Ana sayfa Game Of Thrones Dizi Medeniyetlerin Temel Taşı: Valyria

Medeniyetlerin Temel Taşı: Valyria

PAYLAŞ

“Valyria son kordu ve Valyria öldü.”

-Üstat Luwin

Bilinen dünyanın görmüş olduğu en muazzam uygarlıktır Valyria. Büyülü ejderhaları, bulutları delen kuleleri ve büyük askeri gücüyle, bu dünyanın tarif edilemez ve eşsiz bir uygarlığıydı. Askerleriyle tüm Essos’a diz çöktürdü. Kurduğu şehirler bugünkü Essos’un temelini oluşturdu. Büyüleri nesiller boyunca kuşaktan kuşağa aktarıldı. Kanı bugün bile kutsal sayılan Valyrialılar tarihin en muazzam uygarlığını oluşturdu.

Valyria’nın merkezi Büyük Valyria şehridir. Bugün kıyametin hüküm sürdüğü Valyria yarımadası ve Tüten Deniz, o zamanlar dünyanın merkeziydi. Valyrialılar bu şehri bundan beş bin yıl önce kurdular.

dawn_before_the_doom_by_stargazerrjl-d7ccxei

Valyrialılar aslen çobandırlar. Valyria yarımadasında yaşamışlar ve hayvancılıkla geçinmişlerdir ilk başlarda. Daha sonra yarımadanın güneyine inmişler ve volkanik bölgeleri keşfetmişlerdir. Volkanik bölgelerde ise uygarlıklarının büyüklüğünün temelini oluşturan ejderhalarını keşfettiler. İlk buldukları zaman ejderhalar insanlara her ne kadar çok yabancıysa da çok vahşi değillerdi. Valyrialılar ejderhaları eğittiler ve ellerinden geldikçe evcilleştirdiler.

Sanılanın aksine ejderhalar Valyrialıları yücelten şey değildi. Valyrialılar bu yaratıklar sayesinde kendilerinde büyük bir özgüven buldular. Bunun sonucunda ordusunda savaşan askerler ve şehirlerindeki kuleler göz kamaştırıcı bir hal aldı. Ancak ne yazık ki ilerleyen zamanla birlikte bu özgüven kibre dönüştü.

350px-fourteen_flames

Valyria deyince aklımıza gelen ilk şeylerden biri de büyüdür elbette. Uygarlık ejderhaların yanı sıra pek çok farklı büyüye ve büyücüye ev sahipliği yapmıştır. Valyria, bilinen dünyada Asshai’den sonra büyünün merkezi sayılırdı. Buradaki büyü temelde ateş ve kan üzerine kök salmıştır. Bu büyüden ejdercamı mumları, akıl okuma, taşları kile çevirme ve duvarların arkasını görmek gibi şeyler rivayet edilse de en bilineni ve en çok ilgi çekeni “Valyria Çeliği”dir. Zaten bunu duymayan kalmamıştır dünyada. Valyria çeliğinden yapılmış kılıçlar çok daha hafif ama hızlı, büyük ama bir o kadar da kıvraktır. En keskin kılıçlar bu çeliklerden yapılır. Valyria çeliğinden yapılma zırhlarsa bugünlerde bir krallık değerindedir. Bulunması neredeyse imkansızdır. Buna rağmen şu anda Euron Greyjoy’un elinde Valyria’ya yaptığı keşiflerden elde ettiği Valyria Çeliği bir zırh olduğu sanılmaktadır.

Valyria ile ilgili genel bilgileri bitirip tarihine geçelim. Valyria tarihi çok köklüdür. Ve çoğunlukla savaşlardan oluşur. Valyrialılar ejderhaların ve ellerinde tuttukları gücü fark edince dünyayı dize geçirmeye çalışmışlardır. İlk hedefleri ise Eski Ghis olmuştur.

Ghiscariler, Valyria’nın büyümeye başladığı dönemde Sarnoriler ile birlikte Essos’taki egemen gücü oluştururdu. Köle körfezinin güneydoğusuna kurulmuş Eski Ghis adlı büyük şehirden yönetilirdi. Valyria’nın büyümesine karşılık, Ghicariler Valyrialılara savaş açtı. Maalesef bu onlar için hiç de mutlu sonla bitmedi. Valyria, ejderhaları ve askerleri ile Ghiscari uygarlığını tarihe gömdü. Ancak Valyria’nın umduğuna tam uygun bir zafer değildi bu. Çünkü sonuçta büyük bir şehrin kontrolünü ele almayı hedeflemişlerdi. Eski Ghis gerçekten o zamanlarda Valyria şehrinden çok daha büyüktü. Ancak ejderler şehri kül etmişlerdi. Büyük harika Ghis’in eski piramiti bile bir kalıntıdan ibaret kalmıştı. Ghis’ten kaçanlar kültürlerini koruyarak Meereen, Yunkai ve Astapor’u kurdu.

Bu beklenmedik sonuç sonrasında Valyrialılar sonraki hedeflerine saldırılarını planlarlarken ejderleri oyuna katmamaya karar verdiler. Yeni hedefleri Andallar ve Rhoynarlar yani Westeros’daki Kahramanlar Çağı’nı başlatacak etnik gruptu. Böylece Valyrialılar Batı Essos’a saldırdılar. İlk olarak Andalos tepelerine çıktılar ve Andalları Essos’tan kovdular. Andallar Westeros’a göç ettiler. Andallar’ı ejderhaları olmadan kıtadan kovan Valyrialılar çok böbürlendiler. Ve inanılmaz bir kibir ile doldular. Ancak Rhoyne’un fethi bu kadar kolay olmayacaktı.

Rhoynarlar Valyrialıları yendiler. En azından ordularını tamamen bozguna uğratmayı başardılar. Valyria’nın prestiji ve tabii ki mutlak gücü bu yenilgiden sonra sorgulanmaya başlandı ve sarsıldı. Valyria daha sonra şansını ejderhalarla denedi. Rhoyne buna da karşı çıkabildi. Ama en sonunda tüm köyleri ve şehirleri ejderhalar tarafından yakılınca geri çekilmek zorunda kaldılar. Prenses Nymeria, rivayete göre 10,000 gemi ile Rhoyne nehrini aşıp halkını Dorne’a götürdü. Bugün Su Bahçeleri olarak bildiğimiz yere varınca ise bütün gemileri halkı Essos’a gidip Valyrialıların eline düşmesin diye yaktı. Her ne kadar sonunda kaçsalar da Rhoynarlar, Valyrialılara 150 yıl dayanmıştır.

world_dragon_attack

Valyria, batıyı fethedince doğuya döndü. Doğuda ise bu imparatorluk yok iken kıtanın hakim gücü ama o zaman periyodunda gücünü yitirmiş ve yozlaşmış Sarnori İmparatorluğu vardı. Valyria için zayıflamış bu devleti çökertmek zor olmadı. Sarnoriler de çökünce Essos’da, en azından Kemik Dağlarının batısında başka devlet kalmamıştı. Ancak büyük sınırlar büyük zorluklar getiriyordu. Valyria şehri çok büyük bir göç dalgası ile karşı karşıya kalmıştı. Ve o zamanki rakamlarıyla bile şu anda  en kalabalık şehir Qarth’ı geçebilirdi. Bu büyük nüfusu bölüştürmek gerekti. Bu yüzden özgür şehirler kuruldu. İlk kurulan özgür şehirler Tyrosh, Myr ve Volantis’di. Buraya insanlar göç ettiler. Daha sonra Pentos, Lys, Norvos gibi şehirler de kuruldu. Bu şehirler bugün bile çok büyük şehirlerdir ve dünyanın ticari merkezleridir.

Valyria’nın bir diğer önemli kültürü de, Ghiscarilerden öğrendiği kölelikti. Ülke tamamen oligarşi ile yönetilirdi. Büyük aileler şehri yönetirdi ve her büyük ailede mutlaka bir veya birkaç ejderha bulunurdu. Toplumda böyle büyük aileler olduğu için kaçınılmaz olarak kölelik de oluşmuştu. Toplumda çok kesin sınıf ayrılıkları vardı. Köleler ise Valyria’da çok kötü bir yaşam standartına sahipti. Hatta bir gün gemi ile yolculuk eden bir köle kafilesi zincirlerini kırıp bir lagünde saklanarak bir şehir kurdular. Bu şehir bugün dünyanın en kalabalık şehirlerinden olan ve dünyanın ticaret merkezi Braavos’tur.

Valyria ile ilgili değinmemiz gereken birbiri ile bağlantılı iki önemli konuya geldi sıra. Tabii ki de şu an bizim bildiğimiz Valyria ile en bağlantılı şey Targaryen soy ismi. Targaryenler, Valyria’yı yöneten büyük ailelerden biriydiler. Kıyamet’ten on iki sene önce Lord Aenar Targaryen’ın bakire kızı Daenys the Dreamer bir gün rüyasında bir kıyamet koptuğunu görünce ve ailesi ile ejderhalarıyla birlikte Ejderha Kayasına gitmeye niyetlenince diğer tüm aileler tarafından alay edildiler. Ama bu, hem Valyria kültürünün hem de ejderhaların kurtulmasını sağladı.

valyria_harabeleri

Her ne kadar alay etseler de Valyria gerçekten de herkesin bildiği üzere kıyameti yaşadı. Öncelikle Valyria yarımadasında çok büyük bir deprem yaşandı. Valyrialıların yaptığı bütün gökdelenlerin bir çoğu yıkıldı. Bazı ejderler yapıların altında ezilerek can verdi. Öyle büyük bir depremdi ki yarımada ikiye ayrıldı ve Tüten Deniz oluştu. Tüm bu felakete rağmen Valyria’da hala yaşam kalıntıları vardı. Ama son kalıntılar da depremin tetiklediği büyük tsunami yüzünden yok oldu. Valyria yarımadası o günden sonra kalıntılar ve gri hastalık taşıyan insanlardan ibarettir. Oradan kimsenin yolu geçmez. Her denizci oradan uzak durur. Dünyanın görmüş olduğu en büyük uygarlık bu şekilde yok olmuştur. Gökdelenleri yıkılmış, ejderleri ölmüş, aileleri denize gömülmüş ve yapıları bir kalıntıdan, büyüleri bir rivayetten ibaret kalmıştır.  Herkesin her zaman dediği gibi:

Valyria’da hala kıyamet hüküm sürer.       

Yorumlar