Ana sayfa Harry Potter Ölümsüzlük Arayışı: Felsefe Taşı

Ölümsüzlük Arayışı: Felsefe Taşı

PAYLAŞ

Ölümsüzlük ve zengin olma arzusu insanoğlunu varoluşundan beri cezbetmiştir. Bunlar zenginden fakire herkes tarafından elde edilmek istense de bazı insanlar bu konuda bir adım daha fazla atabilmek için çabalamışlardır. Tarihte hayatını buna adamış kişilere simyager diyoruz. Simya bilimi ile ilgilenen ve günümüzdeki kimyanın temellerini oluşturan bu insanlar sayısız hikayeye konuk olmuşlardır. Diğer bir adı “alşimi” olan simya; bir dönemin felsefesini ve doğanın ilkel yollara araştırılmasını ifade eden bir kavramdır. Simyanın içine aldığı çalışmaları başlı başına; hastalıkların tedavi edilmesi, altına ulaşma ve ölümsüzlükle fani yaşamdan kurtulmak olarak adlandırabiliriz. 12. yüzyıldan sonra Avrupa’da rağbeti artan simya; hiçbir ırk ayırt etmeden dünyanın her köşesinden insanın aklını çelmiştir.

aaaaa

Simyagerlerin bu emellerine ulaşabilmek için denediği sayısız yoldan en çok bilineni felsefe taşıdır. Ölümsüzlük iksirinin yapı taşı olan felsefe taşı her zaman simyagerlerin önceliği olmuştur. Bu taş mistik ve ruhani dünyanın kapısı niteliğindedir. Söylenenlere göre felsefe taşı ölümsüzlüğün yanı sıra maddeleri altına çevirebilime özelliğine de sahipti. Simyanın ana amaçlarını barındıran bu taş tarih boyunca bir sürü meraklı aklı peşinden sürüklemiştir. En çok bilinen isim bizim de ilk kitaptan aşina olduğumuz Nicolas Flamel’dir. Flamel’in dışında Pisagor, Newton, Coelho gibi isimler de simya ile uğraşmışlardır.

Latince olan V.I.T.R.I.O.L “Dünyanın derinliklerini ziyaret et damıtırken gizli taşı bulacaksın.” anlamına gelir. Felsefe taşını madde olarak ele alan simyacılar bu lafı da fiziksel olarak algılayıp taşın peşinde yollara düşmüş ve ‘damıtma’ kelimesinden yola çıkarak çeşitli deneyler yapmışlardır. Bu simyacılar, bazı zamanlarda büyücülüğe yaklaşmışlar ve mantığa aykırı gelen denemelerle vakit harcamışlardır. Günümüzde bu nedenle simyanın bilim olmadığını söyleyen kişi sayısı fazladır.

Ancak simyacıların içinde olan bir diğer grup taşı içimizde arayarak bulabileceğimizi söylerler ve felsefe taşını akıl, bilgelik taşı olarak ele alırlar. Onlara göre felsefe taşı her insanın içinde vardır. Taş olarak adlandırılmasının sebebi madde olması değil, sabit bir varlığı olmasıdır. Bu insanlara göre kastedilen ölümsüzlük ana bilince ulaşıp benlikten sıyrılmaktır. Bu bilince ulaşmak altın kadar değerlidir. V.I.T.R.I.O.L’de belirtilen dünyanın derinlikleri insanın iç dünyasıdır. Ve bilgelik ancak kişinin içinde yer alır.

Asla tek bir şekilde anlaşılmayan felsefe taşı hakkında binlerce dedikodu vardır. Kimileri Flamel’in felsefe taşını bulduğunu ve ölümsüzlüğe sahip olduğunu ancak sonrasında ölümü seçtiğini söylerler. Kimileri gerçek olmadığını, kimileri de kendisinin bulduğunu iddia eder. 21. yüzyılda insanlar simyaya karşı eski ilgisini kaybetmiş olsa da hâlâ hayal gücü geniş olan insanların ilgisini çekmeyi sürdürmektedir.

İnsanların ortak arzusunu barındıran ve kültür farkı tanımadan her yaştan ilgiyi toplayan felsefe taşı günümüzde gerçeklikten uzak olarak adlandırılsa da zamanında bilim insanlarının dahi ilgisini çekmiştir. Gerçek olarak kabul görmese de hayal dünyamıza eşlik eden felsefe taşına saygı duyuyor ve fantastik öykü severler olarak bir gün karşımıza çıkmasını umuyoruz.

Yorumlar