Ana sayfa Game Of Thrones Pyke’nin Orakçı Lordları ve Demir Adaları Kısa Tarihi

Pyke’nin Orakçı Lordları ve Demir Adaları Kısa Tarihi

PAYLAŞ

Hane Lordu: Euron Greyjoy
Varis: Victarion Greyjoy*
Aktif Olduğu Bölge: Demir Adalar**
Sözleri: Biz tohum ekmeyiz.
Irk: Demirdoğumlu
Başkent: Pyke
Fetihten Önce Greyjoy Hanedanlığı, Demir Adaların Kısa Tarihi, Eski Usul

İlk İnsanlar gerçekten ilk insanlar mıydı?

Tuz-Dilli Sauron gibi bir çok Boğulmuş Rahip***, aksini iddia eder. Tuz Dilli Sauron şöyle der: “Biz, bu kutsal adalara, denizin ötesindeki tanrısız topraklardan gelmedik. Bizi, kendi zevkine göre şekillendiren ve dünyadaki bütün denizleri yönetme hakkı tanıyan, Boğulmuş Tanrı’nın Denizin Altındaki Islak Salonlarından geldik.”

Eğer bu doğruysa, Westeros’un İlk İnsanlar’dan önce Sadece devler tarafından yönetildiği tezi çürür ve Demir Adalar Haneleri bilinen en büyük geçmişli hane olan Gardener Hanedanlığından daha eski olur. Ve Pyke’ın Greyjoy’ları çok daha kutsal bir yer kazanır. Bununla birlikte, Demirdoğumlu’ların insanlardan çok balıklarla akraba olduğunu iddia eden boğulmuş rahiplerin sözlerine inanmak o kadar da kolay değil.

Greyjoy Hanedanlığı muhtemelen, Demir Adalar’ın kontrolünü almadan önce de çok zengin ve güçlüydü zîra kendileri Demir Adalar’daki en büyük kasaba olan Lordsport’un kontrolünü elinde tutuyor.

Greyjoylar da Demir Adalar’daki bütün diğer hanedanlıklar gibi soylarını, Nagga’yı katleden Gri Kral’a dayandırır. Nagga’yı öldüren kendisine mermaid bir eş alarak çocuklarının tıpkı Boğulmuş Tanrı gibi hem suyun üstünde hem de altında yaşayabilmesini sağlayan Gri Kral, Deniztaşı Tahtı’na oturan ilk kişi özelliğini de taşıyor.

Ancak Gri Kral öldüğünde arkasında bini geçik oğul bırakmıştı ve bu çocukların hangisinin tahta geçeceği belirsizken kardeş kardeşi katletti. En sonunda geriye kalan on altı kardeş ise adaları aralarında paylaştı.

İşte, boğulmuş rahipler böyle söyler, ancak Tarih farklı anlatır.

Demir Adalar’da, Hisar’daki kayıtlara geçen, iki kralın yönetiminden bahsedilir. Kaya Kralı ve Tuz Kralı. Kaya Kralı adalarda adaleti sağlayıp yasaları belirlerken Tuz Kralı saldırıları yönetiyordu. Bu ikisinden Kaya Kralı genellikle daha yaşlı olurdu. Hatta çoğunlukla bu ikisi Baba-oğul olurdu. Bununla birlikte bu ikisinin farklı hanelerden ve hatta düşman hanelerden iki kişi olduğu da olabiliyordu.

Westeros’un her yerinde çocuklar babalarının altın taçlarını ‘Kan ve Doğum’dan gelen hakla’ takabilirdi. Ancak Demir Adalarda iş farklıydı. Bir kral öldüğü zaman Boğulmuş Rahip’ler onları kimin yöneteceğini seçmek için Kral Şurası denilen büyük konseyi topluyordu. Bu seçimde bir gemisi olan her kaptan söz sahibi olabiliyordu.

Bununla birlikte, bu sonsuza kadar sürmedi. Galon Beyazasa olarak bilinen bir rahip, Demir Adaları tek bir çatı altında birleştirip herkesi yönetecek tek bir kral için Kral Şurasını toplandığında kazanan, o sırada Orkmont Adasının Tuz Kralı olan, Demirayak lakaplı Urrigon Greyiron olmuştu. Kızılel lakabıyla bilinen Urrigon, Gri Kral’dan bu yana bütün Demir Adalar’ı yöneten ilk kral olmuştu.

Bununla birlikte Urrigon öldüğünde varisi konumundaki oğlu bir kral olamayacak kadar sefil haldeydi. Bunun üzerine düzenlenen ikinci bir Kral Şurası ile basa Kuzgunbesleyen lakaplı Regnar Drumm geçti.Old Wyk’ın Kaya Kralı.

İşte bu Krallarından birisiydi o. Qhored Hoare. Zalim Qhored. Tam 75 yıl Demir Adaları yöneten korkunç savaşçı. 20 yaşında Oldtown’u fethedip 1.000 kadını tuz karısı olarak Demir Adalara götüren, 30 yaşında, Trident Lordlarını mağlup edip Bernar II Justman’i diz çökmeye zorlayıp üç çocuğunu rehine olarak yanına alan, babaları Bernar, isyan ettiğinde hepsini şahsen idam edip çocukların kalbini çıkaran ve babalarını tekrar yenip Boğulmuş Tanrı’ya kurban eden ve Justman hanesinin sonunu getirerek Nehir Diyarı’nı kanlı bir dönemle bas basa bırakan : her şeyden önemlisi:’Deniz tuzunun kokusunun duyulduğu her yerde ve dalgaların duyulduğu her yerde Demiradamlar’ın sözü geçer.’ sözünü söyleyen o büyük kraldı. Bununla birlikte hiç kimse ölümsüz değildir.

Qhored’den sonra Gardener’lar ve Hightower’lar şehir duvarlarını güçlendirdiler. İlk İnsanlar kendi dargemilerini üretmeye başladılar, ve Theon III Greyjoy onlara karşı bir donanma götürdüğü zaman Lord Lyman Hightower tarafından katledildi. Ardından Güzel Ada, Gylbert Farman liderliğinde Lordları olan Demirdoğumlu’ya isyan etti. Bir süre sonra Lannister’lar, Fahişevladı Herrock altından bir boru ile şehir fahişelerine haber verip, şehir kapılarını açtırınca Kayce’ı ele geçirdi. Kaledeki üç Demirdoğumlu Lord’dan ikisini Herrock şahsen katletti.

Demir Adalar’ın en kanlı olaylarından birisi de Urron Kızılel’in saltanatı sırasında oldu. Kendinden önceki kralla arasındaki akrabalığın biraz uzak olması nedeniyle Kral Şurası düzenleyen Boğulmuş Rahipler, Old Wyk’ta toplandığı sırada oradaki otuz küsur Kaya Kralı ve Tuz Kralı’yla birlikte (hatta Lonely Light’ın Kaya ve Tuz Kralları da dahil) Kızılel tarafından katledildi. Demirdoğumlu kanıyla ıslanan Nagga’nın Kemikleri’ndeki bu olaydan sonra Boğulmuş Rahiplerin kral değiştirme gücü azaldı ve eskisi gibi Kral şurası düzenleyemez oldular.

Kızılel’in varisleri Demir Adalarda 12 büyük isyan (Robert’ı İsyanı ve Blackfyre İsyanları gibi büyük isyanlar) bastırdılar. Andallar, Westeros’a geldikten sonra yeşil adalardaki topraklarını tek tek kaybettiler. (Özellikle Garth Altınel, ona ciddi zararlar verdi,Kalkan Adalarını geri aldı. Bu dönemde Andallar, soylu bir Demir Adalar Hanesiyle müttefiklik yaparak başka bir Demir Adalar Hanesini yok ediyordu. Greyiron Hanedanlığı da onlardan birisiydi. Çıkan son isyanda Rognar II, Greyjoy, Orkwood,Drumm ve Hoare Hanedanlıkları tarafından yürütülen isyanda tahttan indirildi. Ancak, haneler kimin yeni kral olacağı konusunda tartışmaya girince Parmak Dansı yapmaya karar verdiler. En sonunda Harras Hoare, iki parmağını kaybetmesine rağmen dansı kazandı ve adaları yönettiği otuz yıl boyunca Küt Parmaklı Harras olarak bilindi. (Bir çokları bu hikayeye inansa da üstadlar, Demir Adamlar gibi çılgın bir ırkın dahi sırf balta yakaladı diye bir başkasını kral yapacağına inanmaz. İşin aslında, Harras’ın kendine Andal bir eş alarak kızın babasının ve daha bir çok ,güçlü Andal lordunun desteğini aldığı gerçeği yatar.)

Kara Saçlı,Kara Gözlü ve Kara Kanlı. Demir Adalar’da Hoare Hanedanlığı böyle tanınıyordu. Tanrısız kadınlarla evleniyorlardı. Defalarca kez isyan çıktı ama Hoare’ler her seferinde paçayı yırttı. Hatta çıkan bir isyanda Andal Destekçisi bir kral olan Yakışıklı Harmund, kardeşi tarafından kör edilip ölüme terkedildi. Kardeşlerin annesi Leila yeni kral ,Kalpsiz olarak tanınmaya başlayan Hagon’un gözü önünde çeşitli işkencelere maruz kaldı ama Hagon hiç sesini çıkarmadı. Hagon’un kanlı devri Leila’nın yeğeni olanı Kaya Kralı tarafından sonlandırıldığında demir adalar bir süre Lannister’lara vekaleten Aubrey Crakehall tarafından yönetildi. Aubrey’in sonu ise yarım yıl geçmeden geldi.

Hoare’leri anlatmak başlı başına bir makale gerektirir aslında. Bizi asıl ilgilendiren kısıma yaklaşalım biraz daha Fetih’e.

Harwyn Zorel’in(Hayır Kal-El’in babası değil.) Nehirlileri, Fırtına Kralı’ndan kurtaracakmış gibi yapışı, Fırtına Kralı püskürtüldükten sonra ise oraya el koyuşu… Bunları ilerideki makalelerimizde anlatacağız. Kara Harren’ın ve Ejderha Aegon’un öyküsünü ise hepimiz biliyoruz.
Fetihten Sonra Demir Adalar ve Greyjoy Hanedanlığı

1. Fetihten Hemen Sonra

Harrenhall’un düşüşü ile, kale içindeki onlarca demir adalar lordu ölmüştü. Nehir Lordlarının saldırısıyla bir o kadarı daha öldü. Boş kalan Demiradalar Krallığı için, ilk taliplerden birisi Harlaw adasındaki küçük bir lord olan Qhorin Volmark idi. Babaannesi tarafından Zor El’in akrabası olan Qhorin kendini ‘Kara Soy’un devamı olarak gösterdi ve Krallığını ilan etti.
Old Wyk’ta ise bazı Boğulmuş Rahipler kendilerinden birini Kral ilan etmek için Nagga’nın kemiklerinin altında toplandı ve Boğulmuş Tanrı’nın evladı olduğu iddia edilen Lados’u kral ilan etti.
Demir Adalar’ın her yerinde isyanlar büyüdü ve Aegon, Valyria Çeliği Kılıcı Blackfyre ile Qhorin Volmark’ı şahsen katledene kadar büyümeye devam etti. Bu sırada Rahip Kral Lados, Aegon’un savaş gemilerini yoketmek için Krakenleri çağırmıştı. Krakenler gelmeyince ise ‘babasından fikir almak için’ cübbesini taşlarla doldurdu ve denize daldı. Binlercesi onu takip etti. Ertesi gün cesetleri kıyıya vurduğunda ise Lados onlarla değildi. Lados’un cesedi hiç bulunamadı.
2. ‘Lord’ Şurası

Son gelişmelerden sonra sağ kalan taht talipleri de teker teker diz çökerken insanlar Demir Adaları kimin yöneteceği konusunda tartışmalara başladı. Bazıları Aegon’un, Demir Adaları, ‘Trident Azam Lordu’ olarak adlandırdığı Lord Tully’e vereceğini düşünürken bir kısım Adalar’ın Casterly Kayası’na verileceğini düşünüyordu. Hatta bir kısım bu sırada Aegon’un Ejderhaalevi ile adaları yok edeceğini ve Demirdoğumlu tehdidinden sonsuza dek kurtulacağını söylüyordu.
Aegon’un kendisi ise farklı bir yol izledi ve bütün Demirdoğumlu’ları bir araya toplayarak onlara kendi liderlerini seçme hakkı tanıdı. Ve Demirdoğumlu’lar insanları şaşırtmayarak Gri Kral’ın soyundan olan büyük kaptan Vickon Greyjoy’u seçtiler.

3. Pyke’ın Greyjoy’ları Himayesinde Demir Adalar

Vickon Greyjoy, Harren’ın Düşüşü’nden sonra, yaraları sarmak için ciddi uğraş verdi. Yağmaları yasa dışı ilan etmedi ancak Taht’ın öfkesine tanık olmamak için Westeros Kıyı’larından uzaktaki yerlere yağmacıları gönderdi.
Aegon, Yedi’yi inancı olarak kabul edince ise Lord Vickon Yedi Septonlarının uzun bir süre sonra Adalar’a girmesine izin verdi. Bu Dindar Demirdoğumlu’ları öfkelendirdi. Bir gün bu ona söylenildiğinde Lord Vickon, onlara ancak bir aptalın Aegon’a ve Ejderhalarına karşı ayaklanacağını söyledi. O, Aegon’un adamıydı ve oğlu Goren de onu izledi.
Babasının FS**** 33 Tarihindeki ölümünden sonra Deniztaşı Taht’ına oturan Goren Greyjoy, Aegon’un ölümü üzerine tahta geçen oğlu Aenys’in kararsız yapısı nedeniyle bazı sorunlarla şahsen uğraştı. Kendisinin Rahip-Kral Lados olduğunu iddia eden bir adamı yakalayarak kellesini Kral Toprakları’na gönderen Goren, Aenys’i memnun etti ve bunun üzerine Aenys, istediği bir şeyi yapacağına dair Goren’e söz verdi. Goren, Septon ve Septa’ların Adalar’dan uzaklaştırılmasını talep ederek Demir Adaları bir 100 yıl daha Yedi’den temizledi. Bununla birlikte insanlar hala Eski Usulü özlüyordu. Greyjoy’lar himayesinde Demir Adalar hızlıca eski günlerine dönmüş olsa bile sadece Basamaktaşı ve Yaz Denizi’nder yağmaya çıkabiliyorlardı, Deniztaşı Tahtı’ndaki Greyjoylar ise eve yakın yerlerde yağma yapmaya izin vermiyordu.

4.Kızıl Kraken

Demiradalar’daki Eski Usul rüyası rahipler hala vaazlar vermeye devam ediyorken ölmemişti ve ölmeyecekti. Kraken tekrar uyanana kadar bir asır geçti.
İnsanlar hala genelevler’de ve hanlarda fahişelere ve hancılara Demiradalar’ın gururlu ve zengin olduğu zamanları anlatıyordu. Gençler ve çocuklar bir yağmacının yatağını düzinelerce tuz karısının ısıttığı hikayeleri dinliyor ve bir yağmacı olma hayalleri kuruyordu. Bunlardan birisi de Pyke’ın ve Demiradalar’ın varisi vahşi Dalton Greyjoy’du. Aliüstad Hake onunla ilgili şöyle der: “Hayatı boyunca üç şeyi sevdi: Deniz,Kılıcı ve kadınlar.”
5 yaşında kürek çekmeyi ve 10 yaşında yağmaya çıkmayı öğrendi. Amcasıyla beraber ganimet için Basilisk Adaları’ndaki korsan kasabalarını yağmaladı. 14 yaşında Old Ghis’e kadar gitti. 4 Tuz Karısı aldı. Adamları onu seviyordu. Ama onun asıl aşkı öldürdüğü bir adamdan aldığı Geceçöküşü adını verdiği Valyria Çeliğinden yapılma kılıcıydı.
Westeros’un yaklaşık 8.000 yıllık bir tarihi vardır. Bu tarihte binlerce insan ‘Kızıl’ lakabıyla tanınmıştır. Ancak pek azı bu lakabı saçlarının renginden değil de yaptığı bir işten elmayı. Onlardan birisi Dalton Greyjoy idi.
15 yaşında amcasının öldüğü bir yağmada onun intikamını almak için girdiği mücadelede ciddi yaralar aldı. Savaştan çıktığında ise her yeri kanla kaplıydı. Bu yüzden adamları ona Kızıl Kraken demeye başladı.
Babasının ölüm haberi Basamaktaşı’ndayken ona geldikten sonra Deniztaşı Taht’ına oturdu ve ilk iş daha fazla savaşçı daha fazla kılıç aramak ve daha fazla dargemi yaptırmak oldu. İnsanlar nedenini sorduğunda ise o meşhur cevabı verdi: “Fırtına Geliyor.”

5.Ejderhaların Dansı

Söz konusu fırtına bir yıl sonra geldi. Viserys’in ölümüyle hem kızı hem de en büyük oğlu tahtta hak iddia etti. Bu haber Kızıl Kraken’e ulaştırıldığında o sadece yüksek bir sesle kahkaha attı.
Savaş başladığı sırada Prenses Rhaenyra ve siyahların denizde ciddi bir avantajı vardı: Dalgaların Lordu, Meşhur Deniz Yılanı Corlys Velaryon ve onun Driftmark’taki donanması. Bu yüzden yeşiller Pyke’a gidip, Kızıl Kraken’e konseyde Lord Amirallik rütbesini önerdi. Bu iyi bir teklifti, gençlerin hevesle atlayacağı bir teklif. Ancak o, Prenses Rhaenyra’nın teklifini de duymak için bekledi.

Yorumlar