PAYLAŞ

Dünyadaki tüm büyücü ve cadıların süpürge kullandığını biliyoruz. Hatta bu süpürgeler ile birlikte Quidditch isimli oyunu oynadıklarını da. Gelin şimdi de hep birlikte bu süpürgelerin ve Quidditch’in kısa tarihinini inceleyelim.

Uçan Süpürgenin Evrimi

Şimdiye kadar tasarlanmış büyülerin hiçbiri, büyücülerin insan bedenindeyken herhangi bir yardım almaksızın uçmalarını mümkün kılmıyordu. Havalanma oldukça yaygındır, ancak yerden bir buçuk metre yükseklikte süzülmek yetmiyordu. Daha fazlasını ve kuşlar gibi uçmak istedikleri için, İngiltere’deki her evde en az bir tane uçan süpürge bulunuyor.

Bu gerçek o kadar kanıksanmış ki, şöyle bir durup da bunun nedenini pek sorgulamıyoruz. Süpürge denen o mütevazı şey, niye büyücü ulaşımında kullanılmasına yasal olarak izin verilen tek nesne olmuş?

Cadılar ve büyücüler, güçlerinin ne anlam ifade ettiklerinin farkındalardı. Muggle komşularının bu durumda onlardan faydalanmaya çalışacağını biliyorlardı. Bundan dolayı, Uluslararası Büyücülük Sırları Tüzüğü’nün yürürlüğe girmesinden çok önceleri de kendilerini gizli tutuyorlardı.  Evlerinde bir uçuş aracı bulunduracaklarsa, bunun dikkat çekmeyen, saklaması kolay bir şey olması gerekiyordu.

Süpürge bu amaç için idealdi. Mugglelar tarafından görülmesi durumunda hiçbir açıklama, hiçbir mazeret gerektirmiyordu. Uygundu ve taşıması kolaydı. Kayıtlar, Avrupa’daki cadıların ve büyücülerin uçan süpürge kullanımının çok eskiye, M. S. 962’ye uzandığını gösteriyor. Süpürgeye uygulanan büyüler, sabit hızda ileri doğru gitmesini, yukarı çıkmasını, aşağı inmesini ve durmasını sağlayan basit büyülerdi O zamanlar büyücü aileleri kendi süpürgelerini kendileri yapmaktaydı. Süpürgeler hız, rahatlık ve idare edilebilme açısından büyük farklılıklar gösteriyordu. Ta ki on ikinci yüzyıla kadar.

Büyücüler hizmette takası öğrendiler. Böylelikle becerikli olan bir süpürge imalatçısı, süpürge verip karşılığında kendisinden daha iyi iksir yapan komşusundan iksir alabiliyordu. Süpürgeler daha konforlu hale geldiğinde, artık A noktasından B noktasına ulaşmak için kullanılan bir araçtan ziyade, sırf zevk için binilen araçlar oldular.

Eski Süpürge Oyunları

Süpürgelerin, binicilerine sağladığı hızlarını ve yüksekliklerini değiştirebilmesi gibi durumlar ile birlikte süpürge sporları ortaya çıkmaya başladı. Eski büyücü yazıları ve resimleri, büyücülerin oynadıkları oyunlar hakkında bize biraz fikir vermektedir. Bu oyunların bazıları artık yoklar, bazılarıysa ya hâlâ varlığını sürdürmekte ya da gelişip günümüzün sporlarına dönüşmüş durumda.

İsveç’in Süpürge Yarışı

İsveç’in meşhur yıllık süpürge yarışının geçmişi onuncu yüzyıla dayanıyor. Katılımcılar, Koppaberg’den Arjeplog’a kadar 500 km’ye yakın bir mesafe yarışırlar. Yolun tam üstünde bir ejderha koruma alanı vardır. Kocaman gümüş kupa ise, bir İsveç Kısaburnu biçimindedir. Bu yarış, zamanla uluslararası bir etkinliğe dönüşmüştür.

Stichstock

Dünyanın her bir ülkesinden büyücüler, başlangıçta yarışçılara tezahüratta bulunmak amacıyla Koppaberg’de toplanır. Sonra da yarışı tamamlayabilenleri kutlamak için Arjeplog’da cisimlenirler. 1105’te yapılan “Günther der Gewalttâtig ist der Gewinner” (Ve Şampiyon, Vahşi Günther) adlı ünlü tablo, tarihi çok eskilere dayanan Alman oyunu Stichstock’u resmeder.

Bu oyunda, 6 metre yüksekliğinde bir direğin üstüne şişirilmiş bir ejderha mesanesi yerleştirilir. Süpürgeye binmiş bir oyuncu, bu mesaneyi korumakla görevlidir. Mesane koruyucusu belinden bir iple direğe bağlıdır. Böylece direkten üç metreden fazla uzaklaşamaz. Diğer oyuncular sırayla mesaneye doğru uçup, süpürgelerinin özel olarak sivriltilmiş uçlarıyla onu delmeye çalışırlar. Mesanenin delinmesinde başarıya ulaşıldığında, mesane-koruyucusu bütün rakiplerini uğursuzluk büyüleriyle saf dışı bıraktığında ya da kendisi bitap düşüp de yere yığıldığında, oyun sona erer. Stichstock on dördüncü yüzyılda ortadan kalktı.

Aingingein

İrlanda’daysa, birçok şarkıya konu olan Aingingein oyunu doğdu (efsanevi büyücü Korkusuz Fingal’ın bir Aingingein şampiyonu olduğu rivayet edilir). Bu oyunda oyuncular birer birer ellerine Dom’u, yani topu alırlar (aslında bu top bir keçinin safra kesesiydi) ve sırıklar üzerinde havaya dikilmiş bir dizi yanan fıçının içinden hızla geçerlerdi. Dom’un sonuncu fıçıya doğru fırlatılarak içinden geçirilmesi gerekirdi. Yolda alev almadan Dom’u sonuncu fıçının içinden en kısa sürede geçiren oyuncu, oyunu kazanırdı.

Creaothceann

İskoçya, muhtemelen gelmiş geçmiş en tehlikeli süpürge oyununun olduğu yerdir. Creaothceann isimli bu oyun, trajik bir on birinci yüzyıl Gal şiirinde geçer. Şiirin ilk kıtasının çevirisi şöyledir: On iki yiğit, yürekli adam çıktı meydana. Kazanları bağlayıp, hazır durdular uçmaya. Borunun sesiyle çabucak yükseldiler ama içlerinden onunun ölüm vardı yazgısında.

Creaothceann oyuncularının her birinin kafasına bir kazan bağlanırdı. Sihir sayesinde yerden otuz metre yükseklikte gezinen taşlar ve kayalar, borunun ya da davulun sesiyle yere doğru düşmeye başlardı. Creaothceann oyuncuları hızla bir oraya bir buraya uçarak kazanlarıyla mümkün olduğunca çok sayıda taş yakalamaya çalışırlardı. Birçok İskoç büyücü tarafından en büyük erkeklik ve cesaret sınavı olarak kabul edilen Creaothceann, yol açtığı muazzam sayıda can kaybına karşın Ortaçağ’da kayda değer bir popülerliğe sahipti.

Oyun 1762’de yasadışı ilan edildi ve 1960’larda Magnus “Çentik-Kafa” Macdonald’ın başını çektiği, Creaothceann’ı yeniden başlatma kampanyalarına rağmen Sihir Bakanlığı yasağı kaldırmayı reddetti.

Queerditch Bataklığı’ndaki Oyun

Quidditch sporunun ilk adımlarına dair bilgimizi dair bilgimizi on birinci yüzyılda Queerditch Bataklığı’nın kenarında yaşamış olan Gertie Keddle adlı cadının yazdıklarına borçluyuz. Ne şanslıyız ki bir günce tutmuş. Aşağıdaki alıntılar, Sakson dilinde kötü bir şekilde yazılmış olan özgün metinden çevrilmiştir.

Salı. Sıcak.

Bataklığın öbür tarafındaki güruh, yine iş başında. Süpürgelerinin üstünde, salakça bir oyun oynuyorlar. Lahanalarımın arasına büyük bir deri top düştü. Almaya gelen adama bir lanet yaptım. Bakalım dizleri arkasındayken nasıl uçacak, kıllı koca domuz

Salı. Islak.

Bataklıta ısırgan otu topluyordum. Süpürgeli zevzekler yine oyunlarını oynuyorlar. Bir kayanın arkasına gizlenip biraz seyrettim. Yeni topları var. Onu birbirlerine fırlatıp bataklığın iki ucundaki ağaçlara yapıştırmaya çalışıyorlar. Saçmalığın daniskası.

Salı. Rüzgârlı.

Gwenog ısırgan çayı içmeye geldi, sonra da sürprizim var deyip beni dışarı davet etti. Sürpriz çıka çıka o mankafaların bataklıkta oynadıkları oyun çıktı. Tepede yaşayan o iriyarı İskoç sihirbaz da oradaydı. Şimdi de iki tane büyük, ağır kaya getirmişler. Kayalar bir oraya bir buraya uçup onları süpürgelerinden düşürmeye çalışıyor. Maalesef ben izlerken böyle bir şey olmadı. Tiksintiyle evin yolunu tuttum.

Bu alıntı, Gertie Keddle’ın tahmin edemeyeceği birçok şeyi açığa çıkartıyor. Haftanın günlerinden sadece birinin adını bilmesi tamamen ayrı bir konu. İlk olarak, lahana tarlasına düşen top tıpkı Quaffle gibi deriden yapılmaydı (doğal olarak, o zamanın oyunlarında kullanılan şişirilmiş mesaneyi isabetli bir şekilde fırlatmak zor olurdu özellikle rüzgârlı havalarda). İkincisi, Gertie’nin söylediğine göre adamlar topu “bataklığın iki ucundaki ağaçlara yapıştırmaya çalışıyorlardı. Belli ki bu eski bir sayı yapma şekliymiş. Üçüncüsü, bize Bludger’ların öncüleri hakkında da bilgi veriyor. Oyunda “iriyarı bir İskoç” ‘un da olduğunu söylemesi son derece ilginç.

Altın Snitch’in Gelişi

100’lü yılların başlarından itibaren, Sinicit avı cadılar ve büyücüler arasında epey popülerdi. Altın Sinicit korunan türler arasındadır. O zamanlarda ise Kuzey Avrupa’da yaygındı ama saklanmaya yatkınlığı ve inanılmaz hızı sebebiyle Mugglelar tarafından tespit edilmesi zordu. Sinicit’lerin ufak boyu, havadaki dikkate değer çevikliği ve yırtıcılardan uzak durma konusundaki becerisi, onları yakalayan büyücülere iyiden iyiye prestij getiriyordu.

Sinicit avı birçok açıdan utanç vericiydi. Sağduyu sahibi her büyücü, bu barışsever minik kuşların Quidditch için avlanmasını kınardı.

Sonunda 1269’da, Büyücüler Konseyi başkanı Barberus Bragge’nin de katıldığı bir maçta, Sinicit avının yolu Quidditch ile kesişti. Bugün bunu bilmemizin sebebi, olaya tanıklık eden Kent’li Madam Modesty Rabnott’un  kız kardeşine yazdığı mektuptur. Madam Rabnott’a göre, Bragge maça kafes içinde bir Sinicit getirmiş ve orada toplanmış olan oyunculara, oyun bitmeden Sinicit’i yakalayana yüz elli Galleon vereceğini söylemiş.

Bir sonraki yüz yılda, Elfrida Clagg’in başkanlığındaki Büyücüler Konseyi, Altın Sinicit’i korunan türler arasına sokarak hem öldürülmesini hem de Quidditch maçlarında kullanılmasını yasakladı. Sinicit korunan türler arasına alındıktan sonra Altın Snitch’i, Godric’s Hollow’lu Bowman Right adında metal tılsımcısı olan birinin icat ettiği söylenir.

Adını Bowman’ın koyduğu Altın Snitch, tam olarak bir Sinicit ağırlığında, ceviz büyüklüğünde bir toptu. Gümüş kanatlarının tıpkı Sinicit’inki gibi olması sayesinde, tıpkı ona model alınan kuş gibi hızıyla ve şaşmazlıkla dönebiliyordu. Sinicit’in aksine, Snitch’e sahanın sınırlar içinde kalmasını sağlayan bir büyü yapılmıştır.     

Britanya ve İrlanda’nın Quidditch Takımları

  • Appleby Arrows (Appleby Okları) – Kuzey İngiltere
  • Ballycastle Bats (Ballycastle Yarasaları) – Kuzey İrlanda
  • Caerphilly Catapults (Caerphilly Mancınıkları) – İngiltere
  • Chudley Cannons (Chudley Gülleleri) NOT: Ron Weasley’nin tuttuğu Quidditch takımı 
  • Falmouth Falcons (Falmouth Şahinleri
  • Holyhead Harpies (Holyhead Harpi’leri)
  • Kenmare Kestrels (Kenmare Kerkenezleri)
  • Montrose Magpies (Montrose Saksağanları)
  • Pride of Portree  (Portree’nin Gururu)
  • Puddlemere United (Puddlemere Birliği)
  • Tutshill  Tornados (Tutshill Hortumları)
  • Wigtown Wanderers (Wigtown Gezginleri)
  • Wimbourne Wasps (Wimbourne Eşekarıları)

Umarız yazımızı ve verdiğimiz bilgileri beğenmişsinizdir. Harry Potter evrenine ne kadar hakim olduğunuzu test etmek için de şu linke tıklayabilirsiniz.

Ayrıca sizleri Facebook grubumuza da bekliyoruz!

Yorumlar