Ana sayfa Edebiyat Efsanevi Diyarda İki İyi Dost: Korkak ve Canavar

Efsanevi Diyarda İki İyi Dost: Korkak ve Canavar

PAYLAŞ

“Hepimiz bir gün öleceğiz. Belki genç belki yaşlı. Belki acıyla belki de huzurlu. Ama bir gün mutlaka yokluğa karışacağız. Bundan kaçamayız. Bununla savaşamayız. Fakat tümden çaresiz de değiliz. Onurumuzu koruyarak ölmek elimizde.”

Yeni bir yazıdan herkese merhaba. Pek fantastik eserler okuyan bir okur olmadığımı daha önceki yazılarımda da söylemiştim. Ama fantastik kitaplar okudukça sevmeye ve ilgi duymaya başlayan bir okurum. Belki kimi okurlar geç kaldığımı düşünebilir ama telafi etmek mümkün. Ben de bir Türk yazarın kaleme aldığı ilk fantastik kurgu serisinin, Perg Efsaneleri dörtlemesinin ilk kitabı olan “Korkak ve Canavar” kitabını okudum. İthaki Yayınları’ndan çıkan kitap 309 sayfa. Seri ise toplamda 4 kitaptan oluşuyor. Kitaplar sırasıyla;

– Korkak ve Canavar (309 sayfa, 2002)

– Merderan’ın Sırrı (320 sayfa, 2002)

– Bataklık Ülke (328 sayfa, 2004)

– Tanrıların Alfabesi (288 sayfa, 2005)

Efsane, büyük ölçüde adalardan oluşan bir diyarda geçiyor. Kadi Diyarında başlayan hikayede kahramanımız güçlü, yakışıklı ve cesur Leofold, ailesinin bir tünelde ortadan kaybolması ile öksüz kalmış daha sonra ise çocukluk arkadaşı Miryatek ile katıldığı savaşta arkadaşının ölümüne şahit olmuştur. Savaş esnasında siyah atları ve cübbeleri ile ortaya çıkan esrarengiz varlıklar dostu Miryatek’i ve ordusunu öldürmüştür. Bu varlıklardan kaçarken girdiği tünelde vahşi bir yaratık (Asherta) tarafından yakalanarak çirkin, koca pençeleri olan tüylü, iri ve insan dışı bir varlık haline getirilmiştir. Daha sonra Asherta’yı öldürerek kaçan kahramanımız, çirkin görüntüsünden dolayı ormanda kimselere görünmeden ve zarar vermeden bir yaşam sürdürürken korkak Guorin ile karşılaşır. Guorin, hamile karısına göz kulak olmak için sakatlanmış numarası yaparak köyündeki savaşçılar ile savaşa katılmamış ama köyüne yağma için gelen askerlerden karısını koruyamayarak ölümünü bir şey yapmadan izlemiştir. Korkak Guorin o an da köyünden kaçarak ormanda yaşamaya başlamıştır. Daha sonra Leofold ile karşılaşacak ve büyük bir dostluk kuracaktır. Bu ikiliye sonradan katılan Gorian ise diyarı uçtan uca gezmiş, Tshermon’un Kitabı’nı arayan bir büyücüdür. Kitabın bundan sonrası ise tam bir heyecan kasırgası. Maceranın bir an olsun bitmediği, uçan devasa yaratıklar, görünmez olabilen Gerf Kedileri ve daha niceleri ile soluksuz okuyacağınız bir macera sizi bekliyor.

Son derece akıcı bir tarzla kaleme alınmış, sıkıcı betimlemelerden uzak, heyecanlı ve bir o kadar da eğlenceli, okuyucunun anlatılanların her zaman içinde olduğu bir kitaptı. Yazarın kurguladığı dünya son derece etkileyici bir hayal gücünün eseri. Yazar yarattığı karakterler, ırklar, farklı türde ki canlılar ve o dünyaya özgü yaşam koşulları ile okuyucuyu bambaşka bir diyara sürüklüyor.

Bu arada söylemeden geçemeyeceğim bir konu var. Yazarın eserleri 8 dile çevrilmiş ve özellikle Çin’de büyük ilgi görmüş. Yazar ile ilgili okuduklarım ve başarıları göğsümü kabarttı ve bu denli başarılı bir yazarın kitaplarını okumaktan son derece mutluyum. Serinin devamını en kısa sürede okuyacağım. Bir sonraki yazıda görüşmek dileği ile hoşça ve kitaplarla kalın. :))

Yorumlar