Ana sayfa Middle Earth Filmler Orta-Dünya’nın Gördüğü En iyi 11 Komutan

Orta-Dünya’nın Gördüğü En iyi 11 Komutan

PAYLAŞ

Orta-Dünya’nın Gördüğü En İyi 11 Komutan

Orta-Dünya, Arda’nın yaratıldığı günden bugüne savaştan savaşa sürüklenen bir yer oldu. Önce Melkor’un karanlığında kayboldu, daha sonraları iki çağ boyunca Sauron’un gölgesi altında yaşamaya mahkum edildi. Aydınlığın ve karanlığın güçleri Silmariller, değerli mücevherler, güçlü yüzükler, özgürlükleri, toprakları, hayatları gibi pek çok savaşta birbiriyle ya da içlerinde savaşırlarken Orta-Dünya’nın boz ve yeşil toprakları pek çok ordunun geçişine sahne oldu ve dökülen kan ve gözyaşı sayısızdı…

Bu orduların elbette güçlü mü güçlü, bilge mi bilge komutanları oldu, haydi gelin hep birlikte bakalım, en iyi komutanlar hangileri:

Eönwë

 

 

Eönwë

Dedim ki listeye en iyi komutandan başlamak gerek. Eönwë; Maiar’ın arasında en kudretlisi ve Öfke Savaşı’nda Valar Ordusu’nun komutanlığına üstlendiğine ve birliklerini en sonunda zafere taşıdığına göre komutanlığı tartışılamayacak kadar iyi olmalı. Öfke Savaşı tek örnek olsa da, o kadar büyük bir savaştan zaferle çıkan bir komutanı hafife almak olmaz. Üstüne üstlük bu savaş 42 sene sürmüş ise. Eönwë’nin ayrıca “Master-of-Arms” olduğunu biliyoruz. Master-of-Arms dilimize “Askerlikte Usta” şeklinde çevrilebilir. Maiar arasında en iyi silah kuşananın ve en iyi liderin o olduğu kuşkusuz ve eğer Valar, Orta-Dünya’dakilere yardım için toplanan ordunun başına onu geçirdiyse bir sebebi vardır. Bu yüzden listenin başına onu koymakta bir sakınca görmedim.

Maedhros Nelyafinwë

maedhros in command
Maedhros, Dagor Aglareb öncesi

Fëanor’un en büyük oğlu, Ñoldor’un prenslerinden bir tanesi ve Himring’in lordu olan Maedhros, ettiği Yemin’in ardından babasının Orta-Dünya’ya olan yolculuğuna katılmış, tanrılara başkaldırmış ve Birinci Çağ boyunca Morgoth’un karanlığına karşı bir kalkan gibi durmuştu. Katıldığı savaşlara bakalım öncelikle: Dagor-nuin-Giliath’ta Ñoldor’un, Fëanor’un komutasında kendilerinden kat be kat büyük ordulara karşı çok az kayıp vererek büyük bir zafer kazandığını biliyoruz. Bu kuşkusuz Fëanor’un zaferi olsa da oğlunun boş boş oturduğunu sanamayız değil mi? Bunun ardından Dagor Aglareb denen Şanlı Savaş yaşanmıştı ve Üstat Tolkien Silmarillion’da bahsettiği gibi Maedhros uyumamıştı. Maedhros ve Fingolfin’in beraberce düşmanı çekiç-örs gibi araya aldıklarını ve imha ettiklerini biliyoruz. Maedhros’un ilk zaferi olarak bu savaşı kabul edebiliriz.

Bu savaş tek değil elbette. Bunun ardından Dagor Bragollach’ta, yani Ani Alev Savaşı’nda, Melkor büyük bir zafer elde etti. Buna rağmen üstat Maedhros’un ruhunun beyaz bir alev gibi yanışından, savaşta sağ kalanların onun etrafında toplanmasından ve Glaurung gelene dek nasıl direndiklerinden bahsetmişti. Bunun ardından kaybetmiş olmalarına rağmen savaş sonrasında Maedhros’un topraklarını geri alan ilk lord olduğunu da eklemişti. Böylesine direnen ve savaştan sonra kendi topraklarını geri almayı başaran ilk lord olması Maedhros’un komutanlığı hakkında epey ipucu veriyor bana sorarsanız.

Her şey bu savaşla da bitmedi. Öyle bir savaş vardır ki, orada yaşanan hüznü ne bir hikaye tam olarak aktarabilir, ne de bir şarkı… Sayısız Gözyaşı Savaşı’nın ilk sinyalleri, Maedhros’un insanları, cüceleri ve Ñoldor’un geri kalanını tek bir bayrak altında toplamasıyla verilmişti. Azaghal’la bir ittifak kurmuştu Maedhros. Kadim dostu ve Ñoldor’un Yüce Kralı Fingon da onu desteklemişti. Doğulu insanlarla antlaşma yapılmış, Edain Fingon’un sancağı altında savaşmak için hazırlanmış, sadece Sindar’dan destek gelmemişti, böylece Maedhros’un Birliği kurulmuştu. Maedhros’un planı ihanetle sonuçlanıncaya kadar da oldukça güzel bir plandı, komutanlık becerisini en azından burada görebiliriz, savaşta Melkor’un karanlığı galip gelmiş olsa da, o gün doğulu insanların ihaneti olmasa başarılı olabileceklerini söylüyor Üstat, Silmarillion’da.

Saydığım sebepler ve incelediğim savaşlar doğrultusunda onu da listede ikinci sıraya yerleştirdim.

Fëanor Curufinwë

feanor before his death
Fëanor’un son direnişi

Silmarillerin yaratıcısı ve Ñoldor’un ikinci Yüce Kralı Fëanor, tanrılara başkaldırıp Orta-Dünya’ya geldiğinde, ilk olarak Hithlum’a doğru harreket etmişti ve Morgoth kendisini Ñoldor’dan sayıca epey üstün orkla alt etmek istemişti. Henüz kamplarını kuramadan saldırmıştı Morgoth ve Ñoldor buna rağmen hızlı ve kolay bir zafer kazanıp orkları dağıtmış ve Dagor-nuin-Giliath zaferle sona ermişti. Savaşın sonunda Fëanor ölmüş dahi olsa savaşın kendisine bakıldığında Ñoldor’u büyük bir zafere taşıdığı kuşkusuzdur. Daha sonradan deliliğin verdiği bir hatayla ordusundan ayrılıp Balrogların arasına düşmüş olsa da savaşın büyük bir Ñoldo zaferiyle bittiğini görebiliyoruz. Tek bir savaş olmasına rağmen Birinci Çağ’ın başındaki sayıların büyüklüğünü ele aldığımızda saldıran orkların sayısının yüz binden az olamayacağı düşüncesi hakimdir. Bu en azından şahsi görüşüm. Böyle bir zaferi kazanmak her liderin harcı değildir.

Ar-Pharazon

ar-pharazon and saruon
Sauron, Ar-Pharazon’un önünde diz çökerken

Numenor’un son ve en kudretli kralı olan Ar-Pharazon, tarihteki en kalabalık ordulardan birini toplamıştı. Sauron’u daha hiç savaşmadan yenmeyi başarmıştı. Hatta bir deyiş vardır Savaş Sanatı’nda: “En iyi savaş en az kaybederek en çok düşmanı öldürdüğünüz savaş değil, hiç savaşmadan düşmanı yendiğiniz savaştır.” Bakıldığında Ar-Pharazon’un sadece Orta-Dünya kıyılarına çıkarak, Sauron’a diz çöktürmüştü ve Karanlıklar Efendisi savaşmadan teslim olma yoluna gitmişti. Sadece bu bile pek çok şeye işarettir. Kaldı ki İkinci Çağ’ın Karanlıklar Efendisi’ne, ordusu epey kalabalık ve güçlüyken savaşmadan diz çöktüren biri listemizde yer almayı sonuna kadar hak etmiştir.

Gothmog

Gothmog, Balrogların Efendisi
Gothmog, Balrogların Efendisi

Balrogların Efendisi ve Morgoth’un en güçlü hizmetkarlarından olan Gothmog’un Dagor Bragollach ve Nirnaeth Arnoediad gibi pek çok olayda orkların zafere ulaşmasını sağladığını düşünürsek iyi bir komutan ve lider olduğunu görmekteyiz. Gondolin’in Düşüşü’nde de ork ordularının başında yürümüştü ve karanlığı zafere taşımıştı. Başında olduğu hiçbir savaşı kaybetmeyen bir lider eminim ki iyi komutanlar arasında kesinlikle yer almalıdır.

Azaghâl

Belegost lordu Azaghal
Belegost lordu Azaghal

Sayısız Gözyaşı Savaşı’nda, Maedhros’un Birliği sancağı altında güçlü Cüce orduyusla beraber baltalarını savuran ve doğu ordusunun çöküşünü geciktiren isim kuşkusuz ki Belegost Lordu Azaghâl’dı. Ejderha Glaurung’la dövüşecek kadar cesurdu ve Maedhros’un en büyük müttefiklerindendi. Sayısız Gözyaşı’ndaki cesareti ve ordusunun başında duruşu savaşın belki de daha kötü bitmesini önlemişti. Azaghal yaptıklarıyla ve cesaretiyle uzun süre hatırlanacaktır şüphesiz ki.

Gil-galad

Gil-galad'ın Ted Nasmith tarafından yapılan çizimi
Gil-galad’ın Ted Nasmith tarafından yapılan çizimi

Öfke Savaşı’nın ardından gelmiş geçmiş en büyük savaş olan Son İttifak Savaşı’nın Elf lideri ve Ñoldor’un Son Yüce Kralı Gil-galad’ı da unutmamak gerek elbette. Öfke Savaşı’ndan sonra görülen en büyük gücü toplayarak Sauron’u yenmek üzere hareket ederek insanlarla ittifak kuran Gil-galad, Tek Yüzük’e sahip bir Sauron’un gücüne rağmen onu Dagorlad’da yenerek yedi yıl boyunca Barad-dur’u kuşatmıştır. Hatta Gil-galad’ın emirlerini dinlemeyenlerin acı bir şekilde öldüğünü Thranduil’in babası olan Oropher’den görebiliyoruz. Gil-galad’ı takip etmediklerinden erken saldırıp telef olan pek çok Silvan Elfinin başında Oropher vardı. Böylesine büyük bir savaşta ordularının başında duran Gil-galad kolayca yabana atılamayacak bir komutan olduğunu kanıtlamaktadır.

Elendil

Elendil'in Ted Nasmith tarafından yapılan çizimi
Elendil’in Ted Nasmith tarafından yapılan çizimi

Son İttifak Savaşı’ndaki tek övgüyü Gil-galad almamalı elbette. Ordunun diğer büyük kısmını oluşturan İnsanlar’ın lideri Elendil de gelmiş geçmiş en iyi komutanlar arasında kesinlikle yer almalıdır. Numenor’un batışından kurtulan, Orta-Dünya’nın en büyük insan krallığını kurup Sauron’un karanlığına karşı amansızca savaşıp en sonunda da bu yolda canını veren Elendil büyük bir lider ve komutan olduğunu Son İttifak’ta kanıtlamıştır.

Genç Eorl

Genç Eorl, Celebrant Çayırları'nda borusunu öttürürken
Genç Eorl, Celebrant Çayırları’nda borusunu öttürürken

Elimizdeki savaş verilerine baktığımızda Üçüncü Çağ’ın önemli vakitlerinden birinde, Gondor’un kurtuluşu için Vekilharç Cirion’un istediği yardımla beraber yola çıkarak Gondor’u düşmanlardan kurtaran ve Gondor ordusuna Celebrant Çayırları Savaşı’nın dengesini değiştiren ilk Rohan kralı Genç Eorl’ü de kenara atmamamız gerekiyor. Rohan’ın ilk kralının öttürdüğü borular Kral Théoden döneminde tekrar yankılanan, umut ve ışığı Orta-Dünya’ya tekrar hatırlatan seslerdir kuşkusuz ki.

Théoden

Théoden Kral
Théoden Kral

Pelennor Çayırları Savaşı, Üçüncü Çağ’ın sonundaki Yüzük Savaşı’nın en önemli muharebelerinden biriydi ve Gondor’un kurtulmasında, insanların direnmesinde büyük bir rol oynamıştı. Bunun en büyük etkenlerinden biri de atının üstüne Vala Oromë’ye benzeyerek at süren büyük bir kraldı. Rohan’ın kralı Théoden. Onun komutanlık becerilerini burada anlatmaya zaten gerek yok. Kitaplardaki verileri, savaş anlatımları geçtim, sinema tarihinin en iyi sahnelerinden biri olan Kralın Dönüşü filmindeki Rohirrim ordusunun ork ordusuna saldırısı bile pek çok şeyi açıklayıcı bir özellik sağlamaktadır. Filmin aksine gerçekte Rohirrim’e destek olarak Ölü Ordu’nun gelmediğini biliyoruz, bu bile Rohirrim’in Pelennor Çayırları’ndaki o kadar orkla, Aragorn gelene dek tek başına savaştığını göstermektedir. Bunun yanında Théoden’in Pelennor Çayırları’nın öncesinde de pek çok savaşta Rohan’ı başarıya götürdüğünü biliyoruz. Rohirrim’in Helm’s Deep’e gidişinden önce verdiği kararlar ve Isengard’a yürüyüşü göze alındığında, askerlerine ilham verme şekli ve liderliğine bakıldığında Théoden gerçekten de en iyi komutanlardan bir tanesi.

Aragorn II Elessar

Aragorn sanat çalışması
Aragorn sanat çalışması

Geldik listemizin sonuna. Burada da sayısız savaşta Orta-Dünya’nın kalkanı olan, kendi canını hiçe sayan ve liderliğiyle gözleri kamaştıran bir kral var. Arnor ve Gondor’un kralı Aragorn II Elessar. Pelennor Çayırları Savaşı’nda onun gelişini okurken hangimizin tüyleri diken diken olmadı ki? Onun liderliği ve komutanlık becerileri bana sorarsanız zaten oldukça açıktır. Akıllıca kararlar veren, askerlerini iyi yönetebilen, onlara ilham verebilen ve onlara umut vererek zafere götüren bir insan, Üçüncü Çağ’ın en görkemli kralı, elbette ki listemizde olmalıydı.

Yorumlar