Ana sayfa Diğer Fantazya DC Comics Joker incelemesi! (Spoiler içermez)

Joker incelemesi! (Spoiler içermez)

PAYLAŞ

Joker, ingilizcede villain dediğimiz kötü karakter tarihinin en popüler ve gözde şahsiyetlerinden biri olup çıka gelmiştir hep. Özellikle 80 sonrası Batman dediğimizde herkes bilir ki şovun baş kötüsü Joker’dir. Bu zamana kadar yine çizgi roman tarihinin en bilinmez ve gizemli geçmişine sahip olan karaktere, bir origin yani başlangıç hikayesi eklemek yada eklemeye ikna etmek, benim bu film için beklentimi ilk artıran etkenlerden olmuştu. Hele bir de Joaquin Phoenix gibi muazzam bir aktör baş rolde olunca, ilk fragmandan beri film gününe kadar çıldırarak bekledim. Ve artık filmi izlemiş bir film sever olarak, film hakkındaki görüşlerimi biraz dile getirmek istiyorum. 

Öncelikle, filmin yönetmeninden ele alarak başlayalım. Todd Phillips’in kariyerine şöyle bir baktığımızda neredeyse tüm filmleri komedi. Bu bende film öncesi büyük bir handikap ve tedirginlik bırakmıyor değildi. Joker’in origin hikayesi gibi büyük bir işe kalkışmak için gerçekten sağlam bir hikayeye sahip olmak durumundasınız. Lakin ilk Joker filmine imzasını atmayı başardı. Sonuç olarak başarılı bir iş çıkardı diyebiliriz ama abartılacak bir yanı var mıydı orasını bilemiyorum. 

Joker, Arthur Fleck isimli sıradan, hasta annesine bakmak zorunda kalan bir vatandaşın öyküsünü anlatıyor. Arthur, annesinin teşviği ile de komedyen olmak isteyen biridir. Lakin, palyaçoluk yapmaktan çok ileri gidemez. Çünkü fiziksel durumuda buna çok elverişli değildir. Nörolojik olarak üzgün olduğu bir durumda sürekli gülmesini sağlayan tuhaf bir hastalığa sahiptir. Gel gelelim, tüm bu zor şartlar günün birinde hayatın gerçekleri ile yüzleşmek zorunda kalacak bu yorgun bedeni, hayallerini farklı bir şekilde gerçekleştirmeye doğru sürükleyecektir. 

Joker, tüm film boyunca tek bir karaktere odaklanarak ilerleyen bir olay örgüsüne sahip. Joker hariç, neredeyse herkes bu filmde yardımcı karakter. Ve bu denli bir iş için Joaquin Phoenix tam anlamıyla çok güzel bir iş çıkarmış. Yani, Arthur’un o tüm ruh halini ciddi anlamda seyirciye aktarabilmeyi başarması, bu yılın Oscar’ı için çoktan listeye girmesine yetmiştir. Sahip olduğu mimikler, tavırlar, ruh hali, hele o gülüşü filmin sonunda uzun bir süre hafızalarınızdan çıkmayacağı gibi rüyalarınızı bile işgal edebilir. 

Film öncesi Joker için bir Scorsese klasiği Taxi Driver ve The King of Comedy benzetmelerine şahit olmuştum. Bu konuda diyebileceğim; Joker, Taxi Driver’ın günümüze farklı bir bir yorumu gibi. Ana hatları ve çizgisini Taxi Driver’ın oldukça paralelinde götürüyor. Hani, tamam kendine ait bir hikayesi ve öyküsü olabilir. Ancak, film sonrası filmi beğenmiş olsamda, film bende yeni bir Taxi Driver izlemiş havası fazlasıyla uyandırdı. Bu benim için iyi bir şey miydi yoksa kötü mü, orasını çok kestiremiyorum. Biraz kafamı karıştırdı. 

Ama her ne kadar farklı yorum olarak ele alsakta, 70’ler ve 80’ler sinemasının izlerini taşıyan çok iyi bir film sizleri vizyonda bekliyor olacak. Çok karanlık ve tehlikeli bir yapım. Bence 18 yaş altı ve biraz psikopatlık eğilimi olanların izlenmesi engellenmeli. Filmin özendirdiği ve verdiği mesaj toplum içinde ciddi olumsuzluklara yol açabilir. Bu filmin bir kötü adamın doğuşunu işlediğini, buranın altını çiziyorum, tekrar etmem gerekirse baş rolde izlediğimiz kişinin zaten sıkıntılı olan yaşamında film sonunda kötü adamlığa evriminin hikayesini izlediğimizi unutmayalım. Bunu bilerek yapılan yorumlar, film sonrası oluşabilecek garip atmosferlerin önüne geçen engel olabilir. 

DC’nin çizgi roman şirketi olarak bu denli gerçekçi ve zaten sahip olduğu karanlık yapısını daha da derinlere çekmesini şaşkınlıkla izleyip birazda tebrik etmek gerek. Film bir çizgi roman filmi kesinlikle değil. Hani burada Joker yerine farklı bir isim eklerseniz, o kişinin dönüşüm dramasını anlatır. Bu yüzden sizleri temposu düşük ve komedisi olmayan bir film bekliyor. Oldukça ciddi, izlerken karakterle fazlasıyla sizi bağdaştırmaya çalışan, birçok başarılı klasiğe bir nevi göndermeleri olan bir yapım izleyeceksiniz. 

Uzun süre unutulmayacak ve etkisini bir süre izleyicilerinde ve sinema yorumlarında göreceğimiz bu yapımın IMDB puanı şu anlık 9,4. Rotten Tomatoes’da %73 Tomatometer ve 10 üzerinden 7,47 almış durumda. Benim filme puanım 10 üzerinden 8,5. Filmi Imax perdesinde izlesemde, sizlere illa ki Imax’de izlemelisiniz diyemem. Çokta gerek olduğunu sanmıyorum. 

Like
Like Love Haha Wow Sad Angry