Ana sayfa Middle Earth Karanlık Örümcek Ungoliant ve Kökeni!

Karanlık Örümcek Ungoliant ve Kökeni!

PAYLAŞ

Hoş gelmişsiniz sayın gönül dostları. Bu uzun yazımızda Melkor’un Valinor’dan kaçışının ve İki Ağaç’ın kararmasının müsebbibi Ungoliant hakkında bilinen az sayıda şeyden daha ziyade, gerek başka teorilerden gerekse kendim ulaştığım sonuçlardan derlediğim yorumlarımı paylaşacağım. Afiyetler olsun.

Ungoliant | Tolkien, Tolkien art, Middle earth

Ungoliant Hakkında Bilinenler:

Kendi yorumuma geçmeden önce bu güzide yaratığımız hakkında bilinenleri şöyle bir sıralamak istiyorum:
Kendisi, Eldar tarafından kökeni bilinmeyen, Valinor’un güneydoğu tarafında, Avathar yahut Avaþar olarak bilinen topraklarda yaşayan gizemli bir varlıktır. Bu varlık kendini devasa bir örümcek şekline bürümüştür ve Yüzüklerin Efendisi’nde Cirith Ungol geçidini tutan Shelob’un da atasıdır. Ağaçlar’ın ışığını kurutmasının yanı sıra bu ışığın kaynağı olan Varda’nın Pınarı’nı da kurutmuş, bu yüzden ışığı sönen Ağaçlar’a tekrar ışık vermek için Silmariller’den başka bir kaynak kalmamıştı. Melkor ile bu habis işleri başarmalarının ardından Melkor’a ihanet edip Silmariller’i de isteyince iki taraf savaşa başlamıştır. Melkor’un acı çığlıklarını duyan Balroglar’ın gelmiş ve onların alevli kırbaçlarının yaralarıyla dağlanan Ungoliant kaçmıştır.

Denilene göre Orta-Dünya’nın unutulmuş güney kısımlarına gitmiş ve en nihayetinde sonsuz açlığını bastıramadığından kendini sindirerek yok olmuştur.

Balrogs defending Morgoth from Ungoliant" by Jovan Delic : lotr


“‘Karayürek!'” dedi Ungoliant, ‘Emirlerini bir bir yerine getirdim ve açım hâlâ.’

‘Daha ne istiyorsun?’ dedi Morgoth. ‘Tüm dünyayı midene indirip göbeğine katmak derdinde misin? Sana dünyayı vaat etmedim. Ben onun efendisiyim.’

‘O kadar da değil,’ dedi Ungoliant. ‘Lakin Formenos’tan aldığın o büyük hazinenin tamamı benim olacak. Hem de sen vereceksin onu bana, kendi ellerinle.'”

Ungoliant’ın Doğası

Ungoliant’ın kökeninden önce doğasını inceleyelim. Kimdir bu arkadaş? Maiar mıdır, Valar mıdır, yoksa başlı başına başka bir sınıfta mıdır?

Ungoliant için Silmarillion’da geçen şu alıntıyla başlamak istiyorum. Bu alıntı özellikle kendisinin geçtiği ilk alıntı olması nedeniyle hususi önem arz ediyor:

“Bu dar topraklar Eldamar Koyu’nun güneyinde, Pelóri’nin güney eteklerinin altında bulunuyor, uzun ve kederli kıyıları, ışıktan uzakta ve keşfedilmemiş bir halde güneye uzanıyordu. Orada, dağların dik yamaçlarının ve soğuk, karanlık denizin eteklerinde gölgeler dünyanın başka her yerinden daha derin ve koyuydu ve Ungoliant işte burada kurmuştu gizli ve gözden uzak yurdunu. Eldar bilmezdi onun nereden geldiğini, fakat bazıları onun çağlar önce Arda’nın üzerinde uzanan karanlıktan aşağıya indiğini anlatırdı, tam da Melkor’un ilk kez Manwë’nin Krallığı’na hasetle gözlerini diktiği devirde; derlerdi ki o da başlangıçta Melkor’un aklını çelip, hizmetine soktuklarından biriydi.

Sizin de fark edebileceğiniz gibi burada Tolkien bize birden fazla ip ucu veriyor. Şöyle ki; Orta-Dünya’da her barlık büyümek ve semirmek için ışığa ve ısıya ihtiyaç duyar. Kötülerin en kötüleri bile; Melkor, Sauron, Cadı-Kral vb., karanlığa dönmeden önce Arda’nın ışığında semirmişlerdi. Bu olay Ungoliant için de geçerliydi. Silmarillion’dan bir alıntıda bunu görüyoruz.

“Oradan, Kutlu Ülke’nin ışığına doğru sokuldu, çünkü ışığa hem büyük bir açlık duyuyor, hem de ondan iğreniyordu.

Işıktan kastımız ise bu çağ için İki Ağaç, Telperion ve Laurelin’in ışığıdır. Şimdi, Ungoliant’ın kökenine gelmeden önce, her varlık gibi ışığa ve ısıya ihtiyaç duyduğuna ama ondan nefret ettiğine dair bilgimiz var. Bu bize kendisinin doğası hakkında fikir veriyor

ArtStation - The Bargain with Ungoliant, Diana Franco

.

Ungoliant’ın Kökeni

Bu hususa başta verdiğimiz alıntıdan bir kısım ile başlayalım.

“Eldar bilmezdi onun nereden geldiğini, fakat bazıları onun çağlar önce Arda’nın üzerinde uzanan karanlıktan aşağıya indiğini anlatırdı, tam da Melkor’un ilk kez Manwë’nin Krallığı’na hasetle gözlerini diktiği devirde; derlerdi ki o da başlangıçta Melkor’un aklını çelip, hizmetine soktuklarından biriydi.”

Bu konuda Eldar’ın da yalnızca söylentilerden ibaret bilgileri olduğuna yöneliktir benim düşüncem. Şahsen kendisinin Eru kaynaklı güçlü bir ruh olduğunu düşünüyorum. Buna kanıtımızı da şöyle verelim.

“Dar ve derin bir vadide yaşadı ve dağların gövdelerindeki yarıklara kara ağlarını örerek canavar bir örümcek suretine büründü.”

Bu alıntıda görülüyor ki, “bürünme” kelimesi kendisinin Melkor ya da Sauron tarafından üretilmiş türlerden birisi olmadığını gösteriyor. Zaten alıntının İngilizcesi de “took shape as a spider of monstrous form” olduğundan yine bu sonuca çıktığını görebiliyoruz. Aynı Valar gibi, kendi formunu kendi seçen bir varlık.

İkinci olarak, Ungoliant’ın yaptığı şeylerin eften püften yaratıkların eseri olamayacağını biliyoruz. İki Ağaç’ı ve Varda’nın Pınarı’nı kurutması, yıllar sonra Celebrimbor’un Güç Yüzükleri’ne güçlerini verecek Fëanor’un küçük mücevherlerinin ışığını emmesi ve Valar’ın en kudretlisi Melkor’u karşısına çıktığında zayıf durumda bırakması hep bunlara örnektir.

Yukarıda bahsettiklerimizle Maiar’a mensup olma ihtimalini aradan çıkardığımızı düşünüyorum. Çünkü bu işlerin hiçbiri bir Maiar’ın harcı değildir.

Kendisinin Valar olmadığı da ortada. Çünkü kendisinin Arda’ya inen Ainur arasında ismi geçmemekte.

Morgoth and Ungoliant by Álvaro Fernández González : ImaginaryBehemoths

Sonuç

Ungoliant’ın kökeni hakkındaki fikirleri sonuç kısmında toplayacak ve tek tek kısaca açıklayıp bitireceğim.

1- Ungoliant’ın Maiar olması, ki bunu az önce yaptığı işlerden ötürü eledik. Sadece tek başına Melkor’a karşı durabilmesi, üstüne üstlük ona galebe çalması bile bir Maiar’ın gücünü katbekat aşar.

2- Ungoliant’ın Valar olması, bu ihtimali de kendisinin dünyaya inen Ainur arasında yer almaması yönünde eledik. Zaten kendisi de Valar’ın aksine dünyaya Eru’nun çocuklarına ve Arda’ya duyduğu sevgiden ve meraktan ötürü gelmemişti. Eru’nun Arda’nın yüreğine yolladığı Gizli Ateş’e sahip olma arzusuyla yanıp tutuşan kötücül bir ruhtu. Ki kendisinin Valar’ın aksine Shelob yahut genel manada örümcekler gibi çocuklara sahip olması da bu ihtimali saf dışı bırakır.

3- Kendisinin Melkor gibi bir Karanlık Lord tarafından yapılmış olması, bu ihtimali de kendi formunu kendi seçebilen bir varlık olduğundan eledik.

4- Eru dışındaki bir güç tarafından, belki de bir karşıt-Eru kökenli olması, bu görüşü açıklamaya tenezzül bile etmeyecektim lakin buna inanan birkaç kişi tanıyorum. O arkadaşlara ithafen şu alıntıyı veriyorum. Ki kendi
“Eru vardı, Tek Olan; Ilúvatar derlerdi adına Arda’da.”

En nihayetinde de kendi görüşümü açıklayacağım. Benim naçizane görüşüme göre, kendisi Valar seviyesinde güce sahip kötücül bir ruhtur. Kim bilir? Belki Melkor Ainur’un Müziğini ilk bozduğu sırada oluşan boşluktan doğan bir garabettir, ya da hepsi tamamen Tanrı rolündeki Eru’nun planı gereği ortaya çıkardığı bir yaratıktır. Ki aslında düşününce bu, eserlerinin Katolik eserler olduğunu, en azından Yüzüklerin Efendisi için, söyleyen Tolkien’in kurgusuna da uymaktadır zannımca.

Velhasıl kelam, bu uzun yazımı bitiriyorum. Yazıyı yazmakta minimal olarak kendi yorumlarım, daha ziyade Tolkien Gateway ve quora.com’da Thomas Snerdley isimli kullanıcının teorilerinden faydalandım. Söylemeden geçmeyeyim. Buraya kadar okuyan arkadaşlara teşekkür ediyorum. Görüşlerime katılmıyorsanız tartışabilir, fikir alışverişi yapabiliriz. Her zaman açığız. Sürç-i lisan ettiysek affola. Esenlikler.


ArtStation - Ungoliant , Florent Boston



Diğer yazılarımızı okumak için:
https://fantazya.org/category/middle-earth/

Bize katılın!
https://www.facebook.com/groups/yuzuklerinEfendisi/

Yorumlar