Ana sayfa Game Of Thrones G.R.R Martin Fırtına Toprakları Tarihi 1. Kısım

Fırtına Toprakları Tarihi 1. Kısım

PAYLAŞ

Dar Deniz’de esen fırtınalar Yedi Krallık ve Dokuz Özgür Şehir’de oldukça meşhurdur. Genellikle her mevsimde ortaya çıksalar da, denizciler en kötülerinin sonbaharda geldiğini söyler. Basamaktaşlar’ın güneyindeki Yaz Denizi’nin sıcak sularından başlayıp, kasvetli kayalıkları aşarak yollarına devam ederler. Yarısından fazlası kuzeybatıya yönelir, Gazap Burnu ve yağmur ormanına giriş yapıp, güç ve nem kazanırlar. Daha sonrasında Gemikıran Koyu’nu aşarak Durran Burnu’ndaki Fırtına Burnu’nun surlarına çarparlar. Fırtına Toprakları adlarını bu doğrultuda esen fırtınalardan alır.


Fırtına Toprakları

Bu krallığın kalbi, Kahramanlar Çağı’nda yaşamış olan Durran Tanrıkederi’nin inşa ettiği son ve en büyük kale olan Fırtına Burnu’dur. Kale Durran Burnu’nun ucunda bulunmaktadır. Gemikıran Koyu’nun vahşi sularının ve hain kayalıklarının ardında, güneyde Gazap Burnu uzanmaktadır. Nemli yağmur ormanı Gazap Burnu’nun üçte ikilik kısmını kaplar. Daha güneyde ise arazi düzleşir, yavaşça Dorne Denizi’ne doğru uzanır. Kıyı kesiminde sayısız balıkçı köyü bulunmaktadır. Gelişmekte olan bir liman kasabası olan Ağlayan Kasaba (Kasabanın adı Dorne’daki ölümünden sonra Kral Daeron’un cesedinin getirildiği ilk yer oluşundan gelmektedir.) Gazap Burnu’nda bulunmaktadır. Bölgedeki en yoğun ticaret burada gerçekleşmektedir.
Yüksek dağları, şelaleleri ve gölleriyle büyük Tarth Adası ve Estermont ile beraber daha küçük adalar da Fırtına Toprakları’nın bir parçasıdır. Adalar Gazap Burnu’na yakın kesimlere yayılmıştır.
Batıda dağlar yükselmeye başlar. Fırtına Toprakları ile Dorne arasındaki sınır olan Kızıl Dağlar’a kadar dağlar yüksektir. Kuru vadiler ve kumtaşı kayalıklar buralarda oldukça sık rastlanan yer şekilleridir. Bazıları dağların adının taşlarının renginden değil, dağlarda akan kanlardan geldiğini söyler. İç kesimlere Hudutlar adı verilmektedir. Kızıl Dağlar’a yakın olan bu bölgede yaşayan Hudut Lordları hem Dorne’lu yağmacılar hem de Menzil Kralları ile yüzleşmek zorunda kalmıştır. Hudut Lordlarının en büyükleri Taşmiğfer’den Swann Hanesi, Karaliman’dan Dondarrion Hanesi, Hasat Kalesi’nden Selmy Hanesi ve Fırtına Toprakları’nın en batı ucunda bulunan Geceşarkısı’ndan Caron Hanesi. Bu haneler Fırtına Burnu’nda tarih kitaplarında geçmeyen çağlardan beri bağlıdır.
Fırtına Burnu’nun kuzeyinde ise krallığın sınırları sürekli değişmiştir. Güçlü Fırtına Kralları kazandıkları savaşlarla topraklarını genişletirken, zayıf Fırtına Kralları savaşları kaybedince toprakları küçülüyordu. Bugün, Baratheon Hanesi’nin topraklarının kuzey sınırı Ağırsu Nehri’nin güney kesimi ve Kral Ormanı’nın alt kesimleri başlar. Ancak Aegon’un Fethi’nden önce hatta Andallar’dan da önce Durrandon Hanesi’nin savaşçı krallarının toprakları çok daha geniş yer kaplıyordu.
O dönemlerde Massey Kancası, Kral Ormanı ve Karasu Nehri Fırtına Toprakları’na aitti. Bazı dönemlerde Fırtına Kralları’nın toprakları Karasu’yu bile aştı. Duskendale ve Bakire Havuzu bir zamanlar Fırtına Burnu’na bağlıydı. Bunları gerçekleştiren kişi Nehir Toprakları’nı ele geçiren Kral Arlan III Durrandon’du. Nehir Toprakları yaklaşık üç yüzyıl boyunca Fırtına Burnu’ndan yönetildi. Topraklarının en geniş olduğu zamanda bile Durrandonlar’ın diyarının nüfusu Menzil, Nehir veya Batı’ya kıyasla oldukça düşüktü.
Fırtına Toprakları’nda (Dar Deniz’e bakan taşlı kıyılarda, yağmur ormanının nemli topraklarında veya rüzgarlı Hudutlar’da) yaşamayı seçen insanlar, diğerlerinden farklıdır. Fırtına halkının davranışlarının tıpkı adları gibi olduğu sıkça söylenir. Onlar gürültücü, kavgacı, amansız ve sağı solu belli olmayan insanlardır.

İlk İnsanlar’ın Gelişi

Fırtına Toprakları’nın tarihi Şafak Çağı’na kadar uzanır. İlk İnsanları’ın gelişinden çok uzun zaman önce, Westeros eski ırklara aitti (Çocuklar, devler ve bazılarına göre Ötekiler. Uzun Gece’nin “ak gezenleri”. ).
Çocuklar Gazap Burnu’ndan Kraken Burnu’na kadar uzanan devasa ormanda yaşardı (günümüzde bu ormandan geriye sadece yağmur ormanı ve kral ormanı kalmıştır), devler ise Kızıl Dağlar’dan Massey Kancası’nın engebeli sırtlarına kadar olan alanda yaşardı. Denizden gelen Andallar’ın aksine, İlk İnsanlar günümüzde Dorne’un Kırık Kolu dediğimiz yerden kara yoluyla Essos’tan Westeros’a geçtiler. Bu yüzden Dorne ve Fırtına Toprakları İnsanlar’ın Westeros’ta ilk gördükleri yerlerdendir.
Nemli yağmur ormanı Çocuklar’ın uğrak yeriydi, devler ise yakınlardaki Kızıl Dağlar’ın gölgesinden Massey Kancası denilen taşlı çıkıntıya kadar olan alanda gezinirdi. Devler çekingen bir ırktı ve insanlarla karşılaştıklarında düşmanca davranırlardı. Ancak anlatılanlara göre Çocuklar yeni gelenleri hoş karşılamıştı, Westeros herkesin bir arada yaşayabileceği kadar geniş bir yerdi.
Ormanlar İlk İnsanlar’a şekil verdi, insanlar evlerini büyük meşeler, kızıl ve asker çamların altına kurdular. Ufak derelerin etrafında ilk köyler kuruldu, köylüler lordlarının izin verdiği kadar avlandı. Fırtına Toprakları’ndan gelme olan kürkler kalitelidir, ancak yağmur ormanının gerçek zenginliği kerestesidir. Ancak İlk İnsanlar ağaçları kestikçe Çocuklar ile aralarında tartışmalar çıkmaya başladı. Yüzlerce, binlerce yıl savaştılar. En sonunda İlk İnsanlar Çocuklar’ın tanrısı olan eski tanrılara inanmayı kabul etti ve Tanrı’nın Gözü adlı gölün içindeki Yüzler Adası’nda imzalanan Antlaşma ile Westeros iki ırk arasında pay edildi.


Fırtına Burnu

Antlaşma imzalandığında Antlaşma’ya dahil edilmemiş olan devler zaten Fırtına Toprakları’nı terk etmişti. Çocuklar’ın bile sayısı Fırtına Toprakları’nda oldukça azalmıştı.

Durrandon Hanesi

Westeros’un erken tarihinde yaşanan olayların efsane mi gerçek mi olduğunu anlamak oldukça güçtür. Bu, eski ırkların çok, İlk İnsanlar’ın sayıca az olduğu Fırtına Toprakları için geçerli bir konudur. Yedi Krallık’ın diğer yerlerinde rünik yazılar bize geçmişi anlatmaktadır, bazıları mağara duvarlarına, bazıları dikili taşlara, bazıları ise günümüzde yıkılmış olan kalelerin duvarlarına kazınmıştır.

Ancak Fırtına Toprakları’nda insanlar zaferlerini ve bozgunlarını ağaçların gövdelerine kazımıştı. Bu ağaçlar ise günümüzde çoktan yok olmuş olduğu için Fırtına Toprakları’nın gerçek tarihi hakkında fazla bilgiye sahip değiliz. Dahası, Fırtına Kralları’nın ilk doğan çocuğa hanenin kurucusu olan Durran Tanrıkederi’nin adını vermek gibi bir gelenekleri vardı. Kral Durranlar’ın hayret verici sayısı çok kafa karıştırmaktadır. Eski Şehir’deki Hisar’da bulunan üstadlar kralları birbirinden ayırabilmek için numaralandırmıştır, ancak bizim şu anki kaynağımız olan (çoğu zaman güvenilmemesi gereken) şarkıcılar numaralandırma yöntemini kullanmazlar.
Bütün şarkılarda ve efsanelerde Durrandon Hanesi’nin kurucusu olarak Durran Tanrıkederi gösterilir. Şarkılara göre Durran deniz tanrısı ile fırtına tanrıçasının kızı olan Elenei’nin kalbini kazanmıştı. Bir ölümlünün kalbini kazanmasıyla Elenei ölümlü oldu. Bu duruma oldukça sinirlenen tanrılar ise kızlarının kocasından nefret ettiler. Düğün gecelerinde gönderdikleri fırtına kalelerini yıktı ve tüm misafirleri öldürdü. Krallığını fırtınalarla döven tanrılara öfkelenen Durran, tanrılara savaş açtı. Tanrılar, Durran’ın inşa ettiği her kaleye uluyan fırtınalar ve kırbaçlayan yağmurlar gönderip, kaleleri yıktılar. Durran’ın inşa ettiği her kale öncekinden daha güçlüydü, ancak taşlar ve tuğlalar tanrıların gazabı karşısında küle dönüşüyordu. Ancak Durran’ın Gemikıran Koyu’nun kenarına inşa ettiği kale tüm fırtınalara dayandı. Bazıları Durran’ın Ormanın Çocukları’ndan yardım aldığını, bazıları ise küçük bir erkek çocuğu dinlediğini söyler. Çocuk büyüdüğünde Mimar Brandon olarak anılmaya başlandı, Durran ise çoktan ilk Fırtına Kralı olmuştu. Karısı Elenei ile birlikte Fırtına Burnu adını verdikleri kalelerinde bin yıl boyunca yaşadılar, en azından efsaneler böyle diyor.

(Bir insanın ömrünün bu kadar uzun olması imkansızdır, tanrıların kızı olan başka bir tanrıçayla evlenen bir kahraman için bile. Fırtına Toprakları’nda doğmuş olan Aliüstad Glaive, bu durumun Durran Tanrıkederi’nden sonra başa geçen elli kralın da adının Durran oluşuna bağlamaktadır. )

İster tek ister elli Durran olsun, bir şeyden eminiz ki, Fırtına Krallığı’nın yönettiği toprakların büyüklüğü sürekli artmıştır. Komşu krallıkları teker teker yenmişlerdir. Bazılarını antlaşmalar, bazılarını evlilikler ancak büyük çoğunluğunu savaşarak kazanan Durran’ın torunları savaşçılıklarını her zaman korumuştur.
Yağmur ormanı üzerinde hak iddia eden ilk kişi Tanrıkederi’nin bizzat kendisiydi. Oğlu Dindar Durran babasının Çocuklar’dan aldığı çoğu toprağı iade etti ancak yaklaşık yüz yıl sonra Bronz Balta Durran ormanı sonsuza kadar geri aldı. Şarkılarda Aksi Durran’ın Devlerin Kralı Son Lun’u Crookwater Savaşı’nda katlettiği geçer. Alimler Aksi Durran’ın Durran V mi Durran VI mı olduğunu halen tartışmaktadır.
Maldom Massey, Kral Kuzgun Dostu Durran döneminde Massey Kancası’nda Danseden Kaya’yı inşa etti. Bu dönemdeki Kral Durran’ın kaçıncı Durran olduğu ve hangi yıllar arasında yaşadığı bilinmemektedir. Slayne Nehri’ni Yoren Yronwood ve savaşçı kadın Wyl’lı Wylla’yı yenerek Dornelu cesetleriyle dolduran kralın adı Genç Durran’dı, Kasap Çocuk olarak da bilinirdi. Peki kendi yeğenine aşık olup daha sonrasında kardeşi Akraba Katili Erich tarafından öldürülen Durran ile Kasap Çocuk Durran aynı kişi midir? Buna benzer bir çok soru muhtemelen asla cevaplanamayacak.
Büyük ada krallığı Tarth, Kral Adil Durran’ın Tarth Kralı Edwyn Akşamyıldızı’nın kızıyla evlenmesi sonucu Fırtına Krallığı’na katıldı. Torunu Gemici Erich (yüksek ihtimalle Erich III) daha güneydeki Estermont ve daha küçük adaları fethetti. Başka bir Durran (çoğu alime göre Durran X) krallığını Karasu Nehri’ne kadar genişletti. Oğlu Görkemli Monfryd I nehri geçen ilk kraldı. Darklyn Krallığı’nı ve Mootn Hanesi’ni yenerek Duskendale ile Bakire Havuzu’nu ele geçirdi.
Monfryd’in oğlu Sönük Durran XI ve onun oğlu Güzel Barron Monfryd’ın kazandıklarını ve daha fazlasını kaybetti. Şişman Durwald I zamanında Masseyler bağımsızlığını ilan etti, Tarth üç kez isyan etti. Gazap Burnu’nda bile isyan vardı. Yeşil Kraliçe adlı bir kadın bir nesil boyunca yağmur ormanını Fırtına Burnu’na karşı tuttu. O dönemler için Durwald’ın krallığının Fırtına Burnu’nun surlarından işeyen bir adamın işediği en uzak noktaya kadar olduğu söylenirdi.
Ancak Morden II piç kardeşi Ronard’ı kale muhafızı ilan ettiğinde işler tersine döndü. Dehşet verici bir savaşçı olan Ronard ismen olmasa da Fırtına Toprakları’nı yönetti ve Morden’in kız kardeşini eş olarak aldı. Beş yılın ardından krallığa talip oldu. Morden’in kraliçesi, Ronard’ı kocasının tacıyla bizzat taçlandırdı. Eğer şarkılar güvenilirse Ronard ile yatağını da paylaştı. Morden ise bir kule hücresine hapsedildi.
Ronard yaklaşık otuz yıl boyunca Piç Ronard adıyla Fırtına Krallığı’nı yönetti. İsyancı lordlar ve başka topraklardaki küçük krallar ile girdiği her savaşı kazandı. Bir kadın ona yetmiyordu, bir süre sonra yendiği her düşmanının kızını istemeye başladı. Öldüğü zaman doksan dokuz oğulun babası olduğu söylenir. Çoğu piç sayılmaktaydı (Ronard’ın yirmi üç eşi olduğu söylenir) ve hiç biri babasının mirasını paylaşmadı, kendi yollarını kendileri çizdiler. Bundan dolayı üzerinden binlerce yıl geçmiş olmasına rağmen, Fırtına Toprakları’nda yaşayan halk taşıdıkları kraliyet kanından dolayı övünmektedir.

Yorumlar