Ana sayfa Harry Potter Fantastik Canavarlar Grindelwald’un Suçları Filminde İlk Defa Göreceğimiz Sihirli Yaratıklar

Fantastik Canavarlar Grindelwald’un Suçları Filminde İlk Defa Göreceğimiz Sihirli Yaratıklar

PAYLAŞ

1.KELPİE

S.B.S.: XXXX

Bu Britanya ve İrlanda su şeytanı birçok biçime bürünse de, en çok, yele yerine hasır sazları olan bir at şeklinde görülür. Tedbirsiz kişileri kandırıp sırtına bindirince dosdoğru nehrin ya da gölün dibine dalarak binicisini yiyip yutar, ve bir süre sonra kurbanın organları su yüzüne çıkar. Bir Kelpi’yle başa çıkmanın doğru yöntemi, Yerleştirme Büyüsü’yle (Placement Charm) kafasına bir gem geçirerek onu uysal ve tehlikesiz hale getirmektir.
Dünyanın en büyük Kelpi’si İskoçya’daki Loch Ness’tedir. En çok su yılanı biçimine bürünmeyi sever. Uluslararası Büyücüler Konfederasyonu gözlemcileri, onun Muggle soruşturma ekibi yaklaştığında susamuruna, tehlike savuşturulunca da yeniden yılana dönüştüğünü görünce,
gerçek bir yılanla karşıya karşıya olmadıklarını fark etmişlerdir.

                            

Loch Ness Kelpie                                       At formunda bir Kelpie

2.ZOUWU

S.B.S.: BİLİNMİYOR

Newt Scamander 1927 yılında Mart ayı civarlarında bir Zouwu ile karşılaşır, ancak merak uyandırıcı şekilde Fantastik Canavarlar Nelerdir, Nerede Bulunurlar? kitabında bundan bahsetmez. Newt’e göre, yaratık çoğu insan için dehşet verici olmasına rağmen sadece “büyük bir kedi yavrusu gibi” dir.

JK Rowling bir röportajda bu yaratığın Çin mitolojisine dayandığını doğrulamıştır. Başlangıçta, Eddie Redmayne bu yaratığı bir röportajda açıkladı, ancak fanlar telaffuzlarını yanlış yorumladı ve canavarın adını “Taowu” olarak kabul ettiler. Bu daha sonra Çin taraftarları tarafından Sosyal Medya’da düzeltildi.

Bir fil kadar büyük olan Zouwu, Çin’e özgü bir kedidir. Büyük pençeleri ve kuyrukları ve kuyrukları ile abartılı görünüme rağmen Zouwu’nun en çarpıcı özelliği onun hızıdır. Yaratık günde 1.600 kilometreden fazla yolculuk yapabilir. Bu filmde ortaya çıkacak olan Zouwu, Arcane sirkinin sahibi olan Skender tarafından ele geçirildi.

3.LETHIFOLD (CANSARAR)

S.B.S.: XXXXX

Canlı Kefen ismiyle de tanınır. Cansarar yalnızca tropik iklimde yaşayan ve neyse ki az bulunan bir yaratıktır. Bir buçuk santim kadar kalınlıkta (eğer kısa süre önce bir kurbanı öldürmüş ve hazmetmişse, daha da kalın) siyah bir pelerine benzer, geceleyin yerde kayıp gider. Bir Cansarar’a ilişkin olarak sahip olduğumuz ilk bilgi, 1782 de Papua Yeni Gine’de tatil yaparken bir Cansarar saldırısından kurtulacak kadar talihli olan büyücü Flavius Belby tarafından kaleme alınmıştır.

”Sabahın birinde nihayet uykum gelmişti ki, yakınlarda hafif bir hışırtı
duydum. Kapının dışındaki ağacın yapraklarıdır herhalde diyerek yatakta
döndüm, sırtımı cama çevirdim ve yatak odamın kapısının altından içeri
kayan, biçimsiz kara bir gölgeye benzeyen bir şey gördüm. Hareketsiz
yattım ve, uykulu uykulu, sadece mehtapla aydınlanan bir odada böyle bir
gölgeye ne yol açabilir diye tahmin etmeye çalıştım. Şüphesiz, benim
kıpırdamadan durmam, Cansarar’ın muhtemel kurbanının uyuduğuna
inanmasına neden oldu. Gölge, beni dehşete düşürerek yatağıma tırmanmaya koyuldu, hafif ağırlığını üstümde hissettim. En çok, dalgalanan siyah bir pelerine benziyordu. O yataktan yukarı bana doğru kayarak gelirken, kenarları belli belirsiz kıpırdanıyordu. Korkudan kaskatı kesildim, dimdik oturmadan önceçenemde onun yapışkan ve soğuk dokunuşunu hissettim.
O şey beni boğmaya çalıştı, amansızca yüzümden, ağzımla burun
deliklerimden yukarı tırmandı ama ben mücadele ettim, bir yandan da
soğukluğunun üzerimi sardığını hissediyordum. İmdat diye bile
bağıramadım, el yordamıyla asamı aradım. O şey kendisini yüzüme
yapıştırdığı için başım dönüyordu, nefes alamıyordum, bütün dikkatimi
Sersemletme Büyüsü üzerinde topladım ve sonra da bu büyü, yatak
odamın kapısında bir delik açtığı halde yaratığa boyun eğdiremediği için
Engelleme Büyüsü’ne başvurdum. Onun da bir faydası olmadı. Hâlâ
çılgıncasına mücadele ederek yana doğru yuvarlandım, güm diye yere
düştüm. Şimdi Cansarar beni tam olarak sarmıştı. Nefesim kesilirken, bilincimi tamamen yitirmek üzere olduğumu biliyordum.

Umutsuzluk içinde, enerjimin son kırıntılarını topladım. Asamı kendimden
uzağa, yaratığın öldürücü kıvrımlarına tutarak ve yerel Tükürenbilye
Kulübü Başkanı seçildiğim günün anısına tutunarak, Patronus Büyüsü’nü
yaptım. Neredeyse o anda, yüzümde temiz hava hissettim. Yukarı baktığımda o ölümcül gölge, Patronus’umun boynuzları üzerinde havaya fırlatılmıştı. Odanın karşısına uçtu ve hızla kayarak gözden kayboldu.”

Belby’nin bunca dramatik şekilde açıkladığı gibi, Cansarar’ı püskürtecek tek
büyü, Patronus’tur. Ancak, genellikle uyuyan kişilere saldırdığı için,
kurbanlarının ona karşı herhangi bir sihirden yararlanacak fırsatı bulması zordur. Avını başarıyla boğduktan sonra, Cansarar yemeğini oracıkta, onun yatağında hazmeder. Sonra da evi eskisinden biraz daha kalın ve şişman bir halde terk eder, geride ne kendisinden, ne de kurbanından bir iz bırakır.

4.AUGUREY (KAHŞİN)

S.B.S.: XX

İrlanda Anka Kuşu olarak da bilinir. Kahşin kimi zaman başta Kuzey Avrupa ülkelerinde de bulunmasına rağmen,Britanya ve İrlanda’ya özgü bir kuştur. Zayıf ve kederli görünüşlü olan bu kuş yeşilimsi siyah renktedir ve küçük, az beslenmiş bir akbabayı andırır. Son derece utangaçtır, böğürtlen çalıları ya da dikenler arasında yuva yapar, büyük böceklerle perileri yer, sadece şiddetli yağmurda uçar, bunun dışında ise, gözyaşı şeklindeki yuvasında saklı kalır. Kahşin’in pes perdeden ve titreşimli, kendine has bir çığlığı vardır. Vaktiyle bu çığlığın ölümü haber verdiğine inanılırdı. Büyücüler bu yürek parçalayıcı sesi duyma korkusuyla Kahşin yuvalarından kaçınırlardı. Sık bir çalılıktan geçerken göze görünmeyen bir Kahşin’in feryat ettiğini duyunca kalp krizi geçiren birden fazla büyücü olduğuna inanılır. Ancak sabırlı araştırmalar sonunda Kahşin’in sadece yağmur yaklaşınca şarkı söylediği anlaşılmıştır. Kahşin’e o gün bugün
evin hava tahmincisi olarak rağbet edilmiş olsa da, çoğu kişi kış ayları boyunca onun durup dinlenmeden sızlanmasına katlanmakta zorlanır. Kahşin tüyleri, tüy kalem olarak işe yaramaz, çünkü mürekkebi geri püskürtürler.

Yorumlar