Ana sayfa Dizi / Film Event Horizon (Sinema Klasikleri Serisi) #1

Event Horizon (Sinema Klasikleri Serisi) #1

PAYLAŞ

Bu yazımızda 1997 yılında gösterime giren yönetmenliğini Resident Evil serisinden tanıdığımız Paul William Scott Anderson’ın üstlendiği, başrollerini Sam Neill ve Laurence Fishburne’ün paylaştığı bir bilim kurgu/korku klasiği olan Event Horizon Türkçe ismiyle “Ufuk Faciası” filminden bahsedeceğiz. Event Horizon’u klasikler arasına sokan en büyük özelliği, bilindik uzay temalı bilim kurgu filmlerinin dışında bir farklılığa sahip olması. Film hem 2001: A Space Odyssey tarzı gemi tasviriyle, hem de Alien gibi karanlık, gizemli ve korku dolu atmosferiyle izleyiciyi son ana kadar koltuğuna çivileyen bir yapım.

Film 2047 yılında bir arama kurtarma gemisi olan Lewis and Clark mürettebatının, son görevlerinden sonra dinlenmeye çekilmesi gerekirken apar topar yeni bir göreve gönderilmesiyle başlıyor. Normalde Yüzbaşı Miller önderliğinde 7 kişilik mürettebattan oluşan gemide, ek olarak Dr.William Weir adında hükümet tarafından görevlendirilmiş biri daha bulunmaktadır. Neptün civarına gönderilen gemi mürettebatı görevlerinin, 7 yıl önce kaybedilen ve literatürlere uzay faciası olarak geçen “Event Horizon” isimli gemiden yardım sinyali alınması üzerine bölgeye gönderildiklerini öğrenirler. Tüm Dünya gibi Event Horizon’un reaktöründe çıkan bir kaza sonucu havaya uçtuğunu zanneden gemi mürettebatı, geminin aslında havaya uçmadığını bu hikayenin hükümet tarafından kaybolma olayını örtbas etmek için uydurulduğunu öğrenir. Event Horizon gemisinin asıl görevini ve gemiye aslında ne olduğunu, Lewis and Clark mürettebatıyla birlikte Dr.William Weir’den öğreniyoruz.

Event Horizon gemisi 2040 yılında bir keşif gemisi olarak tasarlanmış devasa bir uzay gemisidir. Gemiyi tasarlayan kişi Dr.William Weir’dir. Geminin asli görevi Dünya’ya en benzer olan yıldız sistemine sahip olan Proxima Centauri’ye giderek, yaşam bulgusu aramaktır. Fakat ışık hızında seyahat etmek imkansız olduğu için, hükumet Dr.Weir aracılığı ile gizli bir proje geliştirmiştir. Geminin içinde yerleştirilen bir çekirdek reaktörü, uzayda bir kara delik açarak ışık hızından da hızlı bir şekilde gitmek istediği yere gidebiliyor. Reaktör gidilmek istenen nokta ile, harekete geçilen nokta arasındaki mesafeyi kapatmak için uzayı büküyor ve açtığı kara delik ile geminin en kısa sürede varmak istediği noktaya ulaşmasını sağlıyor. Fakat Event Horizon harekete geçer geçmez kendisiyle olan bütün bağlantılar kopuyor ve bir daha gemi ile iletişim sağlanamıyor. Bunun üzer,ne bu projenin üzerini örtmek isteyen hükumet geminin havaya uçtuğuna dair bir yalan haber uydurarak olayın üzerini örtüyor. Fakat 7 yıl sonra hiç beklenmedik bir biçimde, Neptün yakınlarında Event Horizon gemisi yardım sinyali vermeye başlıyor. Bunun üzerine hükumet acil olarak geminin tasarımcısı Dr.William Weir ile birlikte, Yüzbaşı Miller önderliğindeki Lewis and Clark mürettebatını Event Horizon’u incelemek ve sağ kalanları kurtarmak amacıyla görevlendiriyor.

Bunun üzerine Neptün yakınlarına sinyale doğru ilerleyen, Lewis and Clark gemi mürettebatı Event Horizon’a ulaşıyor. Geminin içinde karışık yaşam sinyalleri alan ekip araştırmak üzere bir ekip gönderiyor. Araştırma sırasında ekipten biri çekirdeğin olduğu noktayı incelerken kendini kaybediyor ve adeta şok geçirmiş bir halde bulunuyor. Ne olduğunu anlayamayan araştırma ekibi gemide gözleri yerinden çıkarılmış uzay soğuğunda buz tutmuş bir ceset buluyorlar. Event Horizon mürettebatı hakkında bunun dışında hiçbir iz bulunamazken, Levis And Clark gemisinde çıkan bir termik hata sonucu bütün ekip Event Horizon gemisine geçmek zorunda kalıyorlar. Amaçları geminin hala çalışır durumda olan motorlarını tamir edip gemiyi Dünya’ya götürmek iken aynı zamanda Event Horizon mürettebatına ne olduğunu araştırmak.

Event Horizon mürettebatının akıbetini araştıran ekip, kaptan kamarasında gemiye ait son kayıtları incelemeye koyulur. Fakat gemi tam karadeliğe geçtiği an kayıtlarda oluşan bir karmaşa sebebiyle, mürettebata ne olduğunu anlayamazlar. Bu sırada araştırmalarına devam eden ekip, geçmişlerine ve ailelerine dair son derece gerçekçi halüsinasyonlar görmeye başlarlar. Bunun basit yanılsamalar olduğunu düşünseler de aslında durum çok daha farklıdır. Event Horizon 7 yıl önce bir yere gitmiştir ve bu gittiği yer beraberinde çok kötü bir şeyi getirmiştir. Ekibin tek sıkıntısı uzayda arızalanmış bir gemiden ibaret değildir. Gemide onları bekleyen çok daha büyük bir tehlike mevcuttur.Kaptan kamarasındaki kayıtların arızalı olan kısmını çözmeye çalışan Teğmen Starck, sonunda mürettebata ne olduğu hakkında kayıtlara ulaşır. Gördükleri şey dehşet vericidir. Mürettebat birebirlerine inanılmaz işkenceler yaparak kendi kendini katletmiştir. Bu kayıtlar izlendikten sonra anlaşılır ki Event Horizon gemisi ve mürettebatı, kara delikten geçtikleri an hedefledikleri gibi Proxima Sistemine değil kaos ve saf kötülüğün hüküm sürdüğü başka bir boyuta geçmişlerdir. 7 yıl boyunca bu boyutta olan gemi zamanlayıcısı sayesinde geri dönmüştür fakat geri döndüğünde yanında gittiği boyuta ait saf kötülüğü yanında getirmiştir.

Filmin farklı konu ve kurgusu, ilerleyen dakikalarda filmi bilim-kurgu’nun dışında, korku potasına da fazlasıyla sokmaktadır. Filmde özellikle diğer boyutta olan katliam sahneleri çok kısa bir an görünmesine rağmen, akıllarda kalacak kadar rahatsız edicidir. Bu arada Event Horizon filminin konu ve kurgusu, son zamanların sevilen oyunu Death Space’e ilham olmuştur. Filmde gösterdiği başarılı performansın ardından Laurence Fishburne, bir yıl sonra Matrix filminde Nebuchadnezzar gemisinin kaptanı Morpheus karakterini canlandıracaktır.

Event Horizon bazı sebeplerden dolayı aceleye getirilmiş bir filmdir. Yapım şirketinin senaryo konusunda problemleri ve oyuncu seçimi konusunda seçici davranması vesilesiyle film büyük bir aceleyle çekilerek, gösterime sunuldu. İşkence sahnelerinin yavan olması sanırım biraz da bundan kaynaklı. Bunun dışında film gerek kurgusu, gerek atmosferi, gerekse temposuyla  harika bir bilim kurgu klasiği olarak arşivlerde ve hafızalarda yerini almıştır.

Yorumlar