Ana sayfa Middle Earth Kitaplar “Maedhros” Nelyafinwë Maitimo Russandol

“Maedhros” Nelyafinwë Maitimo Russandol

PAYLAŞ

Maedhros

Fëanor Hanesi’nin ikinci lordu Maedhros hakkındaki genel bilgileri şu şekilde:

Irk: Elda (Ñoldo)

Doğumu: Kesin tarih yok. Ağaçların Yılı’na göre 1190’dan sonra doğmuş olmalı.

Ölüm: İlk Çağ’ın 587.yılı

Ebeveynleri: Fëanor ve Nerdanel

Eşi: Yok

Adının Kökeni ve Anlamı:

Doğduğunda babası ona Nelyafinwë (Kısa şekli Nelyo) adını verdi. Bu Quenya dilinde “Üçüncü Finwë” anlamına gelmektedir. Eğer kral olursa üçüncü kral olacağından babası ona bu ismi vermiştir.

Annesinin ona verdiği ad; Maitimo’dur. “Güzel Şekilli Olan” anlamına gelmektedir. Maedhros çekiciliği ve iyi görünüşüyle de ün salmış bir Elf olduğundan bu ismi almasına şaşmamak gerekir.

Epessë’si ise Russandol’dur. (Epessë, Elfler arasında kendisi ya da halk tarafından sonradan seçilen bir isimdir. Onursal bir isim, takma ada benzer bir şeydir.) Quenya’da “Bakır/kızıl-baş” anlamına gelir. Kızıl saçları yüzünden bu ismi almıştır.

Sindarin’deki Maedhros ismi ise Maitimo ve Russandol’un Sindarin’e çevrilerek birleşiminden meydana gelmiştir. Maed, “şekilli” ve ross “kızıl-saçlı” olmak üzere.

Not: Elflerin genelde üç isimleri olurdu. Essi denen “baba-adı”, amilessë denen “anne-adı” ve sonradan seçilen epessë.

Hayatı:

maedhros nerdanel and maglor

Maedhros, Fëanor’un en büyük oğlu olarak Tirion’da dünyaya geldi. Babası sürgüne gönderilmeden evvel Tirion’da yaşadı ve Fingolfin’in çocukları Aredhel ve Fingon’la birlikte Finarfin’in oğlu Finrod’la da iyi arkadaştılar.

Babası Formenos’a sürgüne gittiğinde onunla birlikte gitti ve Silmariller’in çalınması ve dedesi Yüce Kral Finwë’nin ölümünün ardından Fëanor’un Yemini’ni etmek için kılıcını çekip öne atılan ilk kişi oldu. Kuşkusuz babasının ruhunda yanan alevden o da nasibini almıştı ama onun deliliğini ve fevriliğini taşımıyordu yine de.

 

 

Maedhros, dedesi Finwë'nin cesedini bulduğunda
Maedhros, dedesi Finwë’nin cesedini bulduğunda

Birinci Akraba Kıyımı’nda babasıyla beraber Teleri’nin katledilmesinde rol oynadı ve Teleri’nin kuğu gemileriyle Orta-Dünya’ya vardıklarında babasının gemileri yakma emrine uymayan tek kişi o oldu. Hemen ardından gerçekleşen Dagor-nuin-Giliath’ta babasıyla beraber çarpıştı ve zaferde rol oynadı. Babasını takip etti ve onu Balrogların pençelerinden aldı ancak hayatını kurtaramadı. Babası ona intikamını almalarını vasiyet etti ve Maedhros babasının kül oluşunu seyretti. O saatten sonra Fëanor Hanesi’nin lordu ve belki de Ñoldor’un yeni Yüce Kralı olacaktı. Artık dedesinin intikamının yanına babasınınki de eklenmişti.

Fëanor’un Ölümünden Sonra

Fingon'un Maedhros'u kurtarışı. Üsttekiler Fingolfin ve Turgon
Fingon’un Maedhros’u kurtarışı. Üsttekiler Fingolfin ve Turgon

Fëanor’un ölümünün ardından Morgoth’un ulakları geldiler ve Karanlıklar Efendisi’nin barış yapmak istediğini, Silmariller’den birini de teslim edeceğini söylediler. Maedhros görüşme yerine kararlaştırılandan daha çok askerle gitse de Morgoth Balroglarını yollamıştı ve Maedhros’un yanındakileri öldürüp onu canlı olarak Angband’a getirdiler. Melkor ise onu sağ bileğinden zincirleyerek Thangorodrim’in kulelerinden birinde sallandırdı. Maedhros büyük işkenceler ve acılar çekti, ancak eski dostu Fingon’un söylediği bir şarkıyı duydu günlerden birinde, belki de en çok işkence çektiği günlerin bir tanesinde. O şarkıya eşlik etti ve Fingolfin’in en büyük oğlunun kendisini bulmasını sağladı. Ancak Fingon ona ulaşamıyordu ve Maedhros acılar içindeydi, kendisini öldürmesi için yalvardı eski dostuna.

Fingon çaresizlik içinde bu isteği yerine getirmek üzereyken Kartalların Kralı Thorondor geldi ve Fingon’u Maedhros’un yanına taşıdı. Fingon Maedhros’u kurtarmaya çalıştı ancak bileğindeki zincir kesilemiyordu. Maedhros bir kez daha ölmek için yalvardı ama Fingon onu öldürmedi ve bilek hizasından sağ elini keserek onu zincirlerin arasından kurtardı ve Thorondor onları Hithlum’a kadar götürdü.

Maedhros’un burada bir süre kaldığı kuşkusuz. Fingon’un bu hareketiyle Fëanor halkıyla, Fingolfin halkı arasındaki husumet yatıştı. Maedhros da onlardan, gemilerin yakılması ve geride bırakılmaları için özür diledi ve Fingolfin’in önünde eğilerek krallığı ona bıraktı. Şu sözleri söylemişti: “Aramızda bir keder gölgesi düşürmedikçe, efendim, Finwë hanedanın hem en yaşlısı, hem de buna yaraşır biçimde en bilgesi olarak hükümdarlık hakkı sizin olmalıdır.” Kardeşleri asla bu sözlere katılmadılar. Maedhros onları alarak Morgoth’un tehdidine karşı doğu hudutlarını savunmak ve Fingolfin halkıyla aralarına az da olsa mesafe koyabilmek için Himring tepesinde kalesini kurdu ve burası Maedhros Hududu olarak anıldı, yüzlerce sene Maedhros ve kardeşi Maglor buralarda Beleriand halkı için orklara karşı kalkan olarak durdular.

Fëanor Hanesi’nin Lordu

maedhros3

Elbette Maedhros, Fingolfin halkıyla olan iyi ilişkilerini sürdürdü ve pek çok şölene ve toplantıya da iştirak etti. Doriath’ın kralı Elu Thingol’ün Ñoldor’a “toprak vermesi” hususunda ise gülerek şunları söylediği anlatılır: “O bir kral olarak sahip olduklarını koruyor, yoksa unvanının bir anlamı olmaz. Thingol bize ancak hükmünün sürmediği toprakları ihsan ediyor. Doriath, gerçekten bugün tek başına onun ülkesi olabilir ama bu Ñoldor’un gelişi sayesinde. Bu yüzden bırakın Doriath’ta hüküm sürsün ve karşılaştığımız Morgoth’un orkları yerine Finwë oğullarıyla komşu olduğu için memnun olsun.”

Bu yıllarda Morgoth onların güçlerini test etmek istedi ve ork orduları yolladı. Ama ne Maedhros ne de Fingolfin uyuyorlardı ve önce kendi üzerlerine gelen orduları def edip Dorthonion’a saldıran büyük ork ordusunun üzerine çullandılar. Çekiç-örs misali aralarına alarak orduyu imha ettiler. Maedhros sağ eli olmamasına rağmen kılıç kullanmayı tekrar öğrenmiş ve daha bir usta olmuştu. Hatta onun için; “Sağ elini kaybettiğinden beri kılıcını daha bir amansız kullanır oldu Maedhros, düşmanları onun Thangorodrim’e zincirlendiği güne lanet ettiler.” denmiştir.

Bu savaş Dagor Aglareb, yani Şanlı Muharebe olarak anıldı ve savaşın ardından 300 yıldan fazla sürecek olan Angband Kuşatması başladı. Bu Beleriand’ın Baharı’ydı.

Beleriand’ın Yıkılışından Sonra

maedhros in command

Ancak güzel yıllar Morgoth’un Angband’dan alev nehirleri yollamasıyla bozuldu ve orklar, ejderhalar, balroglar sel gibi aktılar Angband’dan. Kral Fingolfin umutsuzluğa düşüp Morgoth’a tek başına meydan okuyup canını verse de, pek çok diyar derinden sallanıp düşseler de Maedhros komutanlık becerisi ve Thangorodrim’deki işkencelerden sonra beyaz bir alev olmuş yanan ruhuyla Himring’i savundu ve ayakta tuttu. En başta kaybetmiş olsalar da Dagor Bragollach denen bu savaşın ardından (Ani Alev Muhrabesi) topraklarını bir bir geri almayı da bildi.

Daha sonradan Beren ve Lúthien’in başarısını duyduğunda Morgoth’un yenilmez olmadığını anladı, bundan umutlandı ve diğer Elf haneleriyle konuşup anlaşarak Maedhros’un Birliği’ni kurdu. Bu ittifak Angband’ı kuşatacak ve Morgoth’u yenecekti. Maedhros’un birliği, Nargothrond hariç tüm Ñoldor’un gücünü, cüceleri, Edain’ı ve Doğuluları kapsıyordu. Ne yazık ki, Elu Thingol ve Doriath’tan kendi rızalarıyla gelen Beleg ve Mablung gibi elfler dışında hiçbir yardım gelmedi. Nargothrond Kralı Orodreth de kralları Finrod’un ölümünden Celegorm ve Caranthir’i sorumlu tuttuklarından yardım göndermediler.

Doğulu İnsanlar’ın ihaneti yüzünden Maedhros’un ork ordularını dağıtmak için hazırladığı güzel plan bozuldu ve Lanetli Ulfang katledilse de savaş alanına vaktinde ulaşamadılar ve savaş kaybedildi…

Mücadelenin dördüncü gününde Anfauglith düzlüğü üzerinde başladı Nirnaeth Arnoediad, yani Sayısız Gözyaşı Savaşı; sayısızdı çünkü bu savaşta yaşanan kederi hiçbir şarkı ya da hikaye tam olarak anlatamaz, aktaramaz.

Sayısız Gözyaşı’nın ardından Himring orklarca istila edildi ve Maedhros Amon Ereb’e sığındı.

Sayısız Gözyaşı’ndan Sonra

maedhros arriving havens of sirion

Yıllar sonra Silmaril’in Beren ve Lúthien’in oğlu Dior’da olduğu öğrenildi ve Doriath’ın Kuşağı’nın kalktığını öğrendiler. Aslında Maedhros saldırmak istemese de, Yemin yüzünden Celegorm Maedhros’u ikna etti ve Fëanor Oğulları Doriath’a saldırarak İkinci Akraba Kıyımı’nı başlattılar. Curufin, Caranthir ve Celegorm bu savaşta öldüler, Dior da öldürüldü. Elured ve Elduin adlı Dior’un iki oğlu ise Curufin’in acımasız hizmetkarları tarafından alıkonmuş ve ormanda terk edilmişlerdi. Dior’un kızı Elwing de Silmaril’le beraber kaçmayı başardı. Maedhros Elured ve Elurin’i aradı, yapılanlardan pişman olmuştu, ancak uzun aramalarına rağmen çocukları bulamadı. Elwing’in batıya doğru, Sirion Limanı’na kaçtığını öğrendiler ve kardeşleriyle beraber son bir saldırı için oraya gittiler. Üçüncü Akraba Kıyımı böylece gerçekleşti ama Maedhros ve Maglor gene Silmaril’i ellerine geçiremediler. Elwing ve kocası Eärendil Silmaril’le beraber Batı’ya kaçmışlardı.

Yeminleri’nin kalplerindeki ağırlığı ve yaptıklarının bedeli olarak Maedhros ve Maglor, Eärendil’in çocukları Elrond ve Elros’u yanlarına alıp onları büyüttüler. Çocuklar en başta esir olsalar da Maglor onları sevdi ve aralarında bir sevgi bağı oluştu. Kuşkusuz ki Öfke Savaşı’na kalmadan bu sözde esirlikten ayrılıp akrabalarının yanına dönmüşlerdir. Elrond’un ileride elf olarak kalmayı seçmesinde Maglor’un şefkatinin ve Maedhros’un kudretinin yer aldığı da bazı görüşler arasındadır.

Öfke Savaşı Sonrası

Maedhros, Maglor ve Elrond-Elros ikizleri
Maedhros, Maglor ve Elrond-Elros ikizleri

Öfke Savaşı’nın ardından Melkor’un yenilmesi ve boşluğa atılmasıyla Silmariller, Valar Ordusu’nun kumandanı Eönwë’nin eline geçmişti. Eönwë, Manwë’nin ulağı ve Maiar’ın en kudretlisiydi. Maedhros ve Maglor Silmaril’i alma konusunda tartıştılar.

Maglor: “Yemin, bizim uygun zamanı bekleyemeyeceğimizi söylemiyor, belki de Valinor’da her şey affedilir ve unutulur ve biz de huzura kavuşuruz.”

Maedhros: “Eğer kendi topraklarında Güçlere karşı çıkarsak, ya da onların kutsal ülkesine yeniden savaş götürmeye niyetlenirsek, nasıl korkunç bir kadere uğrarız, kimbilir…”

Maglor: “Eğer Manwë ve Varda, onları şahit saydığımız bir yeminin yerine getirilmesinden bizi men ediyorlarsa, zaten o yemin bozulmuş olmaz mı?”

Maedhros: “Ama sesimiz nasıl olup da Dünya Sınırlarının ötesine geçip de Iluvatar’a ulaşacak? Ve o çılgınlık anında Iluvatar üzerine ant içtik, eğer sözümüzü tutmazsak Sonsuz Karanlığı çağırmış olacağız. O zaman bizi kim kurtaracak?”

Maglor: “Eğer bizi kimse kurtaramazsa o zaman Sonsuz Karanlık gerçekten yazgımız olur; yemini tutsak da, bozsak da. Ama eğer vazgeçersek daha az kötülük yapmış olacağız.”

Ama sonunda Maedhros’un dediği olur ve gece vakti kılık değiştirerek Eönwë’nin kampına sızarlar, nöbetçileri öldürüp Silmariller’i alırlar. Eönwë ve diğer elfler bunu fark edip etraflarını sararlar, ancak Eönwë öldürülmelerine mani olur ve yaptıkları yüzünden nasılsa Yeminleri’nin bozulduğunu göreceklerini söyler. İki kardeş kaçarlar. Bir Silmaril’i o, diğerini Maglor alır.

Eönwë’nin söylediği gibi Silmaril üzerindeki haklarını yitirmişlerdir ve kutsal mücevherler Manwë’nin kutsaması yüzünden ellerini yakar. Maedhros bu yüzden acıdan çılgına döner, Yemin’in bozulduğunu anlar ve kendini ateşlerin yandığı dipsiz bir çukura atar.

maedhros cast himself to fire

İşte böylece gelir Fëanor’un en büyük oğlunun sonu. Himring’in Lordu’nun, Beleriand’ın en iyi kumandanının, Fëanor Hanesi’nin lordunun ve Nerdanel’in ilk gözbebeğinin… Beleriand’a kalkan olup seneler boyunca korusa da sonu ettiği Yemin’den ve döktüğü akraba kanlarından ötürü gelmişti… Ve elindeki Silmaril de böylece Dünya’nın bağrındaki yerini almıştı.

Yorumlar