Ana sayfa Star Wars Işın Kılıcı Sanatı ve Dövüş Teknikleri

Işın Kılıcı Sanatı ve Dövüş Teknikleri

PAYLAŞ

“Modern bir devrin zarif silahı.” -Obi-Wan Kenobi

luke-skywalker

Star Wars filmleri boyunca, özellikle Bölüm III: Sith’in İntikamı’nda pek çok ışın kılıcı düellosuna tanık olduk. Her filmde en az bir ışın kılıcı düellosu gerçekleşti ve bu düellolar galaksinin kaderini de değiştirdi. Gelin hep birlikte ışın kılıcının nasıl çeşitli bir sanat olduğunu ve kimin hangi sanatı kullandığını inceleyelim.

Işın kılıcı türleri ve kristallerini merak eden arkadaşlar da Star Wars bilgini dostumuz Berkin Umut Kılınç‘ın kaleme aldığı iki makaleyi okuyabilirler.

Form I – Shii-Cho

Kit Fisto: “Sınıra daha çok yaklaşmalıydım. Kendimi Güç’ün içinde serbest bırakmalıydım, daha öngörülemez olmalıydım. Daha rastgele.”

Obi-Wan Kenobi: “Bu tehlikeli olurdu. Belki bedeniniz için değil ama ruhunuz için.”

Kit Fisto: “Form I’in yolu budur.”

shii cho-ışın kılıcı form 1

Birinci form, Sarlacc’ın Yolu olarak da anılır. Bu form Jedi Birliği’nin klasik kılıçlardan ışın kılıçlarına geçtikleri antik dönemlerde oluşturulmuştur.

Shii-Cho temel olarak bu yeni silahlara alışma dönemini ve temel olarak vücudun hangi bölgelerinin korunacağını belirliyordu. Temel olarak Karanlık Jedi’lar ve Sith’lerin ortaya çıkışından önce olduğundan ışın kılıcı düellolarına uygun olması için tasarlanmamıştı, zaten hızlıca da Form II tarafından yenilenmişti.

Yine de Shii-Cho, bir eğitim stili olarak kalmaya devam etti, pek çok Jedi ondan bazı direktifleri uyguluyorlardı.

Shii-Cho aynı zamanda etkili bir geri çekilme tekniği olarak görülürdü. Diğer formların artık işe yaramadığı yerlerde kullanılırdı. Başı, kolları, bacakları korumaya yönelik olurdu ve temel olarak rakibi silahsızlandırmaya dayanırdı, Jedi yolunun temeli olarak rakibi yaralamaktan kaçınılırdı.

Bir ustanın ellerinde Shii-Cho epey öngörülemez olduğundan etkisi büyük olabiliyordu. “Sanki nehirden akan bir su” gibi tanımlanırdı. Daha çok çoklu rakiplere karşı etkili olabilirdi, ancak tekli bir rakip Shii-Cho’nun açıklarını daha kolay yakayabilirdi.

Kit Fisto gibi ustalar bu tekniği kullanırlardı.

Form II – Makashi

dooku-makashi-form-ii

“O bir kılıç ustası. Koz, pozisyon, avantaj- bunlar onun için nefes almak kadar doğal.” -Qui-Gon Jinn’in ruhu Yoda’ya Kont Dooku’dan bahsederken.

Ysalamiri’nin Yolu olarak da bilinir. Tam olarak ışın kılıcı düellosu için tasarlanmış bir sistemdir. Shii-Cho’nun başarısız olduğu yerleri kapatan bir sistemdi. Bir nevi asil kılıç ustalarının stiliydi. Makashi zarif, odaklı ve düşmana karşı ayak hareketleriyle üstün gelmeye dayanan bir formdu. Akışkanlık, kesinlik ve az enerji harcayarak çok dövüşmeye dayanan bir stildi. Kudretten ziyade bunların üzerine inşa edilmişti. Keskin saldırı ve kesme hareketleri yerine daha hafif kesiklerle düşmanı etkisizleştirmeye dayanırdı. Düellolar için biçilmiş kaftandı.

Ancak galakside gelişen blaster tarzı silah teknolojileri karşısında etkisiz kalan bir teknik olduğundan Form III üretilmişti. Makashi sanatında usta kılıç kullanıcıları bire bir düellolarda ölümcül olsalar da blasterlara ve çoklu elinde uzak mesafeden etkili silah tutan düşmanlara karşı nispeten etkisiz kalıyorlardı. Buna rağmen Dooku gibi ustalar yetişmişti.

Dooku, Ventress gibi kılıç kullanıcıları bu tekniği kullanırdı. Büyük Jedi Temizliği sırasında Darth Vader kendi özel Djem So tekniğinde Makashi’den izler de kullanırdı. Çırağı Galen Marek de benzer bir teknik kullanıyordu. Onların tekniğine Djem So’da değineceğiz.

Form III – Soresu

obi-wan-hello there

“Bu tam sizlik Üstat Kenobi. Bana ölümcül bir kılıç stili yarattığımdan dolayı büyük bir kılıç ustası diyorlar. Peki ya hangisi daha büyüktür- öldürücü bir stilin yaratıcısı mı, klasik bir formun üstadı mı?”

-Mace Windu, Obi-Wan Kenboi’ye

Mynock’un yolu olarak da bilinirdi. Jedi Birliği içerisinde blasterların yaygınlaşmaya başladığı ve bir tehdit olarak algılandığı dönemlerde üretildi, özellikle Klon Savaşları sırasında da Jedi’lar savaş meydanlarında sık sık bulunarak canlarını blasterlar karşısında riske attıklarından Birlik içinde epey yaygınlaşan bir stil olmuştu. Makashi’nin zayıfklarını kapatmak adına bulunan bir sistemdi. Temel prensibi savunma yapmaya dayanıyordu. Genel olarak savunmada kalıp düşmanın açıklarını kollamaya dayanan, saldırı olayını azalttığından ötürü de Jedi’lar arasında yaygın bir teknikti. Blaster atışlarından kaçınmaya, manevra yapmaya dayanırdı ve Makashi gibi enerji tüketimine dikkat eden bir stildi. Temel savunma hareketlerini Form I’den alarak geliştirmiş ve tam bir savunma stili olmuştu.

Obi-Wan Kenobi bu stilin en meşhur kullanıcılarından biridir. Daha öncesinde ustası gibi Ataru adında, daha agresif bir stil kullanıyordu ancak Qui-Gon Jinn’in Darth Maul’un ellerinde ölümünden dolayı agresiflik yerine savunmayı tercih ederek bu klasik formda tam bir usta olmuştu. Obi-Wan Kenobi’nin üst üste Dooku’ya iki defa yenilmesi de bu formun saldırganlık eksikliğinden ileri gelmekteydi. İlginç olsa da Darth Bane’in çırağı Darth Zannah da Soresu kulanmıştı. Luminara Unduli de bu stili kullanırdı. Şunları söylemişti: “Bu yol uzundur, ama yolculuğa değer, çünkü Form III’ün gerçek bir ustası dokunulmazdır.” Ki-Adi-Mundi ve Barriss Offee de bu formun kullanıcılarındandı. Klon Savaşları’nın bitmesine yakın Jedi Birliği içindeki en yaygın stil Soresu olmuştu.

Ancak saldırganlık eksikliğinden dolayı Ataru ve Djem So gibi teknikler geliştirilmişti.

Form IV – Ataru

yoda-ataru-1

 

“Form IV, aynı zamanda Ataru da denir, en akrobatik formdur; pek çok çevik hareketler içerir ve daha çok bir Jedi’ın Güç’ü kullanarak koşmasına, zıplamasına ve dönmesine dayanır.” –Cin Drallig

Form IV, Şahin-Yarasa’nın Yolu olarak da bilinir. Soresu’nun saldırganlık eksikliğine cevap olarak oluşturulan bir stildir. Bir Jedi’ın çevik manevralar yaparak, tabir-i caizse hoplayıp zıplayarak dövüşmesine, bu şekilde düşmanına üstünlük kurmasına, hamlelerinden kaçınırken saldırmasına olanak veren bir stildir. Tarihi Mandolarian Savaşları’na kadar uzanan eski bir stildir. O dönemin Jedi’ları tarafından sıkça kullanılan bir stildir.

Agresif stili sayesinde hızlı bir formdu ve tek düşmanlara karşı oldukça etkiliydi.

Özellikle Yoda, Qui-Gon Jinn gibi üstatlar bunu kullanırlardı. Yoda’nın özellikle bu stili seçmesinin sebebi boy dezavantajını, çevikliği ve Güç’teki ustalığı sayesinde avantaja çevirmekti. Küçük bir hedef, sürekli manevralar yaparak agresif saldırılar yapıyordu, yenilmesi zor bir rakip haline getiriyordu.

Form V – Shien/Djem So

darth-vader-djem-so-1

“Daha ileri dönük formları tercih ediyorum.”

“Tam bir olduğundan küçük gösterme ustasısın…”

-Anakin ve Obi-Wan

galen marek djem so1

Krayt Ejderhası’nın Yolu olarak da bilinir. Soresu kullanıcıları tarafından geliştirilmiştir. Soresu kullanıcıları arasında savaşı uzatarak bir açık arama prensibinin gereksiz yere zaman kaybı olduğunu düşünerek bu fırsatları kılıç kullanıcısının bizzat kendisinin oluşturabilmesini sağlayan bir formdur. Shien ve Djem So olarak da adlandırılır. Shien teke tek dövüşlerden çok blaster mermilerini tam olarak atana geri yansıtma konusu üzerine eğilir. Djem So ise teke tek dövüşler için geliştirilen bir stildir. İki stil de rakibin kendi saldırılarını ona yönelmesi prensibine dayanır. Shien’de blaster mermileri sahibine geri yansıtılırken, Djem So sık sık karşı saldırı arayan bir form olarak karşımıza çıkar.

Büyük Sith Savaşı sırasında yaratıldığı tahmin edilmektedir, ondan sonra da hep kullanılmıştır. Darth Bane, Anakin Skywalker, Aayla Secura, Ulic Qel-Droma, Luke Skywalker, Galen Marek bu stilin ustalarındandır. Özellikle Anakin Skywalker, Darth Vader adını alarak hayatta kalmasını sağlayan zırhı giydikten sonra tek elli bir Djem So stili yaratmıştır. Çırağı Galen Marek de buna benzer bir stil kullanır (Stili biraz karışıktır). Luke Skywalker en başta Yoda’dan Ataru’yu öğrense de Djem So’da ustalaşır. Bu üç karakterin de ışın kılıcı dövüşlerinde oldukça başarılı olmaları şaşırtıcı değildir.

Form  V temel olarak Soresu’nun savunma prensipleriyle Makashi’nin saldırgan yönlerini birleştirir. Jedi’lar genelde pek çok düşman tarafından tek başına bırakılarak sarılabilirdi ve bir Jedi kendisini korumanın yanısıra saldırma alternatifini de kendinde bulundurmalıydı. Bu yüzden Form V buna çok uygundu. Bunun yanısıra Djem So stili de ışın kılıcı düelloları için harika bir sanattı. Özellikle güçlü, kuvvetli Jedi’lar için etkili bir silah halini alıyordu.

Darth Vader, yeni zırhı yüzünden, Form VII’den de özellikler katmak zorunda kaldı ve kendine özgü yeni bir Djem So oluşturdu, bu sayede ışın kılıcı düellolarında ölümcül hale geldi.

Form VI – Niman

form 6

“Muhteşem denge için Niman formunu kullan. Özel bir gücü olmadığı gibi, zayıflığı da yoktur.”

Tabir-i caizse kendinden önceki formları birleştirip en dengeli formu yaratmıştır Niman’ı bulanlar. Rancor’un Yolu ve Diplomat’ın Yolu olarak da anılır. Diğer ışın kılıcı formlarının melezidir. Pek çoğundan hareketler, manevralar içerse de belli bir avantajı olmadığı gibi, dezavantajı da yoktur. Daha çok zamanını çalışmak ve diplomasiye adamak isteyen Jedi’lara göredir. Ustalaşması daha kolay bir sanat olarak görülür. Buna rağmen doğru ellerde aşırı ölümcül bir hale de gelebilir. En iyi örneği olarak Exar Kun’u verebiliriz. Işın kılıcı dövüşü üzerindeki baskının azlığını dengelemek amacıyla bu stilde ustalaşan kılıç ustaları hareketlerini Güç-darbesi (Force-push) gibi yeteneklerle destekleyerek sahip oldukları az saldırı dezavantajını yok etmek istemişlerdir. Niman daha çok çift taraflı ışın kılıçları için geliştirilmiş bir sanat olsa da, Niman’da gösterilecek başarı kılıç ustasının yeteneğine, savaştaki yaratıcılığına ve savaşa kendini adamasına bağlıdır.

Form VII – Juyo/Vaapad

mace windu vaapad

“Vaapad’ı kendi zayıflığıma çözüm bulmak için yarattım, kendi karanlığımı aydınlığın bir silahı olarak yansıtıyor.”

-Mace Windu

Vornskr’ın Yolu olarak da bilinir. Form VII’nin iki kolu vardır, Juyo ve Vaapad. Juyo eski bir tekniktir ve ışın kılıcı dövüş stilleri arasında en zorudur. Vaapad’ın yaratıcısı ise Mace Windu’dur.

maul-juyo

“Onun tekniğinin adı Juyo, ışın kılıcı formları arasında en karmaşık olanı.”

Juyo ışın kılıcı dövüş sanatlarının en şiddetli formu olarak görülür. Öfke ve “habis lütuflarla” doludur. Jedi Üstadı Vrook Lamar’a göre Juyo kullanıcıları “yalnız bir düşmanın bağırsaklarını temizleyebilir.” Sith Lordu Darth Traya ise bu formu karmakarışık ve düzensizdir, aynı zamanda da saldırıya ağır bir şekilde odaklanır. Juyo’nun Jedi Birliği içinde kullanımı tartışmalıdır. Bazılarına göre “duygu yoktur, huzur vardır” kanununu hiçe saymaktadır, çünkü Juyo kullanımı kontrollü bir tutkunun rehberleğinde gerçekleşir. Elbette Sith’lerin böyle kısıtlamaları olmadığından, Darth Sidious bu forma “Sith stili” diyecek kadar ileri gitmiştir.

Jedi Ustası Cin Drallig bu sanatın karakteristiğinin cesaret ve direkt haraketler olduğunu söylemiştir. Djem So’dan daha açık ve kinetiktir. Ataru’ya göre ise daha düzensizdir. Drallig’e göre hareketleri Ataru’ya kıyasla daha az bağlantılıdır. Bu da avantajlarından biridir. Öngörülemez oluşu da önemli özelliklerinden biridir. Djem So’ya göre çok daha fazla enerji harcar, çünkü kullanıcısının muhteşem bir odağını ister ve içsel pek çok duyguyla bağlantılıdır. Kullanılmasının zorluklarına karşın çok büyük bir güce giden bir yol olarak görülebilir.

Darth Maul Juyo kullanıcılarından biridir ve iki düşmanla birden nasıl o kadar ustaca dövüştüğünün kanıtlarından biri de budur. Galen Marek de Djem So’yla Juyo’nun kendince bir karışımını kullanmaktadır. Ustası Vader’ın Djem So’yu özelleştirdiği gibi kendi de onun stiline benzer, Juyo’dan izler taşıyan bir Djem So kullanır, Galen Marek’in Djem So stilinin en önemli özelliği Juyo gibi duyguların rehberliğinde ilerlemesi ve saklı bir tutku taşımasıdır.

“Buna Vaapad deniyor. Kaç tane kol görüyorsun?” –Mace Windu

Vaapad bir dövüş sanatından fazlasıydı ve zihnin bir haliydi. Karanlık tarafın “yarı gölgesinden” geçen bir ışık gibiydi. Mace Windu tarafından Sora Bulq’un yardımıyla bulunmuştu. Genel olarak kullanıcısının savaştan keyif almasına dayanırdı. Kullanan kişi dövüşmekten de, kazandığı zaferden de keyif almalıydı. Vaapad, rakibin öfkesini kabul edip onu bir yarısı süperiletken bir halkaya dönüştürürken, diğer yarısı da rakibin içindeki doğal karanlıktı. Karanlık tarafa yatkın bir stildi, kullanan Jedi’lar kesinlikle dikkatli olmalıydı, çünkü fiziksel dövüşe oldukça önem verirdi ve Juyo’ya benzer bir şekilde içteki duyguları kullanırdı.

Vaapad’ı kullanan ustalar, sanki aynı anda pek çok ışın kılıcı kullanıyor gibi görünürlerdi. Bu sanat Vaapad denen hayvanlara bakarak oluşturulmuştu Windu ve Bulq tarafından. Aynı onun gibi hareket etmelerine dayanıyordu. Vaapad da görülemeyecek kadar hızlı saldırıyordu.

Yorumlar