Ana sayfa Oyunlar The Elder Scrolls Oblivion Krizi

Oblivion Krizi

PAYLAŞ

Sitenin açılmasından sonra, benim en sevdiğim kitabı buraya geçirmek istedim. Irklar, Yaratılış ve Dwemer serilerimizin arasında bir ara yazısı olarak düşünebilirsiniz. Kitabı birkaç ara not ve fan art ile buraya ekliyorum. Yazıda, Mehrunes Dagon’un Tamriel’in geneline Deadlands topraklarından yaptığı akınların küçük bir parçası anlatılıyor. Bunların dışında Black Marsh, Skyrim, Morrowind ve Summerset Isle büyük saldırılar altında kalmıştır. Özetle Skyrim, Old Holds’a kadar yağmalandı. Argonianlar iyi bir direniş gösterip Oblivion kapılarını tehdit ederek kapattırdılar. Summerset’in gözbebeği Kristal Kule batırılıp yok edildi. Morrowind’de bulunan lejyon birlikleri Cyrodiil’e çekildiler ve Morrowind’de Redoran Hanesi bir ordu kurmayı başardılar. Yine de, Dunmer ırkı Imperial’e nefret beslediler ve bağlantılarını kopardılar. Şimdi, gelelim Cyrodiil olaylarına ve Mehrunes’in asıl hedeflerine.

Dördüncü çağa girilmesi, 3.Çağ 433 yılında, İmparator Uriel Septim VII suikasta uğrayarak öldürülmesi ve Krallar Madalyonunun yok edilmesi ile olmuştur. Buna bağlı olaylar sonucunda İmparatorluk çökmeye başlamış ve insanlar ile tanrılar arasındaki ilişki sonsuza kadar değişmiştir.

UrielSeptimVIIİmparator Uriel VII Septim


Suikastçılar ilk saldırısını İmparator Ak Altın Kule’de bulunduğu sırada yaptılar. Yalımlar onları geri püskürtürken, İmparator hücrelerden birine yapılmış olan gizli geçitten kaçmak için zindanlara doğru gitti. Fakat hücreye vardıklarında boş olmadığını gördüler. Yalnız kendisinin bildiği nedenlerle hücrede bulunan şanslı Mahkum İmparator tarafından bağışlanarak serbest bırakıldı. Bazı söylentilere göre, ona bir çocukluk arkadaşını hatırlatmıştır. Her nasılsa, Mahkum İmparatorluk ve Tamriel geleceğindeki tarihi olaylarda devreye girecekti, ki bu Tanrıların işin başında olduğuna kesin bir işaretti.

Peşlerinden gelen suikastçılar amansız gizli saldırılarda, Yalımlar korumalarını öldürdüler. Sonunda kalanları, İmparatorla beraber alt katlarda sıkıştırdılar. Öldürülmeden önce Uriel Septim VII, Krallar Madalyonunu Mahkuma verdi. Onun İmparatorluk lağımlarına, oradan da gün ışığına nasıl ulaştığını kimse bilmiyor.

Uriel'in Ölümü

Uriel’in ölümüne dair bir çizim


Şu an Suikastın Efsanevi Şafak denen daedra tarikatı üyelerince düzenlendiği biliniyor. ( Bu işte hala Karanlık Kardeşlikten şüphelenenler şu iki gerçeği unutmasın: ilk olarak, onlar olsaydı sadece bir suikastçı kullanmaları gerekirdi, küçük bir ordu değil. İkinci olarak, kendi sonlarını getireceğinden, Karanlık Kardeşlik, İmparatorluğa savaş ilan edecek kadar aptal olamaz. Nihayetinde kader Efsanevi Şafak için şahitlik etmiştir.)

Krallar Madalyonunun bir sonraki ortaya çıkışı Chorrol yakınlarındaki Weynon Manastırı isimli yerdir. Yalımlar gizli Büyük üstadı ve manastır başkanı Jauffre, madalyonun sahipliğini almıştır.

Haberci, Martin isimli mütevazi bir rahibi bulması için Kvatch şehrine doğru gönderilir. Martin, Uriel Septim VII’ in gayri meşru çocuğu ve Yakut Tahtın son varisi olduğundan haberdar değildir. Yalnızca o, Krallar Madalyonunu kullanarak, Tamriel ve Oblivion arasındaki koruyucu bariyeri oluşturan Ejder Alevlerini tutuşturabilir ve dünyayı Efsanevi Şafağın kurduğu komplodan kurtarabilirdi.

Mahkum vardığında, Kvatch şehrini yeni açılmış olan Oblivion Geçidinden akın eden daedralarca istila edilmiş olarak bulur. Tüm İmparatorluğun yıkımını kapsayan Oblivion Krizi başlamıştır. Mahkumun geçidi nasıl kapattığı kayıtlarda bulunmamaktadır. Geçit kapatıldığında, Martin ve hayatta kalan Kvatch muhafızları şehri daedradan geri aldı.

KvatachKvatch’ın Daedra birliklerince yakılışı


Artık Kvatch Kahramanı olarak bilinen Mahkum ve Martin Weynon Manastırına döndüklerinde, manastırı yağmalanmış olarak buldular ve Madalyon da alınmıştı. Jauffre saldırıdan sağ kurtulmayı başarmıştı ve böylece üçü, Yalımlar gizli kalesi olan Bulut Hakim Tapınağına doğru yola koyuldular. Bruma etrafındaki dağlarda bulunan bu gizli kale, Kvatch Kahramanı kayıp Madalyonu ararken, Martin için güvende olacağı bir yerdi.

Kvatch Kahramanının, suikast ve Madalyonun çalınması olaylarının ardındaki, Efsanevi Şafak isimli gizemli grubunun yerini belirlemek üzere gönderildiği, bu konu hakkındaki tek bilinendir. İmparatorun hizmetindeki bir Yalım üyesi olan Baurus’un yardımıyla, çılgın Mankar Camoran tarafından yazılan Gizemli Xarxes Üzerine Yorumlar adlı ezoterik çalışmayı kullanarak Efsanevi Şafağın gizli Sığınağına nasıl ulaşacaklarını çözdüler. Bilgi sahibi akademisyenler Yorumlar ile bulunan yerin onları doğrudan oraya ulaştırmadığını iddia ederler. Onların bunu nasıl başardıkları ise hala gizemini korumaktadır.

Kvatch Kahramanının Arrius Gölü kıyısındaki Efsanevi Şafak Sığınağına nasıl sızdığıyla ilgili resmi bir kayıt yoktur. Bir ozan hikayesinde Kahramanın kılık değiştirerek ve gizlenerek yaptığını iddia etse de bu sadece bir söylentidir. Orada Efsanevi Şafağın arkasında Mankar Camoran olduğu ve bu gurubun Mehrunes Dagon adlı daedra prensine ibadet ettikleri keşfedilmiştir. Mankar Camoran, Yeşilyurt tahtında hak iddia eden kötü şöhretli Camoran Usurper soyundan olduğuna inanmaktadır.

MankarCamoran

Mankar Camoran


Kahraman bir şekilde Efsanevi Şafak tarikatının kutsal kitabı Gizemli Xarxes ile kaçmayı başarmıştır. Mankar Camoran Krallar Madalyonu ile Oblivion’a kaçmıştır. Martin, Krallar Madalyonunun geri alınabilmesine yönelik olarak Mankar Camoran’ın olduğu yere bir geçiş kapısı açabilmek için, büyük bir çaba ve aklını kaybetme riski ile Gizemli Xarxes’i deşifre etmiştir.

Martin geçiş kapısını açma ayinini gerçekleştirmeden önce, Mehrunes Dagon Bruma şehrinin hemen dışına bir Oblivion Geçidi açmıştır. Daedric Kuşatma Makinesi Bruma ve Bulut Hakim Tapınağını yok etmek için geçitten geçmeden önce, Kvatch Kahramanı geçitten girmiş ve geçidi kapatarak şehri ve Martin’i kurtarmıştır. Birçok şarkı ve hikayede bu mücadele ayrıntılı olarak anlatılmaktadır ve burada tekrar anlatmaya gerek yoktur. Kvatch Kahramanı artık Bruma’nın Kurtarıcısı olarak bilinecektir.

Bulut Hakim Tapınağı ve şehrin güvenliğinin sağlanmasıyla, Martin, Mankar Camoran’ın “Cennet”ine bir kapı açar. Burada olan olayların detayları kayıtlarda bulunmamaktadır. Tüm bilinen, Bruma’nın Kurtarıcısının Cennet’e yaptığı yolculukta Mankar Camoran’ı öldürdüğü ve Krallar Madalyonu ile geri döndüğüdür.

Martin sahip olduğu Krallar Madalyonu ile kendini tüm Tamriel’in İmparatoru olarak taç giyebilmesi için Kadim Konseye sunar. Taç giydiğinde, Tamriel’i, Oblivion’a kapatacak olan Ejder Alevlerini tekrar tutuşturmayı planlamaktadır. Onu durdurmak için son bir engelleme girişimi olarak, Mehrunes Dagon İmparatorluk Şehrinde açtığı birçok Oblivion Geçidi ile başkentte bir saldırı başlatır. Taç giyememiş Martin Şehrin sokaklarındaki savaşa katılır.

DaedricAttackImperial City saldırısının hemen öncesi


Mehrunes Dagon anlaşmayı bozarak Oblivion’dan ayrılmış ve Tamriel’e geçerek bizzat savaşa katılmıştır. Bu Ejder Alevleri tutuşturulmadığı için mümkün olabilmiştir. Artık bu bariyer yırtılarak parçalara ayrılmış ve Alevlerin tekrar tutuşturulması için geç kalınmıştır. Martin çok büyük bir fedakarlıkta bulunarak Krallar Madalyonunu parçalamış ve Tanrı Akatosh’un vücut bulmuş haline dönüşerek Mehrunes Dagon ile savaşmıştır.

DagonvsAkatoshMehrunes ve Akatosh’un dövüşü


Bu savaşın kayıtları çılgınca değişik şekillerdedir. Şunu biliyoruz ki Mehrunes Dagon yenilgiye uğratılarak Oblivion’a geri gönderilmiştir. Akatosh’un dünyevi şekli olan ejderha ise taşa dönüşmüştür ve halen İmparatorluk Şehirde ki, Tek Tanrı Tapınağında görülebilir. Madalyonun gidişi ile Ejder Alevleri söndürülmüş ve son Ejderhakanı (Martin Septim, tüm ataları gibi Dovahkiin-Dragonborn’dur) taşıyan İmparator ölmüştür. Oblivion bariyeri sonsuza dek mühürlenmiştir.

Yorumlar