Ana sayfa Middle Earth Filmler Silmarillion Filmi Olacak Mı?

Silmarillion Filmi Olacak Mı?

PAYLAŞ

Merhaba, bu yazıda sizlere neredeyse bütün Orta Dünya sevdalılarının aklındaki bir soru üzerinde naçizane fikirlerimi beyan etmek istiyorum. Yazının başında bugüne kadar çekilmiş filmler üzerinden gidip, daha sonra da Silmarillion filmi çekilebilirliği üzerinde duracağım.

Silmarillion filmi olacak mı? Öncelikle şunu düşünmemiz gerekli tabii ki bu sorunun cevabını verebilmek için: ‘’Daha önce çekilen Orta Dünya filmleri hak ettiği şekilde sinemaya uyarlandı mı? Ya da en azından, beklenileni karşıladı mı?’’ Soruların cevabını Yüzüklerin Efendisi üçlemesini ele alarak cevaplamaya çalışırsak, daha çok tartışmaya açık olduğunu düşünebiliriz. Çünkü hakkını yememek gerekli, ortaya gerçekten izlemesi keyifli sahneler çıkmıştı. Eh, Glorfindel yerine Arwen’in gelip Frodo’yu Ayrıkvadi’ye götürmesi ve Tom Bombadil gibi merak konusu bir karakterin olmayışı gibi kötü uyarlamalar vardı elbette ama seriyi genel olarak ele aldığımızda Peter Jackson başarılı bir iş çıkarmıştır diyebiliriz. Lakin Hobbit üçlemesi(!) bize, Legendarium’a gerekli değerin verilmediğinin; hak ettiği şekilde sinemaya uyarlanmadığının adeta kanıtını sunuyor.

Çünkü Peter Jackson’ın Hobbit’i ile J.R.R. Tolkien’in Hobbit’i arasında adeta bir uçurum var diyebiliriz. Zaten Peter Jackson’a ait de değildir Hobbit. Tolkien’in efsanevi dünyasını ‘ticari kaygılar taşıyarak vasat duruma getirmek’ hiçbir yapımcının veya yöneticinin hakkı değildir. Elbette bu bir kitap değil, bu bir sinema filmi ve bu yüzden kitabı olduğu gibi alıp önümüze koyamayabilirler, lakin Orta Dünya evrenine bir bütün olarak baktığımızda ‘asla’ olmayacak şeyleri de filmin içine koyup ‘uyarlama’ yaptım denilmesi kabul edilemez bir durumdur. Hobbit ile ilgili Peter Jackson’ın sözlerine yer vermek istiyorum ben burada.

‘’Evet, Tolkien fanlarından gelen olumsuz bir tepki var ama düşünün ki filme giden 9 yaşında bir kızınız var ve kendiyle bağdaştırabileceği bir karakter bulmaktan mutlu oluyor. O yüzden konuya nereden baktığınıza bağlı… Bir Kral ve oğlu var ama hikâyeler en iyi üç kişiyle anlatılır; iki değil, çünkü üç kişi olduğu zaman çatışmalar ve olay üçgeni yaratabilirsin. Bu yüzden de üçüncü bir elf karakteri istedik. Bu hikâyeye bir kadın karakter koyma fırsatı mıydı? Çünkü hikâyede çok az kadın karakter var. Üstelik bu filmi izleyen bir sürü genç kız var ve onların da empati kurabileceği birilerine ihtiyaçları var. Aşırı soğukkanlılıkla verilmiş bir karardı. Evet, tamam bir dişi elf. İşte böyle ortaya çıktı.’’

peter jackson

Filmde olmaması gereken bir dişi elf karakter değildir zaten, olmaması gereken bu dişi Elfin Mavi Dağlardan yola çıkıp atalarının binlerce yıldır yaşadıkları kalesini Ejderha Smaug’dan geri almak için yüreği hırsla dolmuş bir Cüce ile aşk yaşamasıdır. Evet, olmaması gereken Kili&Tauriel aşkıdır, kızıl saçlı Tauriel karakteridir. Kızıl saçlı neden olamaz derseniz, Tauriel bir Silvan elfidir (Orman Elfi) ve Tolkien yaklaşık olarak 11300 yıllık Elf tarihinde tek bir Orman elfinin dahi kızıl saçlara sahip olduğunu eserlerinde veya notlarında belirtmemiştir. (Başka bir Elf ırkı olan Ñoldor’da bahsedilmiştir yalnızca, onlardan da bilinen beş tanedir.) Tolkien’in Orta Dünya’sında böyle bir şey olmadığı için, Peter Jackson Hobbit üçlemesinde yaptığı uyarlamalarıyla maalesef sınıfta kalıyor. Jackson bir kadın karakteri öne çıkarmak istemiş olabilir, lakin bunu Yüzüklerin Efendisi’ndeki gibi (bknz: Arwen) yapsaydı bu kadar büyük bir tepki almazdı.

Elbette yapılan bu uyarlamaların(!) amacının Jackson’ın dediği gibi sadece seyirciyi memnun etmek olduğuna inanmıyorum. Çoğu büyük oranda ‘ticari gelir’ için yapılmıştır. Çok izleyici çok para, hele bir de filmlerin extended sahneleri (uzatılmış versiyon) vardı ki bu da daha çok satış daha çok para demek oluyordu. 420 küsür sayfalık bir kitabı üçlemeye dönüştürmek de işin maddi boyutunun ne kadar çok ön planda olduğunu gözler önüne sermek için yeterli diye düşünüyorum.

Bu yüzden ticari kaygılar, bizim hayranı olduğumuz bu mükemmel evreni daha fazla kirletmemeli. Silmarillion filminin/filmlerinin veyahut dizisinin çekilmesine bu sebeplerden dolayı karşıyım. Peter Jackson tarafından çekilmeyecek olsa bile, günümüzde artık ticari kaygı gütmeyen bir yöneticinin veya yapımcının olduğunu da pek düşünmüyorum.

Peter Jackson bir Silmarillion filmi çekilip çekilmeyeceği konusunda ne demiş bir de ona bakalım:

‘’İşin gerçeği, Silmarillion büyük ihtimalle bir gün çekilecek. Tolkien Estate (telif haklarını elinde bulunduranlar) filmin çekilmesini istemiyor, çünkü bu şu anda onların doğru olduğunu düşündükleri bir karar. Ama bir noktada bu değişebilir, hak sahipleri değişebilir, haklar aniden değişebilir… Ama bu bizim ortaya koyduğumuz mitolojiye bağlı bir şey ise, eğer yeterli enerji ve gücüm olursa, bunu gerçekten yapmak isterim. Asla, asla deme!’’

Peter Jackson’ın ‘’hak sahipleri değişebilir, haklar aniden değişebilir’’ kelimelerini hiç doğru bulmuyorum açıkçası. Çünkü eserin sinemaya uyarlanmasına başta Christopher Tolkien karşı gelmektedir ve kendisi de 91 yaşında olduğu için akıllara ‘Jackson Christopher’ın ölmesini mi bekliyor?’ sorusu gelmiyor değil! Muhtemelen Tolkien’in torunlarının telif haklarını satacağını düşünüyordur, umarım öyle bir fırsat yakalayamaz.

Melkor tarafından esir alınan Maedhros, kuzeni Fingon ve Kartalların Kralı Thorondor tarafından kurtarılıyor.
Melkor tarafından esir alınan Maedhros, kuzeni Fingon ve Kartalların Kralı Thorondor tarafından kurtarılıyor.

Biraz da Silmarillion'un çekilebilirliği üzerinde duracak olursam, okuyanlar bilirler; Orta Dünya evreninin temelini anlatır Silmarillion. Ainur’un Müziği, Arda’nın (Dünya) oluşumu, Elflerin uyanışı, Cücelerin yaratılışı, İnsanlar’ın gelişi… Yüce Elf Lordu Fëanor’un kendi elleriyle yaptığı muhteşem Silmariller ve onların Karanlık Efendi Melkor tarafından çalınması, bunun ardından yaşanan birçok savaş, destansı kahramanlık öyküleri ve belki de bugüne kadar yazılmış olan en güzel aşk hikâyelerinden biri olan Beren ve Lúthien’in hikâyesi… Her anında yüreğimizi titretip sonunda da bizi ağlatabilmeyi başaran Húrin’in Çocukları’nın trajik hayatları..

Saymakla bitmediği için, çekmekle de bitmez bu muazzam evren. Çünkü Silmarillion sadece bir öykü, serüven üzerinden gitmiyor gördüğünüz gibi, içerisinde birçok hikâye mevcut. Silmarillion gerek geniş betimlemeleriyle gerek de uzun karakter zinciri ile sinemaya uyarlanması oldukça güç bir kitaptır. Bakın çekilmesi zor diyorum lakin hakkını vererek çekilmesi bana göre imkânsız çünkü günümüzde artık bu tür filmler genelde animasyon filmi olmaktan öteye gidemiyor. Bunun konumuza en yakın örneği de yine Hobbit üçlemesidir sanırım. Sürekli Hobbit filmine bir eleştiride bulunuyorum, ‘’Bu adam filmleri neden izliyor öyleyse?’’ diyenler olabilir elbette ki ben de cevabımı vereyim öyleyse. Filmleri izlediğimden daha fazla kitapları okuduğumdan emin olabilirsiniz.

Ayrıca tüm bunlara ek olarak, Silmarillion’u okumuş olan insanların çoğunun da benimle aynı görüşte olduklarını düşünüyorum. Çünkü Silmarillion’un büyülü dünyası bizi bir kez içine çektiğinde artık biz o evrende nefes alıp vermeye başlamışızdır zaten ve dünyamızı tahrip etmek için gelen istilacılara karşı müthiş bir savunma gösteririz.

Kimimiz Oromë ile birlikte Büyük Yolculuk’a katılıp Ölümsüz Diyar’a gitti ve Ağaçlar’ın Işığını gördü, kimimiz de gönülsüzdü ve onlar Orta Dünya’da kaldı. Aulë ile birlikte yarattık Cüceleri, Fëanor ile birlikte yüzüne kapattık kapılarımızı Melkor’un, Maedhros’un elinin acısını hep birlikte hissettik, kimselerin geçemediği Melian Kuşağından Beren ile beraber geçtik; işte böyle yüce bir yazgıydı bizimkisi. Húrin ile beraber tam yetmiş kez biz de bağırdık ‘Aurë Entuluva!’ diye, sayısız gözyaşı döktük kaybettiğimiz her Yüce Kral, her Prens için. Eärendil Kara Ancalagon ile savaşırken sadece Kartallar yardım etmiyordu ona; biz de onunla birlikte gemideydik.

Öfke Savaşı-Eärendil ve Kartallar ile Kara Ancalagon ve onun ejder ordusu arasındaki muharebe.
Öfke Savaşı-Eärendil ve Kartallar ile Kara Ancalagon ve onun ejder ordusu arasındaki muharebe.

Bütün bunları biz gözümüzle gördük, Tolkien harikulade üslubu ile bunları bizim gözümüzün önüne serdi zaten. ‘’Tek bir hayal binlerce gerçeklikten çok daha güçlüdür!’’ demiyor mu üstat Tolkien? Gözle görmeye gerek yok bir şeyleri daha çok sevip mutlu olabilmek, benimseyebilmek için. O ruhu hissedebilmek önemlidir.

Toparlayacak olursam, sizlere şunu söyleyebilirim. Tolkien’in kitaplarını okumamış, sadece filmleri izlemiş ve bu büyülü dünyaya hayran olmuş olabilirsiniz. Bu yüzden bir Silmarillion filmi çekilmesini istiyorsunuz lakin Orta Dünya filmlerde değil, Tolkien’in kitaplarındadır. Bırakın filmleri, alın elinize kitapları okuyun ve siz de gerçek bir Orta Dünyalı olun.

Legolas’ın bir repliği vardır Yüzüklerin Efendisi’nde: ‘’Harikaları aceleye getirerek berbat etme.’’ diye. Biz de dünyamızı tahrip etmeye çalışan istilacılara ‘’Harikaları yeşil (animasyon)/beyaz perdelerinize getirerek berbat etmeyin!’’ deme hakkına sahibiz bence. Esen kalın!

Yorumlar