Ana sayfa Diğer Fantazya Marvel Old Man Logan: Post-Apokaliptik Marvel Hazinesi

Old Man Logan: Post-Apokaliptik Marvel Hazinesi

PAYLAŞ

2008 yılında Marvel tarafından yayınlanmaya başlandı. Mark Millar tarafından yazılıp, Steve McNiven tarafından çizildi. Hikaye Earth-807128’de yani 616 olarak bilinen genel evrenden bağımsız bir evrende geçiyor. 8 dergiden oluşan hikaye, ülkemizde Gerekli Şeyler’den, “İhtiyar Logan” adıyla çıktı.

 

Bir post-apokaliptik eserden beklenen birçok şey söz konusu Old Man Logan’da. Uzun ve tehlikeli yollar, yıllardır görünmeyen eski dostlar, iyiliktan kötülüğe dönen karakterler…

 

 

Stave McNiven’ın yetenekli ellerinden çıkan, dönemin karanlık ve umutsuz havasını okuyucuya birebir yansıtan çizimler gerçekten inanılmaz.

Kötüler birleşse, kahramanlar olmazsa, Wolverine, Wolverine olmaktan vazgeçip sadece Logan olarak yaşamak isterse ne olur?” soruları kitap boyunca nefis bir görsel şölen eşliğinde cevap buluyor.

50 yıldır pençelerini bir defa bile çıkarmamış olan Logan, Hulk çetesinin topraklarında eşi ve çocukları ile sakin ve kahramanlıktan uzak bir hayat sürmektedir. Hulk çetesi, zamanından önce haraç toplamak için Logan’ın kapısını çalınca,işler maddi durumu yetersiz Logan için kötü bir hal alıyor ve bir güzel dayak yiyiyor. Sargılar eşliğinde yatağında istirahat ederken eski dostu ve devrin son kahramanlarından olan Şahingöz kapısını çalıyor. Bir Örümcek Mobil, içinde ne olduğu belirsiz bir çanta ve güzel ücretli bir iş teklifiyle kapısında beliren Şahingöz’ü kıramayarak yolculuğa başlıyorlar.

Hikayenin bu noktasında sık sık eski dostlar anılıyor; yaşayanlar karşılaşılarak, yaşamını yitirenler anılarla, yol kenarındaki kalıntılarla ve hala umut bekleyen insanların ellerindeki sembollerle. Hikayede en çok hoşuma giden noktanın bu olduğunu söylemeden geçemeyeceğim.

Logan’ın dayak yemesini çok sorgulamayan Şahingöz, yolda karşılaştıkları zorluklarda da pençelerini kullanmayan Logan’ın neden böyle olduğunu sorgulamaya başlar ve inanılmaz bir cevap alır, “Beni mahvettiler, dostum.”

 

Kahramanlara sık sık değinilse de onların hikayelerine bir türlü ulaşamıyoruz. Sürekli bir sis perdesi var 8 sayı boyunca. Kahramanlar nasıl öldü, neden öldü, naaşları nerede? Hikaye ilerlerken bu sorular kafamızda dönmeye devam ediyor. Ama ne yazık ki bir cevap alamıyoruz. Bunun muhtemel cevabı hikayenin alt başlıklar olarak devam etmesinden dolayı olabilir. Bu sene, ilk 8 sayıya ek olarak, 5 yeni Old Man Logan hikayesi daha yayınlandı çünkü.

Yolculuğun sonuna geldik ve KABOOM! Kaptan Amerika kostümü içinde, Amerika’yı yöneten bir Red Skull! Logan, Red Skull’la tek başına mücadele etmek zorunda kalıyor. Bu sayfalarda bizi etkileyen önemli bir nokta da Red Skull’un kahramanlar müzesi. Birçok karaktere ait önemli şeyler –kıyafet parçaları, zırhlardan metaller vs.- karşı duvarda sergileniyor. Pançelerini hâlâ çıkarmak istemeyen Logan, Iron Man zırhı içinde -emin değilim ama mark-43 olabilir- Red Skull’la dönüşmeye başlıyor. -Kaptan Amerika vs Iron Man incesini görmeniz dileğiyle…-

 

Dövüşü kazanıp huzurlu bir şekilde evine dönen Logan evde karşılaştığı manzara karşısında içindeki öfkeye ve kahramanlık arzusuna daha fazla direnemeyip pençelerini çıkarır. İhtiyar Wolverine olanları kabullenmiş bir şekilde Hulk’ın karşısına çıkar. Daha önceki Hulk ve Wolverine kapışmalarına göz kırpan birkaç sayfanın ardından Wolverine kendi yolculuğuna başlar.

 

 

Genel itibariyle soluksuz ilerleyen bir seri, hikayenin nefeslendiği anlarda ise olağanüstü çizimler devreye girip arayı kapatıyor. Eğer okumamışsanız bir an önce okumanızı öneririz.

 

Ayrıca hikaye 3. Wolverine filminin de ana temasını oluşturuyor.

Yorumlar