Ana sayfa Diğer Fantazya Fantastik Yazın’da Motifler ve Kazanım Öğesi

Fantastik Yazın’da Motifler ve Kazanım Öğesi

PAYLAŞ

    Bir Fantastik Yazın okuru olarak bu yazın türünün sanat eserlerine karşı sergilediğim tutum son bir-iki sene içerisinde büyük bir evrime uğradı. Çünkü büyük bir hayaller dünyasının eşiğinde oturup içeriyi uzun uzun seyretme fırsatını da ancak son bir-iki sene içerisinde yakaladım. Bu fırsat insana birçok zevki yaşatıyor yaşatmasına ancak elinizden bir şeyleri alıp götürmüyor da değil. Peki bu eşikten bakıp neler görebildim?

     Matematik, sistematik, bilinç ve düzen ve her şey. Tıpkı bir formülü uygular gibi bütün Fantastik Yazın eserlerini aynı süzgeçten geçirmeye çalıştıkça şaşkınlığım arttı ve okuduklarımdan aldığım keyif devinip dönüştü. Şimdi kavrayabildiklerim ve anlatılanlarla ilgili derlediğim kısa bir yazı kaleme alıp sizleri de bu eşiğe davet etmenin peşindeyim. Çünkü buradan her şey çok daha farklı gözüküyor. İlk olarak üzülerek belirtmek istiyorum ki birçok Fantastik Yazın eseri belirli ve katı bir süzgeçten geçtiğinde aynı sonucu verecektir. Bu sonuçları hep beraber izleyelim.

Karakterler Fantastik Yazın’da en büyük yer kaplayan öğelerdir. Olayların bağlarını sıkı sıkıya örmeye yararlar. Karakterler olmadan hikayeniz olmaz. Peki bu karakterler rastgele ve düzensiz bir biçimde mi ortaya çıkıyor? Hayır. Richard Matthews’a göre günümüze kadar gelen birçok tarihi destanda, kutsal kitapta ve Fantastik Yazın eserlerinde bulunan kemik motifler bulunmaktadır. Bunları şöyle açıklayabiliriz:

1 – Gezgin Bir Kahraman ya da Kral
2 – Garip Bir Yol Arkadaşı
3 – Vahşi Bir Hükümdar

Bir süre düşündükten sonra her bir motife kafamızda bir örnek yerleştirebiliyoruz. Peki ya hikayenin gidişatı? Olay örgüsü? Bunlar da rastgele mi oluşuyor? Richard Matthews motiflerini sıralamaya devam ederken işin içine olaylar da giriyor. Motiflere şöyle devam ediyor:

4 – Doğa Güçleriyle Alakalı Maceralar
5 – Ateş Soluyan Bir Canavarın Mağlup Edilmesi
6 – Ölümsüzlük Arayışı
7 – Şeytani Bir Varlık Yüzünden Kahramanın Yenilgisi / Aksaması

Fantastik Yazın’da hikayeler tıpkı farklı renklerde trenler gibidir ama hepsi çoğunlukla aynı raylardan ilerlerler. Tabi ki bu aklınıza sıradanlık ya da tekdüzelik olarak gelmemelidir. Çünkü raylar aynı olsa bile çoğunlukla hikayeleri özgün kılan şey sihirdir. Hem de nasıl bir sihir biliyor musunuz? Aynı olan rayların her seferinde başlangıç ve bitiş noktasını değiştiren bir sihir. İşte Fantastik Yazın’ı “Fantastik” kılan şey de bu sihirdir.

Trenin neresinde oturursanız oturun, tüm yolculuğu kusursuz bir sadelikle izleyebiliyor olmanız da bu maceraların bir diğer gizemidir. Çünkü bu maceralar size, aslında dünya üzerinde, karmaşık beşerî ağların gölgesinde sunulan hikayeleri anlatırlar. Ama dünyanın tüm o karmaşıklığı, hikayeleri bozan tüm o gölgeciklerin aydınlatılması ile sundukları için, maceranın tümünü daha net ve gerçekçi bir şekilde anlamamızı sağlarlar.

Peki yukarıda bahsettiğim motiflerden yola çıkarak, Fantastik Yazın’da kazanımın yerini nasıl açıklayabiliriz? Aslında hepinizin anımsayabileceği bir öyküden bahsedeceğim size. Pek kıymetli, yarı Took, Bilbo Baggins’in hikayesi. Protagonist olarak Bilbo’yu dışarıdan izlediğimizde yukarıda yazılan motiflerden birçoğunu yakalayabiliriz. Gezgin bir kral olan Thorin’i görüyoruz. Ülkesinden uzakta, diyar diyar cüce halkını yaşatmak ve soyunu devam ettirmek için geziyor. Garip bir yol arkadaşı olarak Gandalf’ı söyleyebiliriz. Şüphesiz birçok Hobbit için büyü çok uzak ve farklı bir şey idi. Vahşi bir hükümdara örnek olarak Moria orklarının lideri olan Azog’u gösterebiliriz. Ateş soluyan Smaug’u hikayede görmemek zaten mümkün değil.

Ölümsüzlük arayışı Hobbit adlı eserde çok belirgin değildir. Çünkü eserin asıl macerasının arkasında bir pencere gibidir. Ancak Gollum’un hikayesini ve Tek Yüzük’ün onu nasıl eline geçirdiğini hatırlayacak olursanız, Gollum’un Yüzük’ten ayrılmak istemeyişi ve Yüzük’ü kaybettikten sonra bile onu bulmak için ciddi mesailer harcaması, onun şahsî ölümsüzlük arayışına büyük bir işarettir. Şeytani bir varlık yüzünden maceranın aksamasına ise örümceklerin, cüceleri esir alışlarını gösterebiliriz. Diğer bir motif olan doğa güçleriyle ilgili maceralar ise aslında hikayenin birçok yerinde karşımıza çıkarlar. Cücelerin yanan ağaçlarda mahsur kalmaları, hızla akan bir nehir içinde varillerle sürüklenmeleri, Kartallar’ın kafileyi kurtarması…

hobbit-running-bilbo-shire-610x378Bu motiflerin her biri, hikayemizdeki Protagonist’e, yani Bilbo Baggins’in ta kendisine, farklı tecrübeler kazandırmıştır. Çıkın Çıkmazı’ndan çıkan Bilbo ile onca şeyi yaşayıp yurduna geri dönen Bilbo aynı mıdır sizce? Yüzük, Gandalf, Thorin, Smaug, troller ve örümcekler, Elf Kralı… Hepsi Bilbo’ya farklı bir şeyler kazandırmadılar mı? İşte Fantastik Yazın’ın konusu aslında tam da budur. Çünkü neredeyse bütün fantastik maceralar henüz olgunlaşmamış bir karakter ile başlayıp asırlara örnek olabilecek bilgelikler ile biterler. Hobbit, Yüzüklerin Efendisi, Harry Potter, Belgariad, Yokyer, Yerdeniz Büyücüsü…

Bu yazıyı okuduktan sonra hepinizi, yaşadığımız hayatın bir fantastik macera olabileceğini düşünmeye davet ediyorum. Elflerden, Cücelerden, Ejderhalardan yoksun maceralarda pişen, yetişen ve olgunlaşan, milyarlarca Protagonist. Bu yorgun maceramızda hepinize bol şans diliyorum dostlarım. Bir sonraki hikayeye kadar hoşça kalın.

Yorumlar