PAYLAŞ

Bir sakar, ancak çok iyi bir bitkibilim öğrencisi, büyük manevi güce sahip utangaç bir Gryffindor… Bunlar Neville Longbottom için sevgili yazarımız J.K. Rowling tarafından edilmiş sözler. Neville’ın hayatı da aynı bu sözlerdeki gibi zıtlıklarla dolu; hem utangaç hem de biraz korkak bir kişiliğe sahip olmasına rağmen seçmen şapka onu cesurlukla tanınan Gryffindor hanesine gönderiyor.

Seri boyunca en çok göz ardı edilen karakterlerden biri Neville. İlk yıllarında gerçek anlamda bir şapşal diyebiliriz kendisine, ancak bu onun Hogwarts ve büyücülük tarihinde çok önemli bir yer almasına engel olamadı. Kurbağası Trevor’ı sürekli kaybeden, nenesiyle yaşayan bir ezikti Neville. Ardından hikayesini öğrendikçe bizlere kendini çok sevdirdi, ezik, sakar, korkak kimliğini ardında bıraktı ve daha sonra Hogwarts’ta hep hayalini kurduğu bitkibilim öğretmeni bile oldu. Şimdi biraz detaya inelim…

Neville ve Harry

30 Temmuz 1980’de doğdu Neville, bu tarih düşündüğünüzden daha önemli… Çünkü Harry Potter’ı Voldemort’un hedefi haline getiren kehanette şöyle der “…temmuzun sonunda doğan çocuk, işte o Voldemort’u durduracak…” 1980 temmuzunun sonunda isyan eden ailelerden sadece ikisi çocuk sahibi olmuştu; Potterlar ve Longbottomlar. Voldemort Harry’yi öldürmekte başarılı olsaydı şüphesiz Neville’ın peşine düşecekti. Belki karar değiştirip önce Neville için hareket etseydi sonuçlar hiç bildiğimiz gibi olmayabilirdi.

Harry Potter ve Neville Longbottom

Longbottom Ailesi

Ebeveynleri Alice ve Frank, en az Voldemort kadar nefret ettiğimiz Bellatrix Lestrange’in asasından çıkan Crucio büyüsüyle öldürülmekten beter edildiler. Neville daha küçücükken Harry gibi öksüz ve yetim kalmıştı, her ne kadar ailesi St. Mungo’s Hastanesinde yaşıyor olsalar da. Her yıl nenesiyle birlikte ailesini ziyarete giderdi Neville, ancak ne Neville’ı hatırlar, ne de herhangi bir sevgi belirtisi gösterirlerdi.

Neville, nenesiyle birlikte büyüdü, Augusta Longbottom… Çok güçlü bir cadı olduğundan bahsedilir, ancak torununa bakması gerektiğinde bütün hayatını ona adamıştı. Çünkü Neville, parlak bir çocuk olmaktan çok uzaktı. Hatta akrabaları onun Muggle bir çocukla karışmış olup olmadığından şüphelenirlerdi. Çok unutkan, zor öğrenen, beceriksiz bir büyücü adayı… Hiçbir Longbottom’a benzediği söylenemezdi.

Alice ve Frank Longbottom, kucaklarında ise Neville

Neville ve Hogwarts

Garip Neville, Hogwarts’a girdiğinde dertleri bitmeyecekti. Orada Bellatrix’in yeğeni Draco Malfoy, onunla bol bol uğraşacaktı. Okula başladığında Gryffindor olmak istemiyordu Neville, çünkü Gryffindorlar cesur ve iyi savaşçılardı. Çoğu seherbaz olurdu. O daha çok bitkilerle, kitaplarla ilgiliydi. Hatta o yıl seçmen şapkanın onu yerleştirmek için en az Harry’ye ayırdığı kadar zaman ayırdığı söylenir. Seçmen şapka onu sonunda Gryffindor’a gönderdiğinde yine korkmuştu Neville. Ancak ne o gelecekte ne olacağından haberdardı ne de biz.

Neville, bitkibilim dersine çok ilgiliydi, Profesör Sprout’un onun döneminde en çok sevdiği öğrencisiydi. Bitkiler hakkında çok şey bilir, bitkiler yetiştirir, ve onlar hakkında sürekli kitaplar okurdu. Daha sonra Hogwarts’a hoca oldu zaten.

Zaman geçti ve Neville büyüdü, Dumbledore’un ordusuna katıldı, artık eskisi kadar korkak değildi, hala sakardı ama konumuz bu değil. Bir şeyler yapmaya başlamıştı, artık daha sağlam basıyordu yere, Harry’den ders alıyordu. Belki hepimizin en sevdiği Neville anı böcürtü idi. Herkes canavarlardan, örümceklerden, onları öldürebilecek varlıkları böcürt olarak görürken o, öğretmeni Profesör Snape’i görmüştü. Tüm sınıf ile o da Snape’e nenesinin kıyafetlerini giydirdiğinde gülmüştü. Belki de ilk büyük karşı koymasıydı bu onun. Tabi ardı arkası gelmedi daha sonra. Harry ve diğerleri okula gelemezken Dumbledore’un ordusunun başındaydı Neville. İçindeki cesur Longbottom ortaya çıkıyordu. Okulu ele geçiren ölüm yiyenlere karşı ayaklanmayı başarmıştı.

Neville Longbottom

Genel Olarak Neville Longbottom

Neville dediğimizde akla gelen şeyler sakarlık, utangaçlık, beceriksizlik olabilir, Neville bunların hepsi ve hiç biriydi. Evet ilk başlarda her bir özellik barizdi, peki neden seçmen şapka onu aksi özelliklere sahip olan Gryffindor’a atmıştı? Çünkü sevgili şapkamız yine görmüştü onun ne olacağını… Neville, Hogwarts Savaşı’nda en ön saftaydı, hatta Harry ile birlikte benim için en önemli iki kişiydi. Harry’nin öldüğü düşünülen anda öne atlayıp etkileyici bir konuşmayla Voldemort’un yok edilmesinde önemli paya sahipti. “Sana cehennem buz tuttuğunda katılacağım!” Bu cümlenin Neville’ın ağzından dökülmesi bile onun karakter gelişimini ortaya koyuyor. Neville, Şapkadan Gryffindor’un kılıcını çıkaran ikinci kişiydi, Neville; Voldemort’un en az kendi kadar güvendiği ve hortkuluğu yaptığı Nagini’yi öldüren kişiydi. Çok az üyesi olan elit bir kulüpteydi. Hogwarts Savaşı’nın kilidini açan ve iyilerin kazanmasını sağlayan oydu.

Neville hakkında daha birçok şey söylenebilir, gözümden kaçan bazı özellikleri veya önemli anları olabilir. Garip Neville bu evrenin en önemli karakterlerinden biridir. Bol bol göz ardı edilmesine rağmen serinin gidişatında çok önemli etkileri bulunur. Ben de yazımda ondan bahsetmek ve Potterhead’leri biraz daha Neville hakkında bilgilendirmek istedim. Okuduğunuz için teşekkür ederim..

Like
Like Love Haha Wow Sad Angry
14