Ana sayfa Middle Earth Kitaplar Fingolfin / Aracáno / Nolofinwë

Fingolfin / Aracáno / Nolofinwë

PAYLAŞ

Doğum Yılı : Ağaçların Yılı 1190

Ölüm Yılı : İlk Çağ 456

Hükûm Yılları : İlk Çağ 5 – 456

Öldüğünde ki yaşı : 3426

Kardeşleri : Finarfin, Írimë, Findis, Fëanor( Üvey)

Ebeveynleri : Finwë ve Indis

Eşi : Anairë

Çocukları : Fingon, Turgon, Argon, Aradhel

Ünvan: Ñoldor’un Yüce Kralı.

Fingolfin Indis’in ilk, Finwë’nin ikinci çocuğudur. Kendisine en güçlü,en yiğit gibi sıfatlar verilmiştir.

Hayatı:

Fingolfin Tirion Şehir’in de doğan bir Ñoldo’dur. Tirion’un altın ve çeşitli mücevherleriyle bezenmiş sokaklarında gezmiş ve burada Anairë ile tanışıp büyük bir aşk yaşamıştır. Dört çocuğa ebeveynlik yapmışlardır. Fingolfin, Finarfin ve kardeşi Fëanor ile bütün Ñoldor’un ve hatta Vanyar ve Teleri’nin büyük saygı duyduğu yüce Elflerdi. Lakin Melkor’un serbest bırakılışının ardından Ñoldor’un üzerini bir kasvet, bir kibir sarmıştı. Artık huzurlu günler geride kalmış ve burada Fingolfin ve Fëanor’un çatışmaları başlamıştı. Melkor araya çeşitli fitneler sokmuş ve Fëanor’un kardeşlerinden nefret ettiğine dair dedikodular çıkarmıştı ve bu dedikodular dönüp dolaşıp en sonunda Fëanor’a vardığında Fëanor Melkor’un da ona verdiği fitne ile birlikte bir nevi isyan çağrısı yapmış ve Fingolfin son çareyi babası ve Ñoldor’un Yüce Kralı Finwë’nin önünde bulmuştu. Ona bu sözleri söyledi:

“Kralım ve babam, pek yerinde bir biçimde Ateşin Ruhu adını almış kardeşimiz Curufinwë’nin kibrini zapt etmeyecek misiniz? O kim alıyor da, kral kendisiymiş gibi halkımız adına konuşuyor? Uzun süre evvel Quendi’nin karşısına geçip, Valar’ın Aman’a gelmemiz için yaptığı çağrıyı kabul etmelerini emreden sizdiniz. Orta Dünya’nın tehlikeleri içinden Eldamar’ın ışığına doğru uzanan zorlu yol boyunca Ñoldor’u sürükleyen sizdiniz Şimdi eğer bundan pişmanlık duymuyorsanız, en azından iki oğlunuzu sözlerinizle ödüllendirmeniz lazım geliyor.”

Odaya büyük bir hışımla Fëanor girmişti ve üstelik baştan sona silahlıydı. Fingolfin’e bu sözleri sarfetti:

“İşte böyle, tam da tahmin ettiğim gibi,” dedi. “Üvey kardeşim, her meselede olduğu gibi bunda da babamı yanına alıp, önüme geçecektir.” Sonra Fingolfin’e dönüp kılıcını çekti ve bağırdı: “Çekil git karşımdan ve ait olduğun yere dön!”

Fingolfin tek bir kelime dahi etmeden Finwë’nin önünde diz çökerek oradan ayrıldı lakin Fëanor da onun peşinden gidip Mindon Eldaliéva’da boynuna kılıcı dayayıp yeniden konuştu, “Bak üvey kardeşim! Bu kılıcın ucu senin dilinden keskindir. Yerimi ve babamın sevgisini de zorla elimden almayı hele bir dene; o vakit belki Ñoldor halkı, esirlerin efendisi olmaya hevesli birinden kurtulur!”

Fingolfin yine sükunetini koruyup oradan ayrıldı ve kardeşini bulmak üzere gitti. Tirion’da karanlık günler baş gösterirken Valar’ın suçlu bulduğu Fëanor Mandos’un sözleri ile on iki yıl boyunca Tirion’dan uzaklaşacağı belirtildi lakin Fingolfin ağabeyini affettiğini söyledi ancak buna rağmen Fëanor Formenos’a gönderildi. Manwë’nin önderliğinde bir şölen düzenlendi ve Fëanor’da davet edilmişti. Fëanor sıradan kıyafetler ile gelmiş ve Silmarilleri yanında getirmemişti. Fingolfin ile karşılaştılar ve Fingolfin elini uzatıp şunları dedi: “Söz verdiğimi şimdi yapıyorum ve yaşadığımız tatsızlığı unutuyorum.”

Fëanor sessizce uzanıp tuttu elini, ama Fingolfin sözlerini sürdürdü: “Kan bağıyla üvey, yürek bağıyla öz kardeşin olacağım. Sen rehberim olacaksın, ben peşin sıra geleceğim. Hiçbir keder ayırmasın bizi.”

“Duydum sözlerini,” dedi Fëanor. “Öyle olsun.”

Bu diyalog üzerinden bir süre sonra her yer karardı, Ağaçlar saldırıya uğramıştı Hyarmentir’de saklanan Ungoliant tarafından. Ancak tek bir kişi ile olacak birşey değildi bu. Melkor’un tasarladığı birşeydi bu ve Finwë’yi öldürüp Silmarilleri de alıp kaçmışlardı.Bunun üzerine asla dönüşü olmayacak büyük bir yemin etti Fëanor ve Ñoldor. Valar’ın çağrılarına rağmen isyan başlamış ve bütün Ñoldor intikam için Fëanor’un önderliğinde Morgoth’un peşine düşmüştü. Fëanor Alqualondë’de Teleri’nin gemilerini istemiş ama Teleri isteklerini geri çevirmişti ve bunun üzerine Birinci Akraba Kıyımı gerçekleşmeye başlamıştı. Ñoldor’u bu savaştan kurtaran Fingolfin’in öncü birliği olan Fingon ve birliği olmuştu. Akrabalarına yardım için neler olup bittiğini bilmeden savaşa girmişlerdi ve bunun sonucu olarak gemiler Fëanor’un eline geçmişti. Araman’a doğru yola çıktılar ve geriden kalan Ñoldor onları takip etti. Araman’a kadar ilerleyip orayı geçtiler ve karşılarına Mandos’un dilinden düşen kehanet çıktı. Buna en sonunda Finarfin kulak asıp geri döndü ve kalanlar yola devam etti. En sonunda Helcaraxë’ye yakın biryerde gemileri denize çıkardılar ve ilk topluluk Belagaer’a açıldı ardından Maedhros’un geri de kalanlar için söylediği sözlerin ardından Fëanor, “Hiçbirini ve hiç kimseyi! Arkamda bıraktıklarımı artık kayıptan saymıyorum; zaten gereksiz yük olduklarını gördük yol boyu. Adıma lanet okuyanları ve hala da lanetleyenleri bırakalım gitsinler, ahlaya vahlaya dönsünler Valar’ın kafesine! Yakın şu gemileri!” diyererek onları oraya mahkum bıraktı. Gemiler Endor’a vardıklarında Losgar denilen o bölgede ateşe verildi ve geride kalan Fingolfin Hanedanı ihanete uğradıklarını anladılar ama yola devam ettiler. Nihayet Fingolfin Hanedanı Helcaraxë’ye vardı ve buradan yola devam etmek zorunda kaldılar. Helcaraxë o kadar soğuk ve ıssızdı ki denir ki, Morgoth ve Ungoliant hariç kimse oradan geçmeye cüret edememiş. Fingolfin Hanedanı cesaret ve yiğitlikle yollarına devam etmiş ve bu yolda Turgon’un eşi Elenwë gibi pekçok kayıp verilmişti. Artık amaçları Fëanor ile Orta Dünya’da karşılaşmaktı. Hüsrana ve sefalete mahkum edilmelerinin asıl sebebi olan Fëanor’u bulup ona aynı sefaleti çektirmekti. En sonunda Orta Dünya’ya varıp borularını üflediler ve çok ama çok küçük bir sevgi birikintisi dahi olsa da Fëanor’u takip etmeye devam ettiler. Ancak Morgoth bu işi başlamadan bitirmek için Lammoth Savaşı’nı başlattı ve bu savaşta Fingolfin Hanedanı’nın karşısına çıkan Orklar Argon’u öldürdü. Akabinde öfkesine karşı çıkamayan Fëanor hazin bir son ile karşılaşıp ölmüştü ve Maedhros esir düşmüştü. Fingolfin Hanedanı Hithlum bölgesine yerleşmiş ve düşmana karşı verecekleri büyük savaşlar hakkında hazırlık yapıyorlardı. Yiğit Fingon Maedhros’a olanlardan dolayı çok üzülmüş ve onu kurtarmak için düşmanın mekanı olan Thangorodrim’in tepelerine tırmanıp Maedhros’u kurtarmaya gitmişti. Maedhros kurtulmuş ve iki hane arasında ki öfke dinmeye başlamıştı ve ardından Maedhros Fingolfin’e bu sözleri söyledi, “Aramızda bir keder gölgesi düşürmedikçe, efendim, Finwë hanedanın hem en yaşlısı, hem de buna yaraşır biçimde en bilgesi olarak hükümdarlık hakkı sizin olmalıdır.” Ve böylece Ñoldor’un Yüce Kralı Fingolfin olmuştu. Dagor Aglareb adlı muharebede (Sindarin’de Şanlı Muharebe anlamına gelir) Maedhros’la beraber kendilerinden katlarca fazla orku imha etmiş ve yaklaşık 400 yıl süren bir süre Angband Kuşatması’nı başlatmıştır. Bu kuşatma Melkor’un alevden nehirleri ve Dagor Bragollach denen Ani Alev Savaşı kırmış ve nihayetinde Dagor Bragollach’ta ateşten nehirler, sayısız Ork ve Ejderhalar Ñoldor’a büyük bir yenilgi vermişti ve aldıkları yenilgiyi Ñoldor’un nihaî sonu olarak nitelendirip muhteşem atı Rochallor’a binip Angband’ın yolunu tuttu. Karşısına çıkan herkes onu Oromë’ye benzetmişti çünkü gazabı ve öfkesi muazzam derecedeydi. Bu yüzden gözleri tıpkı Valar’ın ki gibi parlıyordu. Angband’a ulaştığında Angband’ın pirinç kapılarına vurup Morgoth’a esirlerin efendisi olarak hitap etti ve sindiği yerden çıkıp onun karşısına gelmesini istedi ve yer titremeye başladı ve derinden ayak sesleri gelmeye başladı. Sonunda düelloyu kabul eden Morgoth siyah kocaman kalkanı ve büyük çekici Grond’u ile Fingolfin’in karşısına çıktı. Fingolfin ise buz gibi parlayan kılıcı Ringil’i eline aldı ve düello böyle başladı. Morgoth Grond ile Fingolfin’e vurmaya çalışıyor ama Fingolfin çevik hareketler ile her seferinde kaçmayı başarıyordu ve Grond’un çarptığı yerde kraterler oluşuyor ve buradan ateş ve duman çıkıyordu. Fingolfin Morgoth’a uzak diyarlardan bile duyulacak tam yedi çığlık attırdı bunun sebebi ise ona verdiği yaralardı lakin Fingolfin sonunda yorgun düşmüş ve bunu fırsat bilen Morgoth kalkanı ile üç kez onun üzerine yüklendi. Fingolfin son hamlesi olarak Ringil’i Morgoth’un bileğine sapladı ve yer siyah kan ile dolmaya başladı ve tam olarak sırada Fingolfin’in harap olmuş bedenini elinde tutan Morgoth kartalların kralı Thorondor tarafından yaralandı ve yüzünde aynı bacağında Fingolfin’in başlattığı topallık gibi yara izi kaldı. Thorondor Fingolfin’in ölmüş bedenini alıp sonraları Gondolin şehirinin kurulacağı Tumladen Vadisini çevreleyen bir dağa bıraktı ve Gondolin’in düşüşüne kadar hiçbir karanlık orayı geçmeye cesaret edemedi. İşte böyle göçtü Ñoldor’un Yüce Kralı, en güçlüsü, en yiğidi, en cesuru. Ölümünün ardından ne bir Elf övündü ne de bir İnsan. Bu olay onlar için buruk ve hüzünlü bir anıdan ibaret olan bir destan olarak kalacaktı. Nesilden nesile dolaşan Fingolfin’in Öyküsü…

Yorumlar