Ana sayfa Game Of Thrones Dizi Game of Thrones 6×9 – “Battle of the Bastards” – İnceleme

Game of Thrones 6×9 – “Battle of the Bastards” – İnceleme

PAYLAŞ

Tabir-i caizse beklenen gün geldi çattı. Her sezonun 9.bölümünün çok önemli bir olaya sahne olduğunu biliyoruz. 2 ve 4.sezonlarda da tamamını görebildiğimiz savaşlar oldu. Zaten bölümün adından da anlaşıldığı gibi “Battle of the Bastards” yani “Piçlerin Savaşı” en sonunda Winterfell için yapılması beklenen Ramsay ve Jon’un ordularının çarpıştığı o savaşı bizlere sundu. Gelin Game of Thrones’un bu bu bölümünde neler oldu inceleyelim.

one must die

Savaştan önce, savaş dışında gösterilen şeylere bakmak lazım. Kuzey haricinde, bir de Meereen’i gördük ve Daenerys Targaryen’ın ejderhaları kullanışını gördük. Buralar hakkında çok bir şey söylemeye gerek yok, ejderhaların gemiler karşısında etkili oluşunu zaten serinin tarihinden de biliyoruz. Visenya Targaryen, Fetih Savaşı sırasında Arryn filosunu yakmıştı. Tabii Efendiler’in gemilerindeki askerler o kadar şaşırmak yerine ok ve yaylarla saldırabilirlerdi. Drogon ve diğer iki ejderhadan çok daha büyük olan Meraxes, Dorne’un istilası sırasında Dornelular tarafından öldürülebilmişti çünkü. Ve Dany’nin ejderhalara sahip olması çok da ilginç bir durum değil bana kalırsa.

dragons2

Sonunda Greyjoylar da geldi. Beklendiği gibi bir ittifak oldu. Açıkçası Dany ve Asha (Dizideki adı Yara olsa da, ona Yara demeye alışamadım bir türlü)’nın bakışmalarının altından bir şeyler çıkabileceği düşüncesindeyim. Bunun yanında sonunda Dany’nin Westeros’a dönmesinin altyapısı hazırlandı. Cidden dönmesini ve bir an önce Westeros’ta o beklenen kapışmanın olmasını istiyorum. Şahsi düşüncem olarak Essos kıtası ve Essos kıtasında dönen olaylar ilgimi çekmiyor ve beni sıkıyor. Bu sebepten Arya’nın da dönecek olması beni mutlu etmişti. Ayrıca Dany neredeyse en başından beri Westeros’un hayalini kuruyor. Şimdi döneceğinin sinyallerini aldık, darısı 6.kitabın da başına.

dany-yara

Gelelim savaşa. Savaş öncesi konuşmaları beğendim. Iwan gene oyunculuktaki yeteneğini gösterdi. Düşmeyen bir performansı var. Savaş sırasındaki mimiklerinin de ne kadar iyi olduğunu söylememe gerek yok.

Battle of the Bastards’ın tarihi bir yansıması da mevcut. George RR Martin’in Karasu Savaşı’nı 717-718 İstanbul Kuşatması’na benzettiği gibi, dizinin yapımcıları da Piçlerin Savaşı’nı MÖ 216’daki Cannae Savaşı’na benzetmişler. Karasu Savaşı, İstanbul Kuşatması’nda olduğu gibi “Yunan ateşi”nin kullanılması ve Haliç’e zincir geçirilmesi gibi önemli detaylara sahipti. Zincir olayını dizide görmesek de, Kralların Çarpışması’nda Karasu Nehri’nin girişine zincir çekilmiş ve “Çılgınateş” kullanılmıştı. Martin bu tarz esintileri seviyor, kendi kitabının uyarlamasında da böyle benzerlikler elbet olacak.

bolton1

Cannae Savaşı’nda Roma lejyonları, Kartacalıları; Ramsay Bolton’ın, Stark Ordusu’na yaptığı gibi kalkanları kullanarak köşeye sıkıştırmıştı ve Kartacalı Hannibal süvari hücumuyla Roma’nın kalkanlı birliklerini paramparça etmişti. Savaş hazırlıkları esnasında, Jon’un “pincer movement”tan bahsettiğini hatırlarsınız. Tormund ise onun ne olduğunu anlamamıştı ve Jon da basit bir dille açıklamıştı. Cannae Savaşı’nın sonlarına doğru da Hannibal’ın Afrikalı piyadelerine bu “pincer movement”ın erken bir versiyonunu uygulattığını biliyoruz.

jon - pincer movement

Battle of the Bastards’ın yönetmeni, daha önce Hardhome bölümünde de karşımıza çıkmıştı. Şahsi olarak Hardhome kitaptan bağımsız olarak yapılan bölümler arasında en sevdiğimdi. Yönetmenlik açısından oldukça başarılıydı. Piçlerin Savaşı da aynı kalitede bir bölüm olmuş. Savaşı çok iyi çektiklerini ve yönetmenin harika bir iş çıkardığını düşünüyorum. Jon Snow’un “Işık Tanrısı’nın koruması” gibi bir kalkan açarak tüm oklardan kurtulması dışında kurgusal olarak da bir sıkıntı görmedim. Elbette zaten dirilttikleri bir karakteri de oklarla öldürecek halleri yok ama dikkat çektiğini de söylemek gerek.

Eleştirdiğim bir diğer konu ise, Vadi Ordusu’nun tam umutların tükendiği o en son anda gelmeleriydi. Bu şahsi olarak çok hoşuma gitmedi. Petyr Baelish’in geleceği elbette ki belliydi ama daha farklı ve daha özgün bir geliş olabilirdi diye düşünüyorum.

vale

Ve her şeyle birlikte kardeşi öldü diye tek başına Ramsay Bolton’ın ordusuna doğru at sürüp savaş taktiğini bir kenara atan Jon Snow’a da saygılarımızı iletiyoruz. Sansa’nın da akıllanmaya başladığını ve yaşadıklarından sonra aklı başında tavırlar sergilediği belli oluyor. Jon’a yaptığı uyarının önemi de bunu gösteriyor.

Savaşın bittiğini görüp Kışyarı surları arasına çekilen Ramsay yine akıllıca bir hareket yapmıştı, ancak “We have Hulk.” dermiş gibi kapıyı yumruklayan Wun Wun’un ölümüne de oldukça üzüldüğümü belirtmek isterim. Huzur içinde yatsın.

wun wun

Onuncu bölüm ve sezon finalinden sonra görüşmek üzere.

 

Yorumlar