Ana sayfa Game Of Thrones G.R.R Martin Gülen Ağaç Şövalyesi Lyanna mı?

Gülen Ağaç Şövalyesi Lyanna mı?

PAYLAŞ

Merhaba, sizlere bu yazıda kimi detay sever ASOIAF okuyucusu tarafından bilinen ama çoğu kişinin belki de hakkında bilgi sahibi olmadığı Gülen Ağaç Şövalyesi’nden (onun Lyanna olup olamayacağından) ve arkasında saklı olabilecek gizemlerden bahsedeceğim.

Gülen Ağaç Şövalyesi yalancı bahar yılında her şeyin başladığı Harrenhal Turnuvasında ortaya çıkan gizemli bir şövalyedir. Ve gizemini de hala korumaktadır. Belki hikayede değineceklerimizden sonra sizlerin de kafasında kim olduğuna dair bir fikir pekişir.

photo-6536  photo-6536  photo-6536  photo-6536  photo-6536  photo-6536

Martin’in kitaplarında özellikle Kılıçların Fırtınası’nda Meera’nın Kuzeye yolculukları sırasında Bran’a anlattığı hikayede geçer. Hikayenin özü Harrenhal Turnuvası ile ilgili çok önemli bilgiler ihtiva eder. Önce hikayeye bir göz atalım.

Gülen Ağaç Şövalyesinin Hikayesi

“Normalde Boğazdan pek ayrılmayan Adalılardan pek çoğuna göre korkusuz olan bir delikanlı (Howland Reed) uzun yollar kat ederek Tanrı Gözünde yer alan Yüzler Adasına ulaştı. Delikanlı tüm kış boyunca adada kaldı ama bahar geldiğinde doğanın onu çağırdığını duydu ve gitme zamanının geldiğini düşünerek adadan ayrıldı. Gün boyu kürek çeken delikanlı gölün kenarında yükselen bir kalenin uzak kulelerini gördü. Sonunda dünyanın en büyük kalesi olduğunu düşündüğü kaleye (Harrenhal) ulaştı. Delikanlı kale duvarları dibindeki rengarenk çadırları gördü. Büyük bir turnuvanın başlamak üzere olduğunu anladı. Kral (Deli Aerys) ve oğlu ejderha prensi (Prens Rhaegar) de oradaydı. Beyaz kardeşler yeni bir kılıcı (Jaime) aralarına kabul etmek üzere geldiler. Fırtına Lordu (Robert Baratheon) ve Gül Lordu (Mace Tyrell) da hazırda bulunuyordu. Kayanın büyük Aslanı (Tywin Lannister) kralla tartıştığı için turnuvadan uzak durmuştu ancak pek çok sancak beyi de oradaydı. Delikanlı bu turnuvanın bir parçası olmayı her şeyden çok istiyordu.

environment_study_2_by_lyno3ghe-d428m20

Küçük adalı delikanlı on beş yaşından daha büyük olmayan üç yaverin saldırısına uğradı. Delikanlıdan iri olan yaverler turnuvanın adalıların dünyası olmadığına karar verdiler ve onun mızrağını düşürerek kurbağayiyen olduğunu söyleyerek küfrettiler. Adalı ne zaman ayağa kalkmak istese yaverler onu düşürüp tekmeliyor ve bununla eğleniyorlardı. Sonra bir kükreme duydular. “Tekmelediğiniz kişi benim babamın adamı.” Diye kükredi bir dişi kurt (Lyanna Stark). Bir turnuva kılıcı ile yaverlere girişti ve hepsini perişan etti. Dişi kurt kılıçta ve at binmedeki ustalıkları ile bilinen sıra dışı bir kızdı. Adalı delikanlı yara bere içerisindeydi. Delikanlıyı kendi çadırlarına götürdü. Yaralarını temizleyip sardı. Delikanlı orada dişi kurtun kardeşleri ile de tanıştı. Liderleri olan vahşi kurt (Brandon Stark), onun yanındaki sessiz kurt (Eddard Stark) ve dördünün en küçüğü yavru kurt (Benjen Stark).

starks_of_winterfield_2_by_lenore08-d7479qm
Brandon, Eddard, Lyanna, Benjen

Delikanlı dişi kurdun ısrarlarıyla o akşam düzenlenen ziyafete kurtlarla beraber katıldı. O gece delikanlı Starklar ve onların adamları ile beraber yedi, içti, eğlendi. Ejderha Prensi Rhaegar dişi kurt Lyanna’yı ağlatan hüzünlü bir şarkı söyledi. Yavru kurt bu durumla dalga geçince dişi kurt kardeşinin başından aşağı şarap döktü. Bir kara kardeş şövalyelerden Gece Nöbetçileri’ne katılmalarını istedi. Fırtına Lordu Robert bir şarap içme iddiasında, kafataslarının ve öpücüklerin şövalyesini (Richard Lonmouth-Rhaegar’ın resmi yaveri) yendi. Adalı delikanlı, erguvan gözleri gülen bir kız (Ashara Dayne) gördü. Kız bir beyaz kılıçla (Abisi Arthur Dayne ya da Barristan Selmy olabileceği söylenir) , bir kızıl yılanla (Oberyn Martell), grifonların lorduyla (Jon Connington) ve son olarak da sessiz kurt Ned ile dans etti.

Adalı delikanlı kendine saldıran üç yaveri gördü. Biri bir dirgen şövalyesine (Haigh Hanedanı), diğeri bir kirpiye (Blount Hanedanı) ve sonuncusu da cüppesinde iki kule olan bir şövalyeye (Frey Hanedanı) hizmet ediyordu. Lyanna da yaverleri gördü. Adalıya uygun bir zırh ve silah sağlayabileceğini söyledi. Ancak adalı delikanlının kalbi parçalanmış ve çok üzülmüştü. Zira adalılar şövalye değillerdi ve at sırtından çok bir teknede oturmayı tercih ederlerdi. Diğer insanlara göre oldukça ufak tefek ve güçsüzlerdi. Ne kadar intikam almak istese de kendisini aptal duruma düşürüp insanlarını utandırmaktan korktuğundan cevap vermedi.

Mızrak müsabakası başladığında ikinci günün akşamüstüne doğru gizemli bir şövalye belirdi meydanda. (Bran burada “Bahse girerim ki küçük adalıydı.” diye atlıyor ve Meera da, “Kim olduğunu kimse öğrenemedi.” diye cevap veriyor.) Gizemli şövalyenin endamı küçüktü ve döküntülerden devşirilmiş zırhı üstüne oturmamıştı. Kalkanındaki arma eski tanrıların yürek ağacıydı, kırmızı bir gülen suratı olan büvet ağacı.

Laughing_tree

Gizemli şövalye kralın önünde mızrağını indirdi ve alanın sonuna beş şövalyenin çadırının olduğu bölüme gitti. Delikanlıyı tartaklayan üç yaverin şövalyelerine meydan okudu. Kirpi Şövalyesi, Dirgen Şövalyesi ve ikiz kulelerin şövalyesi. Gizemli şövalye sırayla üç şövalyeyi de yendi. Bu üç şövalyenin hiçbiri fazla sevilmiyordu bu yüzden yeni şampiyon ilan edildiğinde sıradan insanlar Gülen Ağacın Şövalyesi için çılgınca tezahürat ediyordu. Şövalyenin devrik düşmanları at ve zırhları için fidye önerince Gülen Ağacın Şövalyesi gürleyen sesiyle miğferinin ardından konuştu: “Yaverlerinize onurlu olmayı öğretin, bu yeterli bir fidye olur.” Yeni şövalyeler yaverlerini sert bir şekilde cezalandırdıktan sonra atları ve zırhları iade edildi. Ve böylece küçük adalının duaları cevaplanmış oldu.

O gece büyük kalede hem fırtına lordu hem de kafataslarının ve öpücüklerin şövalyesi gizemli şövalyeyi yenip miğferini çıkaracaklarını ilan ettiler. Bizzat kral da gizemli şövalyeyi bir tehdit olarak görerek şövalyeleri onunla mücadele etmeye ve miğferini çıkarmaya davet etti. Ertesi sabah sadece bu iki şövalye meydan okumuştu ama ortalıkta gizemli şövalye görünmüyordu. Kral hiddetlendi ve onu bulması için oğlu Ejderha Prensini gönderdi. Bulabildikleri tek şey gizemli şövalyenin bir ağaca asılıp terk edilmiş boyalı kalkanıydı. Sonunda turnuvayı da ejderha prensi Rhaegar kazanmıştı.”

rhaegar

Gizemli Şövalyenin Kimliği?

Gizemli şövalyenin gerçek kimliği tam bir merak konusu olmuştur. İlk etapta herkes Bran’ın düşündüğü gibi onun Howland Reed olduğunu düşünmüştür çoğunlukla. Bununla ilgili olarak Meera ve Jojen’in hikaye başındaki konuşmlarına bir göz atalım:

“Bir şövalye vardı” dedi Meera, “yalancı bahar yılında. Ona Gülen Ağaç Şövalyesi derlerdi. O şövalye bir adalı olabilir.”

“Ya da değildir.” Jojen’in yüzü yeşil gölgelerle lekelenmişti. “Prens Bran’ın bu hikayeyi yüzlerce kez duyduğuna eminim.”

Burada Jojen’in müdahale etmesi düşündürücü. Kendi babalarını ve halkını çok iyi tanıyan çocuklar da muhtemelen babalarının bu şekilde bir mızrak mücadelesine girişemeyeceğini biliyorlardı. Bir de burada görüldüğü gibi Bran’a hikayeyi anlatırken defalarca “bu hikayeyi duymadığına emin misin?” şeklinde soruyorlar ve bilmediğini görünce çok şaşırıyorlar. Bu hikayenin birinci elden içinde olan babaları defalarca bu hikayeyi onlara anlatmışken neredeyse tüm ailesi bu hikayede yer alan Bran’a bundan hiç bahsedilmemiş olması ilginç gelebilir. Ancak Ned’in kardeşine olan sevgisine ve düşkünlüğüne daha önceki yazımda da değinmiştim. Bu sebeple Ned bu bahsi hiç açmamış olabilir. Zira Lyanna’ ya dair son anıları ona hep ıstırap vermiş ve yüreğinde bir yumru olmuştur.

Martin’in dünyası ve Taht Oyunları için önemli bir zemin içeren Harrenhal turnuvası hakkında önemli detaylar içermesi açısından bu Bran POV’unu hep çok değerli bulmuşumdur. Buradan pek çok teori türetilmişliği var. Gizemli şövalyenin kimliği konusunda genelde Brandon Stark, Ned Stark, Lyanna Stark ve Howland Reed üzerinde durulur. Brandon’ın esasında bu konuya çok müdahil olmadığı ve boyu posu düşünülürse pek mümkün görülmemektedir. Ned’in ise bu olaylar sırasında Reed’e Lyanna’dan fazla dostluk gösterdiği görülmemektedir. Genelde sadece iki isim üstünde durulur. Lyanna mı Hownland Reed mi? İkisinin de boyutları göz önüne alındığında ikisi de olabilir gözükmektedir. Ancak mızrağa ve at binmeye yatkınlığı düşünüldüğünde Howland Reed’in olması çok düşük ihtimal gözükmektedir. Zira kendisinin de ve hikayeyi anlatırken kızının da belirttiği üzere adalıların at binmeye ve mızrak dövüşüne hiç yatkınlıkları bulunmamaktadır.

Mark_Evans_tourney
Bir Turnuvada Mızrak Dövüşü

Geriye sadece Lyanna Stark kalıyor. Teorilerin çoğu da onu destekliyor. Ned sık sık, Lyanna’ nın babaları izin verse kılıcı elinden düşürmeyeceği ve çok da iyi kullandığından bahseder. Lyanna gerçekten diyarda dişi kurt diye bilinir ve kılıç ve mızrak kullanımında, özellikle de binicilik konusunda hiçbir erkekten geri kalır bir yanı olmadığı belirtilir. Küçük cüssesi ile yalap şalap bulunup buluşturulan zırh ve kalkanı ile mücadeleye katılmış olabilir. Bilindiği üzere mızrak dövüşleri meydan dövüşleri gibi değildir. Önemli olan güç ve cüsse değil ata ve mızrağa hakimiyet ve çevikliktir. Zira çoğu şövalyenin bildiği üzere büyük cüsseye sahip olmak demek karşıdaki rakibe vuracak daha büyük bir alan vermek demektir. Diyarın en güçlü şövalyesi Robert Baratheon’un da mızrak müsabakalarına değil meydan dövüşlerine düşkün olduğu bilinir.

Muhtemelen Howland Reed, Lyanna’nın sıcakkanlılığı karşısında kıza hayran olmuş olabilir. Lyanna’nın şerefli ve onurlu bir Stark olarak kendi hakkını savunduğunun da bilincindedir. Reed’in Stark hanedanına yanaşmasına ve dostluk kurmasına en büyük etken Ned Stark değil muhtemelen Lyanna’dır. Sonrasında patlak veren savaşta da matbu lordunun oğlu Ned’in yanından ayrılmamış ve özellikle Lyanna’nın izinde Ned’in en yakın dostu olmuştur. Bu birlikte hareketleri sırasında dostluklarının gelişmiş olması daha muhtemeldir.

Gizemli şövalyenin ardından Rhaegar’ın gönderilmiş olması ise çok manidardır. İkinci günün akşamında ortaya çıkan şövalye üçüncü gün arandığında hiçbir yerde bulunamamıştır. Ya da belki Rhaegar bulamadığını söylemiştir. R+L=J teorilerine karşı olarak hep Lyanna ve Rhaegar’ın nasıl tanıştığı ne ara bir araya gelip de aşık olabilecekleri vs hep karşı tez olarak sunulmuştur. Gülen Ağacın şövalyesi hikayesi bu açıklığı kapatabilecek detaylar içermektedir.

Buradaki gizemli şövalyenin Lyanna olması durumunda Rhaegar’ın onu ararken aslında bulması ve kimliğini ortaya çıkardıktan sonra aralarında bir şeyler olması gayet muhtemeldir. Lyanna’nın zorla nişanlandığı Robert’a karşı birsevgi beslemediğine dair pek çok alıntıyı buradan eski yazımdan okuyabilirsiniz. Aynı yazıda Rhaegar’ın da kişiliğinden ve meziyetlerinden biraz bahsetmiştim. Bir de bunun üstüne turnuvada iki gece önce Lyanna’nın Rhaegar’ın şarkısında hüzünlenip ağlama durumu var; ki bununla dalga geçen küçük kardeşi Benjen’in tepesinden şarap boca etmiştir. Bir de hep unutup bu karakterlerin çok aklı başında ciddi karakterler olmasını bekliyoruz ama bazı şeyleri kaçırıyoruz. Bunlar henüz ergenliklerini yaşayan bugün baktığınızda çocuk diyebileceğiniz karakterler. (Rhaegar değil tabii ki evli barklı çoluklu çocuklu bir adam, onun hakkında “vay kart horoz” diyenlere de bir şey diyemem, ama gönül bu deyip geçelim zira olmasa George Martin’in ana hikaye kurgusu da olmazdı.)

knight_of_the_laughing_tree_by_modji_33-d93qn4s

Yurt dışı kaynakları, forumları taradığımda da büyük çoğunluğun Lyanna’nın Gülen Ağaç Şövalyesi olduğunda hemfikir olduğunu gördüm. Akla yatkın olan da bu gibi görünüyor. Ha kabullenmek istemeyen arkadaşlar yine de olacaktır. Ben de sonuçta yazılı kaynaklardan yola çıkarak mantık yürütme yoluyla bazı fikirleri önünüze sunmaya çalıştım. Ne dersiniz, sizce Gülen Ağaç Şövalyesi kimdi?

Sürçü lisan ettikse affola.

Yorumlar