Ana sayfa Animeler Fullmetal Alchemist: Brotherhood

Fullmetal Alchemist: Brotherhood

PAYLAŞ

Kült seriler olarak tabir ettiğimiz efsane animelerden biri olan FMAB’a değinmesek olmazdı. Gelin Fullmetal Alchemist: Brotherhood’u spoilersız bir şekilde inceleyelim.

”İnsan bir şeyleri feda etmeden hiçbir şey elde edemez, bir şeyi elde etmek istiyorsan ona eş değerde bir şey sunmalısın.”

Simyanın asla değişmeyen kuralıdır, animenin başlarında bu sözü ezberleyeceksiniz, zaten yanlış hatırlamıyorsam ilk 10 bölümde falan her bölüm başı söyleniyor, 4-5 kere duyduktan sonra biraz bıkabiliyorsunuz tabii de olsun o kadar.

edward-alphonse3

Hikayemiz Elric kardeşler Edward ve Alphonse’nun (Al) annelerini diriltmek için simyayı kullanmaya çalışmaları ile başlıyor. Ama ölü birinin ruhuna eş değer bir şeyin olmadığı için başarısız oluyorlar ve bunun sonucu olarak küçük kardeşin bedenini, ağabeyinin ise önce bacağını sonrasında ise kardeşinin ruhunu bir zırha bağlamak için kolunu kaybediyor.

Edward kol ve bacak olarak birer ”automail” yani metal bir kol ve bacak ile hayatına devam eder. Alphonse ise az önce bahsettiğimiz gibi zırh ile birlikte sadece ruh olarak yaşamaya devam eder. Edward kardeşinin başına gelenler için kendini suçlu hisseder.

Simyayı daha iyi öğrenmek ve bedenlerini geri almak için başkente giderler ve birer resmi simyacı olurlar. Geri dönmek istemedikleri için de gitmeden önce evlerini yakarlar ki geri dönmek istediklerinde dönecek bir yerleri olmasın ve yılmadan devam edebilsinler.

Araştırmaları sonucu felsefe taşının işlerine yarayacaklarını bulurlar ancak felsefe taşı bir efsanedir, bilinen bir elde edilişi yoktur ama ellerindeki tek şey bu olduğunu için resmi simyacı işlerini yaparken bunu da araştırırlar.

Resmi simyacı işlerine gelirsek simyacılar orduda görev almaktadır. Savaşta ne kadar işe yaradığı görüldükten sonra simyacılar askeri olarak yüksek rütbelere getirip savaşçı olarak kullanılmaktadır. Elric kardeşler de ister istemez bunun bir parçası olmak zorunda kalırlar ama ”Asla bir canlıyı öldürmeyeceğiz.” diye de bir ilkeleri olduğu ve çocuk oldukları için daha basit işlerdedir ve felsefe taşını ararlar.

Hikaye burada size basit gelmiş ”Bu nasıl efsane olmuş?” diyebilirsiniz ama shounen mantığı gibi başladığı ve bittiği yer arasında cidden dağlar kadar fark vardır. Ve daha başlarında bile hüzünlü sahneleri asla eksik olmaz, pek pembe bir dünyası yok serimizin.

Hala ilginizi çekmediyse Alev Simyacısı’na da değinmek isterim FMAB anlatırken onu es geçmek asla olmaz, Roy Mustang:

tumblr_mdrtzkdetq1rl5p7so4_1280

Öldürmemek gibi idealleri yoktur. Simyacıların birer ”savaş aracı” olarak görülmesi pek hoşuna gitmez. Führer olarak başa geçip ülkeyi değiştirmeyi, çok daha iyi bir yer haline getirmeyi amaçlar, bu amacı için bazen çok katı olabilir onu belirtelim. Zaten hikayemiz sadece Elric kardeşlerle değil Roy Mustang’le de ilgilidir, hep olayların içindedir.

Başlarda size sıkıcı gelebilir asıl konuya girmesi birkaç bölümünüzü alıyor ben de önceden izlemeyi deneyip sıkılıp bırakmıştım, sonraları büyük ısrarlar sonucu izledim ve bu kadar süre izlemediğime cidden pişman oldum, neler kaçırmışım neler.

Şunu da belirtmeden geçmeyeyim kesinlikle Brotherhood’u izleyin normal FMA’yı değil, hikaye mangaya uygun gitmemekle birlikte güzel de ilerlemiyor. Zaten hatalarını fark edip sonrasında düzeltilmiş olan Brotherhood’u yapmışlar. Bazı durumlarda ilkinin yerinin tutmuyor diyebiliyoruz ama FMAB öyle değil. Ben şahsen normal FMA’yı kabul etmem ve tavsiye etmem de.

Yorumlar