Ana sayfa Diğer Fantazya Faerûn’a Giriş, Abeir-Toril’in Yaratılışı ve Irklarına dair

Faerûn’a Giriş, Abeir-Toril’in Yaratılışı ve Irklarına dair

PAYLAŞ

Öncelikle Unutulmuş Diyarlar hakkında yazılmış birçok kitap, Faerûn kıtasında geçer. Bundan önceki yazımızda belirttiğimiz gibi, Faerûn kendi başına bir evren değil, Toril adı verdiğimiz bir fantastik dünyanın parçasıdır. O zaman asıl sormamız gereken soru Toril nedir ? Bundan önceki yazımızda coğrafi özelliklerinden bahsetmiştik. Şimdi ise nasıl yaratıldığına, kimin yarattığına değineceğiz.

Map_planet_toril_2007
Toril Map
Map_-_Faerun_-_3E
Faerun Map (Harita HD kalitededir indirerek yakınlaştırıp detaylı bir şekilde inceleyebilirsiniz)

Her evrende olduğu gibi bu evrenin de her şeyden, herkesten önce bir yaratıcısı var. Tanrıların tanrısı efendi Lord Ao. Lord Ao, Toril’i bomboş, kasvetli, sisli bir ortam olarak yarattı, içinde hiçbir canlı bulundurmadan yüzyıllar boyunca böyle bıraktı. Bu boşluktan zamanla ikiz kız kardeşler dediğimiz tanrıçalar doğdu. Bunlardan biri, gölgelerin efendisi, yıkımın hanımı Shar idi. Bir diğeri ise kardeşinin gölgesini yaratan ışıkların ve tüm güzelliklerin hanımı Selune idi. Bu iki kız kardeş cennete beden vererek Chauntea’yı yani doğa anne olarak da bilinen en eski tanrıçalardan birini yarattılar.

Selune ve Shar’ın yıllar boyu süren kavgaları hastalık, ölüm, mutsuzluk, açlık gibi olumsuz olguları dünyaya getirdi. Bunların yanında güzel olgular da oluştu. Chauntea yani doğa ana dediğimiz tanrı Toril üstünde ilk olarak bitki topluluklarını yarattı ve böylece Toril üstünde farklı canlılar da meydana gelmeye basladı. Chauntea, Selune’ye ateş için yalvarmış ve Shar ile Selune kavgaları sırasında, Selune, Toril’in çok yukarısında ateş elementi boyutuna ulaşmıştır. Bu ateş elementinden meydana getirdiği büyük alev topunu Toril’in üzerine dikmiş ve böylelikle güneş denilen hem ısı hem de ışık kaynağı meydana gelmiştir. Toril ve Chauntea’nın bitkileri böylelikle ısınmaya ve büyümeye başlamıştır.

Bu olaylar olurken Shar’ın gölgeleri zayıflamaya başlamıs oldu ve Shar, Toril üstündeki tüm ısıyı ve aydınlığı yok etmek üzere işe koyulmaya başladı. İyice zayıflamış olan Selune içindeki son gücü de kullanıp Shar’a saldırdı ve Selune, kız kardeşine saldırırken saf özünü kullandı. Saf özünü kullanarak saldırdığı sırada o kadar büyük bir enerji yarattı ki, ortaya çıkan bu saf enerji Mystryl’i yani büyünün hanımını yarattı. (Mystryl ise sonralardan Toril üstünde dolaşan canlıların büyü yapmalarını sağlayan büyü ağını “Weave ‘dokuma’ ” yarattı.) Mystryl sonralardan annesinin yani Selune’nin yanında yer almaya karar verdikten sonra kız kardeşlerin savaşlarında bir eşitlik meydana gelmiş oldu ve Shar ezici üstünlüğünü kaybetmiş oldu. Daha sonradan olan kızları ve oğulları da bu saflarda yer alıp savaşmaya devam etti -ki bu savaşlar hala devam ediyor.

Selune ve Shar’ın kavgası sırasında, çocuklarının da nesiller boyu “iyi ve kötü” savaşını sürdürmesinden sonra, Toril ve Faerun’da bazı hayat belirtileri görüldü ve tanrı ve tanrıçalar kendi çıkarları doğrultusunda varlıklar yarattılar. Ancak bilmediğimiz bir şey daha var. Lord Ao, Selune ve Shar’ı yaratırken “Primordial” denen, elementleri sembolize eden tanrı gücündeki varlıkları yarattı ve bu yaratıklar yıllarca Toril üstünde hakimiyet kurmak için diğer tanrılarla savaştı. Lord Ao, uzun yıllar boyunca süregelen savaşta hiçbir sonucun ortaya çıkmadığını görünce, Primordialara, Toril’in ikizi olan Abeir’i yaratıp hükmetmesi için onlara verdi ve Abeir de böylelikle yaratılmış oldu.

Faerûn üzerinde ilk dünyaya gelen ve en bilge olan ırkların 5 gruba ayrıldıklarını biliyoruz. En önde gelen halk sürüngenimsi yaratıklardır. Örnek olarak nagalar, kertenkele halk gibi yaratıklar bu gruba dahil olarak var sayılmaktadırlar. Bu ırktan olanlar ilk yaratıldıklarında yeryüzünde bulunan şimdiki evlerine oranla “modern” denilebilecek şehirler ve bir medeniyet kurmuşlardır.

Lizardfolk_-_Steve_Prescott

Yaratabilen ırklar arasında tahmin ettiğimiz gibi en büyük ve en kudretli olanları ejderhalardır. Ejderhalara tek başlarına hükmetme gücü, diğer yaratıklar gibi organize olmadan tek baslarına yaşayacak güç bahşedilmiş ve büyüyü en iyi kullanma özelliği verilmiştir. Ejderhalar, diğer ırklar daha büyü ağını keşfedemeden bile birçok büyüyü yapabilirlerdi. Daha sonradan gelenler büyü yapmayı öğrendi ve bazıları hayatlarını buna adadı yinede ejderhalar hala cüsseleri ve pençelerinden çok ,büyüleri ve keskin zekalarıyla diğerlerine korku salmakta ve kendilerine saygı göstermelerini sağlamaktadırlar.

Caminus

Bir diğer yaratılan grup ise şekil değiştiren olarak bilinirler. İlk olarak suyun içinde yaratıldılar ve sonradan suyun dışına çıktıklarında nefes alabildiklerini fark ettiklerinde suyun dışında yaşamaya devam ettiler. Böylelikle diğer sürüngenimsi yaratıkları keşfederek onların yanına taşınmış ve orada medeniyetlerine devam etmişlerdir. Şekil değiştirenler gittikçe güçlenerek sürüngenlerin yok oluşunda katkıda bulunmuştur. Böylelikle sürüngenler toplu halde yaşamak yerine uzak yerlere göç etmişler ve gruplar halinde yaşamaya başlamışlardır. Bununla da kalmayıp şekil değiştirenler kendi türünü tehlikeye atmış ve bölünmelere yol açmıştır. Bazıları suyun altına girip orada yaşamaya başlamış bazıları da suyun üstünde kalmışlar ve grup halinde dağılarak farklı yerlere göç etmişlerdir.

Lair-Assault-Tyler-Jacobson

Bir diğer grup ise hakkında pek bir şey bilinmeyen peri halkıdır. Genel olarak sizin de düşündüğünüz gibi ormanlık ve yeşil alanlarda yaşamışlardır ve tabiatın dengesini bozmadan varlıkları süregelmiştir. Tahmin edilene göre ejderhalar şekil değiştirenler gibi ırklar yaratıldıktan sonra katledildikleri ve çok azının hayatta kaldığına inanılmaktadır. Şimdi ise bu yaratıcı ırklar Faerûn’un ormanlarında veya ağaçlık yerlerde tam bir medeniyet adı altında olmasa da yaşadıklarına inanılmaktadır.

Elfa

Yaratma gücüne sahip bir diğer ırk ise Toril üstündeki en baskın yaratıklar olarak bilinen insanlardır. Her düşünceye, her ortama kolaylıkla ayak uydurabilen en yaratıcı olan ve şuan bile medeniyetleri gittikçe güçlenen bir ırktır. Her bir üyesi birbirinden oldukça farklı kimisi iyi kimisi ise kötü kavramlarının yer aldığı tarafta kendilerini gösterirler.

Bahsettiğimiz ve söylediğimiz yaratabilen bu 5 ırktan yalnızca şuan insanlar ön planda bulunmaktadır.

Buraya kadar en çok merak ettiğiniz konu tahmin ediyorum ki, elfler, cüceler. orklar vb. ırklar nerede gibi sorular soruyorsunuzdur.

Bahsettiğimiz ırkların dışında diğer ırkların dünyaya gelişleri başka boyutlar tarafından sağlanmış ya da başka boyutlar tarafından gelen tanrılar yaratmışlardır. Bunlar, elfler, gnomlar, ilithidler, buçukluklar, treantlar vb. ırklar dahildir.

Toril’in yaratılışı ve ırkların dünyaya gelişlerini kısaca böyle özetleyebiliriz.

Peki Faerûn üstündeki tanrılar hakkında neler biliyoruz gelin birlikte bakalım;

Toril birçok tanrının bulunduğu bir evrendir. Bu evrende ırklar sadece bir tanrıya değil birçok tanrıya yani inandıkları asıl tanrıların görüşüne karşı olmayan tanrılara da inanabilirler. Örnek vermek gerekirse savaşa giren bir insan, savaş tanrısına dua edebilir ve sonrasında ise kendi prensiplerine uygun bir tanrıya inanıp onun yolunu izleyerek hayatı için dua edebilir.

Tanrıların buluşma mekanı olarak adlandırılan bir düzlem vardır. Bu düzlemin ismi ise Cynosure’dur. Burada tanrılar Lord Ao tarafında yönetilen bir toplantıya girerler. İyi kötü bütün düşman tanrıların bir araya gelip kendi fikirlerini çekinmeden sunabildiği bir yerdir burası. Toril’de hiç bir tanrıya inanmayan varlıklar da bulunur. Bu varlıkların akıbeti ise, öldükten sonra hiçbir tanrının cennetine veya cehennemine gidemeyeceğinden dolayı ruhları boşlukta sürüklenerek büyük sorunlar yaşar. O kadar çok tanrı vardır ki burada tanrılar, düşük tanrılar, orta tanrılar ve kudretli tanrılar olmak üzere 3 gruba ayrılırlar. Bir tane düşük tanrının gelişerek kudretli tanrı seviyesine ulaşması mümkündür. Bu da şu şekilde gerçekleşir; Bir tanrının tapınma ve izleyici sayısı yükseldikçe tanrının mertebesi de bir o kadar artar. Bir de tanrıların yarattıkları yardımcı olan tanrılar vardır.

Bazen tanrılar bir toplantı üstüne birleşerek kendi mabedlerini, topluluklarını oluştururlar. Yani aynı görüşlere sahip cüce tanrıları bir araya gelip kendi mabedlerini oluşturup aralarındaki en yüksek mertebedeki bir tanrıyı lider edinebilirler.

Tanrılar ve Toril’in yaradılışının kısaca özeti böyle diyebiliriz.

Gelelim Faerûn üstünde yaşayan ırklara;

Faerûn’da ırk kavramları genel olarak birbirleriyle aynı özellikleri taşıyan topluluklardır. Hemen hemen birçok fantastik dünyada bulunan elfler, cüceler, buçukluklar vb ırklar yine hemen hemen benzer özelliklerle Faerûn’da da bulunmaktadır. Daha önce bahsettiğimiz gibi buradaki ırklar kendi aralarında birçok etnik gruba ayrılırlar. Mesela efler çok çeşitlidir ancak hepsinin soyu aynı yerden gelir. Bazı gruplar arasında hiç fark yok denilebilecek kadar az fark olmasına rağmen, bazılarının arasında gözle görülebilecek kadar çok büyük farklar vardır.

Faerûn’daki ırklar hakkında kısaca özet geçmek gerekirsek;

İnsanlar;

Faerûn’da bulunan en kalabalık ırktır. Bahsettiğimiz gibi yaratılan ilk 5 ırktan birisidir. En uzun -ki bu da çok nadir görünür- 100/110 sene kadar yaşarlar. Kısa ömürleri olması dezavantaj olsa bile bunun yanında birçok artıları da vardır. Mesela gittiği her yere ayak uydurabilen ve hemen alışabilen bir ırktır. Bu yüzden insanlar için hemen hemen her yerde yaşayabildiğini söyleyebiliriz. Çok çabuk öğrenirler ve bir o kadar da hırslı varlıklardır ve diğer ırklara göre savaş konusunda biraz daha başarılılardır. Tahmin edildiği gibi topluluk halinde yasarlar; köy, kasaba, şehir vb. gibi yerlerde.

Sundering_Phase2_Story2

Elfler;

Elfler Faerûn’da ev sahipliği yapan ilk 5 ırktan sonra gelen bir topluluktur. Elfler hepimizin bildiği gibi ince narin ve zayıf gözükmelerine rağmen zekalarını kullanarak birçok sorunun üstünden gelmesini başarabilirler. Özellikle büyü konusunda mükemmel bir ustalığa sahiplerdir. 1,70 civarı boylarında sivri kulaklı insanlara benzeyen bir ırktır ve genellikle Evermeet’de yaşarlar. Elflerin birçok etnik grubunun olduğunu söylemiştik bunlar hakkında ileride yazacağımız yazılarda daha detaylı bir şekilde anlatacağız.

nightelf_with_wolf_by_nimao-d6y1djn

Gnomlar;

Gnomlar genelde 1.20 boylarında cüceye benzeyen bir ırktır. İnsanlarla çok ortak yönü vardır. Gnomlar icat bulmayı ve kazı yapmayı çok severler ve madencilik konusunda cücelere kafa tutacak kadar yeteneklilerdir. Yeryüzünde ve yer altında yaşayabilirler. Medeniyet kurarak yaşarlar.

unutulmus-diyarlar-gnome

 

Buçukluklar;

Faerun’daki en küçük ırktır. Luiren’in güneyinde yaşarlar. Gnomları severler. Bazı buçukluklar insanların diyarı olan Big Folk’ta yaşarlar. Küçük olduklarından dolayı mükemmel bir hıza sahiptirler ve yemek yemeye aşırı derecede düşkünlerdir. Genel olarak ölüm şekilleri normal yaşlılıktan değil, çok yemek yiyerek kendilerini öldürmeleri olarak bilinir ve Faerun’daki en tembel ırk denilebilir.

Race_Halfling

Faerun’un popüler kahramanı Drizzt do’Urden ve Faerun’un bir diğer ilgi çekici ırkı kara elfler hakkında ki yazımızı okumak isterseniz buradan ulaşabilirsiniz 🙂

Bir yazımızın daha sonuna geldik. Bu arada cüceleri unutmadım arkadaşlar, Toril’in çetin cevizleri ve hikayesi daha kapsamlı olarak yakında sizlerle olacak 🙂

Yorumlar