Ana sayfa Middle Earth J.R.R Tolkien Drúedain; Orta-Dünya’nın Vahşi İnsanları

Drúedain; Orta-Dünya’nın Vahşi İnsanları

PAYLAŞ

Bu yazımızda, Türkçe’ye çevrilmiş kitaplar arasında “Bitmemiş Öyküler”de geniş yer alan, hatta kendine ait başlı başına bir bölümü olan Drúedain halkından bahsedecek, dilimiz döndüğünce bu halkı sizlere anlatacağız. Afiyetler olsun.

Drúedain - Orta Dünya
Bir Drúedain tasviri



Bu halk kötü insanların tehdidinden yahut görünüşlerinden ötürü elfler tarafından “vahşi canavarlar” olarak tanımlanmalarından ötürü diğer Edain’den ayrılmışlardır. Yine de bu halktan bazıları Edain arasına karışmış, hatta bazıları kısa bir süre için Númenor’da kalmışlardır. Lâkin bu istisnalar haricinde genelde kendilerini Orta-Dünya’nın dert ve tasalarından izole etmişler, kendi yollarını ve büyülerini kendileri oluşturmuşlardır.

Karakteristik Özellikleri

Drúedain; kısa boylu, bodur vücutlu, kısa ve kalın bacaklara sahip insanlardı. Bu yönleri ile antik Rohan’ın yerlileri olan Pukel-insanlar’a -pucel eski İngilizce’de “küçük goblin” manasına gelir- benzemektedirler. Vücut yapıları, boyları posları ve dayanıklıklarıyla cücelere benzemektedirler. Yüzleri ise elfler ve bazı insanlar tarafından geniş yüzlü, kalın kaşlı ve kütük burunlu olmaları hasebiyle “sevimsiz” olarak nitelendirilmiştir. Geniş ağızları duygudan yoksun yüzlerindeki duygu emaresi gösteren tek kısımdır. Küçük ve içine çökük gözlere sahiptirler. Ve bu gözler o kadar siyahtır ki göz bebeği ile ayırt etmek mümkün değildir. Ancak sinirli yahut bir şeyden şüphelenmiş olduklarında bu gözler kırmızı kırmızı parlar. Saçları seyrek ve incedir. Drúedain, tok ve gırtlaktan konuşmaları ve yakınındakilere tesir eden içten kahkahaları ile bilinirler.

John Howe’dan bir tasvir.

Kültürleri

İlkel fakat mahir birer taş ustaları ve ahşap işlemecisi olan bu halk aynı zamanda kahinlik ve şifacılık gibi konularda da birtakım yeteneklere sahiptir. Bunların yanında taşların kontrolüne dayanan bir büyü gücüne de sahiptirler. Mizaç yönünde Hobbitler gibi şen şakrak ve keyifli insanlardır. Lakin tersine geldiğiniz zaman, cüceler kadar olmasa da, küçümseyici ve gaddar olduklarını görebilirsiniz.

Gözü pek ve dayanıklı bir halktırlar. Birinci Çağ’ın ilk yıllarında dağlardaki mağaraları depo ve çetin hava şartlarında sığınak olarak kullanmışlardır. Daha sonraları Beleriand’da bu geleneği muhafaza etmişlerdir. Bu mekanlar koruma altına alınmış ve o zamandaki dostları Haladin halkının bile girmesine izin verilmemiştir. Bunun yanında çadırlarda ve büyük ağaçların çevresine yapılan geçici sığınaklarda konaklamışlardır. Silah olarak ise Drúedain savaşçıları zehirli dartlar ve oklar kullanmıştır.

Drúedain’in Tarihi:

Birinci Çağ:

Drúedain Batı’ya gitmek için Hildorien’den ayrılan Edain kabilesine mensuptur. Diğer insanlar tarafından rahatsız edilmeleri ve dışlanmaları onları şüpheci ve ketum bir hale sokmuştur. Batı’ya gözlerden uzak ve huzurlu olabilecekleri bir toprak parçası aramak için gitmişlerdir. Gondor tarihçileri Drúedain’in Mordor’un güneyinden geldiklerini ve Haradwaith’in sahillerine ulaşmadan Kuzey’e, İthilien’e döndüklerini söylerler. Anduin’i geçen ilk bunlar olmuşlardır. Kuzey diyarlara; iki tarafı Beyaz Dağlar tarafından çevrelenmiş ormanlık alanlara yerleşmişlerdir.

Bu halk taştan yontma kaba figürler yapmışlardır ve daha sonra Pukel-insanlar olarak tanımlanmışlardır. Dağlarda kalan Drúedain ise Doğu’nun uzun adamları tarafından avlanmışlar ve yok olma ile yüz yüze kalmışlardır. Canlı kalanlar Anorien ormanlarına ve onun aşağısında Andrast Burnu’na kaçmışlardır. Bu hayatta kalan Drúedain zamanla çoğalmış lakin barbar bir balıkçı kabilesi tarafından sürekli rahatsız edilmişlerdir.

Dağlarda kalmayıp da Batı’ya devam eden diğer Drúedain ise yolda Haladin hanesinin ataları ile karşılaşmış ve dost olmuşlardır. Yolun bir yerinde Haladin ile Drúedain’in ayrılması gerektiğinde bazıları Haladin ile kalırken bazıları yollarına devam etmişlerdir. Haladin halkı ile kalanlar Brethil ormanında ikamet etmişlerdir. Túrin, Haladin tarafından buluğunda kendisini “Orman’ın Vahşileri”nden biri olarak tanıtmıştır. Morgoth elflerin ve insanların bütün yerleşimlerini harap ettiğinde Haladin de harap olmuş ve nüfusu çoğunlukla kadınlar ve çocuklar olmak üzere ziyadesiyle azalmıştır. Bir kısmı da Sirion’un açıklıklarında konaklamıştır.

Ghan-buri-Ghan,chieftain of the woses, speaks to Gandalf | Tolkien art,  Tolkien artwork, Tolkien

İkinci Çağ:

Beleriandlı Dúnedain, daha sonra Númenór’u kuracakları Elenna adasına doğru yola koyulduklarında Sirion’daki Drúedain’e kendilerine katılmaları için izin vermişlerdir. Lakin bu insanlar kral Tar-Aldarion zamanında karanlığın ve kötülüğün yaklaşmakta olduğunu görerek adadan ayrılmaya başlamışlardır. Ve Númenór’un Çöküşü sırasında adada tek bir Drúedain kalmamıştır. Isen ile Gwathló arasındaki Drúedain ise birkaç kabileye kadar azalmışlardır. Númenór kıyıları işgale başladığında onlardan korktuklarından Andrast dağlarına kaçmışlardır.

Üçüncü Çağ:

Üçüncü Çağ’ın sonlarında Drúedain hala Beyaz Dağlar’ın Drúadan Ormanı’nda ikamet ediyordu. Andrast’ın kuzey cihetlerine Drúwaith Iaur yani “Eski Drúg Toprakları” denirdi. Ve söylenene göre bu halk hem Sauron’dan hem de onları zevk için avlayan Rohan’dan korkardı.

Yüzük Savaşı sırasında Beyaz Dağlar’ı mesken tutan Ghân-buri-Ghân liderleri olup savaşa en büyük katkıları ise Rohirrim’e Drúadan Ormanı’nda yol gösterip onların Pelennor Çayırları Savaşı’na daha çabuk yetişmelerini sağlamalarıdır. Aynı zamanda başka bir yol üzerine Rohirrim’i arayan başka bir Ork birliğini de taktikleri ile bunu yapmaktan alıkoymuşlardır.

The Drúadan Forest – Vision Of The Palantir

Dördüncü Çağ:

Yüzük Savaşı’ndan sonra Kral Elessar, Drúadan Ormanı’nı sonsuza dek onlara bahşetmiş ve ormana onların izni olmadan herhangi birinin girmesini yasaklamıştır. Bir daha ne kendilerini göstermişler ne de Dördüncü Çağ itibariyle Gondor ile herhangi bir müttefiklik ya da ticaret ilişkisi kurmuşlardır. Aşikar olan şudur ki; bir daha insanların arasına karışmamışlardır ve kendi sıradışı ve gizemli hayatlarını yaşamışlardır. Ta ki tarihin ve efsanelerin içinde kaybolana dek.


İSİMLERİ

  • Drughu: Kendi dilerrinde kendilerine verdikleri isimdir. Sindarin’de olan “Drú” kelimesinin ve kendilerine verilen diğer bir çok isim de bu kökten gelmektedir.
  • Drú/Drúin: Tekil ve çoğul olarak Sindarin’deki isimleridir.
  • Drúath: Erken dönemlerinde Sindarin’deki tekil isimleridir.
  • Drúadan/Drúedain: “Dru-insan” anlamına gelir. Bunun yanında Druadan Ormanı örneğinde olduğu gibi iyelik manası da taşıyabilir.
  • Drûg-folk: Nadiren kullanılan topluluk isimleridir.
  • Róg/Rógin: Rohirric dildeki isimleridir.
  • Wose/Woses: Rohirric dildeki “Róg” kelimesi karşılığı olarak Tolkien tarafından eski İngilizce’den çevrilen kelimedir.
  • Rú/Rúatani: Drughu kelimesinin Quenya çevirisidir.


Diğer yazılarımızı okumak için:
https://fantazya.org/category/middle-earth/

Bize katılın!
https://www.facebook.com/groups/yuzuklerinEfendisi/

Yorumlar