Ana sayfa Diğer Fantazya DC Comics John Constantine Kimdir?

John Constantine Kimdir?

PAYLAŞ

 

 

JAovVJ

TARİHÇE

John Constantine, Hellblazer. Bir büyücü, gizli dedektif ve kesinlikle çok iyi bir dolandırıcı… Genel olarak kıvrak zekası, sonsuz derecede olan alaycılığı, acımasızlığı, kurnazlığı ve son olarak da elinden düşürmediği sigarası ile bilinen ve bir anti kahraman olan karakter kendini insanları şeytani güçlere karşı savunmak için adamış. Çizgiroman sayfalarındaki ilk görünüşü 1984 Haziran’ına kadar dayanan karakterimiz ilk olarak dönemin İngiliz bir yazar olan Alan Moore tarafından yazılan Saga of the Swamp Thing serisinde hayatımıza girdi. Swamp Thing no.25’te isimsiz bir karakter olarak karşımıza çıkan Constantine’in macerası orada son bulabilirdi fakat Moore karakterdeki potansiyeli görüp “bundan daha fazlası olmalı” dediği anda büyük bir evrenin kapılarını bize açmış oldu. Karakter karşımıza ilk olarak giymiş olduğu bir trençkot ve suratına oturttuğu gülümseme ile çıktı. Sonraki birkaç sayıda, Constantine karakteri Swampy için bir odak noktası oldu, ona onun sadece bir canavar olmadığını gösterdi.

 

Birkaç yıl sonrasında, karakterin kendi serisini ortaya çıkarmak için öneriler ortaya atılmaya başlandı. Duyduğum kadarıyla yazarlar için en zor şey seri için bir başlık seçimi idi… Çünkü herkesin kafasında farklı öneriler vardı. Hellraiser, Hell-bent ve Hellblazer gibi isim önerilerinin içinden hepimizin bildiği gibi Hellblazer sıyrılarak Ocak 1988’de 1 no’lu sayısı ile çizgiroman standlarında yerini almış oldu.

Karakter yaratılırken tipik bir İngiliz beyefendisi olarak düşünülmüştür. Bunu sağlayabilmek için de dış görünüş olarak ünlü İngiliz şarkıcı Sting’den ilham alınmıştır.

 

Constantine Alan Moore tarafından Swamp Thing serisi için Sting’in punk döneminden esinlenip yaratılmış, sonra Jamie Delano’nun kalemiyle kendi serisi Hellblazer’ a kavuşmuştur. Delano Hellblazer’ı dönem İngiltere’sine karşı eleştirilerle donatır. Karakterin yaratıcısı Moore olsa da efsane haline getiren kişi Delano’dur. John, Sandman’in de ilk kitabında bulunmaktadır. Hellblazer serisi 88’den beri devam etmekte ve Constantine’i Vertigo akımındaki çoğu önemli yazar ele aldı: Warren Ellis (Transmetropolitan), Garth Ennis (Preacher), Neil Gaiman (Sandman), Peter Milligan (Enigma), Grant Morrison (Invisibles) ve Brian Azzarello (100 Bullets). Seri, bu kadar farklı yazarın elinden geçmiş olmasına rağmen şaşırtıcı derece çizgisini koruyor ve değişmeyen neredeyse tek şey ise sigara alışkanlığı…

John_Constantine

HAYATI

John Constantine 10 Mayıs 1953’te Liverpool’da dünyaya geldi. Anne rahminde gelişimi engellenmiş bir ikiz olarak dünyaya gelen John’un şanssızlıkları o saniyede başladı ve annesi hayatını kaybetti. Babası annesinin ölümü için hep onu suçlarken ve aralarındaki kavga bu şekilde başlayıp süregelirken John evden kaçamadığı zamanlarda ablası Cheryl Masters tarafından büyütüldü. Liverpool’da doğan John’un çocukluğunun büyük bir bölümü Londra’da geçti. John daha iki basamaklı yaşlarına yeni bastığı sırada babasının sırtındaki soğuk nefesinden kaçabilmek için kendini büyüye adadı. Büyüyle yaptığı ilk büyük şeylerden birisi, çocukluğundaki tüm masumiyet ve kırılganlığı bir kutuya hapsederek onlardan kurtulmak oldu. Sonrasında John evden kaçarak 1969 yılında en yakın arkadaşı Chas ile birlikte Londra’da bir eve çıktı. (Burada Chas’i önemli kılan şey John’un tanıdığı en uzun süre hayatta kalan insanlardan birisi olması… Şaka değil!) Sonrasında John Londra’daki sihir çemberlerini takip ederek, zamanla büyücülük ve iblis kandırma gibi konularda ustalaşmaya başladı. Eski punk bir karakter olması onu her daim eski bir İngiliz punk grubu tişörtlerinden biriyle görebilmemize yol açıyor tabii ki. Sonrasında karakterimiz diğer ülkelere ziyaret ederek büyünün inceliklerini ve daha fazla şeyi öğrenmek için seyahat etmeye başladı. San Francisco’da Zatanna Zatara ile tanışarak duygusal ve uzun bir yakınlaşmanın kapısını bizlere araladı. Kahramanlık durumlarında kendini tehlikeye atmaktan hiçbir zaman korkmadı, fakat asla da kendi serisinin kahramanı olamadı. Büyücülüğünden ziyade olayları her zaman zekasıyla çözmeyi tercih etti. (Daha doğrusu denedi…) Hazırlıklı olmayı hiçbir zaman sevmedi, dövüşmekten başka çaresi olmadığı zamanlarda ise kirli bir şekilde dövüştü. Şartlar bunu gerektiriyorsa düşünmeden en yakınını bile satabilen bir karakter olan John’un etrafındaki herkes öldü ve sevdiği herkesi bir şekilde kaybetti. Hellblazer sayı 69’da Vampirler Kralı, John’un önünde bir adam öldürür ve bu adamı tanıyıp tanımadığını sorar. John cevap verir ”O öldü. Mutlaka tanıyorumdur.” Sevdiklerinin hayaletleri peşinden gelirken o her zaman üstlerine gitti. Kendisine her zaman bir zarar verme eğilimi olduğunu, ağzından düşmeyen sigarası ie anlıyoruz tabii ki. Fakat Constantine hiçbir zaman uyuşturucu kullanmadı ve kullanan arkadaşlarına da en ağır hakaretleri etti. Ayrıca Constantine abimiz kendini her zaman direk piç olarak tanımladı, fazlası ya da azı hiçbir zaman değildi.

 

Karakterle ilgili en etkileyici olan şey ise gerçek zaman yaşlanması. Solo serisinin ilk yılında 35. yaşını kutladı ve bundan 5 yıl sonra 1993’te karakter 40 yaşındaydı. 2011’de karakterin 60’lı yaşlarında olduğu açıklandı fakat 2013’te başlayan New52 serisi ile karakter çok daha genç bir yaşa getirildi. Söylediğim gibi şanssızlık çizgiromanlardaki olay örgüsünde peşini bırakmazken gerçek hayatta da bırakmadı ve bana göre berbat bir film ve iptal edilen bir dizi elde etti. New52 serisinin yarıda kesilmesi de ayrı bir konu… Sonrasında karakter Constantine the Hellblazer adı altındaki Rebirth’e kadar sürecek olan yeni serisini elde etti. DCYou’da daha da gençleşen karakterimiz aslında bu seride pek hoşuma gitmiyor… Rebirth çiziminden anlayacağımız üzere karakterin yaşı bu sefer biraz daha büyütülecek ve daha olgun ve deneyimli bir Constantine göreceğiz karşımızda, ki bu da oldukça iyi bir şey…

 

2673833-6_850174f9e2

 

GÜÇLERİ VE YETENEKLERİ

Çoğu büyücünün aksine Constantine güçlerini nadiren kullanır, işleri genellikle kıvrak zekası ile halletmeyi tercih eder. Çok iyi rol yapar ve insanları kolayca manipüle ederek istediği şeyleri yaptırabilir, açıkçası bu en işe yarayan özelliğidir onun için. Hatta Batman’i, Superman’i İlk Düşen’i ve hatta Tanrı’nın kendisini bile manipüle ederek istediğini yaptırdığı görülmüştür.(Çok taştaşlı bir abimiz yani… Injustice serisinde WW ve Superman’i uyuttuğunu ve sadece Ares’in uyandırdığını da unutmamak gerek.) Çok ufak seviyede de bir gerçekliği değiştirme durumu vardır ve bu sayede en imkansız durumlardan bile sağ çıkabilir. Kullandığı büyüler ve güç seviyesi yazardan yazara değişir, fakat genel olarak güçleri şöyledir:

-Astral Seyahat (Hellblazer: Joyride)

-Kehanet (Hellblazer issues four and 182)

-Şeytan çağırma (Hellblazer issue 11) (Ayrıca kendi şeytanlarını da oluşturabilir… Hellblazer: Critical Mass)

-Şeytan Çıkarma

-Kara büyü lanetleri (Aldığı fiziksel hasarı karşısındaki düşmanına yansıtma tarzında bir laneti bile var… Aman dikkat. (Ashes and Dust in the City of Angels))

-Koruma ve hapsetmek için büyü çemberleri

-Farklı boyutlara seyahat

-Zihinbend* (Harry Potter okuyan arkadaşları buradan görebiliyorum, Ufak derecede akıl kontrolü ve duyguların bastırılarak zihnin mühürlenmesi)

-Ölüleri hayalet olarak diriltebilme (Hellblazer issue 230 Hellblazer issue 42, 176, and 181 )

-İlüzyon, El çabukluğu

-Hipnoz

-Dirilme

-Görünmezlik (Hellblazer issue 174 and 258 )

-Görünmez yerler yapabilme (City of Demons).

-Zaman Yolculuğu (Hellblazer issue 273). Bu sayıda kendisi geçmişe giderek karısını genç halinin elinden alıyor ve genç Constantine’e bir de yumruk çakıyor karısını ayarttığı için…

-Cehennem ateşini kontrol etme ve yaratabilme

-Kanı şeytan kanı ile karışıktır bu sayede geç yaşlanır ve hızlı iyileşebilir, bu özelliği ona özellikle vampirler ile savaşırken yardımcı olur.

-Birebir fiziksel dövüş, kendisi oldukça iyi dövüşür.

-Direnmeye dayanıklılık

-Liderlik

-Strateji

-Dedektiflik

-Dayanıklılık.

 

Ayrıca kendisi yanında silah olarak bir 357 Magnum taşır ve çok ta iyi bir nişancıdır.

 

Karakterin yaratıcısı Alan Moore, gerçek hayatta Constantine ile üç farklı yerde karşılaştığını iddia etmektedir. İlkinde bir burger dükkanındadır ve merdivenlerden trençkotlu, kısa saç kesimli ve tam olarak John Constantine görünümlü biri iner, göz göze gelirler ve Constantine ona gülümser fakat Moore abimiz korkarak bakmaya cesaret edemez, ve sandviçini bitirerek gider… (Neden böyle yaptın reis yaradan sormayacak mı?) İkincisinde ise John karanlık bir sokaktan aniden önüne çıkarak konuşur, “Büyünün en büyük sırrı ne biliyor musun? Herhangi bir **cık büyü yapabilir.” Üçüncü seferde ise Hellblazer no.120’yi yazarken barda onun silüetini gördüğünü iddia eder. Bu anılar ne kadar doğru bilemeyiz çünkü hepimiz biliyoruz ki Alan abi bu büyü işleriyle çok içli dışlı, ama böyle bir karakter kesinlikle yaratıcısını taciz edebilecek kişiliğe sahip onu biliyoruz… Ayrıca yazarlar Jamie Delano, Peter Milligan ve Brian Azzarello da onu gerçekten gördüğüne yemin eden kişiler arasındadır.

 

Televizyon ve Sinema

 

      Constantine’in 2005 yapımı başrolünde Keanu Revees’in olduğu “Constantine” isimli bir filmi ve aynı isimle 2014’te yayınlanan bir sezon sürüp sonunda iptal edilen başrolünde Matt Ryan’ın olduğu bir diziye sahiptir.   

Yorumlar