Ana sayfa Middle Earth Filmler Orta Dünya Dilleri – 2

Orta Dünya Dilleri – 2

PAYLAŞ

Orta Dünya Dilleri yazı dizimizin ikinci kısmıyla karşınızdayız. Bu yazıda öncelikle Orta Dünya’da kullanılan alfabelere değineceğiz. Ardından önceki yazımızda da bahsettiğimiz Sindarin’in ayrıntılarına gireceğiz. Son olarak Kara Lisan ve Entish dilleri ile ikinci yazımızı sonlandıracağız. Orta Dünya Dilleri hakkındaki ilk yazımızı okumayanlara tavsiyemiz önce oradan başlamalarıdır. Hazırsanız başlayalım.

Alfabeler: Tengwar ve Sarati

Burada, bu ve diğer diller için kullanılan en temel alfabe olan ve hepimizin gördüğüne inandığım Tengwar alfabesine değinelim. Tengwar kelimesi, Quenya dilinde “tengwa” kelimesinin çoğuludur ve Türkçe’de “harfler” anlamına gelmektedir. Ilúvatar’ın Çocuklarının en beceriklisi, Silmarillerin yaratıcısı Fëanor tarafından oluşturulan Tengwar bir çok ırk tarafından geniş zaman aralıkları boyunca kullanılmıştır.

Tengwar Alfabesi

Quenya, Sindarin gibi farklı dillerde farklı kullanımı olan alfabe Üçüncü Çağ ile birlikte hem bu diller ile hem de Ortak Lisan ile kullanılabilir hale gelmiştir.

Tengwar’ın ilk hali ise Tirion’da yaşayan Rúmil tarafından oluşturulan Sarati alfabesidir. Rúmil, Noldor’un “Loremaster”ı yani Bilgesidir. Dile duyduğu ilgi ve bilgisinden dolayı kendisine Quenya’da “Lambengolmor” yani “Dillerin Bilgesi” denilmiştir. Rúmil’in yazdığı belki de en önemli eser Ainulindalë (Ainur’un Müziği)’dir. İlk Çağ’da yazılan eser Batı dillerine Bilbo Baggins tarafından çevrilmiştir. Sarati’nin geliştirilmesiyle Tengwar oluşturulmuştur.

Certhas

Orta Dünya Dilleri ‘ni ifade etmek için kullanılan bir diğer alfabe de Certhas idi. Certhas alfabesi Cirth adı verilen rünlerden oluşmuş kadim bir yazı sistemidir. İlk çağlarda Elfler tarafından oluşturulmuştur. Uzun süren bir kullanımı olmamıştır. Bunun nedeni yukarıda bahsedilen Tengwar alfabesinin oluşturulmasıdır.

Tarihi

Cirth rünlerinin ortaya çıkışı Melkor’un Tulkas tarafından yakalanıp zincirlenip tutsak edildiği dönemlerdedir. Beleriand’da yaşayan Sindar Elfleri dillerini yazılı bir şekilde ifade edebilecekleri bir alfabe oluşturmaya çalışmışlardır. Bu alfabe kaba bir yapıya sahiptir ki nedeni yazının taşa ya da ağaca kazınma yoluyla aktarılmasıdır. Bu nedenle Tengwar’da görülen kıvrımlı, oval bir tarz söz konusu değildir.

Cirth Rünleri

İlk çağda Kral Thingol‘ün bilgelerinden Dareon tarafından geliştirilen Cirth, Certhas Daeron adını almıştır. Bunun da geliştirilmesiyle alfabenin son hali olan Angerthas Daeron oluşmuştur.

İkinci çağ geldiğimizde Certhas’ın kullanımı oldukça kısıtlıydı. Kullanan topluluklar arasında Eregion’da yaşayan Noldor göze çarpmaktaydı. Moria’ya yakın olması sebebiyle Cücelerin bu alfabeyi öğrendiğini söyleyebiliriz. Yapısının kaba, düz olması sebebiyle Cüceler tarafından oldukça yoğun bir şekilde kullanılmıştır.

Üçüncü çağ’da bazı Elfler ve Durin’in Halkı (Uzunsakallar) tarafından kullanılan alfabe gizemli bir yazı sistemi görünümüne bürünmüştür.

Sindarin

Common Eldarin’den ortaya çıkan Telerin dilinin bir uzantısı olan Sindarin, Orta Dünya’da en çok kullanılan dillerin ikincisidir. Orta Dünya’da kalan Sindar Elflerinin dili olan Sindarin, Fëanor önderliğinde Aman’dan ayrılan Noldor tarafından da kullanılmıştır. Beleriand’a gelen Cücelerin de Elfler ile anlaşabilmek için Sindarin dilini öğrendiğini biliyoruz.

Sindarin dilinin Orta Dünya’da bu kadar yaygın olmasının belki de en büyük nedeni, Alqualondë’deki Akraba Kıyımı’nı öğrenen Doriath Kralı Thingol‘ün Noldor’un kullandığı Quenya dilinin kullanımını yasaklamış olmasıdır. Bu kararın sonucunda Noldor Sindarin dilini öğrenmek zorunda kalmışlardır. Öyle ki Quenya dilindeki Noldor isimleri dahi Sindarin diline çevrilmiştir.

Kral Thingol

Númenor’un Çöküşü’nden önce Númenor’da Sindarin dilinin çokça konuşulduğunu söyleyebiliriz. Bu yazıda değinilmese de Númenor’daki asıl dilin İnsan dili olan Adûnaic olduğunu belirtelim.

Sindarin’in yazımında çoğunlukla Tengwar alfabesi kullanılmaktaydı. Cirth alfabesinin spesifik olarak Sindarin için oluşturulduğunu bilsek de Tengwar’ın daha yaygın kullanımı buna olanak sağlamış olabilir. Şimdi gelin Sindarin dilinden örneklere göz atalım.

Sindarin Örnekleri

Ered, Orta Dünya haritalarına baktığımız zaman belki de en çok gördüğümüz kelimedir. Sindarin dilinde “orod” kelimesinin çoğulu olarak kullanılmaktadır ve Türkçe’de “dağlar” anlamına gelmektedir. Ered Luin (Lindon) ve Ered Wethrin kullanımlarına iki örnek olarak verilebilir. “Luin” kelimesi yine Sindarin olup “mavi” anlamına gelmektedir. Yani Ered Luin, Mavi Dağlar’dır. Beleriand’ın en doğusunda, Üçüncü Çağ’da gördüğümüz Orta Dünya’nın en batısında yer alan Mavi Dağlar.

Amon kelimesi hem Silmarillion’da hem de Yüzüklerin Efendisi’nde karşımıza çıkar. Silmarillion’da Túrin Turambar‘ın sığındığı Amon Rûdh, Yüzüklerin Efendisi‘nde Aragorn’un üzerine çıkıp tahta oturduğu Amon Hen. Sindarin’de “emyn” kelimesinin çoğulu olan “amon“, Türkçe’de “tepe” anlamına gelir. Bu yüzden iki örnekte de bir tepeden bahsedildiği rahatça anlaşılmaktadır.

Sindarin dili Üçüncü Çağ’da yaygın olmasa da Elfler tarafından kendi aralarında kullanılmaya devam edilmiştir. Bu yüzden Yüzüklerin Efendisi’nde duyduğumuz ya da okuduğumuz bir çok kelime Sindarin diline aittir.

Kral Aragorn, Sindarin dilini bilen biri için ortada hiçbir ipucu yokken bile kral olarak karşılanabilir. Bunun nedeni “Aragorn” kelimesinin İngilizce’de “Revered King”, Türkçe’de “Saygıdeğer Kral” anlamlarına gelmesidir. Sindarin’de “aran” ve “(n)gorn” şeklinde ikiye ayrılan kelime sırasıyla “kral” ve “saygıdeğer” şeklinde Türkçe’ye çevrilebilir.

Aragorn II Elessar

Legolas Yeşilyaprak, aslında kullanımı biraz tuhaf kaçabilecek bir ifadedir. Bunun nedeni Sindarin dilinde “Legolas“ın Türkçe’de zaten “Yeşilyaprak” anlamına gelmesidir. Gandalf’ın Legolas’a bu şekilde seslendiğini hatırlatalım.

Son olarak iki dilden de kelime içeren bir isimle Sindarin kısmını noktalayalım: Boromir. Boromir ismi, Sindarin “boro(n)” ve Quenya “míre” kelimelerinin birleşiminden meydana gelmiştir. “boro(n)”, Türkçe’de “kararlı, sarsılmaz”; “míre” ise “mücevher, değerli taş” anlamlarına gelmektedir.

Kara Lisan

Kara Lisan diğer dillerden biraz daha yeni bir dildir. Sauron‘un güçlü olduğu ve Orta Dünya’yı etkisi altına aldığı yıllarda oluşturulmuştur. Kara Lisan’ın Valarin’den etkilendiğini söyleyebiliriz. Sauron tarafından oluşturulan dil, Son İttifak Savaşı ile Sauron’un yenilmesinden sonra  Nazgûl hariç herkes tarafından unutulmuştur. Üçüncü Çağ’da geri gelen Sauron ile birlikte tekrar Mordor‘da konuşulmaya başlanmıştır. Karanlık Lord’un hizmetkarları tarafından saf hali konuşulamayan Kara Lisan’ın bildiğimiz en orijinal hali Yüzük dizeleridir.

“Ash nazg durbatulûk, ash nazg gimbatul,
ash nazg thrakatulûk, agh burzum-ishi krimpatul.”

“Hepsine hükmedecek Bir Yüzük, hepsini o bulacak,
Hepsini bir araya getirip karanlıkta birbirine bağlayacak.”

Tek Yüzük

Kara Lisan’ın oluşmasına dair Tolkien; dilin kendi içinde tutarlı, Elf dillerinden oldukça farklı fakat ifade gücünün oldukça güçlü olması gerektiğinden bahsetmiştir. Tolkien her ne kadar dilbilimsel açıdan dili güçlendirmeye çalışsa da Kara Lisan’dan günümüz dillerine çevirilerin oldukça zor olacağını söylemiştir. Bunun yanında Kara Lisan’ın eski Mezopotamya dillerinden Hurrice ile benzerliklerinin dikkat çekici olduğunu vurgulayan Tolkien dilbilimci ve tarihçiler mevcuttur.

Entish (Entçe)

“…üstelik ben çok, pek çok zamandır hayattayım; yani benim ismim bir hikaye gibidir. Kendi lisanımda, Kadim Entçe de diyebilirsiniz arzu ederseniz, hakiki isimler size, ait olduklarının hikayelerini anlatır. Lisanımız çok latif bir lisandır ama bu lisanda herhangi bir şey söylemek çok uzun vakit alır…”
-Ağaçsakal

Bir diğer dilimiz Entçe. Girizgahta Ağaçsakal‘dan bir alıntıya yer verdik. Aslında dil hakkında bilmemiz gereken birçok bilgiyi bu alıntıdan çıkartabiliriz.

Entçe dili aslında Common Eldarin’den yani bir Elf dilinden türemiş bir dil. Yine İki Kule kitabında Ağaçsakal’ın, isimleri önce Elfler oluşturdu tarzı bir söylemi var bu konuda. Entish’i aslında iki bölüme ayırabiliriz: Old(Kadim) Entish ve New(Yeni) Entish. Buradan sonra Türkçe devam edelim. Kadim Entçe oldukça uzun, yankılı sesler içeren ve lafın uzadıkça uzadığı bir dildir. Bu yankılı sesler sebebiyle Ent ırkından olmayan bir varlığın Kadim Entçe’yi konuşamadığı söylenir.

Ağaçsakal

Yeni Entçe ise Entler’in günlük konuşmalarında kullandıkları dildir. Kadim Entçe’nin uzun ve bitmek bilmeyen tarzının günlük konuşmada işlevsiz kalmasından dolayı bu dil ortaya çıkmıştır. Entler’in harcayacakları uzun zamana değmeyecek konuşmalar ve sözler için Yeni Entçe’yi kullandıklarını söyleyebiliriz. Bu konuda en ünlü örnek Bregalad (Tezmertek) adlı Ent’tir. Kendisine Tezmertek lakabının, yaşlı bir Ent’in sorusunu bitirmeden “Evet” diye cevaplamasından sonra verildiğini söyler.

Entçe’nin en önemli özelliği ise isimlerin sıfatlardan meydana gelmesidir. Yani bir nesnenin, ırkın ya da varlığın ismi onun özelliklerinden, boyundan, saç renginden, iyiliğinden kötülüğünden meydana gelmektedir. Buna İki Kule kitabından bir örnek verelim.

“Taurelilomeatumbalemorna Tumbaletaurea Lömeanor”

“Çokgölgehormanderinkaravadi Pekormanlıkvadi Kasvetliülke.”
İki Kule Sy: 81

Bu alıntının Çiğdem Erkal tarafından çevirilen açıklamasında “ormanın derinindeki açıklıklarda kara bir gölge var.” anlamına geldiğinin notu düşülmüş. Bu Lothlörien isminin Entçe karşılığı aslında. Görüldüğü gibi sadece sıfatlardan oluşmuştur.

Orta Dünya Dilleri yazı dizimizin ikinci yazısını burada noktalayalım. Yazı dizisinin devamında İnsan dillerinden bahsedeceğiz. Eksik, yanlış gördüğünüz noktalar varsa belirtmekten veya sadece yorum yapmaktan çekinmeyin. Görüşmek üzere!

Orta Dünya Dilleri 1 yazısı için tıklayın!
Diğer yazılarımızı okumak için tıklayın!

Bize katılın!

Yorumlar