Ana sayfa Game Of Thrones Deliliği İle Ünlenmiş Targaryen Kralları – 1

Deliliği İle Ünlenmiş Targaryen Kralları – 1

PAYLAŞ

Yeni dizinin Targaryen ailesini anlatacağını öğrendiğimiz vakit, bu yazının günyüzüne çıkması gerektiğini düşündük.

Game of Thrones’i izleyenler başta olmak üzere hemen hemen herkesin merak ettiği bir konu bu. Şu meşhur Targaryen deliliği ne? Tamam Viserys’i hepimiz biliyoruz, ama koca Krallık’ın yarısını isyan ettiren adamın, Viserys’ten daha fazlası olduğunu tahmin etmek zor değil.

Ve tabii ki koskoca haneyi bir kişi yüzünden de çöpe atamazsınız.

İşte burada devreye makalemiz girecek. Elbette ki koskoca hanedanlığı, kraliyet hanedanlığını tek bir kişi yüzünden ‘deli’ diye ayıplamıyorlar. 283 senelik hükümleri boyunca o kadar çok ‘deli kral’ baş göstermiş ki Targaryen’ler de bunu kabul etmek durumunda kalmış. Zaten bu adamların durumlarını açıklamak için kullanılan o meşhur sözü de bir Targaryen Kralı söylemiş;

‘Delilik ve mükemmellik aynı paranın iki yüzüdür. Ne zaman bir Targaryen doğsa, Tanrılar bu parayı havaya atar. Ve dünya nasıl sonuçlanacağını görmek için nefesini tutar.’
-II. Jaehaerys Targaryen

Gerçekten de öyledir. Pek, ‘sıradan’ Yüksek Valyria’lıya rastlayamayız. Çoğu ya fazla iyidir ya da sorunlu. Zaten yazının adının Deliliği ile Ünlenmiş Targaryen Kralları olduğuna pek bakmayın. Burada biz sorunlu Targaryen’leri işledik. Krallar bizi kesmez deyip, kral olmasa da gönlümüzde yer eden Aerion Brightflame’leri ve diğerlerini yazdık. E bu kadar insan yazılır da zayıf krallar yazılmaz mı? Yazılır tabi. Sonuçta bu ‘zayıf krallar’ın yaptıkları değil mi büyük isyanları başlatan? Ve bu deli krallar da bir kaç istisna (Maegor’dan bahsediyoruz tabiki.) haricinde zayıf krallar değiller mi?

1-) Aenys Targaryen

Aenys, şüphesiz kronolojik olarak yürüteceğimiz bu listenin ilk sırasında olmayı hakediyor.

Bazen bir insan iki seçenek arasında kalabilir. Bazen, arkadaş mı sevgili mi ikileminde kalınabilir. Bazen anne mi baba mı ikileminde kalınabilir. Bunlar cevaplayamayacağımız, ya da cevaplarken zorlanacağımız ikilemlerdir. Ama Aenys, bu işi hastalık derecesine getirmeyi başarmış, farklı bir insan. Yani… Tamam bir şeyleri yapmada tereddüt edilir. Ama açık açık Diyar’ın her yerinde insanlar kendilerini kral ilan edecek ve sen hareket etme konusunda tereddüt edeceksin, ha? Bu isyanların Aegon’un yeni Lord ilan ettiği kişilere karşı olması, ve bu yeni lordların koltuklarını korumaları için bu isyanlarla şahsen uğraşmak durumunda kalmaları büyük şans. Ola ki, bu isyanlar hanelerini tekrar kral olarak görmek isteyen birileri tarafından çıkarılsaydı olaylar bu kadar basit sonuçlanmazdı diye düşünüyorum.

Ha bu arada Aenys’i bu listeye deli değil(Her ne kadar kararsızlığından ölse de-ciddiyim!); zayıf ve sorunlu bir kral olduğu için koyduğumuzun altını çiziyoruz. Zira asıl deli yolda.

2-) Maegor Targaryen ‘Zalim Maegor’

Maegor’u listeye koyacaktık tabiki. Bu adamın benzetmelerini duyan birisi bile Maegor hakkında bir takım bilgilere sahip olabilir. ‘Yarım Yıllık Kraliçe’ Rhaenyra’ya ‘Memeli Maegor’ denmiştir ki kendisi de bu listede yer alacak. Aynı zamanda Aerys II de Maegor II olarak anılmıştır. Joffrey’e de Aerys III denildiği kadar Maegor II benzetmesi yapılmıştır.
Ne yapmış bu Maegor?
Bu adamla ilgili herkesin bildiği o hikâye var her şeyden önce; Kızıl Kale’nin yapımındaki bütün ustaları katletmesi. Kaleye onlarca gizli geçit koyduran Maegor (Varys sana teşekkür borçlu!) bu geçitlerin gizemini ve sırrını kimse bulamasın bu geçitlerde ilerleyebilme sadece haneme has bir özellik olsun (belki de sadece şahsına) diye bu gizli geçitlerin yerlerini bilen, inşaatta görev almış onlarca hatta belki yüzlerce kişiyi önce büyük bir ziyafette toplamış daha sonra toplu bir katliam yapmıştır.
Başka ne var? Asıl varis kardeşinin oğlu olan Aegon olmasına rağmen zorla tahta geçmesini zalimlik olarak algılamak normaldir ancak isterseniz onun delirmiş olmasıyla da bağlantı kurabilirsiniz, tamamen size kalmış. İnanç’a karşı girişilen savaş onun suçu değildi ancak ilerleyişi tamamıyla onunla alakalıydı,Kral Toprakları’na getirilen ölü Sefil Yoldaşlar ve Savaşçı’nın Oğulları (Inanç’a bağlı askeri birlikler) üyeleri başına para ödülü getirilmesi, Şehir’deki (muhtemelen) herkesin dini olan 7 İnancı’nın septlerini ejderhasıyla yakması kafanızda bir fikir oluşturabilir. Aldığı eşlerin ona sağlıklı evlat verememesi (ölü doğan şirin bebekler) üzerine onları Blackfyre (Valyria Çeliği Kılıç) ile idam etmesi, Aegon’un hakkı olan tahtı almak için kendisine savaş başlatması üzerine o sırada kendisine yaverlik yapan, Viserys’e (Aegon’un kardeşi) önce işkence etmesi daha sonra idam etmesi de belli başlı zalimliklerinin başında geliyor.
Maegor bölümünü bitirmeden önce şunu mutlaka eklemeliyim; kendisi ‘Demir Taht, üzerinde oturmayı haketmeyene zarar verir.’ söylentilerinin (Joffrey, Rhaenyra ve Aerys bunu beğenmedi.) başlama nedenidir. Kendisi kapısının dibindeki ordu onu öldürmek üzere içeri girdiğinde Demir Taht’ta ölü bulunmuştur.

3-)Baelor Targaryen ‘Kutsanmış Baelor’

Ya siz nasıl insanlarsınız! Dinini sevdiği için bir adamı deli ilan etmişsiniz!

Burada bunu diyecek insan pek çıkmaz diye düşünüyorum, ama Westeros’ta böyle düşünen o kadar çok insan var ki şaşırırsınız! Özellikle, sıradan halk Baelor’a bayılırmış. Gel gelelim, durum tam olarak bu değil.

Bu adamın resmi kaynaklarda (yabancı wiki) deli olarak geçmesinin #1 nedeni muhtemelen Tyrion’ın ona böyle demesidir. Tabi söyleyen Tyrion olunca, ve özellikle söylediği kişi ‘Kutsanmış’ olunca biraz çelişkili fikirler nedeniyle ona böyle demiş olabileceği akıllara gelebilir. Zaten herkes Tyrion’ın inançsız olduğunu biliyordur.

Ben, Baelor’u bu listeye Tyrion ona deli dediği için koymadım. Ama ona deli deme nedenlerimiz aşağı yukarı aynıdır. Baelor’un icraatlerine baktığımızda din ile alakalı güzel şeyler yaptığını görüyoruz. Bir iki tanesi hariç oldukça gereksiz şeyler, ancak gereksiz şeyler yaptı diye bu adama deli diyemeyiz. Önce güzel icraatlerine bakalım. Bu adamın yaptığı en iyi şey Dorne’u diyara katmasıdır.

Ya o işi yapan Daeron II değil miydi? Evet, Myriah ile evlenen Daeron idi. Ancak evliliği planlayan (hatta Daenerys ile Mors’u nişanlayan), abisi Daeron I’in Dorne’a açtığı savaşın bitmesini sağlayan, Dorne’un bile hürmet gösterdiği o insan Baelor’du. Baelor’un kızkardeşleriyle evlenmeyerek ailesinin iğrenç alışkanlığını bir süre de olsa askıya aldıran kişi olduğunu da belirtmek gerek. Ve, Maegor döneminde İnanç ile ilişkilerde açılan o derin yaraların, Baelor döneminde tamamen kapatıldığı gerçeği de var. Baelor Septi’ni de iyi özelliklerine sayabilirsiniz. Seçim size kalmış.

Bu adamın, yaptığı çok gereksiz değişiklikler de var. Adam, durduk yere Kral Toprakları’ndan Dorne’a kadar yürümüş. Bu süre zarfında kuzeni, meşhur Aemon ‘Ejderhaşövalyesi’ Targaryen’in yılanlarla dolu bir kafeste esir olduğunu da belirtelim. Ayrıca, kıtada binlerce yıldır mesajlaşma kuzgunlarla sağlanıyor olmasına rağmen kuzgunlar yerine güvercinleri getirmeyi denedi ki, bu olay tam olarak nasıl sonuçlandı; bir facia üzerine tekrar kuzguna mı dönüldü, yoksa kuzguna dönülmesi için yeni bir kral mı beklendi bilmiyoruz. Ancak bildiğimiz bir şey var ki, güvercinler kısa bir süre sonra paydos verip yerlerini tekrar kuzgunlara bırakmışlar. Ayrıca, kızkardeşlerini bir kuleye kapatıp orada yaşamak zorunda bırakmaktansa iyi evliliklerle iyi müttefiklikler de sağlanılabilirdi. Baelor’un o meşhur rüyalarında 7 Tanrı’nın ona bundan haber vermemesi çok kötü!

Şimdi geldik bu adamın deli olma nedenlerine. Basit şeyleri geçiyorum. Açlıktan ölen kral olayını falan geçiyorum.  Kendisi, Westeros’un en büyük dini olan İnanç’ın başına bir demirci ve bir çocuğu geçirmiştir. Sıradan bir demirciyi, Demirci’nin(tanrı olan) yeryüzündeki bedeni varsayıp; çocuğu ise, mucizeler gerçekleştirdiğini iddia edip yapmıştır bunu hem de. Bunların, meşhur rüyalarıyla alakası olduğunu söyleyelim. Bilenler vardır, Targaryen’ler rüyalarında geleceğe dair imgeler görür. Baelor, bunlardan gördüğünü iddia ederek bir çok değişik şey yapmıştır. Bunlardan bir tanesi de başarısız Ejderha’ları geri getirme girişimidir. Baelor’un çarpık zihninde bu rüyaları, farklı şekillerde yorumlayarak bu denli olaylar yapması oldukça kuvvetli bir ihtimaldir, çünkü Dorne’a kadar çıplak ayakla yürümek basitçe kendini kandıran bir adamın yapacağı bir iş değildir. Demek istediğim şu ki, Baelor’un çarpık zihninde, gördüğü rüyalar ve olaylara bakış açısı o denli karışmıştır ki, gerçekten de Tanrıların kendisiyle konuştuğunu düşünmüştür. Ayrıca kendisi, kuleye kapattığı kızkardeşi Daena’nın Daemon Waters adlı piçi doğduğunda 41 günlük bir oruç tutmuş ve sonunda ölmüştür.

4-) Aerys I Targaryen

Kendisinden, yatağa karısını değil kitaplarını götürür diye bahsedilen bir adam. Zayıf bir kral. Dönem olaylarına baktığımızda en dikkat çekici şeyler; Bahar Salgını ve Demiradalı Baskınları dikkat çekiyor.  Aerys, gözünü  yükselen Blackfyre tehdidine dikmesi ve hareket etme konusunda sıkıntılar yaşaması nedeniyle tıpkı Aenys I’in döneminde olduğu gibi sorun, olayların patlak verdiği yerdeki lordlara kalıyor. Ancak, Dagon Greyjoy’a karşı pek bir şey  yapamadılar. Dagon, Menzil’in büyük kasabalarından Starfish Harbor’un da bulunduğu Arbor adasını yağmalarken, Güzel Ada’lardan 100 kadın kaçırırken Aerys tıpkı Aenys gibi sadece izlemekle yetindi. Yukarıda da dediğim gibi, Blackfyre’ları ‘izlemek’ ile meşguldü.

Aerys’in Blackfyre mevzusuyla ilgilenmesi pek de yanlış bir karar değildi aslında. Ancak, isyancılarla ilgili yaptıkları zaafiyete örnekti.

İkinci Blackfyre İsyanı patlak verdiğinde, Aerys Targaryen, uzun zamandır Blackfyre’ları ‘izlese’ de II. Daemon, Kemancı John kılığında kraliyet ailesinden Maekar Targaryen, Baelor Targaryen ve Valarr Targaryen gibi isimlerin katıldığı Ashford Turnuvası’na elini kolunu sallaya sallaya gidip kendine taraftar toplamaya başladığında olaylardan bihaberdi. Kral Eli Brynden Rivers’ın kaynakları sayesinde isyan büyümeden sonlandırılsa da Aerys’in aslında hiçbir şey yapmadığı ortaya çıkmış oldu.

Üçüncü Blackfyre İsyanı’nda ise, Aerys Targaryen, Haegon Blackfyre’ın katledilmesiyle sonuçlanan isyandan zincirlerle getirilen Aegor Rivers’ı, öldürmeyip Sur’a göndererek Aegor’un ve haleflerinin hanesinin başına dert açabileceği 50 yıl daha yaratmış oldu.

Aerys Targaryen’in, karısının bakire öldüğü iddia edilir. Hiç çocuğu olmamıştır. Belki de Aerys gerçekten kandan korkuyordur.

5-) Aegon VI Targaryen ‘Olasılıksız Aegon’

Bu adam nasıl deli ya?

Aegon VI’i hepimiz yakından tanıyoruz aslında. Hiç değilse Dunk ve Egg serisini okuyanlar yakından tanıyor. Bizim hikayemizin ‘Yumurta’sı olan ‘Egg’den başkası değil bu Aegon. Bu adamın neden bu listede olduğunu anlamamış olabilirsiniz. Bu adamı biz kitapta okuduk zaten oldukça sakin huylu iyi bir çocuktu bu, diyor olabilirsiniz. Normaldir, çünkü Aegon tıpkı torunu Aerys II Targaryen gibi sonradan sıkıntı yaşayanlardan.

Aegon’un saltanatı Aegon Targaryen ve hanedanlığı adına oldukça ilginç olayların tohumlarının atıldığı dönem olarak akıllarda kalıyor. Ayrıca bu dönemde yaşanan olaylar günümüzdeki olaylarla da direk etkilidir. Aenys Blackfyre’ı haince katleden Brynden Rivers’ın Sur’a gönderilmesi, Bran’in olaylarıyla; Aerys Targaryen ile Rhaella Targaryen’in evliliği ise direk olarak günümüz Taht Kavgası ve Ejderha olaylarıyla etkileştirilebilir.

Aegon, Blackfyre İsyanı’ndan sonra psikolojik olarak bir tür çöküntü yaşamaya başlıyor. Daha sonra ‘Hasatkalesi Trajedisi’ olayına neden olacak olan Ejderha takıntısının başlamasına neden oluyor.

Otorite açısından da sıkıntılar yaşayan Aegon, oğlunu istediği kızla evlendiremeyince Fırtına Toprakları’nda çıkan isyan Duncan the Tall’un Fırtına Kralı olan ilk ve tek Baratheon Lyonel Baratheon’u birebir mücadelede yenmesiyle Aegon lehinde sonuçlanmıştır.

Aegon’un, yaşadığı bunalım ise yukarıda da bahsettiğimiz ejderha takıntısına neden oluyor.  Bu nasıl bir şey, diye soracak olursanız; Aegon etrafındaki tehlikeleri alt etmek için tek şans olarak ejderhaları görmeye başlıyor. Yapmayı planladığı değişiklikleri gerçekleştirmek için ejderhaları istiyor, sıradan halka haklar,özgürlük ve koruma konusunda daha fazla yasa çıkartmak için ejderhalara ihtiyaç olduğunu düşünmeye başlıyor. Ve olaylar, Hasatkalesi Trajedisiyle sonuçlanıyor.

Aegon bölümümüzü bitirmeden önce, Aegon’un saltanatının öncesinde ve sonrasında sıradan halk tarafından hep sevildiğini, ancak lordlar tarafından hiç sevilmediğini hatırlatmakta fayda var. Ayrıca yukarıda bahsettiğim sıradan halkı geliştirmeye yönelik çalışmaları ancak torunu Aerys döneminde , Tywin Lannister tarafından kaldırılabiliyor. Ikinci kısımda Deli Kral Aerys’i inceleyeceğiz.

Yorumlar