarı yok, ayrıca optimizasyon berbat. Oyun zaten 30 fps locked geliyor ama istediğiniz kadar iyi bir bilgisayarla oynayın, oyun 20 hatta 10 fpslere kadar düşebiliyor ki bu tek karenin bile önemli olduğu bir oyun için çok büyük bir hata. Ayrıca klavye kontrolleri oyunu oynanmaz hale getiriyor mutlaka bir controllerla oynayın yapımcı bile oyunun tuşlarını Tutorial’ında xbox controller tarzında yazmış. Ayrıca oyunun fizik motoru sıkıntılı, bu yüzden de pek çok kez düşman cesetlerinin bug’a girdiğine ve hatta bir keresinde öldükten sonra hiçbir şey olmamış gibi ayağa kalkıp canlı gibi durup 20 saniye sonra tekrar cesetleşmesi gibi saçmalıklara da şahit oldum.

Her ne kadar çok kötü bir port olsa da oyunun kendisi oldukça sağlam. Hem adil bir zorlukla insanı zorluyor hem de epiklik hissini çok iyi veriyor. Eğer “Senaryo önemli değil bana oynanış ve epiklik lazım,” diyorsanız tavsiye ederim ama eğer daha senaryo odaklı ve grafiksel olarak daha gelişmiş ve kolay bir oyun arıyorsanız bu oyun o oyun değil.

Artılar
Oynanış muhteşem
Müzikler çok iyi kullanılmış
Haritalar birbirine çok iyi bağlanmış
Epiklik hissini oldukça iyi veriyor
Bosslar muhteşem
Oynanış süresi oldukça iyi ve tekrar oynanabilirliği yüksek
Genelde adil bir zorluğunun olması

Eksiler
Fps sıkıntıları
Klavyeyle oynanamaz halde
Saçma sapan buglar
Grafikler fazla eski
Senaryoyu kişiye bırakması bazılarını rahatsız edebilir
Adil olmadığı zamanlarda insana rage attırması

Puanım-95

dark souls2

Yorumlar