Ana sayfa Edebiyat Ne? Fantastik Kitap Mı Okuyorsun?

Ne? Fantastik Kitap Mı Okuyorsun?

PAYLAŞ

Üzülerek söylüyorum ki, kitap okumayan insanları geçtim kitap okuma alışkanlığı olan insanlar arasında bile fantastik türüne olan ön yargı ve küçümseme çok fazla. Kiminiz ailenizden, kiminiz de okuldaki öğretmenlerinizden veya arkadaşlarınızdan bu türü küçümseyen şeyler duymuşsunuzdur.

Öncelikle fantastik roman dediğimiz şey nedir? Fantastik romanlar sanıldığı gibi karakterlerin oradan oraya koşup canavar avladıkları romanlar değillerdir. Fantastik romanlar, anlatacakları şeyi bazen tamamen kendine has dünyalarında bazen de bizim dünyamızda fantastik ögelerle  anlatan romanlardır. Hatta fantastik seriler bir türü değil, birçok türü içinde bulundurabilir (dram, aşk, aksiyon vb.). Temelde “normal” romanlardan farkları yoktur. Sadece mesajlarını fantastik ögelerin yardımıyla verirler. Irkçılık, savaşın iğrençliği gibi derin konuları dahi ele alırlar.

Kitaplarda ilk dikkat etmemiz gereken şey kalitedir. Her türün kaliteli kitaplarını okumak gerekiyor. Fantastik türünde kötü kitaplar olduğu gibi, diğer roman türlerinde de kötü kitaplar vardır. İnsanın kendine bir şeyler katacak kitapları bulması ve bunları okuması gerekir. Yani türünden bağımsız olarak, kitabı kalitesine göre yargılamak gerekir.

İkinci ise, kişinin kalitesidir. Eğer okuyan kişi bir ders çıkartmak istemiyorsa, kitabı kör gibi okuyup sadece yüzeyini görüyor ve derinlerine inmiyorsa bu kişinin hatasıdır.

Drizzt Do’urden ve kadim dostu Guenhwyvar

Mesela Drizzt Efsanesi’nden bahsedelim. Bu kitaplarda yozlaşmış, kara büyüyle ve şeytanlarla uğraşan. “Dost”luğun sadece çıkarlara bağlı olarak kurulduğu. İhanetin normal hayatın bir parçası olduğu drow toplumunun içinde doğmuş Daermon N’a’shezbaernon evinden Drizzt’in tüm bunların yanlış olduğunun farkına varması ve o toplumun içinde insanlardan daha iyi bir kara elf haline gelmesi anlatılmıyor mu? Bu tamamen ırkçılığa karşıt, insanların milletine göre değil kişiliğine göre yargılanması gerektiğini anlatan bir hikaye değil midir?

Fantastik
Tyrion Lannister

Mesela Buz ve Ateşin Şarkısı’ndan bahsedelim. Beş kitap boyunca, taht ve gücün önemli olmadığı mesajının verilmesini geçtim, yaşadığı toplumun normlarına karşı gelip toplumum ona dayattığı rolü oynamak istemeyen bir karakter olan Arya’yı okumadık mı? Sırf fiziksel özellikleri yüzünden yargılanan ve elinde olmayan bu özelliklerini onun canını yakacak bir araca dönüştürmelerine izin vermeyen, bu özelliklerini bir “kalkan” haline getiren Tyrion’u okumadık mı?

Fantastik
Gandalf

Mesela Yüzüklerin Efendisi’nden bahsedelim. Yüzüklerin Efendisi’nin en bariz mesajı, küçük varlıkların dahi en büyük işleri başarabileceği değil midir? “Yaşayanların birçoğu ölümü hak ediyor. Ve ölenlerin bir kısmı da yaşamayı hak ediyor. Yaşamı onlara verebilir misin? O halde öyle hak, hukuk adına ölüm buyurmakta çok acele etme. Çünkü en bilge olanlar bile her şeyin sonunu göremez.” bu konuşmadan hiç mi ders çıkartılmaz?

İnsanların bu türe önyargıyla yaklaşmayı bırakıp, türün içine dalmaları lazım ki bu kitapların dedikleri gibi olmadıklarını anlasınlar. Yazıyı fantastik serilerden güzel alıntılarla ve Ursula K. Le Guin’in bir sözüyle bitirmek istiyorum.

Alıntılar

“Hiç hünerlerini sergilemek için alacağın hayatları düşündün mü?”
Alanna dudaklarını ısırarak, “Hayır.” dedi.
“Ben de öyle tahmin etmiştim. Sen sadece şan ve şerefi düşünüyorsun. Ancak alınan hayatlar, babasız aileler ve üzüntü de var. Savaşmadan önce düşün. Kiminle mücadele ettiğini iyi düşün çünkü gün gelecek kendine denk biriyle karşılaşmak zorunda kalacaksın.”

Dişi Aslanın Şarkısı

“İnsanlar, canavar ve canavar hikayeleri uydurmayı severler. Bunu yaptıkları zaman kendi canavarlıklarını görmezler. İçkinin dibine vurduklarında, sahtekarlık, hırsızlık yaptıklarında, karılarını kayışla dövdüklerinde, yaşlı büyükannelerini aç bıraktıklarında, tuzağa düşmüş bir tilkiyi gübre yabasıyla delik deşik ettiklerinde ya da dünyada yaşayan son tekboynuzu ok yağmuruna tuttuklarında gün ağrırken kulübelerin arasında dolanan Bane’in onlardan daha kötü biri olduğunu düşünmek işlerine gelir. Böylece yüreklerine su serpilir. Yani yaşamak kolaylaşır.”
Witcher

“Bir yaratığın, Efendi,” diye sordu Tanis çekingen bir şekilde. “Kaderini yerine getirip getirmediğini nerden bilebiliriz? Çok yaşlı kişilerin acı ve umutsuzluk içinde öldüğünü gördüm. Gencecik çocukların zamanlarından çok önce öldüklerini ama gerilerinde, kısacık yaşamlarında başkalarına birçok şey verdiklerinin bilgisiyle ölümlerinin acısının hafiflediği sevgi ve mutluluk dolu miraslar bıraktıklarını gördüm.”
“Kendi sorunu yanıtladın Tanis Yarı-Elf, hem de benim yanıtlayabileceğimden çok daha iyi bir şekilde,” dedi Orman Efendisi ciddiyetle. “Şöyle diyebiliriz; yaşamlarımız aldıklarımızla değil verdiklerimizle ölçülür.”

Ejderha Mızrağı Destanı

“Sana bir tavsiyede bulunmama izin ver,” dedi Lannister. “Nereden geldiğini, kim olduğunu asla unutma, çünkü etrafındaki kimse unutmaz bunu. Kendi gerçeğini güce çevir. Böylece hakkındaki gerçek asla zayıf noktan olmaz. Gerçeğin senin zırhın olsun ki, kimse seni o gerçeği kullanarak incitemesin.”
Buz ve Ateşin Şarkısı

“Evet, bilimkurgu bir kaçış edebiyatıdır ve tam da bu yüzden muhteşemdir. Bir asker düşmanın eline düştüğünde kaçmakla yükümlü olduğunu düşünmez miyiz? Tefeciler, kör cahiller, buyurganlar hepimizi hapiste tutuyor. Eğer aklın ve ruhun özgürlüğüne değer veriyorsak, eğer hürriyet taraftarıysak, elbette kaçmakla ve elimizden geldiğince çok mahpusu kurtarmakla yükümlüyüz. Fantastik edebiyat tutkunları hapisten kurtulmayı başarmış kimselerdir.”
Ursula K. Le Guin

Ursula K. Le Guin


Diğer yazılarımızı okumak için:
https://fantazya.org/category/diger-fantazya/mitoloji/
https://fantazya.org/category/literature/

Bize Katılın!
https://www.facebook.com/fantazyakutuphanesi/
https://www.facebook.com/groups/789384911227470/?ref=bookmarks

Yorumlar