Ana sayfa Dizi / Film Sinemada Bilim-Kurgu ve Fantastik

Sinemada Bilim-Kurgu ve Fantastik

PAYLAŞ

Bu sefer filmlerden çok filmlerin konuları için birbirine çokça benzer olan bilim-kurgu ve fantastik türlerini ele alacağım.

Bilim-kurgu eserleri ve fantastik eserler genel olarak ,ve son zamanlarda daha da artarak, kitaplardan sinema evrenine yansıtılmaktadır. Tabii bunu bazen diziler için de görebilmekteyiz.

Konusu fantastik, bilim-kurgu ya da her ikisi birden olan eserlerin geçmişten bugüne dönem dönem incelendiği vakit yüksek ilgi görmüş oldukları kanısına varılır. Bunun sebebi, bu tür filmlerin günlük hayattan daha uzak bir atmosfere sahip olmaları diyebiliriz. Çoğu kişi eğlenmek, boş vakti değerlendirmek, kafasını dağıtmak vb için kullanılan sık aktivitelerden kitap okumaya veya sinemaya gitmeye karar verdiklerinde kaçtıkları veya daha fazla görmek istemedikleri problemleri okumak veyahut izlemek istemezler.

Biraz da merak duygusunun etkisi olduğunu söyleyebiliriz. Gayet meraklı bir ırk olarak, nasıl olabileceğini daha az tahmin ettiğimiz, ilginç bulduğumuz eserleri daha çok tercih ederiz. Yeni dünyalar, yeni kurallar, yeni karakterler, yeni ırklar… Bir çok yeniliğe açılan 2 güzel kapı olarak düşünebiliriz fantastik ve bilim-kurguyu.

Fakat en çok bahsetmek istediğim yere gelecek olursak; bu iki türün birbirine pek de fazla benzemediğini söyleyebiliriz.

Öncelikle bilim-kurgu türü eserlerde genelde yaşanmış, yaşanan veya yaşanacak olanlar mantıklı gelebilecek bir sebebe bağlanır. Bu bazı filmlerde çok açık bir şekilde görülebiliyorken bazı eserlerde fark etmesi güçtür. Aynı zamanda bilim-kurgu insanlar tarafından en çok aracı olarak kullanılan türlerden biridir.

İnsanların büyük ilgi duyuyor olduğu bir alanın, türün böyle kullanılıyor olması aslında doğal. Buna en büyük verilebilecek örnekse bir meteor çarpmasından dünyayı Amerika’nın en güvenli şekilde kurtarması olabilir. İnsanlar fark etse de etmese de genellikle devletler arası psikolojik bir savaş yaşanır.

Aynı zamanda bilim-kurgu bizim dünyamıza, gerçeklerimize vb daha çok yakınlık gösterir. Günlük sorunlar konu alınmasa da etkilenen olgu benzer, genellikle etkileyen ,asıl sorun-olay denen, olgu bilim-kurguyu asıl oluşturan farklılıktır.

Fantastik türlere gelecek olursak, bu türde yazar/yönetmen az da olsa mantıklı gelebilecek bir tür açıklamaya gerek duymaz. Fantastik evrenler insan hayal gücünden çok daha fazla beslenen eserlerdir. Zihnimizin en uç noktalarındaki düşünceler o evrenin ana ilkeleri olabilir.

Bu tür eserlerde bir psikolojik savaşa çok fazla rastlanmaz. Devletler burada kendilerini barındıramazlar çünkü konunun buna ayırdığı bir yeri yoktur. Bu açıdan fantastik filmlerin insanları bilim-kurguya göre normal hayat sorunlarından daha fazla uzaklaştırdığını söyleyebiliriz.

Aynı zamanda fantastik filmler çoğunlukla bizim dünyamızla alakasız, tamamen yeni, tamamen farklı bir evrende geçer. Elbette içlerinde bazı yerlerde gerçeğe yakın kısımlar da bulunur. Buna örnek olarak Narnia Günlükleri serisi örnek verilebilir.

Örnekler üzerinden gidelim şimdi de. Bilim-kurgu türünde Marslı, Başlangıç gibi ünlü filmleri görürüz. Bu filmlerde olaydan etkilenen kişiler normal hayatın koşullarında yaşayan herhangi birkaç kişidir. Asıl olay ise işin bilim-kurgu kısmını başlatır. Mars gezegeninde belli bir süre hayatta kalabilmek mesela.

Yönetmen Marslı filminde kısa kısa, seyirciyi boğmayacak şekilde açıklamalarda bulunur. Mars gezegeninde nasıl yaşandığını seyirciye yansıtırlar. Filmde yine belli birkaç ülkenin, oluşumun da kendini ön plana sunarak psikolojik bir üstünlük sağlamaya çalıştığı görülüyor. Aynı zamanda bu film dünyamız ile olan ilişkisi, dünya üzerinde ilgili oluşumun uğraşları, ve hayatları göz önüne alındığında gerçekliğimize biraz daha yakındır.

Fantastik türüne örnek olarak da herkes tarafından bilinen ve çoğunlukla sevilen Yüzüklerin Efendisi olsun. Yüzüklerin Efendisi filmi süresince seyircilere ,dünya kuralları ile, bir açıklama derdine düşülmemiştir. Her şey esinlenilmiş ve işlenmiş hayal ürünün bir birleşimidir.

Ve Yüzüklerin Efendisi üzerinden bir psikolojik savaş yapılamaz. Çünkü dünyayla alakası hiç olmayan bir evren üzerinden dünyayı ilgilendiren bir çıkarım yapılamaz. Elbette insanlar benzetmeler oluşturabilir fakat bunlar yönetmenin size verdiği psikoloji değil sizin düşünce ürününüzdür. Daha doğrusu yönetmen size o tür bir düşünce ürünü sunmaya çalışmaz.

Ve son olarak Yüzüklerin Efendisi ile normal hayatımız arasında bir benzerlik yoktur. Aslında bu fantastik türünü bilim-kurgudan ayıran ve tüm diğer üç sonuca sebep olan asıl nedendir.

Her ne kadar aralarında farklar da bulunuyor olsa diğer türler de düşünüldüğü vakit bu iki konu birbirlerine iyice benzer algılanır. Hatta bazen aynı olduğu kanısına varmış kişilere bile rastlanabiliyor.

Son olarak da bu türlerin günümüzdeki durumlarından bahsetmek istiyorum. Bilim-kurgudan başlayacak olursak, türün sinema çizgisinde genel olarak sabit konular üzerinde döndüğünü görmek mümkün. Aralarında elbette farklılıklar veya tamamen farklı eserler olsa da ortalamaya bakıldığında bu sonuca varılabilir. Şu zamanlarda ise bilim-kurgu türü fantastik türüne çok daha baskın olarak karşımıza çıkar.

Fantastik türü ise ortalama olarak o kadar da belli başlı bir çizelge izlememiştir. Sonuçta hayal gücüne dayanan bir tür için, her insanın ne kadar farklı bir hayal gücü olduğunu düşünürsek, bunun mantıklı olduğunu söylemek gerek. Fakat bu tür son zamanlarda bilim-kurgu kadar sık bir şekilde karşımıza çıkmamaktadır.

Kısaca; bilim-kurgu ve fantastik türleri diğer türlerden benzer yönde ayrılmaları ile çok yakın sanılsa da aslında o kadar da alakadar değildir. Ve insanların günlük hayattan kaçmaya çalışan psikolojileri, ilginç bulgulara olan merakları ile de sinema tarihinin her döneminde büyük bir imzası olan türlerdir. Günümüzde ise bilim-kurgu eserleri karşımıza fantastik eserlerden daha fazla çıkmaktadır.

Yorumlar