Ana sayfa Edebiyat Elric – Ruh Hırsızı

Elric – Ruh Hırsızı

PAYLAŞ

“…İsmi Melnibonéli Elric’ti. Harabelerin kralı, bir zamanlar kadim dünyayı yönetmiş ama şimdi etrafa saçılmış bir ırkın lordu. Elric; büyücü ve kılıç ustası, akraba katili, kendi yurdunun yağmacısı, beyaz yüzlü albino, soyunun sonuncusu…”

Birbirini tekrarlayan olaylar ve karakterler oldum olası canımı sıkmıştır. Bu yüzden bir kitabı okuduğum zaman ne kadar iyi yazılmış olduğundan ziyade bende uyandırdığı ilgiye ve edebiyata ne tarz bir katkıda bulunduğuna dikkat ederim. Ve Ruh Hırsızı seçimlerim arasında en talihli olanıydı.

Elric bir kahraman değil. Kahraman tanımına hiç uymayan, korkunç görüntüsü olan bir adam. Kırmızı gözlere sahip bir albino. ve görüntüsü ona yapışan tek lanet değil. Kendi halkına, insanlarına ihanet eden biri söz konusu olduğunda aklınıza gelebilecek her kötülüğü bedeninde barındırdığına inanabilirsiniz. Öyle de. Peki neden nefret edemiyoruz bu karakterden? Böylesine korkunç bir insandan nefret edebilmek için onlarca sebep sayılabilir. Ama tüm bu sebeplerin yanında mükemmel bir savaşçı, kendi doğrularına sahip bir prens, kuzenine tutulmuş bir aşık ve ciddi anlamda bir zavallı. Zavallı diyorum çünkü bir tutsak. Hem de kılıcına!

Kılıcı ona, o ise kılıcına muhtaç. Kılıcı kullanmadığında Elric, bir kullanan olmadığı zaman ise kılıcı güçsüz. Sanırım kitabın en çok hoşuma giden yanı da buydu.

Yani Elric ne dibimizi düşüren yakışıklı bir prens ne de yumuşak kalbiyle gönülleri fetheden bir kahraman. Üstelik karizmatik bir kötü de değil. O kendi içsel hesaplaşmalarıyla meşgul, pişman olan ancak pişmanlıkları hareketlerine engel olmayan biri. Öldürdüğü kişilerin ruhunu emen rün kılıcı sayesinde yorulmak nedir bilmez biri. Ondan koptuğu zamansa ancak bazı bitkiler ile normal bir insan gücüne sahip olabiliyor. Kaosun güçleri tarafından yapılmış bu kılıç, Kaos Lordu Arioch’un emrindeki Elric için ne büyük bir hediye! Ve ne talihsiz bir lanet…

Peki Elric gücünü yalnızca kılıcından mı alıyor? Kesinlikle hayır. Bir zamanlar binlerce yıl kadar dünyaya hükmetmiş olan bir ırktan geliyor Elric. Ve bu ırk binlerce yıldır Kaos Tanrılarıyla büyü anlaşmaları yapmış, onlara tapmış ve şimdilerde bir ada ülkesiyle sınırlı kalmış bir ırk. Anlayacağınız gibi Elric Melnibone halkının sahip olduğu o irfana, büyü bilgeliğine sahip. Ayrıca taptığı Arioch’dan bazı zamanlar yardım dileyebiliyor. Ama bu Düzen’den ve Arioch’un kibirli karakterinden dolayı çok az cevap bulabiliyor.

‘Birbirimize bağlı olmalıyız,” diye fısıldadı Elric umutsuzca. ”Cehennemde dövülmüş zincirler ve kaderin koştuğu şartlarla. Pekala öyle olsun. Ve insanlar, Melniboneli Elric ve kılıcı Fırtınayaratan’ı duyduğu zaman titresin ve kaçsınlar. Eşsiziz ikimizde; bizi terkeden bir çağın ürünleriyiz. Bu çağa bizden nefret etmesi için bir sebep verelim!”

 

Sizlere serinin ilk kitabı Ruh Hırsızı hakkında düşüncelerimi aktardım. Elbette ki bu güzel evren tek kitaptan ibaret değil. Türkçeye kazandırılmış diğer kitapları listelemek gerekirse:

 

Lanetli ırkının yitik imparatoru, yalnız kahraman, akraba katili, âşık… Michael Moorcock’ın yarattığı efsanevi karakter Melnibonéli Elric, serinin ikinci kitabı Tanelorn’u Kurtarmak’ta sıradışı evrenlerdeki gizemli ve heyecanlı yolculuğuna Zaman’ın ve Mekân’ın mühürlü kapılarının ardında, geçmişte ve gelecekte, farklı isimlerle ve de farklı yoldaşlarla devam ediyor. Elric’in rün kılıcı Fırtınayaratan ise bu yolculukların şarkılarını her daim en kanlı ve en kasvetli ezgilerle söylüyor.

Usta yazar Michael Moorcock’ın yarattığı, fantastik edebiyatın en iyi eserlerinden biri olan Tanelorn’u Kurtarmak’ta daha önce Moorcock koleksiyonlarında yayımlanmayan üç farklı hikâye de yer alıyor: “Ezeli Şampiyon”, “Yeşim Adamın Gözleri” ve “Seyyar Orman.”

“Aranızda Moorcock’ın kitaplarını ilk defa okuyacak olanlara imreniyorum. Bu kitaplar tüm bir edebiyat türünü değiştirmekle kalmadı, aynı zamanda hayalci bir nesli de derinden etkiledi.”

-Holly Black, Spiderwick Günceleri ve Buzkentin En Soğuk Kızı kitaplarının yazarı-

“Fantastik kurgu ile ilgileniyorsanız, Michael Moorcock okumak zorundasınız. Tek başına tüm türü değiştirdi: O bir dev.” -Tad Williams-

 

 

“Güçlü ve cesur bir hayal gücünün ürünü… Moorcock’ın kahramanının metafizik arayışına tuttuğu geniş, trajik sembollerle bezeli ışık, yazarın muhteşem yeteneğinin bir göstergesi.”
–J. G. Ballard

“Moorcock’ın kalemi girift, harika ve akıcı. Onun sözcüklerini okurken eskiden olduğu gibi şimdi de müzik dinliyormuş gibiyim.”
–Walter Mosley

Bir zamanlara yeni bir soluk getiren, birçok karakterin esin kaynağı olduğu söylenen bu kitap serisini alıp okuyun. Ben çok sevdim. Beni rahatsız eden şeyler de oldu. Olmadı değil. Zamanında bir dergide yayınlandığından ve sonradan kitaplaştırıldığından arada kopukluklar seziliyor. Olay örgüsünde sorun yok ancak okurken bir roman akıcılığı yok sanki. Bu anti-kahramanı ve Düzen ile Kaos Lordlarının savaşını okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum! Eminim, okuduktan sonra bana hak vereceksiniz.

 

ALINTILAR:

Ayhüznü içini çekti. ”Elric… Bir seferlik olsun başımıza bela çağırmayalım.”
Elric buz gibi gülümsedi. ”Bela mı? Yalnızca ölüm getirebilir.”

***

”Melniboneli Elric’in öfkesi ve kılıcı Fırtınayaratan dünyayı yok edebilir!”
”Peki ya tanrıları Elric, tanrıları yok edebilir mi?”

***

Yorumlar