PAYLAŞ

Remus’un babası Lyall Lupin Otuzlarında Ruhani Varlıklar konusunda dünyaca bilinen bir uzmandı. Bir araştırma için Galler ormanına gittiği sırada gelecekte ki eşi ve Remus’un annesi Hope Howell ile tanıştı. Galler ormanı zararlı bir böcürtün yaşadığı varsayılan bir ormandı. Hope ormanda yürüyüş yapmaktaydı. Ruhani varlıklar Muggle’lar tarafından sezilebilirdi. Hope’da kendisinin bir şeyler tarafından izlendiğinden emindi.

Hope’un hayal gücü o kadar gelişmişti ki böcürt iri bir adama dönüşmüştü, Hope’un çığlıklarını duyan Lyall, koşarak geldi ve asasının tek hareketiyle böcürtü çayır mantarına çevirdi.

Lyall ve Hope birbirine aşık oldu. Aylar sonra Hope, Lyall’ın evlenme teklifini kabul etti. Evliliklerinin üstünden bir sene geçtikten sonra 10 Mart 1960’da Remus Lupin dünyaya geldi. Remus sevimli ve uslu bir çocuktu. Fakat sahip olduğu büyü güçlerinin etkilerini tabii ki göstermekteydi.

Isırılışı

Remus 4 yaşındayken ülkedeki Karanlık büyü faaliyetleri iyice artmıştı ve durmadan artmaya devam ediyordu. Lyall Lupin Sihirli Yaratıkları Düzenleme ve Denetleme Dairesi’ne katıldı. 2 Muggle çocuğun öldürülmesi sonucu sorgulanmak için getirilen Fenrir Greyback adındaki kurt adamla tanışması bu şekilde oldu. Lyall, Fenrir Greyback’in önünde “kurt adamların ruhsuz, şeytani, sadece ölümü hak eden varlıklar olduğunu söylemiştir.” Fenrir Greyback bunu arkadaşları ile paylaşmıştır. Bu sözler Fenrir’i ve arkadaşlarını çok sinirlendirmiştir.

Remus Lupin bir süre önce uykusundayken, Fenrir, Remus’un odasının camından zorla girerek ona saldırmıştır. Lyall oğlunu kurtarmak için odasına zamanında yetişti. Greyback’i birkaç güçlü lanetle uzaklaştırmayı başardı. Fakat Remus artık bir kurtadamdı. Remus Lupin’in hayatı bu dönüşümden sonra pekte eskisi gibi olmayacaktı.

Çocukluğu

Lyall bu durumu düzeltebilmek ve tedaviyi geliştirebilmek için birçok yol denedi fakat başarılı olamadı. Remus, ayda bir kez dönüşüm geçirmekteydi. Ve bu dönüşüm fazla acı içinde olmaktaydı. Remus’un dolunay zamanlarında ki halleri birkaç zaman sonra komşuların gözünden kaçmamaya başladı. Annesi ve babası bu durumu kabullendikten sonra ailenin tek amacı hayatlarını ve yaşam şartlarını Remus’un bu durumunu saklamak için şekillendirmek oldu. Ve taşınmaya karar verdiler. Aynı zamanda Remus’un bu sırrını ağzından kaçırmamasını istedikleri için arkadaş edinmesi veya çocuklarla oynamasına da izin vermiyorlardı. Yani bu sebeple Remus aile olarak iyi bir ortamda büyüse de yalnız bir çocukluk geçirmiştir.

Remus her büyücü gibi Hogwarts’a gitmeliydi. Fakat durumundan dolayı Remus’un, Hogwarts’a gitmesi olağan gözükmemekteydi. Ta ki 11. yaş gününe kadar. Çünkü o gün Albus Dumbledore evlerine gelmişti. Hope ve Lyall korktukları için onu eve almayı reddettiler. Tabii ki Dumbledore durumdan haberciydi ve planlamasını yapmıştı. Okula gelmesinde bir sakınca olmadığını ve Remus’un dönüşümü için şartları ayarladığını söyledi. Remus’un kurtadam olduğu aralarında kalması şartlarından bir diğeriydi. Bu durum aralarında kaldığı sürece bir sıkıntı olmayacağını düşünüyordu. Remus çok heyecanlıydı çünkü yıllar sonra birileriyle tanışıp arkadaş edinecekti.

Okul Yılları

Remus Lupin Gryffindor’a seçildi. Tabi ki çok zaman geçmeden haylaz ve asi iki çocuk olan James Potter ve Sirius Black ile arkadaş oldu. James ve Sirius, Remus’un kendine özgü nezaketinden ve espri anlayışından etkilenmişlerdi. Tabii bir de Peter Pettigrew vardı. Arkadaşlarının aksine Remus ona her zaman iyi ve nazik davrandı. Artık “Çapulcular” adı ile anılan bir dörtlü olmuşlardı.

Ama beklenen kaçınılmazdı. Remus Lupin’in hayatı diğer büyücülere göre farklıydı. Bir süre sonra dolunay zamanları Remus’un ortadan kayboluyor olması James ve Sirius’un dikkatinden kaçmamıştı. İkinci senelerine geldiklerinde James ve Sirius sırrını öğrenmişti. Remus’un beklediğinin aksine arkadaşlıkları bitmemişti. Hatta yardım bile etmeyi seçmişlerdi. Remus’un dolunayı daha rahat ve iyi geçirmesi için James ve Sirius Animagus’a dönüştüler. Ve Remus’a “Moony” yani aylak lakabını taktılar. Bu arkadaş grubu Harry’nin bile eline geçecek büyük bir miras olan Çapulcu Haritasını bıraktılar.

Zümrüdüanka Yoldaşlığı ve Hogwarts’a Dönüş

Okuldan mezun olduktan sonra “Çapulcular” olarakZümrüdüanka Yoldaşlığına” katıldılar. Voldemort’a karşı sürdürülen savaşta aktif rol aldılar. Harry Potter’ın hayatta kaldığı gece Remus, ülkenin kuzeyinde aldığı görevden döndüğünde en yakın arkadaşlarından ikisinin öldüğünün ve birinin de onlara ihanet ve cinayetten Azkaban’a atılmış olduğunu  öğrendi. Remus için hayatının en karanlık zamanları başlamıştı ve 13 yıllık bir yalnızlık onu beklemekteydi.

Uzun süre sonra Dumbledore onu ziyarete gelerek kurtboğan iksiri sayesinde Hogwarts’ta öğretmenlik yapabileceğini söyledi. Remus bir süre bu görevi başarı ile yerine getirdi ta ki Sirius Black Azkaban’dan kaçana kadar. Sirius kendini aklamak için Azkaban’dan kaçarak Hogwarts’a gelmişti. Bağıran Baraka’da yaşanan olaylarla gerçeklerin gün yüzüne çıkması ve Snape’in geçmişin intikamını alma isteği ile Remus’un sırrı ortaya çıktı. Bu sebeple Hogwarts’tan ayrıldı.

Evliliği ve Baba Oluşu

Lord Voldemort’un tekrar dönmesi ile birlikte, Zümrüdüanka Yoldaşlığı tekrar bir araya geldi.

Bu defa gruba, genç bir Seherbaz da dahil oldu. Ekipteki en güçlü Seherbaz olan Alastor ‘Deli-göz’ Moody‘nin genç yardımcısı Nymphadora Tonks. Böylelikle Remus gelecekte ki eşi ile tanışmış oldu. Remus hayatında ilk defa aşık olmuştu ve daha önce yaşamadığı hissetmediği duygular içindeydi. Tonks’ta onu seviyordu fakat Remus kurtadam olduğu için kendisinin ona layık olmadığı düşüncesine kapılmıştı.

Bill ve Fleur’un aşkının verdiği cesaret ile Tonks büyük bir adımla Remus’a olan hislerini herkesin içinde dile getirdi. Remus bu durumda bencilce davranmaktan vazgeçerek hislerini kabul etti ve mutlu bir ilişkiye başladılar. Ardından Remus ve Tonks, yerel bir büyücü tavernasında buldukları şahitler eşliğinde herkesten habersiz sessizce evlendiler. 

Evliliklerinin üstünden birkaç hafta geçtikten sonra Remus karısı Tonks’un hamile olduğunu öğrendi. Ve korkuları gün yüzüne çıkmaya başladı. Çocuğunun da kendisi gibi kurtadam olarak doğmasından çok korktu. Bu korku yüzünden kendini soyutlayıp karısını geride bırakarak kaçtı. Harry’i bulan Remus ona atılacağı maceraya katılma teklifinde bulundu. Fakat Harry, Remus’u çok sert bir şekilde reddetti. Ve kendisine sert birkaç cümle söyledi. Remus ilk başta buna aşırı sinirlenip kızmış olsa da, birkaç saat düşündükten sonra Harry’nin haklı olduğunu anlayarak karısına geri döndü. Remus karısının hamileliğinin geri kalanı boyunca önceliğini karısına verdi. Edward Teddy Lupin dünyaya sağlıklı ve normal bir çocuk olarak geldi. Remus’un korkuları boşa çıktı hatta annesinin Metamorfmagus özelliğine sahipti. Ancak ailecek mutlulukları uzun sürmedi çünkü Hogwarts Savaşı yaklaşmaktaydı.

Ölümü

Remus Lupin ve eşi Nymphadora Tonks 2 Mayıs 1998 Hogwarts Savaşında hayatlarını kaybetti. Tonks ve Remus oğullarını büyükannesine bırakıp Voldemort’a karşı son savaşta yer almak için Hogwarts’a döndü. Remus ölümü Voldemort’un en sadık, en sadist ve ona çok uzun süre hizmet eden Ölüm Yiyen’lerinden olan Antonin Dolohov’un elinden oldu. Remus’un savaşa katılma kararı zaten acele ile verdiği bir karardı. Aylarca olayların içinde olmayıp uzak durması, uzak kaldığı süre boyunca gizlenme ve savunma büyüleri yapmış olması düello yeteneğini azaltmış ve formdan düşmesine sebep olmuştu.

Remus Lupin ölümünün ardından Bakanlık tarafından Birinci Sınıf Merlin Nişanı ile ödüllendirildi, bu ödüle sahip olan ilk kurt adam olarak tarihte yerini aldı.

Remus Lupin’in hayatı her ne kadar zorluklarla geçmiş olsa da, o her zaman iyi niyetli, yardımsever, iyi bir dost, iyi bir öğretmen, iyi bir eş, iyi bir baba olmayı başarabildi. Eminim hepimiz için seride ki sevilen karakterlerden biri olmayı başarmıştır.

NOT

  • Lupin Latince “kurt, kurta benzeyen” anlamına gelen “lupinus” kelimesinden gelmektedir.
  • Remus, Çapulcular arasında en uzun süre hayatta kalan kişidir.
  • Remus Lupin’den ismini alan iki büyücü müzik grubu bulunmaktadır. “Remus and the Lupins” ve “The Remus Lupins” adındaki bu gruplar Hogwarts’ta konser vermemiş olsa da, Pottermore’da doğrulanmıştır.
  • J.K Rowling, Remus’un doğum tarihini 10 Mart 1960 olarak açıklayarak, gerçek dünya zamanına bir göndermede bulunmuştur. Yıldız takvimlerine göre, dünyadaki 10 Mart 1960 tarihi, Remus’un doğduğu yerde dolunaydan 2 gün öncede denk gelmektedir.
  • J.K Rowling bir röportajında, Remus Lupin’in karakteri hakkında ilginç bir açıklama yapmıştır. Pek çok psikolog tarafından kullanılan Myers-Briggs karakter testine göre, Lupin’in karakteri ENFJ (Dışadönük-Sezgisel-Hisseden-Yargılayan) karakter tipindedir.
  • Remus Lupin, çikolatayı çok sevmektedir. J.K Rowling, kurtlar ve diğer köpek türü hayvanlar için zararlı olan çikolatayı Lupin’e sevdirerek ironi yapmıştır.
  • J.K Rowling, Remus Lupin’in serideki favori karakteri olduğunu belirtmiştir. Röportajında kendisine sorulan “Hangi karakterle tanışmak isterdiniz?” sorusuna “Remus Lupin” cevabını vermiştir.

Sizleri Facebook grubumuza da bekliyoruz!

Umarım yazımızı ve verdiğimiz bilgileri beğenmişsinizdir. Harry Potter evrenine ne kadar hakim olduğunuzu test etmek için de şu linke tıklayabilirsiniz.

Kaynak

  1. Pottermore
  2. J. K. Rowling röpörtajları
Yorumlar