Ana sayfa Dizi / Film Deadpool 2 incelemesi

Deadpool 2 incelemesi

PAYLAŞ

SPOILERSIZ KISIM

Deadpool 2 hakkında kararsız olanlardansanız, her şeyi unutun ve koşarak sinemaya gidin. Deadpool 2 gerçekten oldukça komik ve harika cameo’ları ile sizi bayağı memnun ediyor. Şahsen, zamanın nasıl geçtiğini anlamadığım gibi bitmesine de üzüldüğüm ender filmler arasına çoktan girdi bile. Özellikle göndermeleri bayağı muazzam olmuş. Öyle göndermeler var ki, filmi izlerken “acaba buna telif ödediler mi? Ödeseler dahi bu göndermeler için nasıl ikna ettiler” minvalinde düşüncelere kapılıyorsunuz.

DP 2 önceki filme göre alt metinlerinin ve hikaye kurgusunun daha dolu olduğu bir film olmuş. Wade Wilson yani Deadpool’umuzun filmin başında yaşadığı olaylar ve bu doğrultuda gelişen psikolojisi bu açıdan çok iyi yansıtılmış. Aksiyon sahneleri ise yine önceki filmden çok daha fazla. Bütçenin ilk filme göre hatırı sayılır ölçüde artmasının nimetlerinden fazlasıyla faydalanmışlar. Görsel efektler çok yerinde ve muazzam olmuş. Yeni dahil olan Domino ve Cable karakterleri cuk oturmuş diyebiliriz. Özellikle Domino karakteri, hiç beklemedik bir şekilde harika bir uyum yakalamış. Bunların dışında konuk oyunu olarak sürpriz karakterlerde mevcut. Bu açıdan filmi dikkatli izlemenizde fayda var. Geçen filme göre cinsel sahnelerin az olması sebebiyle film bu sefer 18 yaş sınırına takılı kalmamış. Cinsel sahnelerin azlığı, senaryonun gidişatıyla bayağı alakalı diyebiliriz. Film bu sefer 13 yaş sınırı ile seyircinin karşısına çıkmış.

Deadpool 2 gülmek ve eğlenmek için kaçırmamanız gereken filmlerden biri. Tabi esprilerin çoğuna gülebilmek için bir nebzede olsa, sinema ve popüler kültür altyapınız olması gerekli olduğunu vurgulamadan geçmeyeyim. Özellikle son zamanların sinema yapımlarına bayağı bir değiniyor. İlk filmde günümüzden çok genel ve eski göndermeler ile karşılaşmıştık. Lakin böylesinin daha eğlenceli ve komik olduğu da aşikâr.

Bu kadar yorumdan sonra filmin konusunu özetlemek istersek; dispotik bir gelecekten gelen Cable, gelecekte birçok suç işleyip can alacak olan Russell isimli mutantı , çocukken öldürerek gelecekte yaşanacakları engellemek istemektedir. Fakat hiç beklenmedik bir şekilde, karşısına masum bir çocuğu korumak isteyen Deadpool çıkar ve olaylar gelişir.

Cable’ı canlandıran Josh Brolin, 2018’de görev aldığı filmlerdeki performansıyla epey hayran kitlesi edindi diyebiliriz. Thanos’dan sonra Cable karakterini de oldukça başarılı canlandırmış. Özellikle karakterin gizemli ve karanlık yönünü çok iyi yansıtmış. Brolin dışında filme eklenmiş bir çok yeni karakter, gülümsemenizi hiç eksiltmeyecek hatta sürprizlerle size yok artık dedirtecek. Filmin sonunda after credit sahnesi yok. Ancak bu zamana kadar gördüğüm en eğlenceli ve komik post credit sahneleri sizi bekliyor. İzleyin, gülün ve eğlenin. Bol keyif almanız temennisiyle…

SPOILERLI KISIM

Deadpool’un Wolverine’ine ölüm sahnesi yaptığı muazzam göndermesi ve Logan filmine dair ithafları ile başlıyoruz. Film daha açılış sahnesinden itibaren, seyirciyi cameolarına hazırlıyor diyebiliriz. Fragmanlarda buram buram X-Force ekibini izleyeceğimizi hissettirdikleri için, filmde çok fazla göreceğimizi düşünsekte pek öyle olmadı. Aslında ekibin toplandığı sahne çok iyi yansıtılmıştı. Fakat kimse bir anda, neredeyse bütün ekibin ölmesini beklemiyordu. Her ne kadar ölüm sahneleri kulağa korkutucu gelse de, karakterlerin saçma sapan ölümleri bayağı eğlenceliydi. Özellikle Vanisher(Görünmez) karakterinin elektriğe kapılması ile göründüğü sahnede, ağzınızdaki içecekleri önünüze püskürtmüş olmanız muhtemeldi. Çünkü, karşınızda Brat Pitt vardı.

Domino karakterini bence çok güzel işlemişler. Süper gücü gerçekten de şans olmasının yanında oldukça da şeker bir karakterdi. X-Force ekibi kaliteli oyuncuları ile çok şey beklediğimiz ancak böylesinin daha komik olduğu hızlı bir film şeridi gibi gözümüzün önünden akıp geçti. (Domino hariç tabi)

Filmin ana hikayesine değinecek olursak daha ilk dakikada Vanessa’nın ölümü sonrası bunalıma girip, ondan kurtulmaya çalışan Deadpool’un hikayesini izledik. Kendini öldürmeyi denemesinin bir işe yaramamış olması ile Colossus onu X-Men malikanesine getirip ekibe dahil olmasını ve geçmişi unutmasını istedi. Bu sahnelerde orjinal X-Men ekibimizin (Genç hallerini oynayan oyunculardan bahsediyorum.) çok güzel bir cameo’su vardı. Deadpool herkes nerede diye hayıflanırken toplantı yapmakta olduklarını görüp, Beast’in yavaşça kağıyı kapamasına da güldük.

Kendini öldürüp Vanessa’ya kavuşamayan Deadpool’un, bu girişimlerde Vanessa’nın artık ruh dünyası mı dersiniz bilemeyeceğim, orada Deadpool’a verdiği mesajlarla Cable’ın öldürmek istediği Russell’ın namı değer Firefist’i kurtarmaya çalışmasını kendine amaç edinip çalışması ile süper kahramanlığa soyunduğunu görmüş olduk. İlk filmde intikam için amaçsızca saldıran Deadpool’dan, bu çocuğun gelecekte dönüşeceği amansız bir seri katil olmasını engelleyip hem gelecekte ki ölenleri hem de çocuğun kendi hayatını Cable’dan korumaya çalışan bir süper kahramana dönüştü. Sonuçta, başarılı oldu mu? Tabi ki oldu.

Josh Brolin, Cable ile çok güzel bir oyunculuk çıkardığı konusu apayrı bir mevzu. Bu yılın en unutulmaz çizgi roman karakterleri oyunculuğu ile hafızalara kazınmış durumda. Bir de Fox artık benim filmlerin bug’ı olarak gördüğüm zamana müdahale edip her şeyi değiştirme olayına iyice alışmış durumda. Her müdahale de baştan sıfırlayıp yeni filmlere zemin hazırlaması ayrı bir konu. Burada da Cable zamanda yolculuk yapabileceği bir alet taşıyor. Onun kullanımında bir problem yok lakin bu bir Deadpool filmi. Onun eline geçince neler yapabileceğinin bir sınırı yok haliyle.

Burada olaya Post Credit sahneleri devreye giriyor. Cable’ın zaman makinası, Cable’ın Deadpool’u ölümden kurtarmak için kullanması ile arızalanmıştı. Deadpool bunu tamir ettirip, önce Vanessa’yı kurtarıyor. Ardından, “X-Men Origins: Wolverine” filminde kimselerin hatırlamak istemediği Deadpool giriş sahnesine giderek kendini öldürüyor. Bununla da yetinmeyip, Ryan Reynolds’un Green Lantern senaryosunu eline aldığı ana gidip, gerçek kendini de öldürüyor.

Hatta, filmin içerisinde Deadpool Cable’a Hitler’in küçüklüğüne gidip onu öldürmesi tavsiyesinin kendisinin gerçekleştireceğini ancak sonradan vazgeçilmiş olduğunu öğrenmiştik. Ben böyle bir şey izlemeyi isterdim açıkçası.

Son olarak zaman çizelgesi değiştirme olayına değinecek olursak, Deadpool’un gelecekte ki kendisini Cable’a sorduğunda ondan senin türün gelecekte yapacakları bir kazayla kendini tamamen yok edecek gibi bir söylemde bulunuyor. Bu Logan filmi içerisinde öğrendiğimiz Winchester kazasına işaret olabilir. Profesör Xavier’in kendini kaybedip çoğu X-Men üyesi ile mutantları öldürdüğü kaza olayından bahsediyorsa, Logan filmi ile aynı zaman çizgisi üzerinde yer aldığını anlamış oluyoruz.

X-Men filmlerinin zaman çizelgesi olayı biraz kafa karıştırıcı olduğunun farkındayım. Çünkü, canları sıkıldıkça zamanı değiştirip alternatif gelecek oluşturuyorlar. Burada da Cable’ın ve Deadpool’un zamana müdahale edişleri ile zaman bir kez daha değişmiş oluyor. Bu Logan filminin hiç yaşanmamış ve Wolverine’in hiç ölmemiş olduğu bir farklı gerçeklik ortaya çıkarmış olabilir. Buradan Wolverine’i yeniden evrene dahil edebilecekleri bir sonuç daha ellerine geçmiş oluyor. Bu olursa Deadpool herkesi kurtardığı gibi sevdiği Wolverine’de kurtarmış oluyor. Bakalım gelecekte göreceğiz.

Yorumlar