Ana sayfa Diğer Fantazya Faerûn Tarihi – Taç Savaşları (Crown Wars)

Faerûn Tarihi – Taç Savaşları (Crown Wars)

PAYLAŞ

Faerûn Tarihi – Taç Savaşları

Hiç Faerun tarihini merak ettiniz mi ? Bu evrene ilgisi olanlar eminim ki etmişlerdir. Cücelerin dağılmaları, elflerin altın dönemleri, kara elflerin yeraltına sürülmesi, sıkıntılar zamanı gibi Faerun tarihinde birçok şekilde Faerun’u etkileyen büyük olaylar olmuştur. Kara elflerin kötü olmasını kısa bir şekilde size bir önceki yazımızda (Drizzt do’Urden ve Drowlar) anlatmıştık ve taç savaşlarının da (Crown Wars) bahsi geçmişti. Taç Savaşları’nın, Faerun tarihini etkileyen büyük bir olay olduğunu belirtmekte fayda var. Kara elflerin yer altına sürülmesi gibi olaylar da bu savaşın büyük etkenleri olmuştu.

Gelin bir bakalım taç savaşlarının ne olduğuna, ne için başladığına.

Faerun’un çok eski zamanlarında, henüz insanlar, cüceler gibi ırkların daha medeni yaşama geçmeden, Faerun’un büyük bir kısmında, hatta tamamında, kudretli elf imparatorlukları vardı. Bu imparatorluklar Faerun’un hemen hemen her bölgesinde Aryandaar, Keltormir, Miyeritar, Illefarn, Ilythiir gibi birçok imparatorluğa, bölgeye ayrılarak Faerun’u yönetirdi. Binlerce yıl boyunca barış ve huzur içinde yaşayan elflerin aç gözlülük, kıskançlık, ve gururları sebebiyle yok olmasını Taç Savaşları olarak adlandırıyoruz.

Taç Savaşları 5 büyük imparatorluğu kapsayan bir olaydır. 3000 yıl boyunca birbirleriyle savaştılar, savaştılar ve kurdukları her medeniyetin, her kudretli imparatorluğun birer birer yok oluşuna tanık oldular.
Taç Savaşları bir tane savaş değil, birden fazla savaştır. Taç savaşları, ara ara olan bir savaş dizini değil aksine aynı zamanda, farklı bölgelerde de yaşanan bir savaştır.

Olayın aslına bakarsak, bir elf etnik grubu hainlik yaptı, karanlık tarafı yani kötü olmayı seçti ve yer altına sürüldü. Evet onların şimdiki ismi Drow. Zaman geçtikçe, Taç Savaşları sonucunda birçok imparatorluk yok oldu ve bazıları, kimi koruyucu büyülerin etkisiyle yıkık dökük bir şekilde şimdiki zamana kadar ulaştı. Hala birileri o kalelere gittiği, gidebildiği zamanlarda oranın çok derin bir tarihi olduğunu hisseder. Şu anda günümüzdeki elfler bile oralara ulaştığında acayip duygular hissederler. Bu kalelerin, harabelerin, çoğunda halen daha öldürücü tuzaklar vardır ve bu tuzaklar sadece içeri girip yağmalamaya çalışan insanları değil o bölgenin çoğu yerini kapsamaktadır.
Son olarak Faerun’un bu trajedik olayının en önemli kişileri, bu tarihi trajediyi anlatan dilsiz şahitlerdir. Elfler hala kalplerinin bir köşesinde, Taç Savaşları’ndan önce yaşadıkları o mutlu ve huzurlu günleri hatırlarlar ve o günlere dair büyük özlem duyarlar. Taç Savaşları’nı değil de, Taç Savaşları’ndan önceki o güzel günleri konuşabileceği ortamlarda bulunmayı severler. O harabelerde bulunan her taşta büyük bir hüzün hissederler ki, oraya ziyarette bulunan elf olmayan başka ırklar bile oradaki o hüznü ve yası hissedebilirler.

Peki ilk Taç Savaşları nasıl başladı ?

Taç Savaşları ilk olarak basit bir anlaşmazlıktan, toprak anlaşmazlığından doğmuştur. Aryvandaar’lı tarihçiler, kendi ailelerinin yöneticisi Coronal Ivosaar Vyshaan ile Miyeritiar evinin yöneticisi Olrythii ile bir bağlantıları olduğunu keşfetmişlerdir. Bu bilgiyle yola çıkan Vyshaan evi, Miyeritiar krallığından hak talep etmiştir. Miyeritiar’da yaşayan ve özgürlüklerine düşkün kara elf ve orman elfleri, bencil ve küstah olarak gördüğü kuzenleri olan güneş elfleri tarafından yönetilmeye hiç sıcak bakmamışlardır. Birkaç yüzyıl süren tartışmalar, kin gütmeler ve atışmalardan sonra, Vyshaanti daha fazla sabır gösteremedi ve hazırladığı askeri güçleri Miyertiar üzerine göndermeye başladı ve diplomasinin başaramadığını yani Miyeritar’ın işgalini askeri güç ile yapmaya kalkıştı. Bu Birinci Taç Savaşı’nı başlattı.

Bu savaş tam 200 yıl sürdü. 200 yılın ardından Miyeritiar teslim olmaya basladı. Ancak bunların dışında bazı orman elfleri ve kara elfler karşı koymaya devam ettiler. Vyshaanti yaklasık tam 500 yıl boyunca Miyeritiar’da tam kontrol sağlayamadı. Bunlar bir yandan olurken Ilythiir’in kara elfleri, Vhyshaanti’nin Miyeritiar’a yaptığı bu saldırıdan güç ve ilham alarak, kuzeydeki durmadan atıştıkları ve anlaşamadıkları küçük bir krallık olan Orishaar’a saldırdılar ve bu yaptıkları saldırı için hiçbir bahane bulamadılar. Bu savaşlar, İkinci Taç Savaşı’na kadar hiç kesilmeden son sürat şiddetini arttırarak devam etti.

Illythiiri’nin bu saldırısı İkinci Taç Savaşları’na kadar devam etti. Sonunda bu saldırılar bir anda kontrolden çıktı ve Illythiiriler, Thearnytaar, Eilellur, Syorpiir ve Orishaar’ı yok ettiler. 12 yüzyıl boyunca, dile kolay 12 yüzyıl boyunca da Keltormir’e saldırdılar. Bu olayların da gerçekleşmesiyle Ilythiir’li kara elfler, elfçede hain anlamına gelen “dherow” lakabı takıldı. (Önceden drowlar, kara elfler olarak etnik bir gruba ayrılırdı ve kötülüğü seçtikten sonra drow ismini almışlardır.) Illythiir imparatorluğunun evleri, daha fazla güç için şeytani ilahlarla anlaşmalara başladı. Bu etnik grubun kötülüğe bulaştığını gören Lloth, (Örümcek Kraliçe) Wendonai adındaki bir iblis balorunu Ilythiir’in yönetici evi olan Sethomiir evine gönderdi. Bu iblis balor, Corenal Geirildin’e ve halkıyla ilişkiye girerek karanlık güç bahşetti, giremedikleri ile de büyük bir büyü ritüeli ile kanını aktardı ve böylelikle, Sethomiir evinin kontrolüne girmeyi başardı. Bu şeytani güçler Illythiiri’ni savaş ve işkence meraklısı diğer kuzenlerinden nefret ettikleri bir gruba dönüştürdü. Sebepsiz yere kuzeyli kuzenlerine yaptıkları saldırı şimdiki yaptıkları işkenceler, katliamlar yanında küçücük bir olay olarak kalmıştı. Keltormir’in barış sever halkı ay elfleri bile bu barbarlık ve vahşete karşı silahlanmadan edemedi.

Bir zamanlar, düşmüş bir Solar olan Malkazid, (Solar’lar en güçlü meleklerdir, ancak Malkazid düştüğü için lanetleniyor ve Şeytanların en güçlüsü olan Baş Şeytana dönüşüyor.) Vyshantaar’ın gizli yöneticisi oldu. Vyshantaar halkına kadim büyülerin gizli ve korkunç sırlarını öğretti. İkinci Taç Savaşları bütün hızıyla güneyde sürerken Aryvandaar, Vyshantaar’ın olmuştu. Vyshantaar güneş elfleri ve ay elflerinin oluşturduğu krallık olan Shantel Othreirer’i işgal etmeye başladı Üçüncü Taç Savaşları ise böyle başladı..

resim 1

Üçüncü Taç Savaşları – Karanlığın Felaketi

Shantel Othreirer elfleri 300 yıl boyunca işgallere dayandı. Ta ki asil ve kudretli kralları Ynloeht’in esrarengiz ve gizemli ölümüne kadar. Krallarını kaybeden Shantel Othreirer elfleri sonunda Vhyshantaar’a kendilerini teslim ettiler. Böylelikle Vhyshantaar; Shantel Othreirer’i de krallığına kattı ve daha da güçlendi. Bu olayla birlikte İkinci Taç Savaşı da bitmiş oldu. Bu olaydan yüz yıl sonra Karanlık Felaket (Dark Disaster) adında büyülü bir fırtına ortaya çıktı ve Miyeritiar topraklarını harap etti. Şahitlerin, Filozofların dediklerine göre; Miyeritiar Aryvaandar’ın ordularını durdurmak için böyle bir şey yarattı ancak ellerinde patladı ve kendi sonlarını getirdiklerini söylerler. Ancak bu olay aslında Aryvandaar’lı kadim büyücüler tarafından ortaya çıkan bir felaketti. Bu felaket başlamadan önce Miyeritiar’ın bir çok kadim büyücüsü suikastlere uğrayarak katledilmiştir. Bu felaket Miyeritiar’ın üstünde, kanlı yağmurlar, karanlık sisler olarak dolaşmış, içinde bir çok masumlarla beraber tamamiyle harabeye, zehirli ve verimsiz topraklara çevirmiştir. Bir çok Miyeritiar vatandaşı bu olaydan kaçıp kurtulsa da, tekrar o topraklara gitmeye gönülleri razı olmamış ve halklarının bu katledişiyle beraber yaşamak zorunda kalmıştır.

Not; Miyeritar Krallığı 1374 DR yılında büyü tanrıçası Mystra’nın Seçilmişlerinden büyücü Khelben Blackstaff Arunsun’un yaptığı Yüksek Büyü ritüeli sayesinde tekrar diriltilmiştir ve şimdiki adı Rhymanthiin (Umudun Saklı Şehri) şeklindedir.

resim 3

Dördüncü Taç Savaşları – The Descent (Kara Elflerin Sürülmesi)

Başlamadan önce söylemekte fayda var. Kara elfler, kara elf olduğu zamanlarda, drow olmadan önce esmer yani şimdiki gibi kapkara renkte değillerdi ve saçları genellikle siyahtı. Karanlıkaltına sürüldüklerinde, deformasyona uğrayıp şimdiki şekillerini almışlardır.

Miyaritiar yok olduktan, sonra Karanlık Felaket’in sorumlusunun kim olduğunu bilen Ilythiiri hiddetlendi ve Aryvaandar imparatorluğuna savaş açtı. Karanlık Felaket başladıktan sonra Ilythiiri de, bütün kadim güçlerini savaşa aktardı. Bunun sonunda, Karanlık Felaket’ten bile beter bir harap oluş ortaya çıktı ve Aryvaandar imparatorluğunun, en yakın karakolu olan Shantel Othreier’i yok edip kül etti. Yıkılan krallık Shantel Othreier’den kaçan mültecilerin Ilythiiri’nin gaddarlıkları ve yıkımları hakkında anlattığı hikayeleri, Aryvaandar’ın önceki yüzyıllarda yaptıklarıyla karşılaştırılacak gibi değildi.

Bunlara artık bir dur demesi gerektiğini düşünen akılları başında elf imparatorlukları, bir konsey düzenleyip Ilythiiri, dherow etnik grubunu lanetlemeye karar verdi. Böylelikle Corellon (Elflerin yaratıcı tanrısı) Ilythiiri dherow ırkını terk etti.

Seldarine tapınağının güçlü ruhbanları, Ilythiiri’nin ruhlarını, bedenleri gibi çirkinleşmesini sağlayan güçlü bir büyü ritüeli yaptılar. Bu büyü her ne kadar Ilythiiri’yi (kötülüğe yönelen kara elf kavmini) hedef alsa da Faerun’un her yerindeki kara elfler yani Miyeritiar’ın iyi kara elfleri de etkilendi ve kudretli elf imparatorluklar tarafından, Karanlıkaltına sürüldü. Bu olay Descent adıyla bilindi. Böylelikle, Karanlıkaltına sürülen elfler Örümcek Kraliçe Lloth ile karşılıklı bir çıkar ilişkisiyle onu tanrıları olarak addettiler. Dherow ismi zamanla değişerek Drow oldu ve şuan bütün dünya onları drow olarak bildi.

Aslında Ilythiiri’yi hedef alan bu büyü neden tüm kara elfleri etkiledi bilinmiyor ve bu da The Descent’in gizemi olarak kaldı.

karaelf sürgünü

Beşinci Taç Savaşı – Aryvandaar’ın Düşüşü

Dördüncü Taç Savaşı ve kara elflerin sürülmesiyle birlikte elfler, zayıf bir ittifak kurmak zorunda kaldılar. Corellon kendi kararıyla 100’ün üzerinde sayıları bulunan elf kavimlerinden (tabi drowlar hariç) vekiller seçti. Bu vekiller savaş ve politikadan uzakta, bir ormanda, savaşa ve yıkıma karşı çareler bulabilecekleri, bir toplantı için bir nevi konsey görevi gören doğudaki ormanlara gittiler. Bu yer Corellon’un ismini aldı. Adalet ve yargı yeri olarak bilindi. Elven Court.

Bu toplantılar sonucunda elfler, savaştan, yıkımdan ve zulümden uzakta olan Evermeet’i aramaya başladılar ve Taç Savaşları’nı geride bırakma sözü verdiler. Batıya doğru yönelen bu kavim, sahillere ulaşınca gemiler yaptılar ve batıdaki Evermeet adasına ulaştılar.

evermeet

Evermeet adasına ulaştıklarında bir nevi şok gibi bir şey yaşadılar. Çünkü bu adada hali hazırda vahşi elfler yaşamaktaydı. Son toplantıda alınan karar, Aryvandaar evi, Evermeet adasına medeniyetin getirmesi ve daha yetkili birisi gelene kadar yönetimin onların elinde olmasıydı.

Yaklaşık bin yıllık müzakerelerden sonra adalet ve yargı, Aryvandaar evini ve Vyshaan krallığını yöneten altın elf Vyshaan evini, Taç Savaşları’nın başlama sebebi olarak gördü. Vyshaan evi için düşünülen ceza bir hayli ağırdı. Elf ırkına karşı işledikleri suçtan dolayı bütün yönetim yetkileri, soyluluk ve mal varlığının ellerinden alınmasına karar verildi. Elven Court’ta alınan bu kararı duyan Vhyshaan ajanları, aldıkları kararda dikkatli olmalarını yoksa olası bir savaşla direnç gösterebileceklerini söylediler.

Böylelikle Beşinci Taç Savaşları da düşüncesiz ve mantıksız bir şekilde başladı..

Malkizid’in isteği üzerine deli kral Giilvas Vyshaan kendi oğlu ve kardeşi de bulunan kadim bir büyücü ordusu topladı ve karşısında duran bütün büyücüleri katletmelerini emretti. Vyshaan askerleri ve destekçileri, tamamen sadıktılar ancak arkalarında Corellon’un bulunduğu bütün diğer elf gruplarının birleşmesiyle bir araya gelmiş konseye karşı pek şansları olmadıklarını biliyorlardı. Kadim balor Malkizid bile Vyshaan’ın bu savaşta hiçbir şansı olmadığını bildiği için 9 cehenneme kaçtı ve Giilvas Vyshaan’ı terk etti. Bir süre sonra apaçık deliliğe kapılan yöneticileri en sadık destekçileri bir bir yarı yolda bıraktı. Destekleri çekilen elfler ve kendilerini terk eden şeytanın desteklerinden sonra Vyshaan yavaşça ama kaçışı olmayan bir şekilde çöktü. Söylentiler ve kara hikayeler Vyshaan’ın dört oğlunun, klanın yıkılışından sağlıklı bir şekilde batıya kaçtığını ve büyük bir hevesle dönüp, yeni Vyshaan krallığının başına geçecekleri günü beklediğini anlatır. Düşünürler ve bilgeler bunun bir kurgu olduğunu düşünmektedirler.

Böylelikle Taç Savaşları ilk olarak 3000 yıl önce kıvılcım başlatıp savaşlara sebep olan Vyshaan krallığının çöküşüyle sona ermiştir. Günümüz Faerun elfleri geçmişlerindeki bu delilik hakkında oldukça az konuşurlar ve elf olmayanlarla bu konuları konuşmak bile istemezler. Ama yine de bu olayın elf dilinde bazı kalıntıları olmuştur. Bugün elf dilindeki en ağır ve kötü lanetlerden biri olan en az drow kadar hakaret sayılan “Vyshaan” kelimesi doğmuştur.

deli kral Giilvas Vyshaan
deli kral Giilvas Vyshaan

 

İşte Faerun’u etkileyen en büyük tarihi olaylarında biri olan Taç Savaşları böyle başladı ve bitti…

 

Yorumlar