Ana sayfa Edebiyat Gazi Mustafa Kemal Atatürk; Yazar, Komutan, Siyasetçi, Lider Ve Daha Fazlası!

Gazi Mustafa Kemal Atatürk; Yazar, Komutan, Siyasetçi, Lider Ve Daha Fazlası!

PAYLAŞ
Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Milli Mücadele'yi başlatmak üzere 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkışının 100. yılı dolayısıyla Beypazarı ilçesinde "100 Fotoğrafla Atatürk" sergisi açıldı. ( Yaşar Tonbak - Anadolu Ajansı )

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 57 yıllık hayatına nice başarılar sığdırmış milletine nice hizmetler etmiş, komutan, yazar, siyasetçi, sosyolog, antropolog, lider…

Osmanlı Devleti, yakın ilişkiler kurduğu devletlerden istemeye istemeye geri kalmış, sadece siyasi otorite olarak varlık gösteren bir devlet haline gelmişti. Yeniliklere ayak uyduramayan bu yüce devlet, Avrupa devletleri arasında hasta adam olarak görülüyordu.

Ne yapılmalı, ne edilmeli bu durumdan kurtarılmalıydı bu devlet.

Her ne kadar topraklarımızı büyük zaferlerle korusakta Almanya’nın yanında giriştiğimiz bu savaşı kaybetmiş sayıldık. İşte fırsat buydu İngilizlerin, Fransızların, İtalyanların senelerdir hayalini kurdukları planları sonunda gerçek olmaya çok yakındı. Senelerce kendilerine kök söktüren Osmanlı nihayet mağlup edilmiş ve Sevr anlaşması imzalatılmıştı.

Memleket artık işgal altındaydı. Namusumuz elden gidiyordu. Bu millet açlığı iyi bilir, yokluk içinde yine yaşardı ama asla devletsiz ve esaret altında yaşayamazdı.

Tüm bunlar yaşanırken Mustafa Kemal, memleketin düştüğü halden mutsuzdu ve bu durumdan kurtulmanın çarelerini düşünüyordu çünkü bu millet tarih boyunca esir düşmemişti ve asla da esir edilemezdi.

Tüm bu düşünceler içindeyken memleket artık tamamen işgal edilmiş, Fransızlar Akdeniz’in bir bölümü ve Suriye toprakları ile Güneydoğu Anadolu’ya, İtalyanlar bugün ki Ege’nin bir kısmı ve Akdeniz’e, Yunanistan İzmir ve Batı Trakya’ya, İngilizler ise medeniyetin beşiği İstanbul’a ve Irak topraklarına girmişti.

Millet kendi memleketinde adım atamaz hale gelmiş şehir değiştirirken bile izinle değiştirecek duruma düşmüştü. Mustafa Kemal artık bir şey yapmalıydı.

İşte Başlıyoruz!

Vakit gelmişti. Milleti örgütleyip işgale karşı çıkılmalıydı. Samsun’a çıktı Mustafa Kemal, mücadelenin sinyallerini ilk burada verdi. Havza, Amasya, Erzurum ve nihayet Sivas ile tamamlanan bu seferberlik ve kurtuluş mücadelesi çağrıları memleketin her karış toprağında yankılandı.

İzmir’de ilk kurşun bir gazeteci Hasan Tahsin tarafından sıkılarak milli mücadele başlamış oldu. Onlarca şehit kanıyla sulanan bu topraklar, milletin vefası ve inancı sayesinde düşmandan temizlenmiş ve kurtarılmıştı.

Halkı örgütlemek, yıkılan bir devleti, özgür ve bağımsız yeni bir devlet olarak yeniden kurmak, kurduğun devleti tüm dünyaya kabul ettirmek, bunlar senelerce cefa çeken milletine hediyesiydi Mustafa Kemal’in. “Alın yönetimde söz sahibi olun, sizi yönetecekleri siz seçin, kimseye kul olmayın, Allah ile aranıza kimseyi koymayın” dedi, Mustafa Kemal Atatürk.

Memleket kurtuldu kurtulmasına ama, savaşın yaralarını sarmak kolay değildi. Binlerce anne evlatsız, binlerce çocuk yetim ve öksüz kaldı. Evler yıkıldı, okullar mezun veremedi. Derhal bunlara da çare bulunmalıydı. Mustafa Kemal yurt dışına kıvılcımlar gönderdi alev olup geri dönsünler, memleketlerini aydınlatsınlar diye.

Dedik ya bu savaşın yaraları ağırdı, evler yıkıldı, köyler yakıldı, elde yok avuçta yok nasıl sarılacaktı bu yaralar?

Kalkınma planları hazırlattı Mustafa Kemal, tarım da derhal reform yapılmalı, üretime geçilmeli ve ticari faaliyetler bir an önce devam etmeliydi.

1924 yılında fişek fabrikasının kurulmasıyla başlayan ve Mustafa Kemal Atatürk’ün sağlığı boyunca temelleri atılan sanayi hamlesiyle birlikte Kömürde, kromda vb. diğer madenlerde artış yaşandı. Demir üretimi 0’dan, 180 bin tona çıktı şeker üretimi 200 kat arttı.

Atatürk’ün dehası ve ileri görüşlülüğüyle kurulan kömür, çimento, şeker, uçak, ipek ve deri fabrikaları sayesinde Kurtuluş Savaşı’ndan henüz çıkmış Türkiye kalkındı, savaşın yaraları sarıldı.

Öyle ki bunlar yetmezdi, millet bilgilenmeliydi, tarihini ve dilini iyi bilmeliydi, Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumu‘nu kurdu.

Daha nice hizmetler etti yüce komutan, nice yenilikler getirdi, ömrünü harcadı o çok sevdiği milleti için yeter ki var olsunlar topraklarında huzurla ve özgürce yaşasınlar diye.

Daha çok hayalleri vardı, bu millet için, devlet için daha yapacağı çok iş vardı Mustafa Kemal Atatürk’ün.

Ömrü yetmedi, son zamanlarında bile milletini düşünürdü o yüce lider. Öyle ki son 29 Ekim Kutlamasına katılan harbiyelilere, çocuklar endişelenmesin diye dolmabahçenin penceresinden hasta haliyle selam vermişti. Bu, onun son selamıydı milletine.

10 Kasım 1938

Gazi Mustafa Kemal Atatürk bedenen aramızdan ayrıldı. Milletini öksüz bıraktı ancak fikirleri ve ışık tuttuğu yol hep bu milletin bağrında yanan bir alev misali diri kaldı.

Ve bugün aramızdan ayrılışının 81. Yılı. Allah, seni cennetine kabul etsin.

Saygı, sevgi ve minnetle…

Yorumlar