Ana sayfa Middle Earth Karanlıkların ve Kötülüğün Lordu: Melkor

Karanlıkların ve Kötülüğün Lordu: Melkor

PAYLAŞ

Kötülük kelimesi anlamsızdı hatta öyle bir kelime doğmamıştı çünkü hiçbir varlık kötülüğü tatmamıştı ta ki o doğana kadar.

Melkor (Morgoth), Ainur’un en yücesiydi fakat Ainur’un müziğini bozduğu vakit kaybetti sahip olduğu yüceliği. Ainur’ların birçoğunu bozdu, kendi safına kattı. Valar ile savaştı ve Arda’yı bozdu. Silmarilleri çalması, Elfler ve İnsanlar ile olan savaşları da İlk Çağ’ın büyük bir kısmını oluşturdu. En sonunda Valar tarafından zincirlenip hiçliğe hapsedildi ve onun kötülüğünü Sauron üstlendi.

(Kehanete göre Melkor tekrar yükselecek fakat Dagor Dagorath’ta tekrar yok edilecekti. )

Tarihçesi

Melkor, Iluvatar’ın yarattığı ilk ve en güçlü Ainur’du çünkü Melkor, hiçliğin içinden geçmiş, Iluvatar’ın yaratıcılığının kaynağı olan Gizli Alev’i kullanmak için aramış fakat bulamamıştı. Gizli Alev hiçlikte değil, bizzat Eru ile birlikteydi. Melkor diğer Ainur’ların aksine fikirler de geliştirdi. Hisleri, yaratıcısına karşı asi ve isyankardı.

Ainur Müziği

Ainur’lar müzik yapmaya başladığında, Melkor durmadan garip düşünce ve fikirlerini müziğe empoze ediyordu. Tüm Ainur’un müziği iyi ve güzel olanı yansıtırken Melkor’unki tiz ve gümbürtü ile doluydu. Bir süre sonra Melkor’un müziği diğer notalar ile adeta savaşmaya başladığında, Eru gülümsedi ve yeni bir tema gönderdi. Ainur’un çoğu Eru’nun gönderdiği yeni temaya katıldılar ve ona uygun şekilde müziklerini icra etmeye başladılar fakat Melkor durmadan katılmayı reddediyordu. En sonunda Ainur’un çoğu çalmayı bıraktı ve Melkor müziği domine etmeye başladı. Bunun üzerine Eru, diğerlerinden daha güzel, daha tatlı bir tema daha yolladı fakat Melkor bastırılamıyordu. Durmadan karşı çıkıyor ve gümbürtü ile müziğini icra etmeye devam ediyordu fakat Eru, tek bir nota daha gönderdi ve müziği durdurdu.

Sonrasında Eru, Melkor’u herkesin içinde azarladı ve tüm müziğin kaynağının kendisi olduğunu, değiştirilemeyeceğini söyledi. Melkor artık ne kendi şarkısını yaratabilir, ne de Iluvatar’ın Temaları’nı değiştirebilirdi. Melkor bu yargı ile küçük düşürüldü ve sinirlendi fakat hislerini gizli tuttu. Eru, Ainur’a müziklerinin sonucu olan Arda’yı gösterdiğinde, Melkor buraya inmek için yalvaranlardan birisiydi ama aslında tek istediği Arda’ya ve içindekilere hükmetmekti. Özellikle de Iluvatar’ın Çocuklarına (Elfler) .

Yine de, Melkor’un Arda’ya inmesine izin verildi fakat Melkor diğer Valar ile birlikte Arda’ya indiği gibi buranın hükümdarı olacağını, Arda’nın onun olduğunu öne sürdü. Kardeşi Manwe onun kötülüğüne anlam veremedi fakat Melkor’un Arda’yı bozabileceğinden korkarak birçok Ainur’u daha yardıma çağırdı. Bunun üzerine Melkor bir süreliğine Arda’nın uzak topraklarına kaçtı.

Valar ile Olan Savaşlar

Melkor, kendisini bir surete koymak istedi ve yürüyen bir dağ gibi ulu, karanlık ve kötülükle dolu bir ruh, alevler içinde tacı ile korkunç bir surete bürünerek Valar’ın yaptıklarını bozmak için Arda’ya geldi. Bunun üzerine dağların devrildiği, Melkor ile olan ilk savaş gerçekleşti. Melkor başarmıştı. Valar’ın işlerini bozmuş ve çoğunu yok etmişti ama ulu ruh Tulkas Valar’ın imdadına yetişti ve Melkor ondan korkarak tekrar uzaklara kaçtı.

Valar, Almaren ismindeki topraklarda yaşamaya başladı ve Arda’yı aydınlatması için Illuin ve Ormal adında iki adet lamba dikti. Bu durum Melkor’un ilgisini büyük oranda çekti. Daha düşük ruhlar olan Maiar’lar arasında Melkor’un Sauron da dahil olmak üzere birçok casusu vardı. Melkor kıskançlık ve kötülükle dolu bir şekilde ona sadık olanları topladı. Bu lambaların şerefine verilen ziyafette Tulkas’ın Nessa ile evlenip uykuya daldığını öğrenmişti artık. Saldırmanın vakti gelmişti.

Melkor bir kez daha Arda’ya gelmişti ve Tulkas’ın gözetimi olmadığından, Valar’ın bundan haberi yoktu. Melkor kalesi Utumno’nun inşasına başlamıştı artık. Arda’nın yeşilliklerini ölüm ve hastalık ele geçirdi ve hayvanlar birbirlerini öldürmeye, vahşileşmeye başladı. Valar, bunun Melkor’un işi olduğunu anlamış ve onu aramaya başlamıştı.

Valar Melkor’u bulamadan, ilk darbeyi Melkor indirdi. Illuin ve Ormal’a saldırıp onları yıktı ve Almaren’i yok ederek Arda’nın tüm sinerjisini bozdu. Melkor tekrar kaçarak Utumno’ya sığındı. Arda’nın Baharı henüz tam olarak başlamadan sona erdi fakat Valar, Melkor’un tam olarak nereye kaçtığını artık biliyordu.

Orta Dünya Üzerindeki Egemenliği

Ä°lgili resim
İki Ağaç

Almaren’in yok edilmesiyle birlikte, Valar denizi geçerek Aman diyarlara gitti. Burada Valinor’u ve aynı zamanda yeni ışık kaynakları olan İki Ağaç’ı inşa ettiler. Olan her şeye rağmen Valar’ın bir kısmı Orta Dünya’yı terk etmek istemiyordu. Özellikle de Ulmo ve Yavanna.

Melkor, kuzeyde kötülüğünü inşa etmeye devam ediyor ve kendisi için korkunç şeytanlar yetiştiriyordu. Onlar ateşin kırbaçları olan Balroglardı. Aynı zamanda Angband isminde yeni bir kale ve cephanelik inşa ederek bu kaleyi Sauron’a verdi. Valar birlik olarak Melkor’a karşı geldi fakat Melkor’un gücü bastırılamadı.

Melkor bu zaferin üzerine kötülüğünü iyice yaydı ve orduları için birçok kale ve çukur inşa etti. Aynı zamanda Iluvatar’ın Çocuklarının (Elfler) uyanışından da haberi vardı. Birçoğunu zindanlarında hapsetti ve onları kara büyüyle bozarak onlardan orkları yarattı.

Valinor Hapsi

Çok geçmeden Valar, Melkor’un elfleri öğrenmesi üzerine Melkor’un onları bozacağından veya yok edeceğinden korktuğu için Orta Dünya’yı geri almaya karar verdi. Önceki yenilgilerinden dolayı hissettikleri acıyla birlikte, bütün yüceliğiyle Orta Dünya’ya geldiler. Utumno’yu kuşattılar ve büyük bir savaşın ardından zafere ulaşmayı başardılar. Melkor yakalandı ve Angainor’un efsunlu zinciri ile bağlandı fakat Sauron kaçmayı başarmıştı.

Melkor Mandos’un salonlarında uzun bir süre hapsedildikten sonra Manwe’ye merhamet için yalvarmaya başladı ve böylece Manwe, Melkor’u affetti. Bu kararla birlikte Ulmo ve Tulkas hayal kırıklığına uğradılar. Valar Melkor’u her ne kadar affetmiş olsa da görüşlerinden çıkmasına izin vermeyerek gideceği yerleri de sınırlandırdı. Çok geçmeden Melkor, elfleri bozmaya başladı. Özellikle de Noldor’u. Vanyar ona güvenmedi, Teleri ise dizaynlarını çok zayıf buldu fakat Noldor meraklıydı ve ona öğreteceklerine hevesliydi.

Valar’a Karşı İntikamı

Zamanla Melkor, en büyük düşmanını ve en muazzam aracını buldu. O Finwe’nin en büyük oğlu olan Feanor’du. Feanor, Melkor’un sonradan arzuladığı Silmarillerin yapımcısıydı. Melkor kurnazca Valar ve insanlar hakkındaki yalanlarını ve yarı doğru sözlerini etrafa saçıyordu. Feanor, Melkor’dan nefret ettiğini kendi içinde bilse de bu yalanlardan büyük ölçüde etkilendi. Melkor’un yalanları Feanor’un ve daha birçok Noldor’un kalbine en derinden dokundu ve onları etkiledi. Bunun üzerine Noldor, Valar’a söylenmeye başladı ve Valinor’daki huzur bozulmuştu artık. Valar bunların arkasında Melkor’un olduğunu anladığında Tulkas onu aramak için işe koyuldu ama Melkor çoktan kaçmıştı.

Ağaçların özünü kurutan Ungoliant

Melkor bir süre boyunca gözükmedikten sonra bir gün Formenos’ta Feanor’a gözüktü. Ona arkadaşça sözlerle yaklaşarak onu kandırmaya, Silmariller’i almaya çalıştı fakat Feanor onu reddederek kovdu. Melkor öfkeyle oradan ayrılarak Hyarmentir dağının güneylerindeki gölgelenmiş vadi Avathar’a geldi. Orada yaşayan Ungoliant’ı vaatlerle kandırarak kendi safına çekme niyetindeydi.

Melkor başarmıştı. Ungoliant ile birlikte Valmar’da bir festival olduğu sırada Valinora saldırdılar. Ungoliant buradaki İki Ağaç’ın özlerini içerek kuruttu. Karanlık, her yeri kaplamıştı. Melkor durmadı ve Finwe’yi de öldürerek Silmariller’i alıp kaçtı. Bu olaydan sonra Feanor onu lanetleyerek ona Morgoth dedi.

Beleriand’a Dönüşü

Melkor’a saldıran Ungoliant

Silmariller’i alıp kaçmışlardı fakat Ungoliant Silmeriller’in güzelliğine kapılıp onları Melkor’dan istedi. Melkor olan her şeyden sonra çok zayıf ve Ungoliant’a karşı koyamayacak durumdaydı. Bunu bilen Ungoliant Silmaril’leri almak için Melkor’a saldırdı. Melkor öyle bir çığlık attı ki sesi ta Angband’tan duyuldu. Hala yaşamaya devam eden Balrog’lar efendilerinin yardımına koşarak Ungoliant’ı püskürttüler. Bunun üzerine Melkor Angband’a geri döndü.

1. Beleriand Savaşı

Melkor kalesini tekrar inşa etti ve hala Orta Dünya’da elflerin yaşamakta olduğunun haberini aldı. Elu Thingol ve Sindar ağaç krallık Doriath’ta, Cirdan ve Teleri Falas’ta, Denethor ve Nandor ise Ossiriand’ta kamp kurmuş yaşamını sürdürüyordu. Morgoth Thingol ile bir savaşa tutuştu ve Doriath’ı kuşatarak Thingol’u Cirdan’dan ayırdı fakat Thingol, Denethor’dan yardım isteyebilecek durumdaydı ve Nandor, Sindar ile birlikte Orklar ile savaşmak için birleşerek Orkları Aros ile Gelion arasında sıkıştırdı. Melkor büyük bir yenilgi aldı.

Dagor-nuin-Giliath (2. Beleriand Savaşı)

Melkor, Feanor Orta Dünya’ya geldikten sonra daha fazla zorlukla karşı karşıya kalmaya başladı. İyiliğin güçleri Mithrim’de toplanmaya başladı fakat Melkor onları dağıtmak ve kovmak için henüz tam olarak birleşemeden onlara saldırdı fakat elfler Aman’dan gelmeye devam ediyordu ve gözlerinde kendi vatanlarının ışığı görülüyordu. Feanor Melkor’un ordusunu Thangorodrim’e ve Angbanda kadar kovaladı fakat Melkor ejderhası Gothmog’u ve Balrogları Feanor’un üzerine saldı. Feanor bu savaşta can verdi.

Dagor Aglareb (Görkemli Savaş)

Sonrasında Finarfin oğlu Fingolfin geldi ve Angband’ın kapılarına yürüdü fakat daha ileri gidemedi. Elfler krallıklarını tekrar inşa ederlerken Melkor, tekrar saldırmadan önce 60 yıl boyunca bekledi. Ondan sonra yapılan savaş Dagor Aglareb (Görkemli Savaş) ‘da Fingolfin ve Maedhros güçlerini birleştirdi ve Melkor’u yenilgiye uğrattı.

Dagor Bragollach ve Fingolfin

Morgoth tüm gücüyle savaşmış olsa da rakiplerine yenilmişti ve bu yenilginin üzerine İlk Çağ’ın 455.yılına kadar saklandı fakat aniden büyük bir gazapla öne çıktı ve kalesini kuşatmış düşmanlarını şaşırttı. Ard-galen’den aşağı alevden nehirler yollayarak birçok elf askerinin ve Noldor prensinin yaşamına son verdi.

Kral Fingolfin yenilginin getirdiği dehşet ve öfke ile Angband’ın kapılarına dayandı. Gözlerindeki alevden korkan orklar birer birer kaçıştılar. Fingolfin durmadı ve Melkor’a teke tek bir mücadelede meydan okudu. Morgoth, kendi gücüne rağmen diğer tüm Valar’dan daha çok ölüm korkusuna sahipti. Fingolfin’in meydan okumasını kabul etmek için bile kararsız kalmıştı fakat Fingolfin ona ” Öne çık yeter! Karanlıkta gizlenme seni korkak! ” dediğinde geri dönemezdi. Kale kapısı açıldı Melkor ağır adımlarla geliyordu. Ayak sesleri gök gürültüsü gibiydi. Kara zırhlarla kaplanmış olarak öne çıkıp Kral’ın önünde demir taçlı bir kule gibi durdu, siyah ve armasız koca kalkanı da bir fırtına bulutu gibi Kral’ı gölgeledi, ama Fingolfin gölgenin altında bir yıldız gibi parlıyordu; çünkü zırhı gümüşle kaplanmış, mavi kalkanı kristallerle donatılmıştı; buz gibi parıldayan kılıcı Ringil’i çekti. Melkor çekicini Finglofin’e doğru salladı. Fingolfin tek hamlede sıyrıldı. Melkor çekicini her yere vurduğunda toprağı yarıyor ve içinden alevler fışkırmasına sebep oluyordu. Melkor, durmadan saldırıyordu fakat Fingolfin’e öldürücü bir darbe vuramadı. Çarpışmada Finglofin, Melkor’u tam 7 kez yaraladı. Melkor her yaralanmasında çığlıklar atıyordu. Tüm Angband’ın önünde şanı yerlerdeydi. Finglofin artık yorulmaya başlamıştı. Melkor katledilmek için fazla güçlüydü ve çarpışma sırasında ayağı takılan Fingolfin, Melkor’un önüne düştü.

Melkor yere düşen Fingolfin’in boynuna bacağını bastırdığı sırada Fingolfin son bir saldırı ile karanlık lordun ayağını yaraladı. Melkor, acı içinde kıvrandı ve öfkeyle Fingolfinin bedenini parçaladı. Cansız bedenini kurtlara yem edecekti fakat o sırada Thorondor saldırarak Melkor’un gözünü yaraladı ve Fingolfini alıp kaçtı.

Silmaril Görevi

Beleriand’ın güneyinin çoğu Melkor’un direkt gazabından muaftı. Bu bölgede yaşayan iki aşık vardı ve Orta Dünya tarihinde böyle yüce bir aşk daha önce görülmemişti. Beren ve Luthien ismindeki bu iki aşık evlenmek istiyorlardı fakat evlenmeleri için 1 adet Silmaril’e ihtiyaçları vardı ve Silmaril’lerin hepsi Karanlık Lord Melkor’da idi. Luthien, Silmaril’lerin en azından birisini almak için Melkor’un huzuruna geldi ve ona hizmetini sundu. Melkor bu hizmeti kabul etti ve Luthien onun huzurunda şarkı söyleyip, dans etmeye başladı. Şarkıdaki ezgilere kendisini fazla kaptıran Melkor bir dağ gibi tahtından yere düştü. Luthien şarkısını kesti ve bıçağını çıkararak Silmaril’lerden birisini alıp kaçtı. Silmaril görevi başarılı olmuştu.

Nirnaeth Arnoediad (Sayısız Gözyaşı Savaşı)

Bir süre sonra, İlk Çağ’ın 471. yılında Maedhros, Naugrim, Edain ve diğer Noldor ile birlikte muazzam bir müttefik birliği oluşturdu. Beleriand’ı Melkor’un kuvvetlerinden temizleyerek kalesine doğru yürümeye başladılar fakat Melkor casusları sayesinde bunu önceden gördü ve kendi karanlık ordusunu yolladı. Kopan büyük savaşta birçok prens, hükümdar öldü ve savaş kaybedildi. Böylece bu savaş “Sayısız Gözyaşı Savaşı” olarak anıldı. Melkor’un zaferi 495. yılda Hithlum, Falas ve Nargothrond’u yıkıp geçtiğinde neredeyse tamamlanmıştı fakat Gondolin Kralı Turgon kaçmayı başardı.

Gondolin’in Düşüşü

Bir süre sonra hain-elf Maeglin’in yardımıyla Melkor Gondolin’in yerini öğrenip burayı kuşattı. Kral Turgon bu kuşatma sırasında öldürüldü ve Gondolin düştü. Melkor’un kuzeydeki zaferi şimdi tamamlanmıştı fakat Balrog efendisi Gothmog’u bu fetih zinciri sırasında kaybetmişti.

Öfke Savaşı

Earendil birkaç yıl sonra Valinor’a yelken açtı ve Valar’ın yardımını istedi. Valar Melkor’a dur demek için tekrar bir araya geldi ve Belegaer’i geçerek tüm yüceliğiyle Orta Dünya’ya geldi. Morgoth bütün şeytanlarını ve daha önce görülmemiş tüm ejderhalarını Valar’ın üstüne saldı fakat yeterli olmadı. En büyük ve güçlü ejderha Ancalagon bile bizzat Earendil tarafından öldürülmüştü. Melkor yakalandı, Silmaril’ler ondan geri alındı ve bir kez daha Angainor ile zincirlendi. Hiçlikteki hapsi bu sefer sonsuza dek olacaktı. Onun kötülüğünü üstlenen kişi artık Sauron’du…

Etimolojisi

Sindarin dilindeki ismi ile Morgoth “Karanlık Düşman” veya “Kara Tiran” anlamına gelir. Bu isim Feanor tarafından onu lanetlediği sırada verilmiştir.

Genolojisi

Kaynaklar

  1. Silmarillion
  2. Tolkien Gateway