Ana sayfa Dizi / Film Düşük Bütçeli Thor Dizisi: RAGNAROK

Düşük Bütçeli Thor Dizisi: RAGNAROK

PAYLAŞ

Netflix ilk defa içerek yaratacağı ülkelere, o ülkelerin etnik kökenine atıfta bulunan içeriklerle girmeyi çok seviyor. Bunlara son örnek olarak bir kuzey miti olan RAGNAROK geçtiğimiz ocak ayında Netflix Norveç’te yayınlandı!

Orijin bir Thor hikayesi diyebileceğimiz dizi, iklimsel bir kıyametin kapıda olduğu yakın bir gelecekte, fakir bir ailenin büyük oğlu olan Magne’nin, annesi Turid ve kardeşi Laurits ile birlikte Edda (dizi Norveç’te Odda isimli bir harika bir şehirde çekilmiş, hani şu meşhur Trolltunga kayalığının olduğu şehir) isimli kurgusal bir Norveç kasabasına yerleşmesini ve Magne’nin zaman içerisinde değişimini konu alıyor.

Diziye başlamadan önce Ragnarok nedir, Thor, Odin, Frigg, Devler kimlerdir, bunların birbirleriyle ilişkileri nasıldır şeklinde küçük bilgiler edinmenizi öneririm. Çünkü bu konular hakkında hiçbir bilgisi olmayan ve kuzey mitolojisine ilgi duymayan insanlar maalesef en fazla 2 bölüm katlanabilir diziye. Ragnarok’a kabaca İskandinav mitolojisinde kıyamet gününün son savaşı diyebiliriz. Peki Thor kimdir ? Thor İskandinav mitolojisindeki en güçlü Tanrı olan Odin’in oğludur. Asıl görevi doğa dengesini korumak ve doğa olaylarına hükmetmektir.

Ragnarok’u ilk bakışta ergen dizisi gibi algılayabilirsiniz. Çünkü kasabanın okuluna yeni gelen sessiz bir gencin okulun en güzel kızına aşık olması gibi klişelerden bol bol var dizide ama tüm bunların yanı sıra dizinin ana teması iklim değişikliği. Ana karakterimiz Magne’de kasabadaki Jutul firmasının doğaya verdiği zararı açığa çıkarmaya, iklim değişikliğine ve doğal dengenin bozulmasına engel olmaya çalışıyor.

Dizi muhteşem bir doğal ortamda geçiyor. Eğer dağ, taş, ağaç, göl, deniz gibi doğallığı bozulmamış manzaraları seviyorsanız sırf bu yüzden bile izleyebilirsiniz diziyi. Geçtiğimiz sene İsveçli Gretha Thunberg’in, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’da yaptığı konuşma tüm dünyada büyük kitleler tarafından alay konusu olmuş, ciddiye alınmamış ve uzun süre gündemi meşgul etmişti. Diziyi izledikten sonra şunu anladım ki Gretha tamamen haklıymış arkadaşlar. Çünkü bu insanlar bu muhteşem doğanın ortasında dünyaya geliyor ve buralardaki en ufak bir değişikliği bile süt tenceresine düşmüş sinek gibi farkedebiliyorlar. Bu son derece can sıkıcı bir durum.

Magne karakteri ilk başta size çok itici gelebiliyor ama yan karakterlerin ve özellikle kötü karakterlerden Saxa’nın çok başarılı olması sizi Magne’nin iticiliğinden uzaklaştırıyor. Dizinin benim çok hoşuma giden yanlarından bir diğeri ise özgün dilinde yani Norveççe olması. Daha dizinin ilk 10 dakikasında duymaya alışık olmadığım bir dil ve o dilin coğrafyasının insanlarının alışık olmadığım mimikleri çok ilgimi çekti.

Kötü yanlardan bahsedecek olursak da kendi adıma küçük de olsa bir Loki göndermesi beklerdim dizide. Spoiler vermek istemiyorum ama Loki olması muhtemel iki karakter var dizide ve bu iki karaktere sürekli şüphe ile yaklaşıyorsunuz. Kötü karakter ailesini izlerken bir an kendimi Twilight mı izliyorum ben ya diye sorgularken bulduğum anlar da oldu maalesef. Dizinin son derece düşük bütçe ile çekiliyor olmasının da etkisi vardır tabi ki ama dizide çok fazla görsel efekt göremiyorsunuz. İşin içinde Şimşek Tanrısı Thor olunca bu biraz garip kaçabiliyor. Unutmadan Netflix’in artık bir ülkü edindiğine inandığım eşcinsellik konusuna burada da yer verilmiş. Yanlış anlaşılmak istemiyorum, kesinlikle karşı değilim eşcinselliğe ama ne alaka yani bu dizide şimdi, ne gerek vardı, sırf şirin görünmek adına yaptığınız küçük hileler olduğu çok belli oluyor ey sevgili Netflix.

Son olarak dizi ortalama 50’şer dakikalık 6 bölümden oluşuyor. Her bölümün başında 5-10 saniyeliğine mitolojik bir tanımdan bahsedilmesi de çok hoş olmuş. Karantina günlerinde tek nefeste izlenebilecek bir yapım diyebiliriz ama umarım 2. sezon için daha derin bir konu ve geniş bütçe ayırırsınız sevgili Nexflix.

Yorumlar