Ana sayfa Middle Earth Filmler Orta Dünya Dilleri – 1

Orta Dünya Dilleri – 1

PAYLAŞ

“Ash nazg durbatulûk, ash nazg gimbatul,
ash nazg thrakatulûk, agh burzum-ishi krimpatul.”

“Hepsine hükmedecek Bir Yüzük, hepsini o bulacak,
Hepsini bir araya getirip karanlıkta birbirine bağlayacak.”

Yazıya bu sözlerle giriş yapmayı istedim. Bu sözleri hepimiz biliyoruz değil mi? Ayrıkvadi’de Lord Elrond’un konseyinde Gandalf’ın ağızından duyduk çoğumuz ilk kez. Büyüleyiciydi. Peki nedir bu bilmediğimiz kelimeler? Rastgele mi yazılmışlar? Pek değil. İçinden adeta kötülük akan bu kelimeler Kara Lisan’da yazılmışlardır. Peki Orta Dünya’da başka hangi diller kimler tarafından yazıldı ve konuşuldu? İşte bu yazı dizisinin konusu bu. Haydi hep birlikte Orta Dünya Dilleri hakkında bir yolculuğa çıkalım.

Tolkien’e Dair

J.R.R. Tolkien

Orta Dünya hakkında yazacaksak bu evrenin yaratıcısına değinmeden olmaz. Bir çoğumuzun bildiği gibi J.R.R. Tolkien yalnızca bir yazar değildi. İngiliz Edebiyatı alanında çok başarılı bir profesördü aynı zamanda. Edebiyata ve dile ilgisi küçük yaşlarında başlamış olan Tolkien, kuzeni Mary Incledon ile dil oluşturma çabası içine girmiştir. Küçük yaşlardaki bu çabası hayatı boyunca devam eden Tolkien hayatının sonuna kadar oluşturduğu dilleri geliştirmeye devam etmiştir.

The invention of languages is the foundation. The ‘stories’ were made rather to provide a world for the languages than the reverse. To me a name comes first and the story follows – J.R.R. Tolkien

“Dillerin oluşturulması temeldir. ‘Hikayeler’, diller için bir dünya yaratmak amacıyla kurgulandılar, tersi değil. Benim için önce isim gelir, ardından hikaye onu takip eder. “

Tolkien’in bir çok kez dile getirdiği gibi Orta Dünya’ya ait bir şeyler kurgulamadan önce bile oluşturduğu diller olduğunu biliyoruz. Üstat bu işe çocukken başlamış ve hayatının sonuna kadar devam etmiş. Orta Dünya’nın diğer fantastik eserlerden ayrıldığı en büyük noktalardan biri de bu. Kendi içinde dil yönünden bile bütün bir yaratı ortaya çıkmış.

Orta Dünya Dilleri

Orta Dünya’da kimisi çok detaylı oluşturulmuş kimisi sadece bir kaç kelimeden ibaret tam 17 farklı dil kullanılmıştır. Bu yazı dizisinde başta bunlardan en çok kullanılanlar olan Quenya ve Sindarin olmak üzere tüm dillere değineceğiz. Bunların arasında Kara Lisan, Valar tarafından konuşulan Valarin ve Entlerin kullandığı uzun ve yorucu dil Entish de bulunmakta.

Elf Dilleri

Elflerin Uyanışı

Elf dilleri, Elflerin  Cuiviénen’de uyanışından kısa bir süre sonra oluşmaya başlamış ve bildiğimiz kadarıyla Üçüncü Çağ’da dahil geliştirilerek kullanılmaya devam edilmiştir. Uyanıştan hemen sonra ortaya çıkan ilk ilkel dil Primitive(İlkel) Quendian‘dır. Bu dil Büyük Yolculuğa katılan Eldar ve katılmayan Avari ile birlikte ikiye ayrılmış ve ayrı ayrı gelişimini sürdürmüştür.

Avari kendi içinde bir çok farklı dil ve lehçe geliştirmiştir. Avari’nin kullandığı diller genel ismiyle Avarin olarak adlandırılmaktadır. Avarin hakkında detaylı bilgi bulunmamakla birlikte Doğu Avarin, Batı Avarin, Kuzey Avarin şeklinde ayrıldığı bilinmektedir.

Eldar’ın o dönemde kullandığı dile Common(Ortak) Eldarin denmiştir. Eldar; Vanyar, Noldor ve Teleri şeklinde ayrılmış olup her biri Common Eldarin’i farklı şekillerde geliştirmişlerdir. İlk kısımda Vanyar ve Noldor’un kullandığı Quenya‘dan bahsedelim.

Quenya

Büyük Yolculuk’a katılan üç büyük Elf grubundan Noldor ve Vanyar tarafından konuşulan Quenya, Orta Dünya’da en çok kullanılan dillerden ilkiydi. Noldor ve Vanyar’ın zamanla farklı lehçelere ayırdığı Quenya’nın Orta Dünya’da konuşulan lehçesi Noldorin Quenya(Exilic) idi. Sadece Öfke Savaşı’nda Orta Dünya’ya tekrar ayak basan Vanyar’ın İnsanlar ve Elflerin dilleri üzerinde bir etkisinin olacağını düşünmek yanlış olurdu. Hayatlarını Aman’da Valar ile birlikte geçiren Vanyar’ın Quenya Lehçesi, Valar’ın kullandığı Valarin’i etkilemiştir.

Quenya’nın Elfler tarafından konuşulması sonucunda Valar da Elfler ile anlaşabilmek için onların varlığında ya da kendi aralarında Quenya dilini kullanmışlardır. Bunun sonucunda özellikle Vanyar Quenya, Valarin dilinden kelimeler ile bezenmiş ve zenginleşmiştir.

Quenya’nın Üçüncü Çağ’daki Orta Dünya Dilleri içindeki kullanımı oldukça kısıtlıdır. Günlük konuşma dilinde kullanılmayan Quenya daha çok yazı dili olarak resmi bir şekilde kullanılmıştır. Üçüncü Çağ’daki Elflerin Sindarin dilini kullandığını söyleyebiliriz. Yine de Noldor, Quenya’yı unutmamıştır.

Quenya ve Dünya Dilleri

Quenya’nın Orta Dünya’daki yerinden biraz ayrılıp bizim dünyamızdaki oluşumuna değinelim. J.R.R. Tolkien’in kurguladığı evrenlerde, oluşturduğu dillerde; kendisinden önceki yaratılardan esinlendiği yadsınamaz bir gerçek. Quenya dilini ve aslında daha da geniş olarak Orta Dünya’yı oluştururken esinlendiği en önemli kültürlerden birinin de Fin Kültürü olduğunu söyleyebiliriz. Öyle ki Quenya’nın ilk oluşturulduğu dönemlerde fonetik açıdan Fince’ye benzediği söylenebilir. Kelimelerde anlam olarak birebir benzerlik bulunmasa da bazı Quenya kelimelerin aynı anlamda ve biçimde Fince karşılıkları bulunmaktadır.

Bunlara bir kaç örnek vermek gerekirse ‘tie‘ kelimesi hem Quenya’da hem Fince’de kullanılmakta ve Türkçe’de ‘yol, yön‘ anlamlarına gelmektedir. Quenya’da ‘anta-‘, Fince’de ‘antaa‘ fiillerinin Türkçe’de ‘gelmek‘ anlamına geldiğini söyleyebiliriz. Görüldüğü gibi benzerlikler hem fonetik hem de anlam olarak mevcut.

Bunların yanında Quenya’nın Latince temel alınarak oluşturulduğu Tolkien tarafından belirtilmiştir. Latince ve Fince’nin yanında Yunan dilinin de Quenya’nın oluşmasında etkisi olmuştur.

Örnekler

Silmarillion’da ilk çağlara ait okuduğumuz neredeyse her şeyde özel isimlerin Quenya dilinde yazıldığını görmekteyiz. Örneğin “Silmarillion” kelimesi “Silmaril” kelimesinin iyelik eki almış ve çoğul halidir. Bu nedenle İngilizce’ye “of/about the Silmarils“, Türkçe’ye “Silmariller hakkında” şeklinde çevirilir.

Eru Ilúvatar

Eru Ilúvatar, iki ayrı kelime şeklinde incelenebilir. Öncelikle Quenya’da “Eru“, İngilizce’de “He that is alone.“, Türkçe’de “O, yalnız olan.” anlamlarına gelmektedir. Ilúvatar, İngilizce’de “the Father of all“, Türkçe’de “Her şeyin Babası” anlamlarına gelmektedir. Daha da ileri gidersek Ilúvatar kelimesini “ilú” ve “atar” olarak ikiye bölebiliriz. “ilú“, Türkçe’de “kâinat, tüm” anlamlarına gelirken, “atar” ise “baba” anlamına gelmektedir. Buradan da Atanatári kelimesine geçiş yapmak mümkündür. “atári“, “atar” kelimesinin çoğuludur. Bu yüzden “Atanatári“, “Fathers of Men” yani İnsanların Babaları anlamlarına gelir. Atanatári Beleriand’a gelen İnsanların ataları için kullanılan bir kelimedir.

Ainur, Eru’nun ilk yarattığı varlıklardır. Bizim en kolay ilişki kurabileceğimiz şekilde birer melektirler, kutsaldırlar. Kelimenin de anlamı tam olarak bu. Quenya’da Tekili “ainu” olan kelime İngilizce’de “holiness“, Türkçe’de “kutsallık” ile ilişkilendirilmiştir. Çoğul olan “ainur” kelimesi de Türkçe’ye “Kutsal Olanlar” şeklinde çevirilebilir.

Eldar, Oromë tarafından başlangıçta tüm Elflere verilen daha sonrasında sadece Büyük Yolculuğa çıkan Elfler için kullanılan Quenya dilinde bir isimdir. İngilizce’de karşılığı “people of the stars” yani “yıldızların halkı“dır. Cuiviénen’de uyanan Elflerin yalnızca yıldızların ışığında dolaştığını gören Oromë’nin bu ismi rastgele seçmediğini görüyoruz.

Cuiviénen kelimesi de Quenya dilindedir. Cuiviénen’nin Elflerin uyandığı yer olduğunu söylemiştik. Bu kelimenin de İngilizce’de “Water of Awakening“, Türkçe’de “Uyanışın Suyu (su birikintisi anlamında)” anlamlarına geldiğini söyleyebiliriz. Yine kelimeyi “cuivië” yani “uyanış” ve “nen” yani “su” şeklinde ayırabiliriz.

Aurë entuluva! Húrin tarafından Morgoth’a esir düşmeden önce haykırılan bu deyiş de yine Quenya dilindedir. Anlamı “gün yeniden doğacak“tır. Duyunca insanın içinin umut dolduğu cümle, Quenya’nın fonetik açıdan da ne kadar etkili olduğunu kanıtlar nitelikte.

Elendil’in Yemini de Quenya dilinde söylenmiştir. Númenor’un Çöküşü’nden sonra Orta Dünya’ya ayak basan Elendil, “Et Eärello Endorenna utúlien sinomë maruvan ar Hildinyar tenn’ Ambar-metta!” yani “Engin Deniz’den Orta Dünya’ya geldim. Bu yerlerde ikamet edeceğim; hem ben, hem varislerim, dünyanın sonuna kadar.” diyerek yemin etmiştir. Aynı sözleri hem filmde hem kitapta Aragorn’un taç giyme töreninde görmek ve duymak mümkün.

Kral Aragorn II. Elessar

Filmin müziklerinden biri olan The Return of the King’de Viggo Mortensen’in bu sözleri mırıldandığını duyabiliriz. Artık ne anlama geldiklerini de biliyoruz.

Üçüncü Çağ’dan devam edelim, Frodo’nun Noldor Gildor Inglorion ile karşılaşmasını hatırlayalım. Kitapta Frodo Gildor’u selamlarken ona “Elen síla lúmenn’ omentielvo” yani “karşılaştığımız saatin üstünde bir yıldız parlıyor.” demiştir. Bu Quenya dilinde bir deyiştir. Elf dillerinden Batı dillerine çeviriler yapan Bilbo’nun Frodo’ya bazı kelimeler ve deyişler öğrettiğini varsaymamız yanlış olmaz.

Daha Fazlası İçin

Daha fazla örnek incelemek isteyenler herhangi bir Orta Dünya kitabı açıp özel isimlerin anlamlarını araştırabilirler. Her birine burada yer vermemiz maalesef mümkün değil. Ayrıca Quenya dili için internette kurslar bulunduğunu da söyleyelim.

Orta Dünya Dilleri yazı dizisinin ilk yazısını burada noktalayalım. Gelecek yazıda Sindarin, Kara Lisan, Valarin ve Entish dillerinden; Tengwar ve Sarati alfabelerinden bahsedeceğiz. Eğer ilginizi çektiyse gelecek yazılar için takipte kalın. Eksik ya da yanlış gördüğünüz yerleri belirtmekten çekinmeyin.

Diğer yazılarımızı okumak için:
https://fantazya.org/category/middle-earth

Bize katılın!
https://www.facebook.com/groups/yuzuklerinEfendisi

Tüm bilgiler Tolkien Gateaway sitesinden derlenmiştir.

Yorumlar