Ana sayfa Middle Earth Kitaplar Arnor’un Son Askerleri: Kuzeyli Kolcular

Arnor’un Son Askerleri: Kuzeyli Kolcular

PAYLAŞ

“Fakat Bree'nin gerisindeki yaban topraklarda esrarengiz gezginler vardı. Breeliler bunlara Kolcu diyor ve nereden geldikleri hakkında hiçbir şey bilmiyorlardı. Bunlar Bree İnsanlarından daha uzun boylu, daha esmerdi; duyma ve görme konusunda garip güçlere sahip olduklarına ve hayvanlarla kuşların dilinden anladıklarına inanılıyordu. Akıllarına estiğince güneye, doğuya hatta Dumanlı Dağlar'a kadar gidip dolaşırlardı; fakat artık seyrekleşmişlerdi ve nadiren görülüyorlardı. Ortaya çıktıkları zaman uzaklardan herkesin sabırsızlıkla dinlediği haberler getirir, unutulmuş garip öyküler anlatırlardı; ama Breeliler bunlarla arkadaş olmazdı.”

Yüzüklerin Efendisi: Yüzük Kardeşliği

 

Gözcüler veya Kolcular olarak bilinen bu grup, gizlice (Bu yüzden çoğu insan onların, kendilerini her daim koruyup kolladığını bilmez ve başıboş, güvenilmez avareler olduklarını düşünür.) Shire’ın Hobbitlerini, Bree’nin insanlarını ve Eriador’un diğer sakinlerini koruyan kişilerdir. Yüzük Kardeşliği’nden alıntıladığım paragrafta da yazıldığı gibi Eriador boyunca uzun yolculuklara çıkar ve Sauron’un hizmetkarlarını avlar ve onlara her türlü zorluğu çıkarırlardı. Yaşamlarının çoğu yabanda, vahşi doğa ile iç içe geçse de, bazen Bree’de bulunan Sıçrayan Midilli Hanı’na da uğrarlardı. Bree halkı ise onların uzaklardan getirdikleri hikayeleri dinlemeyi sever ama yine de hepsine şüpheci yaklaşır ve güvenilmez olduklarını düşünürlerdi. Kolcuların bu durumlarını anlamak için önce nasıl ortaya çıktıklarına bakmak ve sebeplerini incelemek gerekir. Çünkü zor ve gizemli tipler olup, kasaba ve köyleri ender ziyaret etseler bile gururlu ve azametli bir duruşları, soylu davranışları vardı.

 

Onlardan biraz uzakta Kolcular, düzenli bir bölük halinde, mızrak, yay ve kılıç kuşanmış oturuyordu. Koyu gri pelerinlere bürünmüşler, kukuletalarını miğferleri ve başları üzerine geçirmişlerdi. Atları güçlü ve mağrur tavırlı ama tüylüydü; atlardan biri binicisiz duruyordu, bu Aragorn'un Kuzey'den getirdikleri atıydı; Roheryn idi ismi. Koşum takımlarında veya taşıdıkları aletlerde hiçbir taş veya altın pırıltısı ya da herhangi zarif bir süs yoktu; biniciler de, pelerinlerinin sol omuzlarına iğneledikleri, ışıklar saçan bir yıldız şeklindeki gümüş broştan başka hiçbir nişan veya alamet taşımıyorlardı.

Yüzüklerin Efendisi: Kralın Dönüşü

CB71006-08-04Rangersactivity

 

Hepsi Arnor Krallığının Dúnedain’inden geliyordu. Dúnedain ismi Numenor’dan kurtulan Elendil ve oğulları ile beraber Orta Dünya’ya gelmiş olan Numenor halkına verilmişti. Angmar’ın Büyücü Kralı, Cadı Kral tarafından Fornost ele geçirildikten sonra Arnor krallığı düşmüş ve daha sonra yapılan savaşta Fornost tekrar alınsa da Dúnedain zayıflamış ve sayıca azaldıklarından dolayı başıboş halde gezen küçük bir topluluk halini almıştır. Ve bu topluluğun başına da Elendil’in oğlu Isildur’un soyundan gelen liderler geçmiştir. Aranarth Reisleri denen bu liderlerin ilki Arnor’un bölünmüş krallıklarından ayakta kalan sonuncusu Arthedain’in krallarından sonuncusu olan Arvedui’nin oğlu Aranarth olmuştur. Bu geçiş döneminde Ayrıkvadi Lordu Elrond da onlara yardım etmiş ve değerli kraliyet eşyalarından olan atalarının mirası Narsil’in kırık parçalarını, Annuminas Asası’nı evinde koruma altında tutmuştur. Aynı zamanda reislerin oğullarının büyümelerini de yine kendi evinde üstlenmiştir. Reisler ise soylarının hatırlatıcısı ve reisliklerinin bildirgesi olarak Barahir’in Yüzüğünü takmaya devam etmişlerdir.

Böylece Kolcular eski krallık sınırlarındaki halkları, tehlikelerle çevrili oldukları bilgisinden uzak tutup mutlu yaşamlarını sürdürmeleri için görevlerini gizli tutarak Sauron’un uşaklarını nerede bulurlarsa orada yok etmeye devam ettiler. Ve reisler boyunca da bu görevlerini layığı ile yerine getirdiler. Birçok reis görevleri sırasında kahramanca öldüler ve bir sonraki reisler ise daha kahramanca savaştılar. Aragorn I kurtlar tarafından katledilmiş, Arador tepe trolleri tarafından öldürülmüş ve Aragorn II’nin babası Arathorn II de zehirli bir okla vurularak hayatını kaybetti. Bu olaydan sonra Dúnedain’in yeni reisi de Yolgezer olarak bilinen Aragorn II oldu. Üçüncü Çağ’da Tek Yüzük’ün bulunması ihtimali ile Kolcular Shire yakınlarındaki adamlarını iki katına çıkardılar. Bu hareketlilikten haberdar olan Saruman da pipo tütünü ticareti sayesinde Shire’dan bilgi almaya çalıştı ama Kolcular henüz onun bir hain olduğunu bilmediğinden bu duruma karşı gelmediler. Nazgullerin de Shire yakınlarına gelmesiyle Kolcular ile karşılaşması bir oldu. Çoğu kolcu bu karşılaşma sonunda katledilse de Gandalf’ın Nazguller hakkında uyarılmasına engel olamadılar. Kolcular da Cadı Kral’ın, Sıçrayan Midilli Hanı’na giden Frodo’dan haberdar olmasını engelleyemediler.

 

"Bu kim?" diye ilk fırsatta Bay Kaymakpürüzü'ne sordu Frodo fısıltıyla. "Onu takdim ettiğini sanmıyorum."

"O mu?" dedi hancı, o da fısıltıyla, başını çevirmeden gözüyle işaret ederek. "Tam olarak bilmiyorum. Gezginlerden biri o – biz onlara Kolcu deriz. Çok az konuşur: Gerçi eşi görülmemiş hikâyeler anlattığı da olur ama, aklına eserse. Bir ay hatta bir yıl yok olur ortadan, sonra yeniden mantar gibi bitiverir. Geçen bahar sık sık geldi gitti; fakat son zamanlarda pek görünmüyordu. Asıl adını hiç duymuşluğum yok: Ancak buralarda Yolgezer denir ona. O uzun bacaklarıyla rüzgâr gibi yürüyüp gider; gelgelelim, nereye koşturduğunu da kimseye anlatmaz. Fakat, Doğu ile Batı'ya akıl sır ermez diye bir laf vardır bizim Bree'de, söz meclisten dışarı, kastettiklerimiz de Kolcular ile Shirelılardır. Onu sormanız çok garip." Fakat tam o sırada Bay Kaymakpürüzü müşterilerinin biraz daha bira istemeleri nedeniyle Frodo'nun yanından ayrıldığı için, son söylediği söze bir açıklık getirmedi.

Yüzüklerin Efendisi: Yüzük Kardeşliği

 

Sarn Sığlıkları’nda yaşanan bu katliam sırasında şefleri Aragorn onların yanında değildi. Doğu Yolu’ndan Bree’ye gidiyordu ve orada Frodo’yu buldu. Ayrıkvadiye kadar eşlik ettikten sonra geliş yolculuğunda Bruinen Nehri’nde defedilen Nazgulleri bulmak için nehrin aşağısına gidip Tharbad’a kadar arama yaptılar ancak parçalanmış kıyafetlerden başka bir şey bulamadılar. Bu olaydan sonra Kolcular ile ilgili herhangi bir hareket bilgisi yoktur. Liderleri Aragorn da Yüzük Kardeşliği’ne katılmış ve Rohan’a giderek Miğfer Dibi Savaşı’nda çarpışmıştır. Savaştan sonra 30 kadar Kolcu Halbarad öncülüğünde Aragorn’u bulmuş ve ona Ölülerin Yolu’ndan geçişi sırasında eşlik etmişlerdir. Ölüler’in ikna edilmesinden sonra Pelargir’de korsanlar yenilmiş ve her bir kolcu bir geminin dümenine geçerek rota Minas Tirith’e çevrilmiştir.

"Garip bir grup, şu yeni gelenler," dedi Gimli "Yürekli adamlar, bey gibiler, Rohan süvarileri çocuk gibi kaldı yanlarında neredeyse; çünkü ciddi yüzlü adamlar bunlar, daha çok hava koşullarıyla aşınmış kayalar misali, yıpranmış bir halleri var, tıpkı Aragorn gibi; üstelik sessizler."

"Lakin Aragorn misali kibarlar da, sessizliklerini bozdukları vakit," dedi Legolas.

Yüzüklerin Efendisi: Kralın Dönüşü

 

Pelennor Çayırlarında yapılan savaşta Kolcular liderleri Aragorn ile beraber çarpıştılar. Halbarad bu savaşta hayatını yitirdi ama geri kalanlar Aragorn ile beraber Kara Kapılar’a yürüdüler. Tek Yüzük’ün yok edilmesi, Sauron’un yenilmesi esnasında hep liderleri ile yan yana savaştılar ve en sonunda Aragorn taç giydiğinde yanında yine Kolcular bulundu. Ancak güneyde geçirdikleri bunca zaman boyunca kuzey kurtlar ve orklar tarafından rahatsız edildiğinden evlerine geri döndüler ve Aragorn, Arnor’u yeniden ayağa kaldırıp Gondor ile birleştirene kadar eski görevlerini layığı ile yerine getirmeye devam ettiler.

Yorumlar