Ana sayfa Game Of Thrones Dizi Game of Thrones 6×10 – “The Winds of Winter” İnceleme

Game of Thrones 6×10 – “The Winds of Winter” İnceleme

PAYLAŞ

Game of Thrones, 6.sezonun 10.bölümü The Winds of Winter, yani Kış Rüzgarları ile sezon finalini yaptı. Şimdi yine bir seneye yakın bekleyeceğiz. Gelin birlikte bakalım, sezon finalini inceleyelim. Uyarıyı da yapmak lazım. Bundan sonra yazacaklarımız SPOILER içermektedir. İzlemeyenlerin okumasını tavsiye etmiyoruz.

Her şeyden önce bahsetmem gerekir ki, bu bölüm kullandıkları müzikler, en başından en sonuna kadar mükemmeldi. Kesinlikle takdire şayan bir müzik seçimi olmuş, bu da bölümün kalitesini bir hayli artırıyor. Sahneleri izlerken, belki sahne o kadar iyi olmasa bile müzik orayı kurtarıyor.

Bölüm aşırı heyecanlı başladı. Kral Toprakları’nda sonunda bir “hesaplaşma” gördük. Bran Stark’ın “görülerinde” gördüğü çılgınateş patlamasının buna işaret ettiğini de böylece anlamış olduk. Cersei Lannister cidden bitirici bir hamleyle Kral Toprakları’ndaki sorunlarını kökten halletti. Yüce Serçe olmak üzere, Tyrell’ler, hatta amcası Kevan Lannister bile patlamada öldü. Tabir-i caizse “tek atmak” ve “bir taşla iki kuş vurmak” ifadelerini kullanabiliriz bu durum için sanıyorum. Biricik karısını ve Şeyh-ül İslamı’nı kaybeden Tommen da sonunda aramızdan ayrıldı. Tamamen bir baş ağrısı olduğunu düşünüyorum. Babasının Robert Baratheon olarak bilen ve aslında Jaime Lannister’ın oğlu olan biri nasıl böyle birine dönüştü, cidden hayret etmiştim.

kolaj1-tile

 

Cersei Lannister’ın da bu fırsatı değerlendirip kendini kraliçe ilan ettiğini gördük. Biraz şaşırdığımı söyleyebilirim. “Tommen ölürse kim yönetir?” sorusu akıllarımızı kurcalıyordu. Büyük Konsey’in toplanmasından tutun da bir süre kralsız kalınmasına kadar pek çok teori vardı etrafta dolaşan. Ama en sonunda Ana Kraliçe, tek kraliçe oldu ve maalesef Margaery Tyrell’i kaybettik. Ölümünün beni derinden üzdüğünü belirtmeliyim.

21125215

Kral Toprakları olaylar dizisinin harika işlendiği kanısındayım. Tek sıkıntısı İkizler’den Kral Toprakları’na ışınlanan Jaime Lannister’dı. Cersei’ye olan bakışları hayra alamet değildi elbette. Kitapta araları çoktan soğumuştu, anlaşılan dizide de soğutmaya karar verdiler ve başlangıcı da burası olacak. Arkadaki müziğin de kasvetli bir havası olduğunu ve Jaime’nin bakışlarından bu sonucu çıkarabiliyoruz. Belki de Jaime, kehanetteki gibi kardeşini öldürecek, kim bilir? Tabii hayalim, Dany veya Jon yerine Jaime’nin Azor Ahai Reborn olması ve yeni yaptığı kılıcını Cersei’nin kalbinden geçirmesi, aslında uygun bir karakteri de var. Bakalım, neler olacağını göreceğiz. Bu ufak teoriyi de kenara köşeye sıkıştırmış olalım.

215125-tile

Lena Headey’nin harika bir performans sergilediğinden de bahsetmeden geçmek olmaz. Aynı şekilde Yüce Üstat’ı canlandıran Jonathan Pryce da, Natalie Dormer de takdire şayan oynamışlardı. Elbette onların oyunculuk becerisi sadece bu bölümle kısıtlı değil, ancak belirtilmesi gerek. Cersei’nin patlayan Sept’e doğru şarap içişinden sonra, hiç sevmesem de Cersei karakterine ısındığımı söyleyebilirim. İntikam arzusunu çok güzel hissettik, özellikle işkence ettiği Septa ila konuşmaları cidden iyiydi.

235325

Bir bakıma “herkes ektiğini biçer” olayına yaraşır bir sezon izledik. Öncelikle Ramsay Bolton’ı tazıları parçaladı ve sonra da Septa Unella, Cersei’ye yaptıklarının bedelini ödüyor. Ancak bize çok daha önceden spoiler’ı verilen bir olay vardı: O da Walder Frey’in ölüm şekliydi. “Misafirlerini katleden ev sahiplerinin” hikayesini hafızası kuvvetli izleyiciler hatırlayacaklardır.

bran-roof-mhysa-anatomy-of-a-throne
Videoyu izlemek için fotoğrafa tıklayın.

Özetlemek gerekirse, bir kral, kendisini ziyarete geldiğinde çocuklarını öldürüp onlardan pasta yapıp bunu krala yediren bir aşçının hikayesiydi. Tanrılar onu lanetlemişlerdi ama lanetleme sebebi çocuklarını öldürmesi değildi. Kendi çatısı altında olanlara zarar verdiğinden dolayı lanetlenmişti. Dizide de Walder Frey benzerini yaptı ve kendi evine misafir olarak gelenleri katletti. Hatta 3×9’un, yani o meşhur Kızıl Düğün bölümünün başlarında ekmek ve tuz yediklerini hatırlarsınız. Bu bir çeşit koruma yeminidir. “Evsahipliği” denen olaya önem verilir. Zaten Bran de bu yüzden lanetlendiğini söylüyordu. Yine bölümdeki en çarpıcı olaylardan biri de Arya Stark’ın Walder Frey’e çocuklarını yedirmesiydi.

123123123-tile

Bu gönderme benim epey hoşuma gitti. Arya Stark’ın Westeros’a dönerek Walder Frey’i öldüreceği çokça konuşuluyordu ancak bu şekilde öldürmesi cidden etkileyiciydi.

Meereen’e gelirsek… Eğer geçen haftaki yazımı okuduysanız sevinçli olduğumu anlamışsınızdır. Daenerys Targaryen sonunda Westeros’a yelken açtı. Baştaki “Daario Naharis’ten kurtulma” olayı yüzünden kendisine olan antipatim biraz azaldı. Doğru bir hareket yaptı ve cüceyi dinledi. Tyrion ve Dany’nin diyalogları da harikaydı. Peter Dinklage duyguyu gerçekten çok iyi yansıtmıştı ve Dany’nin onu Kral Eli ilan etmesi de zaten en doğru hareketlerinden biriydi. Bu gidişle Casterly Kayası’nın lordu ve Batı Toprakları’nın azam lordu Tyrion Lannister olacak gibi duruyor. Zaten çok da imkansız bir şey değil. Umarım yolculukta çok uzun vakit harcayıp bir de oradan zaman kaybetmezler. 6 sezon ve 5 kitaptır -Dany’yi sevsek de sevmesek de, ki ben sevmeyen taraftayım- artık Westeros’a dönmesini bekliyoruz bu kızın.

124214-tile

Bu sezonun “en iyi sezon” olacağı söylenmişti. Bu yüzden çıtamız biraz yüksekti. Bu beklentileri karşılamasa da “toparlayıcı bir sezon” olduğunu söylemek mümkün. Karakterleri azalttılar, “plot”ları azalttılar ve olayları üç ana örgü içinde toplayacaklar. Daenerys Targaryen’ın olay örgüsü, Lannisterlarla mücadele ve Akgezenlerle savaş. Lannister – Targaryen savaşı yakın olacağa benziyor, buna bir de Euron eklenecek ama neyse ki olaylar artık tek bir kıtada birleşecek. Birkaç teoriye göreyse Cersei şehri teslim etmektense yakmayı seçecek ve Dany en azından “bir şeyler” kaybedecek, sonrasında Jon Snow’la bir ittifak yapıp Akgezenlere karşı savaşabilirler. Çok bariz ve “masalımsı” olsa da Daenerys Targaryen’i kraliçe olarak göreceğiz gibi duruyor. Ne kadar göreceğimizi kestiremesek de. Tabii olasılıklar arasında Jon Snow’la savaşması dahi var.

1231241-horz

Ancak yine de o kadar fazla ve art arda karakter ölümünün, mantıksızlıkların ve yavan bölümlerin bu amaca hizmet ettiğini düşünmek istiyorum. Gelecek sezonlarda umarım bu tarz bir sezon olmaz. Çünkü 6.sezonun affedilebilmesi için son iki-üç bölümün iyi olması yetmez.

Sıra Kuzey’de ve Kuzeydeki Kral Jon “Stark”ta. Milyonlarca yürek ve akıllarda tek bir soru: Jon şimdi Stark mı oldu? Evet Kuzeydeki Kral ilan edildi de hala “Jon Snow” gibi bir izlenim oluştu bende. Lord Glover, diz çökerken Jon Snow diye hitap etti. Eh yine de Stark olmasına bir engel yok, olay meşru doğup doğmamasında değil, gücü olup olmamasında. Onu seven lordlar var ve artık güçlü.

kolaj1-tile

Jon’a konu gelmişken, artık anne ve babasının Rhaegar Targaryen ve Lyanna Stark olduğu da belli gibi bir şey. Tabi yine ufak bir pencere bırakıp bu sefer de “Lyanna ne fısıldadı Ned’e?” diye merak edeceğiz. Orada Lyanna’nın “ae” ile başlayan bir isim fısıldadığını Jon’un da Aemon, Aegon tarzı bir adı olduğunu söyleyenler mevcut. O bebeğin Jon olmadığı da teoriler arasında. Jon’un Targaryen isimlerine benzer bir ismi olması mantıklı. Rhaegar Targaryen çocuğuna Aemon ismini koymuş olabilir. Aemon Ejderhaşövalyesi bilinen ve meşhur bir Targaryen, aynı şekilde Rhaegar, Üstat Aemon ile de mektuplaşıyordu. Targaryenlar arasında kullanılan bir ismi çocuğuna vermesi saçma olmaz. Elbette Ned de bu ismi fazla Targaryen olduğu için değiştirerek Jon yapmıştır. Bu akla yatkın geliyor.

sdgadsgdasgds

Bran bunu Jon’a söyleyecek mi, ne zaman söyleyecek, Jon inanacak mı vs bir ton soru var ve onlar için bir yıl beklememiz gerekiyor maalesef.

Genel bir değerlendirme yapacak olursak, genelde beğenmediğim Kit’in oyunculuğunu beğendim. Melisandre’yi kovduğu sahnedeki surat ifadesi güzeldi. O sahne zaten her şeyiyle güzeldi. Liam Cunningham’ın oyunculuğu da cabası. Kit aynı şekilde Kuzeydeki Kral ilan edildiği yerde de şaşkınlığı iyi yansıtmıştı.

Winds of Winter cidden akıcıydı. Savaş ve aşırı aksiyon olmamasına rağmen, çekimiyle, çekim kalitesiyle, yönetmenliğiyle, oyuncularıyla, diyaloglarıyla bölüm cidden aktı. Piçlerin Savaşı çok başkaydı evet ama The Winds of Winter en iyi sezon finali olmaya aday bana kalırsa.

Tabii Varys’in Dorne’dan Meereen kadar uzak bir yere bir anda ışınlanması da kayda değer bir şeydi. Son sahnede onu görünce güldüm açıkçası. Bildiğimiz ışınlanmış gibi çabucak gitmişti oraya. Elbette bölümdeki zaman değişimleri her yerde aynı değil ama Sam’i bir sezondur Sur’dan Oldtown’a getirtmeye uğraştık. Varys’e torpil geçmişler… Hoş olmamış…

2366666

Yorumlar